Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar”

Bayan Arıza tarafından 10 - Mayıs - 2012 tarihinde yazıldı.

"Hayat fena halde futbola benzer, iyi bir takımın yoksa kaybedersin" sözleriyle film aklımızda yer ediniyor. Her şeyin yolunda gitmediği durumlar, ofsaytta kaldığımız ve dışarıya çıkamadığımız, düzken terse yatırıldığımız zamanlara dair bir mesaj. Bir edebiyat eseri niteliğindedir. İçi ise yalnızlığın son çırpınışlarını hatırlatır.

Bir kaybediş destanı. Tema futbol olsa da futbol orada bir metafor. Topun nereden geleceği belli olmaz hiç. Ters kanattan, ters yerlerden topun gelmesi olağandır. Maç esnasında atılan tekmeler, yediğimiz kazıklar, başkalarının ihanetleri ve bir çok şey filmin içinde var. Yani hayat futbola benzer.

Rakibinizi tanıyamazsınız, bazıları sahtedir ve sizi kazıklamışlardır. Bir Serdar Akar klasiği diyebiliriz film için. Futbol ve hayat ilişkisini derince incelemiş. Futboldan dem vurmuş hep, filmin başında olduğu gibi "tek başına bir şey yapamazsın" mesajı veriyor yönetmen.

Takımı takım yapan ekip ruhudur, bireysel olarak istediğin kadar mücadele et bir işe yaramaz. Bu, hayat alanında da böyledir. Kendi başına mücadele edersen sadece kendi başına kalırsın. Ve ilerlemek bu açıdan zor olur.

Filmde kahramanımız "Torbacı Suat" onca zamandır Nurten'e mektupları, Nurten’in buna cevap vermemesi ve kendi kendine gelin güvey oluşu Suat’ın ve sonunda Nurten’in takımdan bir arkadaşıyla evlenmesi ve Suat’ın yıkık dökük dünyası. Aynı zamanda 80’li yıllara selam çakar film 2000 yapımı olmasına rağmen.

Mükemmel bir kadronun olduğu film, futbol ile hayat benzeşmesi, Savaş Dinçel'in inanılmaz oyunculuğu…Futbolun sadece futboldan ibaret olmadığını anlatan film ve yazıyı bitirmeden şu önemli replik te okunmalıdır:

Suat: Niye böyle oldu be abi? Ben çok sevmiştim be abi, o kadar mektup gönderdim. insan bir cevap yazar. Benim günahım ne be abi?

Hacı: Bak koçum belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. Artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. Sevgililer. Heh! Bizim olanlar ve olmayanlar hepsi iz bırakır. Bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor. Hepsi kalır ama inan yeni izler de olacak. Yaşlıları düşün sanki her şeyi bilirlermiş gibidirler. Ama öyle değil. Ne kadar acı çekersen çek sunu hiç bir zaman unutma: "Çizilecek bir yer hep vardır ve çizecek bir yer". Ressam olur bazıları başkalarının kalbini kazıya kazıya ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına.

Yazan: Cem Kurtuluş