90’lar… Bir yandan dünyada grunge patlamıştı, bir yandan heavy metal’in dinamiklerinden Judas Priest “Painkiller” gibi sikertici albümle sahalara geri dönüş yapmıştı, bir yandan da daha önceden kurulmuş gruplar albümlerini sıralamaya devam ediyordu. 1980’lerin sonunda Pantera’ya glam etiketi yapıştırılmasından sonra her şey karışmıştı, kendi özlerini bulması gerekiyordu. 1990’larda Pantera ortaya bir…
Müzik’ kategorisi için Arşiv
Bazı albümler hakkında ne kadar yazarsanız yazın eksik bir şeyler mutlaka vardır. Müzikten ziyade içinde barındırdığı anlamlar albüm bütünlüğü açısından önemlidir. Heavy metal tarihi boyunca önemli mevzulara değinen heavy metal grupları hep oldu, hep de olacaktır. “Blood Of The Nations” albümüyle etrafı kana bulayan, UDO’nun yerine Mark Tornillo takviyesi yapan Accept…
Söz konusu Pearl Jam olunca, 2009’da yazdığım Backspacer yazısının ilk cümlelerini aynen tekrar etmekte sakınca görmüyorum: “Her yeni Pearl Jam albümü, benim için bir sınav gibi. Hayatımda özel bir yere sahip olmaları, albümlerini değerlendirmemi zorlaştırıyor. Bir yandan heyecan, bir yandan hayal kırıklığına uğrama stresi. Yine de ‘Beğenmedim’ dememi engelleyecek kadar…
Hiçbir zaman sıkı arabesk dinleyicisi olmadım. Ama hep bir dem dinledim. Cengiz Kurtoğlu, Ümit Besen, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay dinlemişliğim hep oldu. Hepsini arabesk olarak kategorize edemem. Müslüm Gürses bir dönemin tarihini yazan bir adamdı. Gerek oynadığı filmlerle, gerek müziğiyle. Arabeskin babasıydı, deplasman otobüslerinde dillerden düşmezdi şarkıları,O’nun uğruna jilet çekenler…
Bazı adamlar var müzik piyasasında paraya pula önem vermezler. Piyasaya görünmek gibi dertleri yoktur, farklı işlerle uğraşır. Tüketim çağının dışında kalmıştır. Kendilerine ait bir kitle yaratırlar. Bilinmedik şehirlerde kendi kitlelerinin karşısına çıkarlar. Albüm yapmış olmak için albüm yapmazlar, maddiyat kaygısı gütmez, farkındalıklarını hemen hissettirirler. Yaptıkları albümler seneler geçtikçe hatırlanır, kıymeti…
Ne yaptığını bilmemek çoğu zaman kafayı yemeye sebep olur ve bu albüm de böyle çıktı denilebilir belki de. Telif hakkı filan yok sadece korsan bir şey. Uzun yolculuk yapmayı seven, aynı zamanda bir şeyler üreten, Kesmeşeker sever ve aynı zamanda Kadıköy ruhu taşıyan arkadaşımız Ekin'in "Mavibidon" projesi ile karşı karşıyasınız.…
Boş sokakların ardında görünen bulanık fotoğraflar akılda kalıcı bir iz bırakır. Sokaktaki sarhoşluklar, üstü yırtık olan fahişeler, k.rhane kapısında bekleyen bekçi, içeride bekleyen p.zevenk ve onun kapısında dikilen "gelsene yakışıklı" diye seslenen suratı paçavraya dönmüş f.hişeler, karanlık duvarlar, yalnızlığın gölgesinde dans edenler, hayatın tekmesini yiyenler, köşede kapı önünde bekleyenler, bizler,…
W.A.S.P. özellikle okyanusun ötesi Amerika'da her dönem sevilen bir grup oldu. Ülkemizde ne kadar sevildiği aşikar, konserine bile 300 kişi gelmişti…Her ne kadar ırkçı bir grup olsa da,o konular bizim için önemli değil, bizim için önemli olan bize müzik olarak neler hissettirdiğidir. (yanlış bilgi, her ne kadar kariyerlerinin ilk aşamasında…
Brezilya piyasasının yer altı çeteleri bitmek bilmiyor. Bunlardan birisi de "Abhorrence". 1997 yılında kurulan grup death metal'in bütün pisliklerini içinde barındırıyor. Öldürücü sound, ölüm kusan vokaller, liriklerde s.tanizm, savaş, ölüm temaları…Asıl patlamayı "Evoking the Abomination" albümüyle yaptılar. İlk şarkıdan son şarkıya kadar öldürücü bir albüm sizi bekliyor. Güney Amerika death…
İtalya’da metal müzik piyasası ne alemde bilmiyorum. İtalya denince benim aklıma defansif bir futbol ülkesi gelir. Böyle bir ülkeden Baphomet’s Blood gibi bir grup çıkar. Pure S.tanik speed metal canavarlarının kuruluşu 2003 yılına dayanır. Kafayı ş.ytanla bozmuş olan bu leş adamlar 2005 yılında "S.tanic Commando" adında demo çıkarır. Bundan 1…