Deli Gömleği nihayet, grunge forever!

Bayan Arıza tarafından Haziran - 23 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Macerasına 1999'da başlayan Deli Gömleği, kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkardı. Albüm Favela Records etiketi ile raflarda!

Her daim söylerim, bence Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi grunge grubu Deli Gömleği'dir. Kadim dostum Özver Yılmaz ve tayfası 1999 sonlarında Ankara'da bir araya geldi ve Deli Gömleği'nin temelleri atıldı. Grup daha sonra İstanbul'a taşındı ve maceralarına İstanbul'da devam etmeye başladı.

Özver'in hiç bitmeyen yaratıcılığı, demolar, konserler (Rockstation, Foça Festivali, Rockİstanbul, birçok üniversite festivali, bar konserleri) derken bu zamana kadar gelen her şey nihayetinde bir albüme taşındı. Albüm için çok uzun zamandır çalıştıklarını ve çok emek ettiklerini biliyorum, her şeyin en iyisini hak ediyorlar.

Albüm 10 şarkıdan oluşuyor. "Bir Milyon Baloncuk", "Küçük Peri", "Şimdi Aklımdaydın" zaten ezbere bildiğimiz Deli Gömleği şarkıları.

Kayıt ve miks, albüme supervisor olarak da destek veren Deniz Yılmaz'a ait. Albümün mastering'i Çağlar Türkmen tarafından yapıldı.

Deneyevi ve Manyeto stüdyolarında kayıtlarının gerçekleştirildiği albümde konuk vokal olarak Bilge Kösebalaban (Direc-t) ve Deniz Yılmaz (Kurban) yer alıyor.

GRUNGE ve 90'ları seviyorsanız ve bugüne dek Deli Gömleği ile tanışmadıysanız tam zamanı!

Timuçin Esen “Mayhoş”

Bayan Arıza tarafından Mayıs - 18 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Timuçin Esen'in "Mayhoş" adındaki albümünü dinlediniz mi bilmiyorum. Ben birkaç haftadır sürekli dinliyorum. Yürürken çok güzel gidiyor, vapurda da pek güzel eşlik ediyor.

Kendisini muhteşem oyunculuğu ile tanıdım ve sevdim. Yıllardır müzik yaptığından, bir sürü grupla sahne aldığından  bihaberdim. İki yıllık bir hazırlıktan sonra "Mayhoş" isimli ilk albümünü çıkardı. Albümün prodüktörü Erdem Helvacıoğlu. Kayıtlar İstanbul Babajim Studios & Mastering’de yapılmış; albümün mastering'i ise U2, Nirvana, Muse, Iron Maiden gibi dünyaca ünlü grupların mastering mühendisliğini yapan Howie Weinberg prodüktörlüğünde New York Masterdisk stüdyolarında gerçekleştirilmiş. Albümden çıkan ilk video "Yola Devam" isimli şarkısına çekildi.

Timuçin Esen’in şarkılarını çok sevdim, sesini, lirikleri ve bestelerini çok özgün buldum. Farklı bir sound'a sahip olan bu leziz albümde on beş şarkı var. Albümün kapağı ise aşağıda gördüğünüz üzere süper olmuş. Timuçin Esen'in yağlı boya portresini ünlü ressam ve heykeltraş Selahattin Yıldırım yapmış.

Timuçin Esen, çıkardığı ilk stüdyo albümü için “Oyunculuktan farklı olarak burada başka kişilerin yazdıklarını değil, kendi hikâyelerimi yorumluyorum” demiş.

Albümde en çok sevdiğim şarkılar "Maalesef", "Boynumuz Kıldan İnce Değil" ve "Çapa".

Albümdeki şarkılar ise şöyle sıralanıyor.

