Film & Dizi’ kategorisi için Arşiv

Dizi: Hinterland (Galce “Y Gwyll”)

Bayan Arıza tarafından Ocak - 29 - 2018 zamanında yazılmıştır.

Bu kez Galler'e gidiyoruz, Keltçe isimler, yerler, diyaloglar bolca duyabileceğiniz bir polisiye daha.

Çok kaliteli bir dizi, senaryo, oyunculuklar, karanlık hava, manzaralar, doğa, aksan her şey güzel.

Galler kanalı S4C'nin 2013 yapımı dedektif draması. Netflix'te "Broadchurch" tadında suç temalı İngiliz dizisi ararken buldum, iyi ki de buldum.

Ayrıca, dizi yayınladığı tarihte Galler'de 350 bin kişi tarafından izlenmiş ve o güne kadar en fazla kişi tarafından izlenen yapım olma özelliğini taşıyor.

Dizi çok uzun, adeta sinema şöleni. Biraz ağır gidiyor. Ancak bu türü sevenlerin hoşuna gidebilecek diye düşünüyorum. Bölümler 90 dakika sürüyor, her bölümde farklı bir dava işleniyor. Asıl adamımız dedektif Tom Mathias (Richard Harrington) ve 4 kişilik ekibi olayları çözmekle uğraşıyor.

 

Dizi: Broadchurch

Bayan Arıza tarafından Ocak - 29 - 2018 zamanında yazılmıştır.

3 sezonu da keyifle izledik. İngilizler polisiyeyi de iyi biliyor yahu. Aksanlara bayıldım. Manzaraya bayıldım. Bol bol güney İngiltere kıyılarını ve doğa güzelliklerini izledik durduk. Dizi Portishead Somerset'te çekilmiş zaten. Doğası muhteşem.

Her bir sezon 8 bölümden oluşuyor.

Doctor Who'nun kadrosundan, Black Mirror'dan oyuncular görmek mümkün. Zaten esas adamımız dedektif Alec Hardy yani David Tennant İskoç aksanıyla bizi mutlu mesut ediyor.

Esas kızımız, başına gelmedik kalmayan diyelim Olivia Colman ise Alec Hardy'nin has elemanı yardımcısı Dedektif Ellie Miller'ı canlandırıyor.

Yine Black Mirror'ın 3. bölümünde oynayan Jodie Whittaker var, O da dizide "Beth Latimer" karakterini canlandırıyor.

Biraz The Killing tadında, "katil kim?" sorularıyla kafayı yedirten başarılı bir polisiye. Beth Latimer'in 11 yaşındaki oğlu Danny öldürülüyor, ilk sezon kim yaptı diye merak ediyoruz. 2. sezonda mahkeme yeniden masaya yatırılıyor, 3. sezonda ise bambaşka bir cinayet hikayesi var. Sürükleyici, merak uyandırıcı, polisiye severlerin bayılacağı bir dizi.

Dizi: Black Mirror

Bayan Arıza tarafından Ocak - 29 - 2018 zamanında yazılmıştır.

İngiliz dizilerine olan hayranlığım her geçen gün katlanarak gidiyor. Gerçi içinde Amerika'da çekilmiş bölümler de var. Bu dizi resmen beni benden aldı.

Black Mirror, İngiliz Channel 4 kanalında yayınına 2011 tarihinde başlayan distopik bir dizidir. Kazandığı başarı ve popülaritesi sonrasında 2015 yılında Amerikan Netflix tarafından yayın hakları satın alınmıştır.

Yaratıcısı Charlie Brooker 71 doğumlu bi Adalı. Aynı zamanda da dizinin yazarlarından biri.

4 sezon da ve içindeki bölümler de birbirinden bağımsız. biraz bilim kurgu, biraz gizem, biraz felsefe dizinin genel konusu. her bölümde olaylar bi şekilde çözülüyor gibi olsa da kafamda bir dolu soru işaretleri ile bitiriyorum bölümü. Kara Ayna, çoğu bölüm ile bizi ters köşeye yatırıp, pek güzel toplum eleştirisi yapıyor.

