The Charlatans

Bayan Arıza tarafından Ekim - 13 - 2010 zamanında yazılmıştır.

The Charlatans

1989 Manchester'de kuruldular. İşte bir ingiliz grubu daha. Ne varsa şu İngilizlerde çözemedim:)

Aslında grup oldukça eski, 1990'da ilk albümünü çıkardı. "Some Friendly" adını taşıyan albüm henüz yeni hareketlenmekte olan British indie piyasasına düşüverdi işte.

Yıllardır asla müziklerinden taviz vermeyen Şarlatan'lar güzel müzik yapıyorlar. Ne de olsa kanlarında İngiliz kanı var adamların o içe dönük hallerini ve bunalımlarını görmek mümkün şarkılarında.

"Wonderland"  2001'de çıktı. Favori parçam CD'deki 2.şarkı olan "Love is the key", sizce?!

2010'da albüm çıkaran grup, çalışmalarına tam gaz devam ediyor.

Grup elemanları: John Baker Tim Burgess Rob Collins Jon Brookes Mark Collins Tony Rogers

Albümleri: 1990 Some Friendly 1992 Between 10th&11th 1994 Up to our Hips 1995 Charlatans, U.K. 1997 Tellin' Stories 1998 Melting Pot 1999 Us&Us Only 2001 Wonderland 2002 Songs From the Other Side 2002 Live It Like You Love It 2004 Up at the Lake 2006 Simpatico 2008 You Cross My Path 2010 Who We Touch

Suede

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

SUEDE 'Britanya'dan çıkmış iyi şeylerden biri'

Suede (A.B.D.'de The London Suede adıyla anılır) 1990'lı ve erken 2000'li yıllarda aktif olmuş, Britpop müzik türünü başlatan gruplar arasında gösterilen ve İngiliz gitar-grubu rock müziğini yeniden oluşturan bir İngiliz alternatif rock grubudur. Birçok kez ortadan kaybolmalarına karşın, kadro değişiklikleriyle yeniden ortaya çıkıp, albüm sıralamalarında yüksek yerler alan albümler çıkarmayı başarmışlardır. Kuzey Amerika'da pek başarı kazanamamalarına karşın 90'lı yılların en başarılı İngiliz rock gruplarından sayılırlar.

1993'te Mercury Ödülü alan çıkış albümleri Suede'de içinde olmak üzere 3 liste başı albüm çıkarmayı başardılar. İkinci albümleri Dog Man Star ile 1994'te olumlu eleştiriler aldılar. Ancak bu albümün başarısı gitarist Bernard Butler'ın albümün çıkmasına kısa bir süre kala gruptan ayrılmasıyla gölgelendi ve albüm günümüzde rock klasikleri arasında gösterilmesine karşın bu ayrılış o dönemde albüm başarısını azaltmıştı.

Suede, İngiltere'de olumlu eleştiriler alan ve ticari başarı kazanan listelerde ilk 10'da yer alan 5 tane single çıkarmayı başarmış Coming Up (1996) ve Head Music (1999) gibi çalışmalara imza atmışlardır. Bu iki albüm de listelerde 1 numaraya kadar yükselmiştir, ki Head Music albümünün başarısı Brett Anderson'ın eroin bağımlılığı yüzünden lekelenmişti. Suede'in son albümü A New Morning (2002) bir ticari düş kırıklığından öteye gidememiş ve 2003'te Singles toplama albümlerinin çıkmasından sonra grup dağılmıştır. Geçmiş

Kuruluş Brett Anderson ve Justine Frischmann University College London'da okurken tanıştılar ve birlikte olmaya başladılar.Anderson'ın çocukluk arkadaşı Mat Osman'ın katılımıyla çalışmalarına The Beatles, The Smiths, ve David Bowie uyarlamalarıyla başladılar. Anderson'ın annesinin ölümü onu daha kararlı ve yoğunlaşmış bir kafa yapısına sahip olmasına neden oldu. Bu NME'de 'gitarist aranıyor' ilanı vermesi kararında etkili oldu. İlan 19 yaşındaki Bernard Butler'ın ilgisini çekti ve ilanı yanıtlayıp grupla denemelerden sonra çalışmaya başladı. Grup, davulcuları eksik olmasına karşın bir elektronik perküsyon seti kullanarak çalişmalarına başladı ve Suede adını seçti. Frischmann'ın görünürde grubun menejerliğini yapmaya çalışmasına karşın, grup sonuç olarak Londra'da Camden Town çevresinde ufak çaplı yerlerde sahne almaya başladı.

