Yine bir Bukowski kitabını daha bitirmenin sevinci ve hüznü içerisindeyim. Bu adamı çok seviyorum. 1994 yılından beri en büyük hayranıyım. Avi Pardo sağolsun, neredeyse yayınlanmış tüm kitaplarını çeviriyor. Ama biliyorum ki bunun da sonu gelecek. Neyse ki, kitaplarını defalarca okumayı da seviyorum. Her okumada da altını çizdiğim yerler oluyor, “tam benlik”…
Charles Bukowski “Alaycı Kuş Bana Şans Dile” Parantez Yayınları Çeviri: Avi Pardo Kitabın Orjinal Adı: Mocking Bird Wish Me Luck 1.Baskı, Haziran 2018 ** Okurken Altını Çizdiklerim **
Charles Bukowski “Kediler” Parantez Yayınları Çeviri: Avi Pardo Editör: Abel Debritto Birinci Baskı, Ocak 2016 Okurken altını çizdiklerim: “Araplar kediye hayranlık duyar, kadınları ve köpekleri hakir görürler, çünkü onlar sevgilerini belli ederler ve sevgi, kimilerine göre, zayıflığa işaret eder. Öyledir belki. Ben sevgimi fazla belli etmem. Karılarım ve kız arkadaşlarım…
Mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler içinde ahmaklar içinde ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda , işte o zaman farkına varırız intiharların, ayyaşların, hapishane kuşlarının, uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin varoluşun menekşeler kadar, gökkuşağı kasırga ve tamtakır mutfak dolabı kadar olağan bir parçası olduklarının. (Bana Aşkını Getir, Charles Bukowski, 200 Sayfa) Kaynak: Parantez…
Yazan: Charles Bukowski Yayın Yönetmeni: Metin Celal Kapak Düzeni: Nurcan Zamur Kitabın Orjinal Adı: "Women" Türkçesi: Avi Pardo Baskı: Üçüncü Baskı 2009 Yayınevi: Parantez Sayfa: 320 “Pek çok iyi adam bir kadın yüzünden köprü altını boylamıştır…” –Henry Chinaski Kadınlar tarafından bok çukuruna atılmış oradan çıkamadığınız, ziftlerle dökülmüş sokaklardan geçmiş,…
"İzahı güç. Aşk kötü bir sözcük fakat sözün tam anlamıyla, âşıktık. Bir kadınla sevişmeden onu gerçekten tanımanın mümkün olmadığından hiç kuşkum yok. Ve ne kadar çok sevişirseniz birbirinizi o kadar iyi tanırsınız. Ve iş görmeye devam ediyorsa, bunun adı aşktır. İş görmez olduğunda da, başkalarından farkınız kalmamıştır. Seksin aşk olduğunu…
Bir zamanların berduşu, uzun süre alkolik gezen,"Postane", "Factotum" ve "Kadınlar" gibi artık klasikleşmiş romanların yazarı Charles Bukowski, bilinmezliklerle dolu bir geçmişten gelip dünyaca ünlü bir yazar oldu. Sefil hayatlar sürenleri anlattığı yarı otobiyografik kitaplarının, kült bir ad haline gelmesinde ve hayatını konu alan Hollywood yapımı "Barfly" adlı filmin çekilmesinde önemli…
"Tren yuvarlanmayı sürdürdü ve dışarda Batı Almanya kasabalarını andıran şirin kasabalar gördük, masal kitaplarından çıkmış gibiydiler biraz, parke taşlı küçük sokaklar, yüksek çatılar, ama orada da ıstırap vardı, şehvet vardı, cinayet vardı, delilik vardı, ihanet, hiçlik, korku, can sıkıntısı, sahte tanrılar, tecavüz, sarhoşluk, uyuşturucu, köpekler, kediler, çocuklar, televizyon, gazeteler, tıkalı…
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş…
"İzahı güç. Aşk kötü bir sözcük fakat sözün tam anlamıyla, âşıktık. Bir kadınla sevişmeden onu gerçekten tanımanın mümkün olmadığından hiç kuşkum yok. Ve ne kadar çok sevişirseniz birbirinizi o kadar iyi tanırsınız. Ve iş görmeye devam ediyorsa, bunun adı aşktır. İş görmez olduğunda da, başkalarından farkınız kalmamıştır. Seksin aşk olduğunu…