Konu Woody Allen olduğunda her türlü manyaklığı o filmin içine sokabilirsiniz. Manyaklık, serserilik, sokağın dili, kameranın içine kendi hayatından kesitler sunması, cinsel arzular, acı, sefalet, yalnızlık, hangover olma durumları her türlü şey Allen filmleri için söylenebilir. Allen sineması daha çok cinsel arzuları, kadın-erkek ilişkilerini, hayatın anlamsızlığını kendine tema olarak belirlemiştir.…
Tatil için geldiğim Altınoluk’ta yeğenim ve arkadaşları ebeveynlerinden izin almak için bana da bilet alarak kendilerine eşlik etmeye ikna ettiler. Duman’ın ilk iki albümünü zamanında çok dinlediğim ve grunge’a olan gönülbağımdan dolayı amfi tiyatroda yerimizi aldık. İstanbul’daki kimi konserlerdeki giriş çıkış kepazeliğine öyle alışmış ki bünye, görevlilerin de yardımıyla giriş…
Duvara karşı! Robert Plant’ten Eric Clapton’a Judas Priest’ten REM’e Iron Maiden’dan Ozzy’ye Metallica’dan Rammstein’a kendi kulvarlarında lider grupları canlı izlemiş biri olarak belirtmem lazım “Pink Floyd’ın tadı bir başka hatta bu tat başka yerde yok. Şahsen Gilmour sempatizanı olarak kendisine mesafeli olmama rağmen Roger Waters’ın görselliği politikayı müziği harmanlayarak bize…
Amerika deyince aklımıza daha çok kendi filmlerini öven, yüksek bütçelerle klas filmler ortaya koyan, milliyetçi politikalarla gişe rekorları kıran filmler geliyor. Ama “yiğidi öldür hakkını ver” söyleminin altında yatan gerçeği unutmamak gerekir. Çektikleri filmlerle izleyiciyi kendine çekmeyi başaran bir politikası var Amerikan sinemasının. “Hey dostum bu bizim işimiz” klişesinin ağızlardan…
1970’li yıllardaki sağ ve sol kargaşalarından kaynaklı sosyal mesaj veren filmler döneme damgasını vurmuştur. Dönemin oyuncu kadroları hep aynı olmuş, bazı film kadrolarında elemanlar değişmiştir. Nuri Alço ile Coşkun Göğen karakteri çoğu filmde birbiriyle yer değiştirmiştir. Cüneyt Arkın ise 1970’li ve 80’li yılların vurdulu kırdılı kabadayı ve ülkenin yardımsever evladı…
“Cemil filmi halktan doğmuştur, sokakta acı çekenlerin hikáyesidir. Her şeyin talan edildiği çirkin dünyada, yalnızlıklar içerisinde sevgi ve umut arayan sen ve benim gibilerin öyküsüdür.” – Cüneyt Arkın- 1970’li yıllarda seks filmlerinin popüler olmasının yanında sosyal mesaj veren filmler izleyicinin karşısına çıktı. Filmlere değinmeden önce dönemin içinde bulunduğu duruma değinmek…
“Beyaz Ölüm”, Halit Refiğ’in 80’lerde çektiği yoz gençlik, kötülük yuvası diskolar, fahişeleri pazarlayan pezevenkler, tecavüz hastası fena adamların gösterildiği, aynı zamanda Tarık Akan, Ahu Tuğba gibi o dönemin şöhreti içinde yüzenlerin boy gösterdiği dram filmi. Kuşağın bu filmlerinde genellikle oyuncular aynıdır. Tarık Akan, Ahu Tuğba, Nuri Alço, Gülşen Bubikoğlu, tecavüzcü…
Iron Maiden konseri ile ilgili benim de katıldığım ortak görüş mükemmel bir grubu sahnede izlediğimizdi. Her bir üyesinin yaptığı işe ne kadar saygılı ve titiz olduğunu ve nasıl heyecanla çaldıklarını gördük. Konserle ilgili notlarım şu şekilde; * “Stad çok boştu” diyenlerle ayrı konserlere gittik galiba telefonumdaki fotolar ve gördüğüm manzara…
Bazı sevişmelerde ağır bedeller ödersiniz. Pahalıya patlar size. Ucuz sevişmelerin altında derin tutkular yatmaz, ama pahalı sevişmelerin pahalıya patlaması kimseyi şaşırtmaz. Bazı sevişmelerse tarihe gömülür. Vakitsiz nakitsiz geçen günlerin ardında günlerin önemi kalmadığında sevişmeler o boşluğu doldurur. Doluluk oranı ise yadsınamayacak bir gerçektir. Kalbiyle sevişenler, ruhuyla sevişenler, teniyle sevişenler…Erkek veya…
Gerçek Aşkın içinde Erotizmi Göstermek Bazı tutkulu sevişmelerin bünyede bıraktığı etki zaman fark etmeksizin kayıplara yol açar. Bu kayıpla birlikte kendi mezarınızı kazarsınız.“Aşk, erotizmin biçimidir, erotizm de aşkın bir biçimidir” diyen şair de buna atıfta bulunmuştu bir dönem. "Nine ½ Weeks" adlı film de böyle bir yapım. 80’lerde adından epey…