Suede'in ilk önemli atılımı Greater London Radio'da DJ Gary Crowley tarafından yapılan radyo programı Demo Clashte yarışmak için kaydettikleri ikinci demo kayıtları "Specially Suede" ile oldu. "Wonderful Sometimes" Demo Clashi 1990 yılında 5 Pazar üst üste kazandı. Bu Brighton menşeli bağımsız plak şirketi RML tarafından bir albüm anlaşmasını getirdi. Güvenilmez bir perküsyon setiyle yaptıkları bir seri gösteriden sonra Suede gruba yeni bir davulcu almaya karar verdi. Justin Welch bu pozisyonu doldurdu, ama 6 hafta sonra Crawley grubu Spitfire'a katılmak için ayrıldı. Welch'in ayrılmasındna sonra, Suede bu pozisyon için başka bir ilan verdi ve sürpriz bir şekilde ilana eski Smiths ddavulcusu Mike Joyce yanıt verdi. Joyce'un kararlı olmasına karşın bu pozisyon için çok nitelikliydi ve grupla "Be My God"/"Art" adı altında RML Records'dan çıkması planlanan single çalışması için iki şarkı kaydetti. Grup bu kayıtlardan pek memnun olmamıştı ve basılan kopyaların birçoğu yokedildi. Haziran 1990'da eski menejer Ricky Gervais aracılığıyla grup sürekli davulcu olarak Simon Gilbert ile anlaştı.

1991 yılında, Anderson and Frischmann ayrıldılar; Frischmann, Blur'dan Damon Albarn ile birlikte olmaya başladı. Frischmann grubun bu yeni durumu kaldırabileceğine inandı. Ama durum pek de böyle olmadı; Butler'ın belirttiği üzere Frischmann çalışmalara geç geliyor ve Blur ile olan yakınlığından bahsediyordu. Bu Frischmann'ın gruptan ayrılmasında büyük rol oynadı. Frischmann'ın ayrlmasından sonra grubun karakteri değişti. Anderson bir söyleşide "Eğer o ayrılmasaydı biz bir yere gidemezdik" demiştir. Anderson ve Butler bu ayrılıktan sonra yakın arkadaş olmuşlar ve birlikte yeni şarkılar yazmaya başladılar. Ama grubun müziği Londra ve Amerika'daki grunge gruplarının yaptıkları müzik yanında eski moda kalıyordu.

Albümleri: Suede (1993) Dog Man Star (1994) Coming Up (1996) Head Music (1999) A New Morning (2002) Üyeler: (1989-1991) Brett Anderson – Vokal Mat Osman – Bass Bernard Butler – Gitar Justine Frischmann – Gitar Simon Gilbert – Davul   (1991-1994) Brett Anderson – Vokal Mat Osman – Bass Bernard Butler – Gitar  / Piano Simon Gilbert – Davul   (1994-1996)  Brett Anderson – Vokal  Mat Osman – Bass Richard Oakes – Gitar Simon Gilbert – Davul   (1996-2001)  Brett Anderson – Vokal Mat Osman – Bass Richard Oakes – Gitar  Neil Codling – Keyboards / Synthesisers Simon Gilbert – Davul   (2001-2003)  Brett Anderson – Vokal Mat Osman – Bass Richard Oakes – Gitar Alex Lee – Guitar / Keyboards Simon Gilbert – Davul   Not: İnfo, wikipedia'dan alınmıştır.

