Keane

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Keane

"Adalı müzisyenler"   Üç kişiden oluşan Keane, sağlam lirik ve melodilerle çok sevdirdi kendini, vokalist Tom Chaplin'in yumuşacık sesi de insanın içine işliyor adeta, kim demiş "iyi müzik için gitar ve bass her zaman gereklidir" diye? Piyano, davul ve vokalin muhteşem birleşimi, işte size KEANE!  

1997'de Sussex'de yani tabii ki İngiltere'de kurulan Keane 2004'te "Hopes And Fears" albümüyle sesini duyurdu. O albümü çok fazla dinledim, çok ruhani bir albüm. Coldplay'in ilk albümü "Parachutes" gibi değerlidir benim için, ilk göz ağrısı. "Hopes and Fears" dan sonra 2006'da en az onun kadar muhteşem olan "Under the Iron Sea" çıktı.

Albümden çıkan ilk single "Is it any wonder" adını taşıyordu. Albümün genelini çok seviyor olsam da favori şarkılarım Nothing in my way, Crystal Ball, Leaving So Soon sayılabilir.

2008'de ise 3.stüdyo albümleri "Perfect Symmetry" yi çıkardılar. Sıcak vokallere ve akıcı melodilere devam ediyorlar, 3.albümleri biraz daha dinamik olmuş.

Keane üyeleri şöyle sıralanıyor:

Tim Rice-Oxley – piyano Tom Chaplin – vokal Richard Hughes – davul

Albümler:

2004 Hopes and Fears 2006 Under the Iron Sea 2008 Perfect Symmetry 2010 Night Train (EP)

      

Joy Division

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Joy Division

Erken yitip gitmiş karanlık adam Ian Curtis ve tayfasının grubu Joy Division, müziğe farklı bir sound getirmiş, post-punk'ın öncesi olmuştur.

1976'da Britanya'da Manchester‘da kurulmuş olan Joy Division, kaotik müzikleri ile hâlâ çok sevilen, dinlenen ve müzik aleminde mihenk taşı sayılabilecek bir gruptur.

Grubun ilk adı "Warsaw" idi sonrasında Joy Division ismini verdiler.

Efsanevi adam Ian Curtis'den başka, Peter Hook (Bass), Bernard Sumner (Gitar) ve Stephen Morris (Klavye/Davul)'den oluşan Joy Division rock müzikle elektronik alt yapıyı birleştiren bir gruptu.

Ian Curtis'in 23 yaşında intiharı ile son bulan grup bugün bile kitleleri etkilemeye devam ediyor. Ian Curtis'in ölümünden sonra diğer grup üyeleri New Order'ı kurdular.

Ian Curtis ve Joy Division ile ilgili olan biteni merak edenler "Control" filmini izleyebilirler. Filmle ilgili kritiğimi "Film&Dizi" bölümünden okuyabilirsiniz. Filmi izlediğinizde Ian Curtis'in hayatına tanıklık ediyorsunuz adeta.

Ian Curtis gibi bir şahsiyetin erken yaşta yitip gitmesi ile diskografileri çok parlak olmasa da birbirinden muhteşem albümlere imza attılar. Şöyle ki:

1979 – Unknown Pleasures 1980 – Closer 1981 – Still 1988 – Substance

 

   

James

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

JAMES “Britanya’dan Çıkan En iyi Şey”

Britanya’nın en karizmatik, en sıcak ve en samimi grubundan bahsetmek çok zor olsa gerek. Söylenecek fazla söz var ama her söz ince elenip sık dokulmalı. Zira bu özel şahsiyetlerden bahsederken kelimeler kifayetsiz kalabilir. 

Değerli arızalar, başlıkta da okuduğunuz üzere James denince ilk akla gelen “Britanya” dır. Şahsi fikrim, bu adamların bu kadar güzel müzik yapmalarının altında yatan en önemli sebebin Ada’da yaşıyor olmalarıdır. Zaten İngilizler’in bildiğimiz mizacı bu. The Who’da olsa, Radiohead’te olsa veya Portishead’de olsa Ada mefhumunu bir şekilde hissediyorsunuz.