1-Yola Devam Söz-Müzik: Timuçin Esen

2- Dışında Barış İçinde Savaş Söz-Müzik: Timuçin Esen

3- Boynumuz Kıldan İnce Değil Söz: Timuçin Esen Müzik: Timuçin Esen

4- Maalesef Söz-Müzik: Timuçin Esen

5- Bencilim Söz-Müzik: Timuçin Esen

6- Uçurtma Söz-Müzik: Timuçin Esen

7- Yalan Yalnızlık Söz: Timuçin Esen Müzik: Timuçin Esen

8- Yaramaz Söz-Müzik: Timuçin Esen

9-Ayarım Kaçtı Söz-Müzik: Timuçin Esen

10- Mayhoş Hayat Söz-Müzik: Timuçin Esen

11- Kıyasıya Söz: Neşe Şen Müzik: Timuçin Esen

12- Çapa Söz-Müzik: Timuçin Esen

13- Kutular Söz: Timuçin Esen Müzik:Timuçin Esen- Tolga Çebi

14- Pergel Söz: Timuçin Esen Müzik: Timuçin Esen-Erdem Helvacioglu

15- Kadere Karşı Söz: Neşe Şen Müzik: Timuçin Esen

Uzun zamandır müzik yapan Teşkilat-ı Süpernova harika bir albümle kulaklarımızın pasını siliyor.

Bayan Arıza tarafından Nisan - 19 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Uzun zamandır müzik yapan Teşkilat-ı Süpernova harika bir albümle kulaklarımızın pasını siliyor. Grubun kurucusu, bestecisi ve gitaristi C. ile söyleştik. Kendisine “C” diyor; çünkü adını açıklamak istemiyor.

 

Yasemin Kanat (Bayan Arıza): Merhaba C. Önce seni tanıyarak başlayalım. Ne kadar zamandır müzik yapıyorsun?

 

C.: Ne zaman lisedeki arkadaşlarım ellerinde gitarlar ile Nirvana çalmaya başladılar, ben de anladım ki gitar çalmak göründüğü kadar zor değil 🙂 ve kendi kendime öğrenmeye çalıştım.

 

YK: Grup üyelerinden bahseder misin? Ne kadar zamandır bir aradasınız? Grup ne zaman kuruldu?

 

C.: Yaklaşık on senedir bir aradayız. Albümdeki besteler de on yaşına girdiler sanırım. 11 Eylül saldırıları esnasında bu şarkıları amatörce kaydettiğimizi ve bir yandan da haberleri takip ettiğimizi hatırlıyorum. Son hallerini iki sene önce aldılar. Yani besteler on yaşında olsa da kayıt iki yaşında. Nostaljik bir eylem bizimkisi. Grup elemanları sürekli değişti. Hâlâ eleman aramaktayız.

 

YK: Sanırım tüm lirikler ve besteler sana ait. Şarkı sözlerin tek kelimeyle müthiş. “Ölmeme bir izin ver / sadece cennet yeter / Bildiğim tek güzel yer / Dertlerim orda biter”.  Böyle sözleri yazarken/beste yaparken nelerden etkileniyorsun? O süreci biraz anlatır mısın?

 

C.: Albümde zaman zaman düşünüp hissettiklerimi sözlere döktüm o kadar. Dinleyici ile duygularımızı paylaştık. Günlük gibi bir albüm işte.

 

YK: “Sorun Bende Değil. Sende” pek güzel bir albüm adı. Albüme bu adı vermek nereden aklınıza geldi?

 

C.: Sanırım Seinfeld izlerken George Costanza sayesinde bu ad aklıma geldi. Sonradan bu ad altında başka albümler ve kitaplar olduğunu farkettiğimizde daha bir ilginç oldu tabii. Gayet dürüst bir cümle bence. Herkes bunu söyleyebilmeli.

 

YK: Albüm sürecini anlatır mısın? Nerede ve ne zaman kaydettiniz, albüm kayıtları ne kadar sürdü?

 

C.:Evde kaydettik. Pazar günlerimizi ayırdık sadece ve bu yüzden haftalar sürdü. Bu paraya bu kadar oluyor maalesef.

 

YK: “Esved Melek” albüm açılışı için biçilmiş kaftan. Albümdeki şarkıların sıralaması da çok hoş. “Esved Melek”i ve “İslambul”u dinledikten sonra gidişatın böyle olacağını sanıyor insan ama “Yas Yağmuru” ile daha ağır aksak şarkılarda da başarılı olduğunuz görülüyor. Sanki biraz HIM’den etkilenmişsiniz gibi hissettim (Esved Melek). Ama yer yer rock’n’roll ritmleri de var (Ateşim Düşerken). Kimi zaman da grunge tınıları çarptı kulaklarıma (İslambul, Sin Bahçesi). Müziğinizi tanımlamak isterseniz nereye yakınsınız?

 

C.: Her şarkı ayrı bir tarz. Genel bir tarz müzik yapmak da istemiyoruz çünkü bu sınırlar, özgür duygulara ters. Grunge parçalar daha çok gibi.