İlk olarak İngiltere'de yayınlanmaya başlayan Black Mirror yaşam ve teknolojinin karanlık tarafına odaklanıyor. Bir sezonu sadece 3 bölümden oluşan dizi, 2013'te "en iyi mini dizi" Emmy ödülünü kazandı.

Filmin yaratıcısı Charlie Brooker dizinin içeriği ve yapısı hakkında şunları söylüyor: "Her bir bölüm farklı bir yerde, farklı bir gerçeklikte geçiyor. Hem de farklı oyuncu kadroları ve yönetmenle."

Eğer teknoloji bir uyuşturucuysa, ki öyle hissettiriyor, bunun yan etkileri neler? Teknoloji rahatlıkla rahatsızlığın arasında bir yerde. Her bir duvara, her bir masaya baktığınızda gördüğünüz şey bir kara ayna (Black Mirror): yani ya bir tv, ya bir monitör ya da bir akıllı telefon.

Şiddetle tavsiye edenzi. Kesinlikle bağımlılık yaratıyor…

Dizi: Sense8

Bayan Arıza tarafından Ocak - 9 - 2018 zamanında yazılmıştır.

Sense8, Amerikan bilimkurgu ve dram dizisi. Lana ve Lily Wachowski ile J. Michael Straczynski tarafından Netflix için çekilen dizide Aml Ameen, Doona Bae, Jamie Clayton, Tina Desai, Tuppence Middleton, Max Riemelt, Miguel Ángel Silvestre ve Brian J başrollerde. Ayrıca Lost dizisinden tanıdığımız Sayid kardeşimiz de var.

Programın yaratıcıları: Wachowski Kardeşler, J. Michael Straczynski, Lilly Wachowski, Lana Wachowski Yazarlar: J. Michael Straczynski, Lilly Wachowski, Lana Wachowski

Dizi; özetle dünyanın 8 farklı yerinde yaşayan 8 ayrı kişinin duyusal olarak gizemli bir bağlantısının olmasını anlatıyor. Aslında tek bir ruh gibiler. oyuncu seçimleri oldukça başarılı ve karakterler çok güzel işlenmiş. Aksiyonu bol. Dizide LGBT hareketi bolca işleniyor. Müzikleri çok güzel, dövüş sahneleri, çekimler güzel. Bölümler uzun sürüyor, film tadında ilerliyor. Dünyanın farklı yerlerini ve kültürlerini görmek güzel. İzlanda manyağı olan benim için muhteşem manzaraları içeriyordu ilk sezon. Sigur Ros'u müziklerinden biri yapan bu müthiş dizi yine de diyorum ki herkese hitap etmeyebilir; önyargılı arkidişler kestirip atacak belki, şans verip sonuna dek izlenmeli bence. 11. bölümdeki doğumlar sahnesi bile bu diziyi efsane statüsüne sokmaya yeter benim için.

Dizi 2 sezon oynadı. Size bu infoyu yazarken 2. sezon 4. bölümdeyim. Tam gaz devam ediyorum. Şu an itibariyle ilk sezonu daha çok sevmiştim ama 2. sezonda neler olacak bilemiyorum. Merakla izliyorum.

Dizi: 13 Reasons Why

Bayan Arıza tarafından Aralık - 29 - 2017 zamanında yazılmıştır.

"ve geriye bakıp da her şeyin nasıl olduğunu nihayet anladığımda, bir daha kimsenin beni incitemeyeceğine karar verdim…"

13 Reasons Why dizisi, Jay Asher'in çok satan "Ölmek İçin On Üç Sebep" isimli romanından uyarlandı.

"Netflix'i iyi ki satın almışım" dediğim bir dizi oldu. İlk bununla başladım. Sırada "Sense8" var. Gelelim dizimize;

Gençlik drama dizisi gibi başladı. Beni bu kadar etkileyeceğini düşünmezdim açıkçası ancak derinden sarstı. Özellikle son bölümlere doğru fena yaptı.