Girizgahı fazla uzatmadan konumuz James’e geçelim. Bu adamlarla tanışmam 1991 yılında ‘zaten sınırlı olan TV. programlarınının birinde’ “Born of Frustration” in videosunu izlemekle başladı. Videodan çok etkilenmiş ve şaşırmıştım. Zira, o dönemlerde rock grubu anlayışım maksimum 5 kişi ile sınırlıydı. Ancak bu adamlar adeta küçük bir ordu gibiydi. Videodaki herifler dağlarda-ovalarda dolaşıyor,  acayip samimi görünüyorlardı. Onlardaki farklı hava hemen seziliyordu. “Bu adamlar gerçekten çok özeldi.” İzledigim ve vuruldugum bu video sonradan öğrendiğim kadarı ile “Born of Frustration”,  Seven albümünün ikinci 45’liğiydi. Seven’dan çıkan ilk single ise “Sound” adını taşıyordu.

70’lerin sonunda punk ve new wave akımı patlamıştı. Genç James üyelerinin buna kayıtsız kalması olanaksızdı. Bu akım ile bünyelerindeki potansiyel müzik aşkı ortaya çıktı ve nihayetinde James, 1982’de İngiltere Manchester’da kuruldu. Patti Smith (özellikle ‘Horses’),  Joy Division ve The Fall gibi müzisyenlerden etkilendiler. Kurulduktan bir sene sonra Kasım 1983’te “Jimone” adındaki debut single’ları Factory Records’tan çıktı. Ufak çapta da olsa “James” ismi duyulmaya başlandı. Bir sonraki sene İrlanda’da The Smiths ile beraber ilk turnelerine çıktılar. İlk kadroda Tim Booth (vokal), Jim Glennie (bass), Gavan Whelan (davul, piyano, vokal) ve Paul Gilbertson gibi ustalar yer alıyordu. 

1986 yazında Stutter çıktı. 1988’deki Strip-Mine’ın çıkışı biraz askıya alınmıştı. 1989 yılında konser albümü “One Man Clapping”  çıktı. Ancak finansal sorunlar yüzünden bu albümü çıkarabilmek için bankadan borç aldılar. Bir sene sonra 1990’da “Gold Mother”  ile sıkı bir dönüş yaptılar. “Come Home” ve “How is it For You” gibi hitlerle uzun süre Modern Rock camiasını meşgul ettiler.

1991 yılında çıkan “Seven” a kadar birçok çalışmaya imza attılar, indie barlarında çaldılar, birçok grupla sahne aldılar ama “Seven” onlar için dönüm noktası oldu ve artık indie dünyasında “tanınanlar” kervanına katıldılar.

90’ların başında Stone Roses, Charlatans, Happy Mondays gibi gruplar gözdeydi. James, onlarla bir kefeye konulmak istemiyor ve Manchester hareketinden olmadıklarını iddia ediyordu. Bana kalırsa iddialarında haksız değillerdi.

1992 sonbaharında Neil Young ile turneye çıktılar. Tam bu dönemlerde Brian Eno ile işbirliği başladı. (İlerde çıkacak olan “Millionaries” albümünün prodüktörü Brian Eno olacaktı.)

Eleman sayısı fazla olduğu için gruba giren çıkan da çok oldu. Kronoloiik olarak grup elemanlara göz atacak olursak; 

Şu an ki kadro ile (gerçi Tim Booth ayrıldı ancak Tim Booth yazısı değil bu. O yüzden James’in son kadrosundan bahsetmekte fayda var)

Tim Booth kurulduğundan beri vokallerde yer aldı, David Baynton davul&perküsyonda, Jim Glennie bas gitar ve geri vokalde, Saul Davies gitar ve geri vokalde, Mark Hunter klavyede, Adrian Oxxal gitarda ve Michael Kulas geri vokal, gitar ve perküsyonda yer alıyorlar.

Eleman değişikliğinden bahsetmiştik. Bir dönem James’te yer alanlar arasında Larry Gott (gitar, klayve, flüt, geri vokal), Andy Diagram (trampet, geri vokal), Gavan Whelan (davul, piyano, vokal), Paul Gilbertson (gitar)’ı sayabiliriz.