 

YK: Türkçe sözlü müzik yapmayı özellikle mi tercih ettiniz?

 

C.: Evet. Duyguları ifade etmenin en güzel yolu anadildir. Ben Türkçe’den daha zengin bir dil bilmiyorum.

 

YK: İnsanlar sizi canlı dinlemek isterse ne yapacaklar? Konser verecek misiniz?

 

C.:Konser grubu olamayabiliriz eleman bulamadığımız sürece ama kayıtlara devam edeceğiz çünkü paylaşmak istediğimiz çok bestemiz var. Hatta kayıt edilen yirmi bir şarkının hepsini koyamadık albüme ki bir süre sonra ikinci mini albümü de ulaştırmaya çalışacağız. Bu arada albümümüz bedava, indirip dinleyebilirsiniz.

 

YK: “Sıfırdan Geriye” müziğiyle, “Hayali Kahraman” da sözleriyle beni en çok etkileyen şarkılar oldu. Senin bu albümde en sevdiğin bir şarkın var mı?

 

C.:Hepsi benim farklı duygularım, hangi düşüncemi aradan seçtikten sonra çekip çıkarabilirim de “bu” diyebilirim ki? Çok zor!

 

YK: Türk rock müzik piyasasındaki grupları nasıl değerlendiriyorsun? Türk grupları olarak sence mainstream’de şansımız var mı ya da olmalı mı? Yurt dışına açılmak bir hedef olmalı mı?

 

C.: Değerlendirmelere karşıyım çünkü eserin değerini sadece sanat eserini yapan bilir bence. Ismarlama ürün ile sanat eseri arasındaki farkı bilen bir dinleyici kitlesi de benimle aynı fikirdedir umarım.

 

YK: Senin en sevdiğin gruplar kimler? En çok kimleri dinlersin?

 

C.: Dinlediklerimiz ve inandıklarımız bizi var ediyor değil mi? Saymakla bitmez dinlemeyi sevdiklerim bu yüzden yolu gürültüden geçen herkesle buluşurum.

 

YK: Albüm dolu dolu. Birbirinden güzel on dört şarkı var. Eminim elinizde daha çok beste var. Bu bestelerini nasıl seçtiniz, zor olmadı mı o süreç?

 

C: Yirmi bir şarkıdan on dört şarkıya eleme süreci aslında daha mesaj dolu olan şarkıları ayırmakla son buldu. Geriye kalan yedi şarkı sosyal rahatsızlıklarımızla dolu. “Ne olacak bu memleketin hali?” adını vermesek de ikinci mini albümün konusu bu sanırım.

 

YK: İnsanlar size nasıl ulaşacaklar? Albümü nasıl edinecekler? Paylaşım sitelerinde var mısınız?

 

C.: www.esvedus.com adresinden ücretsiz indirebilecekleri albümü beğenirlerse zaten aynı adresten facebook sayfamıza ulaşmanın yolunu bulabilirler. Myspace sayfamız güncel değil ama e-posta yollayarak bizimle iletişime geçmeleri çok kolay olur.

 

YK: Zaman ayırdığın için teşekkür ediyorum.

 

C.: Ben daha çok teşekkür ediyorum. Bize vakit ayırdığın için minnettarım.

Türkiye’nin en iyi grunge grubu Deli Gömleği legal ilk albümünü çıkarıyor, nihayet!!!

Bayan Arıza tarafından Nisan - 18 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Macerasına 1999’da başlayan Deli Gömleği grubu kendi adını taşıyan ilk albümlerinin Favela Records etiketi ile raflarda yerini alması için gün sayıyor!

10 yılı aşkın süredir yeraltında demo albüm ve konserlerle seyircisiyle buluşan grubun 10 şarkılık ilk albümünün kayıt ve miksini, albüme  supervisor olarak da katkıda bulunan Deniz Yılmaz yaptı. Albümün mastering'i Çağlar Türkmen tarafından yapıldı.

Deneyevi ve Manyeto stüdyolarında kayıtlarının gerçekleştirildiği albümde konuk vokal olarak Bilge Kösebalaban (Direc-t) ve Deniz Yılmaz (Kurban) yer alıyor.

Albümün 2011 Nisan ayı sonunda raflardaki yerini alması bekleniyor.

