dmşti ringo 45’lik otomatiğe şarjör takarken hedefler çit direkleri üzerine koyduğumuz viski şişeleriydi bize lisede okuttukları bütün o afilli gereksiz kafiyeleri siktir edin diye bağırdı ringo jim beam’i vururken ve cam patlayıp otların içine dağılmıştı memelerini bir çift altı patlar misali tutan bir kadının bulunduğu porno dergisi sayfasının üzerine basıp…
Edebi Şahsiyetler’ kategorisi için Arşiv
Bazı insanlar vardır ki savunurlar hayatlarını Bir hadımın savunması gibi Harem kapısını Önemli bir tüyo almış Bir borsacı gibi Şu anki doların Gerekenden daha kısa sürede Bugünkü değerinin çeyreği Edeceğini bilen Bir bankacı gibi Bir bardak kahvenin Başında oyalanmaktansa Yeğdir ölmek Övünmeye ihtiyacı olmayan Becerikli bir âşık gibi Amerika’daki bütün…
Küçük bir kızken annemin Pow Wow Cafe’de garsonluk yaparken giydiği kırmızı benekli kumaştan kısa eteğini ve dekolteli beyaz köylü bluzunu kolalayıp ütülemesini izlerdim ya da araca servisçilik işi için giydiği beyaz püsküllü botlarını parlatışını izlerdim, ona ne kadar güzel göründüğünü ve benim de büyüyünce garson olacağımı söylerdim ona ve…
İhtiyar adamlar ve kadınlar var Hayatları boyunca çalışmışlar Anca otuz kırk yılda Emekliliklerini isteyebilmişler Yirmi yıl ya da daha uzun yıllar boyunca Çalışmış ihtiyar insanlar var İşlerine son verildi Ve kıdem tazminatı aldılar o oldu Yaşlı insanlar var Çalışmadıkları gün yoktu onların Şirketlerinin batmasına tanık oldular Ve emeklilik ödeneği kalmadığını…
Yıllar yılı önce 1964’te Modesto’da çalıştığım vakitler Stockton’a direksiyon sallar ve oturup parka şarapçılarla içerdim. Salinas’ta tarla işçileriydı beraber içtiklerim Crow’s Landing’teyken Latino içki meclislerindeki işsiz Meksikalılar vardı yanımda North Beach’te ve Mission’dayken beleşçilerle ve hayatın sillesini yemişlerle takılırdım evsizler karaciğer sirozuyla esrarkeş titremeleriyle cebelleşirlerdi şimdiyse AIDS’le Fillmore’dayken Caza merak…
Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak…
“Bir hafta kalıp içtim, kiranın bitmesini bekleyerek, sonra da Village’in dışında bir oda tuttum. Derli toplu büyükçe bir odaydı ve çok ucuzdu, nedenini anlayamamıştım. Köşede bir bar buldum, bütün gün oturup bira içtim. Param hızla tükeniyordu, ama her zamanki gibi nefret ediyordum iş aramaktan. Sarhoş ve aç geçirdiğim her dakikanın…
Ne zamandır kendi siteme yazamadığımı fark ettim. Çünkü iş, hayat ve İstanbul koşturmacalarından uykuya bile zor zaman bulabiliyor insan. En son Anathema konser kritiği yazmışım. Onun dışında hoşuma giden müzik haberlerini paylaşıyorum fark ettiğiniz üzere. Bu anlamda en sevdiğim radyo ve site olan Radyo Eksen’e teşekkür ederim. Ben de güncel…
Kardeşim geçen hafta elinde bir kitapla bana geldi, yüzünde heyecanlı bir ifadeyle “abla bunu mutlaka okumalısın” dedi. Elinde tuttuğu kitabın adı “Sokak Kedisi Bob” ve yazarı da İngiliz James Bowen’dı. Kitabın kapağında da tatlı mı tatlı bir sarman duruyordu. Bir kedi annesi ve hayvansever olarak kitabın kapağı bile haddinden fazla…
Mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler içinde ahmaklar içinde ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda , işte o zaman farkına varırız intiharların, ayyaşların, hapishane kuşlarının, uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin varoluşun menekşeler kadar, gökkuşağı kasırga ve tamtakır mutfak dolabı kadar olağan bir parçası olduklarının. (Bana Aşkını Getir, Charles Bukowski, 200 Sayfa) Kaynak: Parantez…