Efsanevi albüm Seven’ın, grubun resmi sitesinde albüm tarihinin 1992 olduğu belirtiliyor. Ancak Cd’ye bakıldığında 1991 tarihi göze çarpıyor. Kaldı ki ilk single’ın 1991’de çıktığı düşünülürse single çıkışı 91, resmi çıkış ise 92 diyebiliriz. Bu albümde Tim Booth yine vokalde, Andy Diagram trampet ve geri vokallerde, David Baynton Power davul ve perküsyonda, James Glennie bas gitarda, Saul Davies gitar, perküsyonda, Mark Hunter klavyede ve James Gott’ta gitarlarda yer almış.

İlk çıkan single’lar Born of Frustration ve Sound dışında diğer çarpıcı parçalar, yine albümle aynı adı taşıyan Seven, Ring the bells ve Mother’ı sayabilirim. 

Seven’dan sonra en sevdiğim James albümü olan “Laid” 1993 yılında piyasaya çıktı. Bu albümde, kötü şarkı bir yana defolu şarkı bile yok. Muhteşem lirikler, muhteşem melodiler. Şu kesin ki bu adamlar inanılmaz güzel söz yazıyorlar. Kimi gruplar salt müzikal teknikleriyle ön plana çıkarlar. Bazı grupları dinlersiniz ve melodi size muhteşem gelir. Ancak liriklere baktığınız zaman hayal kırıklığı yaşarsınız. Çünkü çok sıradandır. James’in her iki tarafı da iyi kotardığı bir gerçek.

“Laid” te toplam 13 şarkı mevcut. Seçim yapmak gerçekten zor. Albüm “Out to Get You” ile başlıyor. Daha ne oldum demeden en sevdiğim James parçası “Sometimes” sizi kucaklıyor. Dream Thrum, One of the Three, Say Something, Five-O, P.S. derken albüm sizi sarıp sarmalıyor. Böylesi samimi bir müzikle ilk kez karşılaşıyorsunuz belki de…Fire yok bu albümde hiç. James gerçekten çok samimi, zaten mühim olan da bu. Aslında tüm olay samimiyet. İstersen en pahalı prodüksyonu yap, istersen işinin ehli bilmem kaç tane müzisyeni bul getir, götür stüdyoya…Ruh yoksa olmaz! Eğreti durur, bilirsiniz. James, Radiohead, Suede veya Pulp gibi gruplar ruhun derinlikliklerine hitap ediyor, bizi darmaduman ediyor. Belki de bu adamların en büyük meziyetleri ‘müzikten önce’ samimiyetleri.

Konu fazla dağılmadan James’e dönelim. 1993’te Laid’in çıkışı ile James, Britanya’nın en ünlü indie guplarından biri haline geldi. 1994’te Wah Wah piyasaya çıktı. Wah Wah güzel bir albümdü elbette ama Laid’in etkisi öyle güçlüydü ki James severler o sıcaklığı bulmaya çalıştılar.

1997’te Whiplash çıktı ki özlenene biraz daha yaklaşıldı sanki. Albümün açılış şarkısı “Tomorrow” bir nevi milli marş gibi sardı bizi. She’s a Star, Waltzing Along albümdeki diğer iyi parçalardandır.

1998’de bence bugüne dek yapılmış en güzel “Best of“ albümü çıkar. Albümde tam 18 tane James şarkısı vardır. Come Home’dan, Sometimes’a, Say Something’ten, Seven’a, Born of Frustration’dan, Laid’e…Daha önce James’le tanışma fırsatı yakalayamamış olanlar için biçilmiş kaftandır bu albüm.

1999’da Millionaires çıkar. Bu albüm, pek beklenen&özlenen bir albüm değildir ne yazık ki…James fanları hayal kırıklığına uğrar. Bir parça elektronika girmiştir işin içine. Hani öyle pek ahım şahım arıza şarkılar da yoktur. Bana kalırsa albümde Just Like Fred Astaire, Hello, We’re Going To Miss You iyi şarkılar. Yukarıda da söylediğim gibi bu albümün prodüksiyonunu ise Brian Eno yapmıştır.