Starsailor

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Starsailor

Starsailor, Britinya'dan çıkmış iyi şeylerden biri. Son zamanlarda Britanyalı modern rock grupları ile Amerikalı alternatif grupların sayısında gözle görülür bir artış oldu. Kimisi hayatta kalmayı başardı, kimisi silinip gitti.

Starsailor, 3.albümünü çıkardı ve ülkemizde de canlı olarak izleme şansı yakaladık.

İlk albümleri "Love is here" başarılıydı. Sonrasında "Silence is Easy" çıktı. 3.stüdyo albümlerinin adı "On the Outside". 

20'li yaşların ortalarındalar, melankolik 3 albüm yaptılar. Albümlerinde akustik gitar ağırlıklı. İlk kez "Alcoholic" ile duymuştuk isimlerini. Radyo Eksen bir dönem çok sık çalıyordu.

Ancak grup sabun köpüğü değil. İkinci allbümleri de başarılı. İlk albümden Fever, Good Souls, Poor Misguided Fool güzel, giriş şarkısı Tie up my Hands'de leziz.  

Hepsi birer Jeff Buckley fan'i olan Starsailor'un üyeleri şöyle sıralanıyor:

Grup Üyeleri:

*James Walsh – vocals/guitar *James Stelfox – bass *Barry Westhead – keyboards *Ben Byrne – drums   Albümleri:

Love is here 2002 Silence is easy 2003 On the Outside 2005 All the Plans 2009

Richard Ashcroft

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

The Verve'den kalan en güzel şey "Richard Ashcroft"

The Verve'in nimetlerinden fayfdalanmak lazım. İşte tam bir arıza İngiliz Richard Ashcroft, ex-Verve üyesi, oldukça yetenekli bir şahsiyet. Zaten "Bittersweet Sympony" i duyup etkilenmemek mümkün değildi. Dahası gidip hemen bir Verve albümü almalıydım aldım da. "Drugs Dont Work" lezizdi.

The Verve artık yok ancak frontman'i Richard Ashcroft yoluna devam ediyor. Müziği, eski grubu The Verve'in müziğinden pek farklı değil elbette hatta daha melankolik olduğunu söylemek doğru olur. Solo olarak çıkardığı ilk albümünün adı "Alone With Everybody" adını taşıyor.

Albümden çıkan ilk single "A Song For The Lovers", yeterince beynimize kazınıp, alışkanlık yapmıştı bile. Bir sevdiğim parça daha var ki ismi "Slow Was My Heart".

En son albümü 2006 yılında çıkan "Keys to the World". Yeni albümünü merakla bekliyoruz bu leziz beyefendinin. Albümler: 2000 Alone with Everybody 2002 Human Conditions 2006 Keys to the World

 

Portishead

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

PORTISHEAD

Portishead, İngiliz trip-hop müzik grubu. İsimlerini Bristol'un bir sahil kasabasından almışlardır.

Grup 1991'de Geoff Barrow ve Beth Gibbons tarafından kuruldu. Grup adını Barrow'un doğduğu şehirden aldı. Barrow daha önce Bristol'lu gruplardan olan Massive Attack ve Tricky ile de çalıştı. Grubun, solistliğini Beth Gibbons'ın yaptığı, Dummy, Glory Times, Portishead, Roseland NYC Live ve Third adlı 5 albümü vardır. "Sinematik" diye adlandırılan bir yapıları olduğu söylenir. Beth Gibbons'ın ayrıca Out Of Seasons adlı bir de solo albümü vardır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Portishead

PJ Harvey

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

PJ HARVEY

PJ Harvey'in en son edindiğim albümü "Uh Huh Her" idi. Bir önceki albümden daha melankolik buldum. Biraz ilk dönem albümlerine benziyor, sevdim.

Polly Jean, canlı izlemek istediğim tek kadın müzisyendi belki de. Hani bir şeyi çok istersiniz ya, işte öyle bir şeydi benimkisi.

Jazz Festivali sayesinde 11 Temmuz 2001'de bu şerefe nail oldum. Hem de dünyanın parasını verip, 3. sıradan izleyerek. Konser umduğum gibi değildi, kritiğimi "Konser Faslı" bölümünden okuyabilirsiniz. Kim peki bu sıska kadın PJ Harvey?

