Türkiye’nin en iyi grunge grubu Deli Gömleği legal ilk albümünü çıkarıyor, nihayet!!!

Bayan Arıza tarafından Nisan - 18 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Macerasına 1999’da başlayan Deli Gömleği grubu kendi adını taşıyan ilk albümlerinin Favela Records etiketi ile raflarda yerini alması için gün sayıyor!

10 yılı aşkın süredir yeraltında demo albüm ve konserlerle seyircisiyle buluşan grubun 10 şarkılık ilk albümünün kayıt ve miksini, albüme  supervisor olarak da katkıda bulunan Deniz Yılmaz yaptı. Albümün mastering'i Çağlar Türkmen tarafından yapıldı.

Deneyevi ve Manyeto stüdyolarında kayıtlarının gerçekleştirildiği albümde konuk vokal olarak Bilge Kösebalaban (Direc-t) ve Deniz Yılmaz (Kurban) yer alıyor.

Albümün 2011 Nisan ayı sonunda raflardaki yerini alması bekleniyor.

Multitap

Bayan Arıza tarafından Şubat - 12 - 2011 zamanında yazılmıştır.

“Takım Oyunu” adlı ilk albümü ile müzik dünyasında hatrı sayılır bir dinleyici edindi Multitap. Zaten ezelden beridir barlarda canlı performanslarıyla göz dolduruyorlardı. "Artık albüm zamanı geldi" diye düşünmüş olacaklar ki bu eğlenceli albümü çıkardılar. "Eğlenceli" diyorum çünkü müziklerini tek bir kelime ile tanımlamam gerekirse "eğlenceli" derim. Çok özgün şarkılar sayılmazlar belki ancak dinleyince yerinizde durmanız mümkün değil. Multitap elemanlarının müziklerini her bir hücresinde hissettiği ve bunu bize müthiş yansıttığı ortada.

Hayatın içinden, samimi, hatta son derece komik sayılabilecek sözleri elektronik bir alt yapıyla birleştirip harika şarkılar yarattılar. "Battaniyem" ve "Çıbık" videoları pek konuşuldu. Şimdilerde "Bir şey mi var" a bir klip çeken leziz ötesi grup Bedük'ün her daim desteklediği gruplardan biri.

Bu müthiş gruba bir şans vermenizi ve "Takım Oyunu" nu mutlaka dinlemenizi öneriyorum.

Sakin (15 Mayıs 2009 – Galatasaray Üniversitesi Bahar Şenliği)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sakin (15 Mayıs 2009 – Galatasaray Üniversitesi Bahar Şenliği)

Her zaman ki gibi Sakin Fan olarak tam kadro olarak en önde hazır ve nazırdık.

Şarkılar arasında "Knives Out" yine vardı, yeni albümden de şarkılar geldi, eskiler de olmasa olmazdı.

Asla dinlemekten sıkılmayacağım ve ölesiye sevdiğim bir grup Sakin.

Yakında Kadıköy Anadolu ve Galatasaray Lisesi konserleri, yine orada olacağız.

REDD (18 Nisan 2009 – Studio Live)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

REDD (18 Nisan 2009 – Studio Live)

Şüphesiz son aylarda izlediğim en iyi konserdi. Studio Live'ı hiç bu kadar kalabalık görmemiştim. Yaş ortalaması çok yüksekti (+30) ve bu beni çok mutlu etti.

Türk grupları arasında yere göğe sığdıramadığım bir grup Redd. Her türlü övgüyü hak ediyorlar. Müzikal açıdan çok kendilerine özgü olmalarının yanında, lirikler de inanılmaz derecede güzel.

Yeni albümleri "21" in ilk konseri olmasının ötesinde, son bir yıldır İstanbul'da verdikleri ilk konserdi aynı zamanda. Çok sıkı çaldılar, hem 21'den, hem de geçmiş albümlerinden, o bildiğimiz, tanıdığımız ve çok sevdiğimiz şarkılarından da çalarak biz Redd severleri mutlu ettiler. Katışıksız, saf ROCK yapıyorlar, bu işe ruhlarını katıyorlar!

21 biraz sert ancak bu çok şık durmakta.

00.30 gibi sahne alan Redd, 03.00'e dek çaldı. Doğan'ın sesi, Berke'nin ve Güneş'in gitar soloları zaten müthiş. Kulaklarımın pasını sildiler.

Umarım en kısa zamanda bir kez daha izlemek mümkün olur.

