"Hayat fena halde futbola benzer, iyi bir takımın yoksa kaybedersin" sözleriyle film aklımızda yer ediniyor. Her şeyin yolunda gitmediği durumlar, ofsaytta kaldığımız ve dışarıya çıkamadığımız, düzken terse yatırıldığımız zamanlara dair bir mesaj. Bir edebiyat eseri niteliğindedir. İçi ise yalnızlığın son çırpınışlarını hatırlatır. Bir kaybediş destanı. Tema futbol olsa da futbol…
İyileşmesi için dua ediyordum. Ölümü beni çok çok üzdü. "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" beni çok etkilemişti, filmi izledikten sonra hemen birkaç satır yazmış ve sizlerle web sitemde paylaşmıştım. Seyfi Teoman'dan çok umutluydum. Allah rahmet eylesin. Milliyet'te O'nunla ilgili yayımlanan son haber şöyle: Yeni nesil yönetmenlerin en parlak isimlerinden Seyfi Teoman dün…
Her şey Bill Shanky’nin sözünde dediği gibiydi: "Futbol bir ölüm-kalım meselesi değildir. Ondan çok daha önemlidir. Sadece bir oyun değildi, taraftarların takımına tutkuyla bağlandığı bir spordan daha da ötesi. Ve yapılacak bir şey olmadığında kavgaya, şiddete başvururdun. Bu şiddet seni bazen kendine getirirdi. Bir yumruk seni kendine getirebilen tek şeydi.…
F. Dostoyevski, “Bir insan umudunu yitirir ve amaçsız kalırsa, sırf can sıkıntısı bile onu bir hayvana çevirebilir.” diyor. Zeki Demirkubuz’un son filmi Yeraltı. Bir süredir merakla beklediğimiz Dostoyevski’den sözlerle bize kesitler sunan bir Film “ Yeraltı” Zeki Demirkubuz ismi herkese tanıdık gelecektir. Demirkubuz daha önce Kader, Kıskanmak, C Blok, Bekleme Odası, Masumiyet…
Daha önce izlediğim ve uzun süre etkisinde kaldığım 2 Oscar'lı Mystic River, 13 Şubat'ta Cnbc-e'de saat 22.00'de yayınlanıyor arkadaşlar. Henüz izlemediyseniz bu kez fırsatı kaçırmayın. Sean Penn, Tim Robbins ve Kevin Bacon, oyunculuğunu yine konuşturuyor. Şubat Cnbc-e dergide yer alan filme dair yazıyı sizlerle paylaşıyorum; spoiler içerir gibi görünse de…
Hayata tekme atamayanların, bir köşede kalanların, hayatın tekmesini yiyenlerin filmidir "Tabutta Rövaşata". Film boyunca "Mahsun" karakteri vardır. "Ah masum ah" diyerek kendimiz ondan alamıyoruz. Hayatın tüm olumsuzluklarına rağmen hayata küsmüyor, hayatına devam ediyor, dostlarını seviyor ve onlara kazık atmıyor, tek ihtiyacı geceleri başını sokacak bir yer, bulamadığında araba çalıyor çaldığı…
Pearl Jam Tribute ve PJ 20 beni öyle etkiledi ki, kritiği yazdıktan sonra filmi de sizlerle paylaşmak istedim. İnternette film afişi bakarken aşağıdaki kritiğe rastladım. Kritiği okuyunca ben yazmışım gibi hissettim. Ben de bu cümleleri kullanacaktım, bu hissiyatlar içindeydim ve üzerine ilâve edecek bir başka sözcük bulamadım. Ruhuna sağlık Yudum…
Julie Taymor'ın üçüncü filmi Across The Universe, sitesinde "Dünyanın en meşhur şarkılarının sözlerinde, hiç anlatılmamış bir hikaye yatıyor" diye sunuluyor. 2007 yılında En İyi Film dalında Altın Küre adayı olan Across The Universe, fonunda 60'ların dünya olayları ve insanlık halinin bulunduğu, 33 The Beatles şarkısının eşlik ettiği bir gençlik aşkı…
Danimarka'lı yönetmen dogma akımının en önemli temsilcilerinden Lars Von Trier'in son baş yapıtı Melancholia'yı izledim. Adam hem yazmış, hem de yönetmiş bu muhteşem ve çok etkileyici filmi. Dancer in the Dark ile beni darmaduman eden Lars Von Trier yine hemen hemen her filminde olduğu gibi bunda da hüzün temasını kullanmış.…
Ülkemizde gösterim şansı bulamayan The Runaways (Asi Kızlar), başrol oyuncuları Dakota Fenning ve Kristen Stewart'ın farklı rollerin peşinde koştuklarının ispatı olarak görülebilir. Zira filmde hem çalıyor hem söylüyor hem de 70'lerin asi gençlerine uygun, çılgın hayat tarzını en inandırıcı şekilde yansıtıyorlar. Asi Kızlar, 70'lerin ikinci yarısında adını duyurmayı başaran, tamamı…