İngiltere’nin bağrından kopmuş, bağıra bağıra şarkılar söyleyen bir kadın. 40'ı devirdi ve bir sürü güzel albümü, sayısız single’ı, b-side’ı, düet’i mevcut. Şehirden ve şehir hayatından hoşlanmıyor. İngiltere’nin kuzeyindeki Dorset’te doğa ile içiçe yaşayıp, muhteşem şarkılar yazıyor. Hâlâ orada mı devam ediyor hayatına bilemiyorum ama İngiltere'den uzaklaşabileceğine pek inanmıyorum.

Kimileri O’na “İndie’nin Madonnası” diyor, kimileri O’nun müziğine "punk ötesi bir şeyler" diyor.

"Dry" albümü ile müzik piyasasına girdiğinde kimse bu denli başarılı olacağını tahmin etmiyordu. Ama O’nda belki birçok müzisyende olmayan bir cesaret, hırs ve kararlılık vardı. Belki de bu başarısı O’nun doğal olmasına ve şarkılarını kolay ifade edebilmesine bağlı.

Şarkı sözlerinde, kadın-erkek ilişkilerini ve cinselliği birçok hatunun cesaret edemediği bir şekilde haykırıyor. Bazen bir hayat kadınının çektiği sıkıntıyı (Is this Desire’in açılış parçası Angelene’de olduğu gibi), bazen içindeki fırtınaları, boğulmuş kız çocuklarını, ölü sevgilileri anlatır liriklerinde.

Günlük hayatında çok sakin biri. Belki O’nun bir şizofren olduğunu düşünebilirsiniz gerçi bir dönem O’da düşünmüş bunu ama en sonunda herkesin biraz şizofren olduğu sonucuna varmış. ,

Müziğin, sadece kulak ve beyin işi değil, vücut ve ruh işi olduğunu savunuyor. Dolayısı ile bunun neşeli major tonlarla yazılmış şarkılarla olamayacağını söylüyor.

Placebo‘nun Brian Molko'su da, PJ Harvey’in müziğini çok sevdiğini ve kendine örnek aldığını söylemişti.

Ailesi ile ilgili pek sorun yaşamamış. Ailesinin O’nun hayatında çok önemli olduğunu, her birinin birer gerçek rocker olduğunu söylüyor. Çünkü, anne ve babasının dinledikleri plaklar ile büyümüş.

Genelde sürekli eleştiri yapan müzik piyasası, PJ’e pek birşey söylememiş. İmaj yaratmaya çalışmamış ve O’nu bu hali ile kabullenmiş. O’nun doğallığı ve başarısı yüzünden olsa gerek.  Mesela, "To Bring You My Love" albümü, tüm dünyada yarım milyon satmış.

Önemli olanın iyi müzik yapmak olduğunu söylüyor PJ.  O’na göre, uzun süre ayakta kalabilen ve sınırları zorlayan müzik iyi müziktir. Risk almak gerektiğini ve popüler müzik için hiç böyle bir riske gerek olmadığını belirtiyor. Popüler müzik yapmaktansa bir çok insanın beğenmeyeceği tuhaf bir şey yapmayı tercih edeceğini söylüyor.

Müzik dışında, heykel yapıyor. Sokaktan topladığı değişik malzemeler, deniz kıyısından topladığı taşlar ile bir şeyler üretiyor. Birkaç kez bateri dersi almış.

Björk, Nick Cave, Tricky, Pascal Comelade gibi müzisyenlerle çalışmalar yaptı. Hal Hartney’in filminde bir rol bile kaptı. Ama müziğin her zaman baskın olacağını, sinemanın sadece değişiklik, kendinden kaçma olduğuna inanıyor. Müziğin her şey demek olduğunu, bir tavır, bir yaşama biçimi haline geldiğini her fırsatta belirtiyor. Albümleri: To Bring You My Love Rid of me Is this desire 4 Track Demos Stories From the City, Stories From the Sea Uh Huh Her White Chalk  

New Model Army

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

NEW MODEL ARMY

İngilizlerin politik grubu kurulduklarından beri konserden konsere giderek her türlü eyleme destek verdi. Çok samimi/sempatik olmalarının yanısıra, müziği gerçekten iyi yaptıklarını live olarak da görebilme şansına eriştim. Dirseklerimi sahneye dayayıp adamların gözümün önünde yaptıkları şovu ağzım bir karış açık izledim.