25 Haziran 2001 yılında “Getting Away With it (All Messed Up) single’ı, ardından da 2 Temmuz’da grubun 11. stüdyo albümü “Pleased to Meet You” ‘nun çıkışı ile James fanlarının yüzü güler. Bu albüm, grubun –ne yazık ki- Tim Booth’lu son albümüdür. Bir önceki albüm “Millionaries” e göre daha iyi şarkıları barındırır bünyesinde. “Space” ile başlayan albüm “Falling Down” ile devam eder. Albümdeki ilk arızalar, çıkan ilk single ‘radyolarda sıkça duyduğunuz’ Getting Away With it, Pleased to Meet You, Senorita, Alaskan Pipeline sayılabilir. 

Bu albüm, Tim Booth’un son olarak içinde yer aldığı James albümü olur. Böylece 20 yıllık beraberlik bozulmuştur. James fanları büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Çoğumuz Tim Booth’suz bir James düşünememekteyiz. 20 yıl gibi uzun bir zamana sığdırılmış 11 albüm var. Bunlarla yetinmek zorundayız belki de. Ancak Tim Booth vakt-i zamanında iletişim kurduğu Angelo Badalementi adındaki müzisyen dostu ile beraber “Booth and the Bad Angel” projesi ile yine gündemde. Angelo Badalementi, Blue Velvet, Twin Peaks gibi filmlerin müziklerine imza atmış bir şahsiyettir.

James, son konserlerini de Aralık ayında İngiltere’nin değişik bölgelerinde (Brighton, Leeds, Newcastle, Birmingham, Manchester, Glasgow, London) verdi.

Tim Booth’un ayrılması ile büyük bir üzüntü yaşayan müzik dünyası bakalım kendini nasıl toparlayacak?

Biz James fanlarına düşen, eldeki albümlerle yetinmek değil. Tim Booth’un gruba geri dönmesi, muhtesem albümlerle bizi mutlu kilmasi için dua etmek. 

Bana İngiliz müziğini sevdiren bu adamların önünde saygıyla eğiliyorum.

ALBÜMLERİ KRONOLOJİK SIRA İLE

Pleased To Meet You (2001) Millionaires (1999) James: The Best Of… (1998) Whiplash (1997) Wah Wah (1994) Laid (1993) Seven (1992) Gold Mother/James (1990) One Man Clapping (1989) Strip-mine (1988) Stutter (1986)

JAMES, hangi grupların şarkılarını cover'ladı?

Morrissey – "We Hate it When Our Friends Become Successful" Leonard Cohen – "So Long Marianne" Velvet Underground – "Sunday Morning" David Bowie – "China Girl"

JAMES şarkıları hangi gruplar tarafından cover'landı?

The Smiths – "What's the World" Unrest – "Folklore" Voice of the Beehive – "Sit Down" Carter the Unstoppable Sex Machine – "Sit Down" Kulas – "Laid"  (live, NXNE Müzik Festivali, Haziran 1997) Better Than Ezra – "Laid" (1999 turnelerinde)

JAMES ismi nereden geliyor?

Orange Juice’in gitaristi James Kirk’i çok sevdikleri için gruba “JAMES” ismini vermişler.

Neden SEVEN?

Grup elemanlarının sayısı 7 olduğu için çıkış albümlerine “SEVEN” ismini uygun görmüşler.

JAMES elemanlarının doğum tarihleri:

Tim Booth 4 Şubat 1960 David Baynton Power 29 Ocak 1961 Jim Glennie 10 Ekim 1963 Saul Davies 28 Haziran 1965 Mark Hunter 5 Kasım 1968 Adrian Oxxal bilinmiyor Michael Kulas Nisan 1969

Yasemin KANAT (Nisan 2002) Bu makale, Lull dergisinin Haziran sayısında, Garaj.Org başta olmak üzere birçok müzik sitesinde yayınlanmıştır.

Coldplay

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

COLDPLAY

İlk kez "Yellow" la duydum ve sevdim Coldplay'i. İlk albümleri "Parachutes" i defalarca dinledim.