Hannah Baker intihar eder ve ölmeden önce de kendisini intihara sürükleyen nedenleri açıklayan kasetler doldurur. O'nu intihara sürükleyen 12 kişinin isimleri bu kasetlerdedir. İçinde kasetlerin olduğu kutu esas oğlanımız Clay Jensen'ın kapısına bırakılır ve dizimiz böyle başlar. Clay sırasıyla kasetleri dinledikçe hayatı da değişmeye başlar.

Teenage dizisi evet ancak bir dram ve gerilim dizisi. Olay bir lisede ve 17-18 yaş gençleri arasında geçse bile sürükleyici. Aslında zorbalık, gençlerin yaşadıkları, her şeye ışık tutmuş dizi. Cidden yürek burkuyor. Hem o dönem gençlerinin hissettiklerini anlatıyor hem de anne-babaların da kendine pay çıkarmaları gerekiyor kanımca. 

Esas kızımız Hannah Baker'i canlandıran Katherine Langford, "13 Reasons Why" O'nun ilk ve ciddi işi. Dizinin cast görüşmelerini Skype üzerinden yapmış; çünkü kendisi bir Avustralyalı. İşler ciddileştikten sonra Amerika'ya çekimler için gelmiş. Avustralyalı olmasına rağmen dizide cidden kusursuz bir Amerikan aksanı ile oynuyor.

Selena Gomez, dizinin yapımcılarından birisi. Ancak daha fazlası da var. Selena Gomez dizi ile arasında kişisel bir bağın olduğunu söylüyor. Lise döneminde geçirdiği panik atak ve anksiyete bozukluğu gibi sorunlarla kitap ve dizi arasında ilişkiler kuruyormuş. Kitabın dizi olması için öneren de oymuş. Aslında 2012'de başrolünde onun oynayacağı bir sinema filmi olacakken zamanla dizi projesine dönüşmüş.

İnsanların basit sandıkları davranışlarının bazen başkaları üzerinde büyük izler bırakabileceğini düşünen biriyseniz, 13 Reasons Why'a bir şans vermelisiniz.

Oyunculardan Bazıları: Dylan Minnette Rol: Clay Jensen

Katherine Langford Rol: Hannah Baker

Alisha Boe Rol: Jessica Davis

Justin Prentice Rol: Bryce Walker

Miles Heizer Rol: Alex Standall

Ross Butler Rol: Zach Dempsey

Devin Druid Rol: Tyler Down

Derek Luke Rol: Mr. Porter

Kate Walsh Rol: Mrs. Baker

Brandon Larracuente Rol: Jeff

Henry Zaga Rol: Brad

Brian d'Arcy James Rol: Andy Baker

Absentia

Bayan Arıza tarafından Ekim - 30 - 2017 zamanında yazılmıştır.

İşte yeni bir polisiye ve gerilim dizisi daha. Esas kızımız Stana Katic ki en bilinen rolü Castle dizisinde oynadığı Detektif Kate Beckett rolüdür. Oradan beridir severiz kendisini. Burada da FBI Ajanı "Emily Byrne" rolünde. Amerika kanalı AXN'de yayınlanıyor. Programın yaratıcısı ise Matt Cirulnick.

Absentia, Boston'da bir seri katilin peşindeyken kaybolan ve ölü ilan edildikten 6 yıl sonra ormanda bir kulübede bulunan bir FBI ajanı olan Emily Byrne'ın geri dönüş hikayesini anlatıyor. Kim kaçırdı, neler oldu, neden kaçırıldı vb. soruların peşine düşüyor esas kızımız. 6 yıl önceki eşi yine ajan olan Jack Reacher (Patrick Heusinger) olayları çözmesinde kendisine eşlik ediyor. Kendisi ortadan kaybolunca eski eş evleniyor, o dönemde küçük olan oğlu da 9-10 yaşına geliyor. Bir erkek kardeş ve baba da var dizide.