Barışa Rock (9 Ağustos’08 – M.Akif Ersoy Piknik Alanı, İstanbul)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

BarışaRock (9 Ağustos'08 – M.Akif Ersoy Piknik Alanı, İstanbul)

Bu yıl 6.'sı düzenlenen BarışaRock'a -bir yıl fireyle- yine katıldım.

İzlemek istediğim gruplar cumartesi günü sahne alacakları için ve pazar gününe de çok bitkin olduğumdan bu yıl sadece cumartesi günü BarışaRock'a gittim. Çok da isabetli oldu. Gerçi pazar günü Hakan Kurşun'u izlemeyi çok istiyordum ama maalesef akşamdan kalma durumları buna engel oldu. Hakan Kurşun'u bugüne dek canlı izleme şansı yakalayamadım çünkü çok çok az konser veren bir insan.

Sakin'de en öndeydik Sakin Fan'daki arkadaşlarımla beraber, hatta bir de pankart açtık. Onun öncesinde çıkan Gren'i de önden izledim, Sakin'den sonra Mor ve Ötesi sahne aldı. Yerimizi kaybetmedik. Onları da her zaman olduğu gibi yine en önden izledim. Sakin'in ve Mor'ların profesyonellikleri müthişti yine, çok seviyorum bu adamları.

4 hatun olarak girdiğimiz mekânda bilumum aktiviteye katıldık, ufak maceralar yaşadık ve eskilerden de bir çok arkadaşımı gördüm, bir sürü insana selam verdim, selam aldım, halaylara katıldım, halayları bozdum, tam bir aktivisttim:)

Festival alanında, serdarcharliebrown ve Ychorus Obası'nın oymak başı sayın cocteautwince ile de bir araya geldik, nihayeeeeeeeeeet! Maalesef uzun soluklu muhabbet etme şansımız olmadı çünkü hepimiz farklı yerlere dağıldık, devamlı koşturmaca halindeydim:) Sonra ben bir ara kendi arkadaşlarımdan uzaklaşıp Sakin Fan'la takıldım. Hatta Gren'den sonra Mor ve Ötesi bitene dek hep onlarlaydım.

Her şey bir yana, işin en güzel yanı, gecenin 3'ünde Onur Özdemir'le nihayet tanışabilmek ve uzun uzun konuşabilmekti. Bu benim için sürprizdi. Çok tatlı bir insan, dünya iyisi ve çok samimi. İyi ki var. Soner'e de sevgiler buradan, O'da çok içtendi.

BarışaRock bu sene beni tatmin etti. Seneye olmayacağı söyleniyor. Umarım tersi çıkar.  

Sakin (4 Temmuz 2008 Masstival – Parkorman)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sakin (4 Temmuz 2008 Masstival – Parkorman)

"Masstival" denen festivale sadece onlar için gittim. Böyle adamlarla aynı havayı solumak bile müthiş. İyi ki varlar!

Sakin (27 Eylül 2008 – Studio Live)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sakin (27 Eylül 2008 – Studio Live)

Barışa Rock'tan sonra Sakin'e tekrar kavuştum.

"Son yıllarda…" diye başlamak istiyordum söze "Son yıllarda dinlediğim en iyi gruplardan biri…" diye başlayacaktım. Ama yıldan bağımsız olarak, Sakin beni öyle etkisine alan, sarıp sarmalayan, o kadar çok ruhuma işleyen bir grup oldu ki, işte tam da bu nedenle "son yıllarda" diyemeyeceğim.

Sakin, yurdumda yetişmiş, kaliteli iş yapan, en samimi gruplardan biri. Bugüne dek karşıma çıkan en iyi gruplardan biri oldu. Last FM'deki üyelik sayfamdan da bu durum çok daha rahat anlaşılabilir.

Barışa Rock'tan önceki Sakin konserini de yine Studio Live'da izlemiştim.

"Hakkım sende kalsın" diyorlar. Hakkımız onlarda hiç kalmaz. Haklarını pekâla en güzelinden veriyorlar.

Fevkalâde bir konserdi, iki saat sahnede kaldılar ve elbette her zaman olduğu gibi bis yapmadan bitirdiler.

Mor ve Ötesi'nden Burak'da onları yalnız bırakmadı sahnede:)

Ayrıca ilk kez duyduğum şarkılarıyla da karşılaştım. Cidden bu anlamda çok şanslıyım. Bir daha ki konserlerini şimdiden merakla bekliyor ve onları çok seviyorum.

"Edepsiz Komedya" nın klibini de barkovizyondan izleme şansı yakaladım, müthiş olmuş. Hele en sondaki 9/8'lik ritmler harikaydı.