3 Doors Down

Bayan Arıza tarafından Şubat - 25 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Amerika'nın minik kasabalarından biri olan Escatawpa'dan çıkmış gruplardan biri. 1994 yılından beri müzik hayatına devam eden 3 Doors Down ilk stüdyo albümünü 2000 yılında çıkardı. Bu muhteşem albümün adı "The Better Life" idi.

1997 yılında kendileriyle aynı ismi taşıyan bir albüm çıkardıkları da söyleniyor ama asıl çıkışlarını The Better Life ile yaptılar.

Bu albümden çıkan ilk single hepimizin diline pelesenk olan "Kryptonite" tı. Bu albümle tanınmaya ve önemli sayılabilecek müzik listelerine girmeyi başardılar. Hatta “Kryptonite” ile Amerika Modern Rock listesinde bir numaraya çıktılar. Ardından yine aynı lezizlikte bir parça olan "Loser" ı albümden çıkan ikinci single olarak piyasaya sürdüler.

2002'de resmi olarak ikinci albümlerini yani “Away From The Sun” ı çıkaran grup albümden çıkan ilk single "When I'm gone" ile yine kaydedeğer bir başarı ve hayran kitlesi elde etti.

2003'te “Another 700 Miles” adında bir EP yayınladılar ki bu da konser kayıtlarından oluşuyordu.

2004 yılına bir de DVD (One Red Light) sıkıştıran grubun, 2005 yılında üçüncü albümleri olan Seventeen Days” raflarda yerini aldı.

Grup halen aktif olarak müzik hayatına devam etmekte ve konserler vermektedir.

Grubu henüz keşfetmediyseniz "The Better Life" ile başlamanızı öneririm.

Grubun şu an ki üyeleri:

Brad Arnold – vokal Chris Henderson – gitar Matt Roberts – gitar Greg Upchurch – davul  Todd Harrell – bass Albümler:

1997 3 Doors Down 2000 The Better Life 2002 Away from the Sun 2005 Seventeen Days  2008 3 Doors Down 2010  Rarities Edition: The Better Life

Sakin (15 Mayıs 2009 – Galatasaray Üniversitesi Bahar Şenliği)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sakin (15 Mayıs 2009 – Galatasaray Üniversitesi Bahar Şenliği)

Her zaman ki gibi Sakin Fan olarak tam kadro olarak en önde hazır ve nazırdık.

Şarkılar arasında "Knives Out" yine vardı, yeni albümden de şarkılar geldi, eskiler de olmasa olmazdı.

Asla dinlemekten sıkılmayacağım ve ölesiye sevdiğim bir grup Sakin.

Yakında Kadıköy Anadolu ve Galatasaray Lisesi konserleri, yine orada olacağız.

REDD (18 Nisan 2009 – Studio Live)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

REDD (18 Nisan 2009 – Studio Live)

Şüphesiz son aylarda izlediğim en iyi konserdi. Studio Live'ı hiç bu kadar kalabalık görmemiştim. Yaş ortalaması çok yüksekti (+30) ve bu beni çok mutlu etti.

Türk grupları arasında yere göğe sığdıramadığım bir grup Redd. Her türlü övgüyü hak ediyorlar. Müzikal açıdan çok kendilerine özgü olmalarının yanında, lirikler de inanılmaz derecede güzel.

Yeni albümleri "21" in ilk konseri olmasının ötesinde, son bir yıldır İstanbul'da verdikleri ilk konserdi aynı zamanda. Çok sıkı çaldılar, hem 21'den, hem de geçmiş albümlerinden, o bildiğimiz, tanıdığımız ve çok sevdiğimiz şarkılarından da çalarak biz Redd severleri mutlu ettiler. Katışıksız, saf ROCK yapıyorlar, bu işe ruhlarını katıyorlar!

21 biraz sert ancak bu çok şık durmakta.

00.30 gibi sahne alan Redd, 03.00'e dek çaldı. Doğan'ın sesi, Berke'nin ve Güneş'in gitar soloları zaten müthiş. Kulaklarımın pasını sildiler.

Umarım en kısa zamanda bir kez daha izlemek mümkün olur.

Barışa Rock (9 Ağustos’08 – M.Akif Ersoy Piknik Alanı, İstanbul)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

BarışaRock (9 Ağustos'08 – M.Akif Ersoy Piknik Alanı, İstanbul)

Bu yıl 6.'sı düzenlenen BarışaRock'a -bir yıl fireyle- yine katıldım.