Tüm suçlar Emily'e çevriliyor. 6 yıl geçip de bulunduktan sonra olayları araştırma işinde bir sürü kötü olaylar mevzu bahis oluyor. Neredeyse dokunduğu herkes ölüyor, öldürülüyor. Olay yerinde bizim hatun olunca tüm gözler de ona çevriliyor. Bir de dedektifimiz var, onu da Angel Bonanni canlandırıyor.

Stana Katic yine güzelliği ile göz dolduruyor.  Nitekim çok bir şey katmaz hayatınıza ama hep söylediğim gibi polisiye seviyorsanız izletiyor kendini.

Şimdilik 6 bölüm yayınlandı. Klişelere rağmen tüm bölümleri keyifle izledim.

Mindhunter

Bayan Arıza tarafından Ekim - 17 - 2017 zamanında yazılmıştır.

Yeni bir Netflix dizisi daha. Suç, polisiye ve gerilim severler hemen izlemeye başlasın. Yetmişli yıllarda FBI'ın cinayet psikolojisini başlatan John Douglas'ın "Mindhunter" isimli kitabından uyarlanmış müthiş dizi. Yaratıcı Joe Penhall. Oyunculardan bazıları: Jonathan Groff ki kendisini esas oğlan "Holden Ford" rolünde izliyoruz, Holt McCallany var ki O da "Holden Ford" ile beraber davranış biliminin kurucusu "Bill Tench"i canlandırıyor. Holden'ın sevgilisi "Debbie Mitford" rolünde ise Hannah Gross oynuyor.

ve yönetmen koltuğunda çok sevdiğimiz David Fincher var. Mevzular 1977 yılında geçiyor. O dönemin kılık-kıyafet, ortam vb. her detayı mükemmel kurgulanmış. Teknik açıdan çok başarılı buldum. Ağırdan, inceden işlenmiş konular. Henüz 2 bölüm izlemiş biri olarak fena halde sardığı için hemen size de tavsiye etmeyi kendime borç bildim.

Farklı bir konu, üzerinde çok emek edilmiş bir dizi, David Fincher işe dahil olunca ortaya çıkan ürün mükemmel oluyor. Atmosferi harika yaratmış. Psikoloji, Sosyoloji, suç, suçlu, suça iten sebepler derken üzerinizde bir soğuk hava esiyor ki sormayın. Bir solukta izlenebilecek bir dizi.

Umuda Yolculuk

Bayan Arıza tarafından Eylül - 19 - 2017 zamanında yazılmıştır.

Almancası “Reise der Hoffnung”; İngilizce adı “Journey of Hope”. 

Film, Türkiye'de yaşayan Maraşlı bir Alevi ailesinin yasadışı yollarla sadece kartpostallarda gördükleri İsviçre'ye mülteci olarak gitmeye çalışmasını konu alıyor.

Baştan sona sürükleyici. Yolculuk, yurtdışına çıkış, hepsini güzel anlatmışlar. İzleyip de ağlamayan bir insan olamaz gibi geliyor. Tam bir insanlık dramı. İşin acı tarafı, yaşananlar da gerçekmiş.

Rahmetli Necmettin Çobanoglu ve Nur sürer çok başarılar. Filme ayrıca renk katmışlar bence. Mutlaka izlenmesi gerekenler listenizde olmalı.

İngiltere, İsviçre ve Türkiye ortak prodüksiyonu olan film, 1990 yılında “Yabancı Dilde En İyi Film Oscar Ödülü”nü de kazandı.

Yönetmen: Xavier Koller Film müziğinin bestecisi: Jan Garbarek Ödüller: Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ı Senaryo: Xavier Koller, Feride Çiçekoğlu Oyuncular: Nur Sürer, Yaman Okay, Dietmar Schönherr, Isa Danieli, Enzo Cannavale, Yasar Güner, Emin Sivas, Erdal Merdan, Necmettin Çobanoğlu

Ödüller: • Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı – 1990 • Nürnberg Film Festivali – 1991 • Bronz Leopard (Xavier Koller) – 1990

Midnight, Texas

Bayan Arıza tarafından Eylül - 13 - 2017 zamanında yazılmıştır.