2002'de çıkan 2.stüdyo albümleri "A Rush of Blood to the Head" ilk albümlerini aratmış olsa da yine de o bilindik Coldplay sound'undaydı.

2003'te bir live albüm çıkardılar.

2005'te oldukça güzel bulduğum "X&Y" çıktı.

Vokal ve gitarda Chris Martin, bass gitarda Guy Berryman, davulda Will Champion ve diğer gitarda da Jon Buckland'den oluşan Coldplay "Parachutes" adını verdikleri ilk albümleri ile Britanya'da oldukça büyük bir başarı elde etti ve böylece dünyaya açıldı.

İlk albüm çıkana dek olan müzikal geçmişe şöyle bir bakalım:

İlk EP'leri "Safety", Mayıs 1998'de 500 kopya olarak basıldı. O zamanlar henüz Londra Koleji'nde öğrenciydiler. Parachutes'e gelinceye kadar çok sayıda EP çıkardılar.

Sırası ile;

Safety EP Bigger Stronger | No More Keeping My Feet On The Ground | Such A Rush

Brothers & Sisters Brothers & Sisters | Easy To Please | Only Superstition

The Blue Room EP Bigger Stronger | Don't Panic | See You Soon | High Speed | Such A Rush

Shiver Shiver | For You | Careful Where You Stand

Yellow Yellow | Help Is Round The Corner | No More Keeping My Feet On The Ground

Albümleri: 2000 Parachutes 2002 A Rush of Blood to the Head 2003 Live 2003 2005 X&Y 2006 Love, Actually 2008 Viva la Vida or Death and All His Friends  

Clinic

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

CLINIC

25 Haziran 2000'de Radiohead'in Selanik konserinde izlediğim bu grubu Kod Müzik sayesinde 6 Nisan Salı 2004'de Manhattan'da bir kez daha izledim.

Liverpool'lular bildiğim kadarıyla. 2000'de ilk albümleri "Inter Wrangler"i çıkardılar. Bunun öncesinde ise 1999'da "Second Line" isimli bir single çıkarmışlardı ve bu single'ları Levis reklamlarında kullanılmıştı.

İkinci albümleri 'Walking With Thee' bence mükemmel bir albüm. Zaten bu albümle Grammy'ye bile aday gösterildiler ("En İyi Alternatif Müzik Albümü" dalında).

İngiliz modern/indie rock'ından hoşlanıyorsanız bu ağır abileri tavsiye ederim.

Grup üyeleri: Brian Campbell ( Bas, vokal) Ade Blackburn ( Klavye, vokal) Carl Turney ( davul) Hartley (Gitar, klavye) Diskografi

Albümler: Internal Wrangler (2000) Walking with Thee (2002) Winchester Cathedral (2004) Visitations (2006) Do It! (2008) Bubblegum (2010)

EPs: IPC Subeditors Dictate Our Youth (1997) Monkey on Your Back (1998) Cement Mixer (1998) Operating at a Theatre Near You Vol.1 (2004)

Singles: "The Second Line" (1999) "The Return of Evil Bill" (2000) – UK #70[4] "Distortions" (2000) "The Second Line" (re-release) (2000) – UK #56[4] "Walking With Thee" (2002) – UK #65[4] "Come into Our Room" (2002) "The Magician" (2004) "Circle of Fifths" (2004) "Tusk" (2006) "Harvest(within you)" (2006) "If You Could Read Your Mind" (2007) "Free Not Free" (2008)Video "The Witch (Made To Measure)" (2008) "Tomorrow" (2008) "I'm Aware" (2010)

Compilations: Clinic (1999) (compilation of the first three EPs) Funf (2007) (compilation of b-sides)

Bush

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

BUSH

Ülkemizde bir kez canlı izlediğimiz grunge ile beraber anılan bir grup olan Bush, Nirvana'nın İngiltere versiyonu gibidir. Tıpkı Silverchair'in Avustralya çıkarması olması gibi.

Grunge'ın patladığı 90'larda "Sixteen Stone" isimli bir albümle parladılar, sene 1994 idi. Ve albüm cidden vurucuydu. Keza 1996'da çıkan "Razorblade Suitcase" de ziyadesiyle hoştu. Sonra ne iş yaptıklarını kestiremiyorum. Ben hâlâ o ilk zamanlarındayım.