Pinhani (5 Ocak 2007 – Balans)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Pinhani (5 Ocak 2007 – Balans)

2007'nin ilk konseri "Pinhani" ya da huzurun yeni adı…

Onları tanıdıktan sonra hislerimde yanılmadığımı gördüm, dünya üzerinde hâlâ böyle insanların var olduğunu görmek harika…

5 Ocak 2007 Cuma akşamı bu yılın ilk konseri için BALANS'taydık. Doğruca kulise çıktık. Murat Beşer'e uğradık, söz verdiği üzere beni Pinhani üyeleri iki kuzenle yani Sinan Kaynakçı ve Zeynep Eylül Üçer ile tanıştıracaktı. Gerçi Zeynep'le Olimpos'ta tanışmıştık, daha önce her ikisiyle de internet ortamında haberleşmiştik.

Önce Sinan'la tanıştık, çok mütevazi bir insan, yanımda götürdüğüm "Pinhani" CD'sini imzaladı, Zeynep'i henüz görememiştik, Sinan'la bir fotoğraf çekildikten ve iyi dileklerimizi kendisine ilettikten sonra, Zeynep'de geldi, ayak üstü kısa bir sohbet ettik, CD'mi imzaladı ve fotoğraf çekildik yine. Kardeşim ve ben, Pinhani'nin müziğinin bize çok huzur verdiğini söyledik Zeynep'e. Sahnede onları sabırsızlıkla beklediğimizi de ilettik elbette, dünya iyisi insan Murat Beşer'e teşekkür ederek aşağıya indik ve sahnenin önünde yerimizi aldık.

23.15 gibi sahne alacaklarını öğrenmiştik, yine de sabırsızlıkla bekliyorduk. 23.30'a doğru gitar üstadı Akın Eldes, davulda elbette Cem Aksel ve Sinan Kaynakçı sahnedelerdi. Önce Akın Eldes bestesi olduğunu düşündüğüm enstrümantal bir şarkıyla başladılar. Sonra da Zeynep Eylül Üçer sahneye geldi ve Pinhani şarkıları başladı.

Konser oldukça renkliydi çünkü konserde eski Pinhani şarkılarıyla beraber hem Akın Eldes şarkıları, hem de yeni Pinhani şarkıları dinledik. Işıklar etrafta uçuşurken, sahnedeki samimi insanlar bize adeta müzik ziyafeti sunuyorlardı. Akın Eldes'in gözlerini kapatıp, şarkıların içine tüm ruhuyla nasıl da girebildiğini izlemek çok keyifliydi.

Müziğin hayatımın büyük bir bölümünü oluşturduğunu yine tüm hücrelerimde hissettim. İyi müzikti bu, insanın ruhuna işleyen bir müzik, huzur veren.

Kısa bir ara verdiklerinde Sinan Kaynakçı konserin 02.00'ye, hatta 02.30'a dek sürebileceğinden bahsetti. 2. kez sahneye geldiklerinde yine Zeynep'sizlerdi, enstrümantal bir şarkıyla başladılar. Akın Eldes gitarıyla yanıt verdi bize hep. Zeynep'de katılınca, Pinhani'nin yeni şarkılarını dinledik. Şarkının adını bilmiyorum ama içinde "Yalnızlık" sözcüğü geçiyordu. "Haftanın Sonu" dan önce çaldılar, o şarkıyı çok sevdim.

2.kez ara verdiler ve "Lütfen bi yere gitmeyin hemen döneceğiz" dediler. Maalesef ulaşım bizim için zordu ve 02.00'ye doğru mekândan ayrılmak zorunda kaldık. Cidden uzun zamandır bu kadar güzel bir konser izlememiştik. Pinhani'nin bundan önceki Balans konserinde de vardım, o da son derece keyifliydi. Bu keyifi tarif etmeye kalksam; hani kendinizi bazen tüm sorunlarınızdan uzak, huzur içinde hissedersiniz ya, o an sanki dünyanın en mutlu insanısınızdır. İşte öyle bir şeydi yaşadığımız…

Pinhani (15 Haziran 2006 – Balans)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Pinhani (15 Haziran 2006 – Balans)

Sinan Kaynakçı ve Zeynep Eylül Uçar'dan mütevellit Akın Eldes destekli "Pinhani" yi ilk kez canlı olarak 15 Haziran'da Balans'ta verdikleri konserde izledim. Hafta içi konserlerinde pek dolu olmayan Balans bu kez oldukça doluydu. Pinhani'yi sağlam bir dinleyici kitlesi bekliyordu. Tüm şarkıların hep bir ağızdan söylenmesi hatırı sayılır Pinhani dinleyici kitlesinin olduğunu gösteriyordu.