Ülkemizde birkaç kez gelen, 1980'de kurulan ve bugüne dek birbirinden başarılı birçok albüme imza atan New Model Army'nin diskografisi ise şöyle sıralanıyor:

1984 Vengeance 1985 No Rest for the Wicked 1986 The Ghost of Cain 1987 New Model Army 1989 Thunder and Consolation 1990 Impurity 1993 The Love of Hopeless Causes 1994 Raw Melody Men 995 Big Guitars in Little Europe 1998 Strange Brotherhood 1999 …& Nobody Else [live] 2000 Eight 2005 Carnival 2007 High 2009 Today is a Good Day  

Muse

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

O kadarçok ülkemize geldiler ki! Kim mi? Yakında akraba çıkacağımız gruplardan biri: MUSE

Muse'u ilk kez "Muscle Museum" ile duydum. Meğerse bu çocuklarda iş varmış.

İlk parladıkları zaman "Radiohead'e benziyorlar" diye hiç prim vermemişler çocuklara.

Muse'ın ilk albümü "Showbiz" gerçekten de muhteşem. Albümün kayıtlarını Radiohead'in "The Bends" albümünün yapımcısı John Leckie yapmış. Belki Radiohead'e bu kadar benzetilmelerinde prodüktörün de etkisi vardır.

"Benim hayatım Creep'i dinlediğim gün kaydı, elbette sesimi onun gibi eğitmeye çalıştım çünkü onun gibi söylemek istiyordum" diyor Matthew.

Grubun beyni sayılan Matthew Bellamy, hem vokalde, hem gitarda. Ayrıca herif, piyano ve Hammond çalıyor. Chris Wolstenholme adlı uzun soyadlı yakışıklı çocuk, bass ve back vokalde. Dominic Howard ise, Davulun başında geçmiş.

Matt, Chris ve Dominic depresyon çağının ortasında doğmuş bir jenerasyonun tüm özelliklerini gösteriyorlar.

13 yaşındayken "Gothic Plague" adında ilk gruplarını kuruyorlar ve 90'ların indie gruplarından çalmaya başlıyorlar. Bir ara isimleri "Fixed Penalty" oluyor sonra da "Rocket Baby Dolls". Rotalarını "Amerikan etiketli indie" olarak belirliyorlar. Ülkedekiler Oasis, Blur dinlerken onlar, Primus ve Smashing Pumpkins dinliyorlar. Nirvana'nın "Nevermind" ve Radiohead'in "The Bends" albümleri yapmak istediklerinin ne olduğu konusunda onlara fikir veriyor. "Muse" ismini aldıktan sonra iş ciddiye biniyor ve stüdyo günleri başlıyor. John Leckie gibi bir usta ile çalışıyorlar ve muhteşem "Showbiz" piyasaya çıkıyor. Matt, "Birçok grubun müzik hakkında güçlü duygular beslediğini sanmıyorum. Heyecanlı ve istekli olan son grup Nirvana'ydı bence" diyor.

İkinci albümleri "Origin of Symmetry" yi çok fazla tutmasam da genelde bir MUSE dinleyicisi olduğum için beğendiğimi söyleyebilirim. Albümdeki favorim ise "Dark Shines".

2002 yılında soundtrack'lerde kullandıkları şarkılardan oluşan "Hullabaloo" isimli albümü çıkaran Muse, 2003'te de "Absolution" u çıkardı ki evlere şenlik…

Anti-kahramanların birer birer öldüğü, Hollywood yıldızlarına dönüştüğü bu dönemde Muse'ın albümleri ilâç gibi geldi. Hepinize tavsiye ediyorum. Bu çocuklarda gerçekten iş var!

