Boş sokakların ardında görünen bulanık fotoğraflar akılda kalıcı bir iz bırakır. Sokaktaki sarhoşluklar, üstü yırtık olan fahişeler, k.rhane kapısında bekleyen bekçi, içeride bekleyen p.zevenk ve onun kapısında dikilen "gelsene yakışıklı" diye seslenen suratı paçavraya dönmüş f.hişeler, karanlık duvarlar, yalnızlığın gölgesinde dans edenler, hayatın tekmesini yiyenler, köşede kapı önünde bekleyenler, bizler,…
"1972'de birinci sınıf bir komando grubu askeri mahkemece işlemedikleri bir suçtan dolayı hapise atıldılar. Buldukları ilk fırsatta hapisten kaçarak Los Angeles'ta yeraltına çekildiler. Halen polis tarafından aranmaktadırlar. Eğer bir sorununuz varsa ve kimse size yardım etmiyorsa A Takımını arayın. Belki onları kiralayabilirsiniz" şeklinde başlardı bir zamanlar. İzlemek için herkes gibi…
Yönetmen: Michael Haneke Senaryo: Michael Haneke Oyuncular: Jean-Louis Trintignant, Emmanuelle Riva, Isabelle Huppert Süre: 127 dk. Ülke: Avusturya, Fransa, Almanya İki yastık bir yaşantıyı ne kadar ileri götürebilir? Ölüm karşısında ne kadar kayıtsız kalabiliriz, ne kadar ileri gidebiliriz? İşkence çekerek mi ölmeli kısa yoldan kendini ölüme terk etmeli mi insan?…
Ölüm nedir? Son mudur? Başlangıç mıdır? Yoksa hayatımızın devam ettiğini düşünerek yaşadığımız döngüler mi? 70 küsür yaşını geçmiş Clint Eastwood "Gran Torino" filminde bunlara cevap veriyor. Bu yaşa rağmen iyi işler çıkaran hem yönetmen hem oyuncu görevini üstlenen kişiler fazla kalmadı. Kuşağının son adamlarından biri Clint Eastwood. Gran Torino'da adeta…
Her şeyin ve herkesin kirlendiği bir dünyada temiz kalan dostlardandı Metin Kurt. Bir dost, bir abi. İsmini siz koyun. Ama her daim konuşmasına "dostlar" diye başlardı. Bir semboldü. Bakış açısı, senelerdir süre gelen yaptıkları ve arkasında bıraktıkları… Son gülüşünü geride bırakmıştı artık Metin Kurt. Tek yumruk taraftar grubu 7 Aralık…
Haşmet Babaoğlu’nun fiyakalı tuzu kuru gençleri üzerine Haşmet Babaoğlu dünkü ‘İşsizlik’ başlıklı yazısında (1 Eylül 2012 Cumartesi), işsizliğin ‘sosyal kimlik’ olgusuna harika bir vurgu yapmış. 26 yaşında işsiz bir genç olarak söylediklerinin hepsinin altına imzamı atarım. Ancak takvimi geniş bir ergenlik dönemine sahip olduğunu düşündüğüm toplumun parantezinin içinde yer alan…
Kesmeşeker ve Cenk Taner arasında ayrım yapmak çoğu zaman zor. Cenk Taner’i tek izlemeye alışık bünyeler için durum farklı oluyor. Son konserlerde solo proje kadrosunu izliyoruz. 28 Kasım gecesi solo proje kadrosu Shaft’ta çaldı. Güzel şeyler de oldu, çalınmayanlar çalındı, anılar hatırlandı. Güzel şeyler yad edildi. Kafaların güzelliği de konsere de…
Bazı şeylerin nasıl olduğunu anlayamazsınız. Afallarsınız. Sizi çılgına çevirir bu şeyler. Onları itmek isteseniz de yakanıza bir şekilde yapışır ve sizi bırakmaz. Kendinizi rahat hissettiğiniz zamanlar azdır. Ve bunu yakalamaksa zordur. Yokluk ile varlık arasında ince bir çizgi, yaşanmışlıkların ve yaşanacakların ardına çizilmiş bir meridyen, içilen şaraplardan sonra dünyanın yamulduğunu…
Canı yanan insanlar içine kapanır. Sessizliğe gömülür. Sessizliği bozmak zordur. Kendi denizinde, kendi adalarında yaşarlar yalnız başına, ama kıyılara saplanırlar. O kıyılardan çıkamayacaklarını iyi bilirler. Rotalarını şaşırmışlardır, ki artık geriye rota da kalmamıştır. Yüzlerindeki kırışıklığı insanlar çözemese de yoluna bir şekilde devam eder. Basit numaralar yapamazlar, ki bu işte becerikli…
Filmin Yönetmeni: Krzysztof Kieslowski Filmin Türü: Dram, Romantik IMDB Puanı: 8.3 Yapım Yılı: 1988 Ülke: Polonya Yayınlanan Tarih: 27 Aralık 1991 Senaryo yazarı: Krzysztof Kieslowski, Krzysztof Piesiewicz Aşk mı daha kuvvetli cinsellik mi? Cinsellik yaşanmadan aşk olur mu? Aşk olmadan cinsellik yaşanır mı? Hisler mi daha önceliklidir yoksa cinsel tutkular…