Çıtır çerez dizilerden biri daha. Neden böyle bir isim verdim? Gerçekten de öyle çünkü. Kitaptan uyarlama,  iz bırakmayan ve sadece vakit geçirmek için izleyebileceğiniz, cennet-cehennem, doğa üstü varlıklar, vampirler, medyumlar, kurt adamlar vb. konuların bolca işlendiği bir dizi. Zaten diziye adını veren "Midnight, Texas" bu varlıkların yaşadığı bir kasaba ver her şey burada geçiyor.

Biraz True Blood, biraz Supernatural, biraz Grimm. Ama kötü hali…

Dizide tanıdık yüzler de var. Esas oğlan psişik "Manfred Bernardo"yu Kanada asıllı oyuncu Francois Arnaud canlandırıyor ki evlere şenlik:) "Bobo Winthrop" rolünde Orphan Black'ten hatırladığım Dylan Bruce var. Tatlı cadımız  "Fiji Cavanaugh" rolünde Küba asıllı aktris Parisa Fitz-Henley var. The Vampire Diaries'ten hatırladığım Arielle Kebbel, kiralık katil "Olivia Charity"yi canlandırıyor. Bir de meleğimiz var ki (Jason Lewis) O'nu da yıllardan beri hep görmüşsünüzdür birçok dizi ve filmde ve fakat rol kabiliyeti yok, güzel saçlarını ve melek kanatlarını gösteriyor sadece:) Kasabamızın vampiri mavi lenslerle biraz komik biraz korkutucu olsa da nedense iyi kalpli ve ehlileşmiş durumda. Gana'lı oyuncu Peter Mensah "Lemuel Bridger"i canlandırıyor.

Esas oğlanımızın aşık olduğu kız olan Creek Lovell'ı da "Sarah Ramos" oynuyor. Kasabanın kurt adam rahibi Emilio Sheehan rolünde de "Yul Vazquez" var.

Bu arada bir bölümünde Breeda Wool oynamıştı ki şu anda Mr. Mercedes'te de oynuyor. Bayılıyorum o kadına.

Biraz teenage dizisi, toplama bir dizi olmuş adeta. Ama eleştire eleştire 7. bölüme kadar geldim. Klişelere rağmen kendini izlettiriyor. Yukarıda saydığım dizileri seviyorsanız bunu da seversiniz. Oyunculuklar da kötü ama e geriye ne kaldı ki diyeceksiniz? Francois Arnaud hatırına izlemek lazım!:)

The Sinner

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 25 - 2017 zamanında yazılmıştır.

Alman yazar Petra Hammesfahr'ın aynı isimli romanından uyarlanan "The Sinner", şu ana kadar yayınlanan altı bölümüyle beni benden aldı.

Jessica Biel ablamız başrolde. Kendisi esas kız "Cora Tannetti"yi pek güzel şekilde canlandırıyor.

Her şey Cora'nın bir yaz günü öğleden sonrası herifin birini sebepsiz bir öfke ile bıçaklaması ile başlıyor. Spoiler vermedim aslında çünkü bundan sonra yaşananlar bizi bambaşka yerlere ve olaylara götürüyor, olay dallanıp budaklanıyor.

Cora'nın kocası "Mason Tannetti" rolünde Christopher Abbott, her şeyi arayan meraklı polis "Harry Ambrose" rolünde de yine pek sevdiğim Bill Pullman var. Dizinin yönetmeni Antonio Campos.

Kesinlikle yayınlanan dört bölüme bakarak çok başarılı bir dizi olduğunu söylemeliyim. Heyecan tavan yapıyor, merak uyandırıyor, kendisini izlettiriyor. Bir sonraki bölümü merakla bekliyor, adeta gün sayıyorsunuz.