Albümler:

1999 Showbiz 2000 Showbiz [Japan] 2001 Origin of Symmetry 2001 Hypermusic [Japan] 2002 Hullabaloo Soundtrack [live] 2003 Absolution 2006 Black Holes and Revelations 2009 The Resistance  

Morcheeba

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

İngiltere'den çıkan iyi şeylerden biri daha: MORCHEEBA

1995'te İngiltere'de kuruldu. İlk kadroda, iki kardeş olan Paul ve Ross Godfrey vardı. Sonra "Skye" adında bir vokalist geldi gruba.

1996'da "Who can u trust" ile çıkış yaptılar. Skye'ın muhteşem vokali ile hemen trip hop çevresinde duyuldular. Tape Loop, Never An Easy Way gibi single'lar çıkardılar.

1998'de büyük bir patlama daha yaptılar. Biraz tarzları değişti. Tarzlarını daha melankolik bir tarza dönüştürdüler, daha komplike bir müzikle çıktılar. Müzikleri; folk, soul, hip-hop ve psychedelia arasında gidip geliyordu. Birçok festivalde çaldılar.

Portishead, Tricky, Massive Attack gibi grupları sevenlerin çok hoşlanacağı bir grup olan Morcheeba, sağlam bir müzikal altyapı üzerine, karamsar sözler yazıyor.   Albümleri: Who Can You Trust? (8 April 1996, Indochina) (UK) / (Discovery Records) (U.S.) Big Calm (1998, Sire) Fragments of Freedom (1 August 2000, Sire)  Charango (2 July 2002, Warner Bros.) The Antidote (2005) Dive Deep (2008, Echo/PIAS) Blood Like Lemonade (2010, PIAS)

Massive Attack

Bayan Arıza tarafından Ekim - 12 - 2010 zamanında yazılmıştır.

MASSIVE ATTACK

Britinya'dan, Bristol'den çıkmış en iyi şeylerden biri onlar! "The Wild Bunch" akımının sonucu olarak ortaya çıkan Massive Attack, bi ara "Massive" oldu, sonra ise yine Massive Attack.

Bugüne dek muhteşem albümlere imza attılar,ülkemize defalarca geldiler, eleman değişikliklerine rağmen müzik yapmaktan vazgeçmediler.

1991 tarihli "Blue Lines" ile trip hop denen hadise ortaya çıktı. "One Love" ile kalbime girdiler. "Safe from Harm" ve "Unfinished Sympathy" herkesi duman ettiler. Bu albümle, müzik piyasasına yıldırım hızı ile girdiler ve en tepeye yerleştiler.

İkinci albüm "Protection" da "Blue Lines"ı aratmadı. Tam bu vakitlerde Tricky ve Portishead, Bristol'de dolanmakta idi. Karizmatik vokalist 3D -ki sadece vokalistlerden biri ama benim için en iyisi- en sevdiğim heriflerden biri oldu. Bu arada, Horace Andy'nin incecik vokalini de sevmeye başlamıştım.     

1998'de 3.albüm "Mezzanine" çıktı. Açılış parçası "Angel" müthişti.

Tricky, Portishead, Radiohead ve birçok müzisyenlerle ortak çalışmalar yaptılar.

Daha önce Açıkhava konserini ıskaladığım Massive'i Maslak Park Orman'da yakaladım, muhteşemdi. En öndeydim. Büyülendim adeta. Blue Lines, Mezzanine ve Protection'dan çaldılar. "One Love"la açtılar ki en sevdiğim Massive Attack şarkılarından biridir. 

Massive Attack ile daha önce tanışmadıysanız kaybınız büyük ama geç kalmadınız. Uçmaya hazırlanın!

Albümleri: Blue Lines (1991) Protection (1994) Mezzanine (1998) 100th Window (2003) Heligoland (2010)

EPs: Massive Attack EP (1992) Splitting The Atom (2009) Atlas Air (2010)