Charles Bukowski “Gözyaşlarına dayanamam”

Bayan Arıza tarafından Mart - 13 - 2011 zamanında yazılmıştır.

ayağını kıran kazın etrafında beş-altı yüz tane salak birikmişti nöbetçi yaklaşıp silahını çektiğinde ne yapılacağına karar vermeye çalışıyorlardı ve konu kapandı kulübesinden çıkıp ev hayvanını öldürdüğünü iddia eden bir kadın dışında fakat nöbetçi kayışını ovuşturup kıçımı öp dedi kadına, gidip başkana şikayet et; kadın ağlıyordu ben de gözyaşlarına hiç dayanamam.…

Charles Bukowski “Dilenmek”

Bayan Arıza tarafından Mart - 12 - 2011 zamanında yazılmıştır.

çoğumuz gibi, o farklı işlere girip çıktım ki, midem deşilmiş ve bağırsaklarım rüzgara fırlatılmış gibi hissediyorum kendimi. iyi insanlar da tanıdım bu işlerde öbür tür de. ama birlikte çalıştığım insanları düşününce- aradan on yıl geçmesine rağmen- ilk aklıma gelen Karl oluyor. Karl'ı hatırlıyorum: yaptığımız iş belden ve boyundan askılı önlük…

Charles Bukowski “Güneşin Yüzü”

Bayan Arıza tarafından Mart - 10 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Güneşin yüzü denli muhteşemdir boğalar ve bayat kalabalıklar için öldürseler de onları, boğadır ateşi yakan, her ne kadar korkak boğalar da varsa da korkak matadorlar ve korkak erkekler gibi, genel olarak boğa saftır ve saf ölür sembollerden, hiziplerden ya da sahte aşklardan uzak, ve onu sürükleyip götürdüklerinde ölen bir şey…

Parantez Yayınları, çev: Avi Pardo Birinci baskı: Ocak 2001 Damardan şiirler (okurken altını çizdiklerim) Geçmişte birlikte olduğum kadınları düşünüyorum sanki yoktular. (matkap) sıcak bu gece ve mahallenin yarısı sarhoş, öbür yarısı ise ölü. Şiir yazma üstüne verilecek Bir öğütüm varsa, o da şu; Yazma. (söyleşiler) ilginç olan her şey yasak…

Charles Bukowski “Bütün Bildiğim”

Bayan Arıza tarafından Mart - 7 - 2011 zamanında yazılmıştır.

bütün bildiğim şu: kuzgunlar ağzımı öpüyorlar, damarlar arapsaçına dönmüş burada, denizse kan denizi. bütün bildiğim şu: eller uzanıyor, gözlerim kapalı, kulaklarım kapalı, çığlığımı geri çeviriyor gökyüzü. bütün bildiğim şu: burun deliklerimden hayaller damlıyor bize tur bindiriyor tazılar, deliler gülmekten katılıyor, tıkırdayarak ayırıyor saat ölenleri. bütün bildiğim şu: ayaklarım kederdir burada,…

Charles Bukowski’nin beyanatları…

Bayan Arıza tarafından Mart - 5 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Charles Bukowski'ye selam olsun! BARLAR ÜZERİNE: Barlara pek gitmiyorum artık. Sistemimden çıkardım onları. Şimdi bir bara girdiğimde öğürüyorum, O kadar çok bar gördüm ki, yetti bana -gençken yapılacak iştir bara gitmek, biliyor musun, bir hatun kaldırmaya çalışmak, birileriyle dövüşmek filan, bütün o maço saçmalık – benim yaşımda yapılacak iş değil.…

Charles Bukowski “Bir Sigara Tüttürürsün”

Bayan Arıza tarafından Mart - 5 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Hışımla bir sigara tüttürür ve tarafsız bir uykuya dalarsın, uyandığında pencereler ve kederin şafağı karşılar seni, borazanlar yoktur; bir yerlerde, sözgelimi, bir balık- heryeri göz ve kıpırtı- suda oynaşır durur; o balık olabilirdin, orada olabilirdin, suya mahkum, göz olabilirdin, serin ve asılı, gayrı-insan; giy ayakkabılarını, geçir pantalonunu, hiç yolu yok…

Charles Bukowski “Bir Dahiye Rastladım”

Bayan Arıza tarafından Mart - 4 - 2011 zamanında yazılmıştır.

  bugün trende bir dahiye rastladım 5-6 yaşlarında, yanıma oturdu ve tren kıyı boyunca ilerlerken okyanusa geldik sonra bana bakıp hiç de güzel değilmiş, dedi. bunu ilk defa o gün farkettim.

Charles Bukowski “Bir Mizaç Problemi”

Bayan Arıza tarafından Mart - 4 - 2011 zamanında yazılmıştır.

  ayın 17'sinin gecesi bütün gece boyunca radyo çaldım komşular alkış tuttu ev sahibem ise kapıyı çalıp şöyle dedi LÜTFEN LÜTFEN LÜTFEN ARTIK BURADAN TAŞIN, çarşafları kirletiyorsun sonra o kan nereden geliyor? asla çalışmıyorsun uzanıp radyo ile konuşuyorsun ve içiyorsun bir de sakalın var bir de her zaman budalaca sırıtıyorsun…

Charles Bukowski “Postane”

Bayan Arıza tarafından Mart - 3 - 2011 zamanında yazılmıştır.

– Kitaptan Altını Çizdiklerim –   * Bana vız gelir. Kıçını öpecek değilim. Ya işi bırakırım ya da açlıktan ölürüm; başka yolu yok. * Bütün bu postacıların yaptığı, mektuplarını kutulara atmak ve düzmekti. Bu tam bana göre bir işti, ah evet evet evet. * Gözlerinde hiç parıltı yoktu. * Her gece…