Albümlerini almıştım, kendileriyle de bir kaç kez yazışmıştım henüz canlı izleme şansına erişememiştim. Bu konseri izledikten sonra kendimi çok şanslı biri olarak görmeye başladım doğrusu:)

Albümdeki tüm şarkıları çaldılar, ayrıca albüme koymadıkları diğer Pinhani şarkılarını da dinledik. Çok keyifli bir konserdi, Akın Eldes'in gitarıyla daha da şenlendi ortam. Sinan'da, Zeynep'de çok içten, çok sıcak insanlar. Sinan'ın şarkı aralarında yaptığı konuşmalar, espriler, Akın Eldes'e göndermeleri de oldukça hoştu. CD'lerini imzalatamadım ama amatör de olsa bir kaç fotoğraf ve görüntü çekmeyi başardım.

Albümü almadıysanız eğer mutlaka almanızı salık veriyorum. Pinhani'nin albümünün adı "İnandığın Masallar". Tek kelimeyle şahane. Albümü dinlemekle kalmayın, konserlerine de gidin olur mu?:)

NEM (1 Nisan 2006 – Balans)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

NEM (1 Nisan 2006 – Balans)

Uzun süredir Nem'in "Güneşte Yalnız" albümünü dinliyordum ve tüm insanlara bahsediyordum.

Sevgili Murat Beşer'le Nem hakkında konuşurken, ilk İstanbul konserlerinin 1 Nisan'da Balans'ta gerçekleşeceğini öğrendim.

Nem, davulda Emre Koylu, bas gitarda Levent Kutlutürk, vokal, gitar ve piyanoda Hakan Özlücan, gitarda Kıvanç Bosuter'den mütevellit Ankara menşeili bir grup. Grup üyelerinin ikisi Ankara'da, ikisi de İstanbul'da ikamet ediyor. Güneşte Yalnız, ilk albümleri.

İlk klibi "Yarım kalan hayaller yaşındayız" a çektiler. Enteresan olan şu ki, kendilerine de söyledim bunu, albümü bir bütün olarak çok sevmeme rağmen sıralama yapacak olursam en az sevdiğim şarkı bu. Ancak albümde hiç kof şarkı yer almadığı gibi tek kelimeyle şahane ve ruha cuk oturan bir albüm olmuş. Satışların da fena gitmediği ancak bu konuda plakçılarına pek de soru sormadıklarını öğrendim. Bu kadar bilgiyi konser öncesinde sevgili Murat Beşer'in sayesinde kulise giderek ve onlarla tanışarak/konuşarak edindim. Sağolsunlar, elimde imzalı bir CD var.

Saat 00.10 gibi sahne aldılar. Balans'ta ses oldukça iyiydi. Piyano, vokal ve diğer enstrümanları çok rahat duyabildik. Albümdeki tüm şarkıları çaldılar. İki tane albümde yer almayan şarkılarından, bir tane de Mahir Günşıray'la ortak bir projede yer alacak olan şarkılarını çaldılar. Hakan, hasta olduğunu söylemesine rağmen sesi çok güzeldi. Konseri en önden ve tüm şarkılara eşlik ederek izledim ve çok keyif aldım.

Setlist şöyle sıralanıyor:

Bir Zamanlar Güneşte Yalnız Kuş Evi Sarıldım Kendime Güneşe Bakarken Nükleer Kış Kırılana Dek Gezegen Hakkettim mi Melekler Düşerken Yıldızlara Mer. Yaz Çanları Sabah Işıltısı Yarım Kalan Hayaller Yaşındayız Siyah Martılar

Tek şikâyetim, grup sahnedeyken arkadan gelen uğultuydu. Bu beni oldukça rahatsız etti. Hani bir ara sahneye fırlayıp nutuk çekmeyi bile düşündüm. Umarım sahneye dek ulaşmamıştır o uğultu. Zira ne NEM ne de başka bir grup bunu hakediyor.

Konser bittikten sonra bis yapıp "Nükleer Kış" ı ve "Melekler Düşerken" i çalarak bize harika bir müzik ziyafeti çektirdiler. Umarım onları bir kez daha izlemek mümkün olur.

Güneşte Yalnız'da yer alan şarkılar da şöyle sıralanıyor:

1.güneşte yalnız 2.melekler düşerken 3.nükleer kış 4.kırılana dek büküldüm 5.bir zamanlar 6.kuş evi 7.yarım kalan hayaller yaşındayız 8.sarıldım kendime 9.güneşe bakarken 10.hakettim mi 11.siyah martılar 12.sabah ışıltısı