İzlemek istediğim gruplar cumartesi günü sahne alacakları için ve pazar gününe de çok bitkin olduğumdan bu yıl sadece cumartesi günü BarışaRock'a gittim. Çok da isabetli oldu. Gerçi pazar günü Hakan Kurşun'u izlemeyi çok istiyordum ama maalesef akşamdan kalma durumları buna engel oldu. Hakan Kurşun'u bugüne dek canlı izleme şansı yakalayamadım çünkü çok çok az konser veren bir insan.

Sakin'de en öndeydik Sakin Fan'daki arkadaşlarımla beraber, hatta bir de pankart açtık. Onun öncesinde çıkan Gren'i de önden izledim, Sakin'den sonra Mor ve Ötesi sahne aldı. Yerimizi kaybetmedik. Onları da her zaman olduğu gibi yine en önden izledim. Sakin'in ve Mor'ların profesyonellikleri müthişti yine, çok seviyorum bu adamları.

4 hatun olarak girdiğimiz mekânda bilumum aktiviteye katıldık, ufak maceralar yaşadık ve eskilerden de bir çok arkadaşımı gördüm, bir sürü insana selam verdim, selam aldım, halaylara katıldım, halayları bozdum, tam bir aktivisttim:)

Festival alanında, serdarcharliebrown ve Ychorus Obası'nın oymak başı sayın cocteautwince ile de bir araya geldik, nihayeeeeeeeeeet! Maalesef uzun soluklu muhabbet etme şansımız olmadı çünkü hepimiz farklı yerlere dağıldık, devamlı koşturmaca halindeydim:) Sonra ben bir ara kendi arkadaşlarımdan uzaklaşıp Sakin Fan'la takıldım. Hatta Gren'den sonra Mor ve Ötesi bitene dek hep onlarlaydım.

Her şey bir yana, işin en güzel yanı, gecenin 3'ünde Onur Özdemir'le nihayet tanışabilmek ve uzun uzun konuşabilmekti. Bu benim için sürprizdi. Çok tatlı bir insan, dünya iyisi ve çok samimi. İyi ki var. Soner'e de sevgiler buradan, O'da çok içtendi.

BarışaRock bu sene beni tatmin etti. Seneye olmayacağı söyleniyor. Umarım tersi çıkar.  

Sakin (4 Temmuz 2008 Masstival – Parkorman)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sakin (4 Temmuz 2008 Masstival – Parkorman)

"Masstival" denen festivale sadece onlar için gittim. Böyle adamlarla aynı havayı solumak bile müthiş. İyi ki varlar!

Sakin (27 Eylül 2008 – Studio Live)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sakin (27 Eylül 2008 – Studio Live)

Barışa Rock'tan sonra Sakin'e tekrar kavuştum.

"Son yıllarda…" diye başlamak istiyordum söze "Son yıllarda dinlediğim en iyi gruplardan biri…" diye başlayacaktım. Ama yıldan bağımsız olarak, Sakin beni öyle etkisine alan, sarıp sarmalayan, o kadar çok ruhuma işleyen bir grup oldu ki, işte tam da bu nedenle "son yıllarda" diyemeyeceğim.

Sakin, yurdumda yetişmiş, kaliteli iş yapan, en samimi gruplardan biri. Bugüne dek karşıma çıkan en iyi gruplardan biri oldu. Last FM'deki üyelik sayfamdan da bu durum çok daha rahat anlaşılabilir.

Barışa Rock'tan önceki Sakin konserini de yine Studio Live'da izlemiştim.

"Hakkım sende kalsın" diyorlar. Hakkımız onlarda hiç kalmaz. Haklarını pekâla en güzelinden veriyorlar.

Fevkalâde bir konserdi, iki saat sahnede kaldılar ve elbette her zaman olduğu gibi bis yapmadan bitirdiler.

Mor ve Ötesi'nden Burak'da onları yalnız bırakmadı sahnede:)

Ayrıca ilk kez duyduğum şarkılarıyla da karşılaştım. Cidden bu anlamda çok şanslıyım. Bir daha ki konserlerini şimdiden merakla bekliyor ve onları çok seviyorum.

"Edepsiz Komedya" nın klibini de barkovizyondan izleme şansı yakaladım, müthiş olmuş. Hele en sondaki 9/8'lik ritmler harikaydı.