2001'de "Golden State"i çıkaran Bush 2005'te "Zen X Four" adını taşıyan bir CD ve DVD çıkardı piyasaya.

Gavin Rossdale'in sesi biraz Eddie Vedder'dır, görüntüsü de biraz Cobain:) Yine de güzeldir, hoştur. Kendisi yıllar boyunca Gwen Stefani'ye aşık olduğunu haykırmış durmuş, sonunda da gördüğünüz üzere sonunda muradına ermiş, bir de çocuk sahibi olmuştur.

Bush, Grunge'ın kaydedeğer gruplarındadır.

Albümleri:

1994 Sixteen Stone 1996 Razorblade Suitcase 1997 Deconstructed Interscope 1999 The Science of Things 2001 Golden State 2010 Everything Always Now    

Bloc Party

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

BLOC PARTY

ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE, “BLOC PARTY” YE BAKIN BİR KERE!

Kim ne dersin 2005’in en iyi albümü “Silent Alarm” ın sahibi müthiş İngiliz grup Bloc Party idi. Silent Alarm, tek kelimeyle taş gibi bi albümdü. Kof şarkı barındırmıyor, sizi hem dans ettiriyor, hem de sert sözleriyle düşündürüyordu.

Albümün açılış şarkısı Like Eating Glass, albümde ilk vurulduğum şarkı oldu mesela. Albüme giriş için biçilmiş kaftandı adeta. “Helicopter” le tam gaz devam etti albüm. “Banquet” ile dans etmemeniz imkânsızdı.

İlk albümdeki şarkıları şöyle sıralanıyordu: 1  Like Eating Glass 2  Helicopter 3  Positive Tension 4  Banquet 5  Blue Light 6  She's Hearing Voices 7  This Modern Love 8  Pioneers 9  Price of Gas 10 Little Thoughts 11 So Here We Are 12 Luno 13 Plans 14 Compliments 15 Plans [*/mix] 16 The Pioneers [*/mix]

This Modern Love, Blue Light, Luno, aslında hepsi güzel. Hani çok alıştık ya, Adalı gruplara, bu adamlarda farklı bir lezzet var, hareketlilik, canlılık, nasıl söylesem, monotonluğa yer yok şarkılarında.

Silent Alarm'dan sonra 2 albüm daha çıkaran Bloc Party müzik serüvenine devam ediyor. Albümleri: Silent Alarm (2005) A Weekend in the City (2007) Intimacy (2008)  

Belle and Sebastian

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

BELLE AND SEBASTIAN

"Belle and Sebastian" son yıllarda dinlediğim en iyi İskoç gruplarından biri. Aynı ülkeden çıkmış Mogwai olsun, Beta Band olsun, bu tip grupları dinledikçe ve keşfettikçe ada mefhumunun insanın yaratıcılığına olan katkısı yadsınamıyor.

"Belle and Sebastian", 1996 Ocak ayında Glasgow"daki gece klüplerinden birinde kuruldu. Grubun şarkı yazarı ve solisti Stuart Murdoch ve basçı Stuart David bir araya geldiler ve bir kaç demo kaydettiler. Stow College Music Business Course'da kaydedilen bu demoyla Tigermilk'in temelleri atılmış oldu. Demo üç günde kaydedildi ve binlerce kopya basıldı.

Ağustos gibi başlayan çalışmalar sonunda ilk legal LP'leri "If Youre Feeling Sinister" 18 Kasım'da çıktı. Tindersticks ve daha bir çok grupla çaldılar.

1997 yazında ise 8 Nisan"ında da "Dog on Wheels" çıkmştı. Grup üyelerinin sayısını gün geçtikçe artıran Belle and Sebastian, modern rock camiasında duyulmaya ve singleları indie listelerinde yükselmeye başladı.

Arka arkaya gelen albümler, singlelar derken kendi ülkeleri dışında Britanya"da hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaştılar.

"The Boy With the Arab Strab" ve "If You"re feeling sinister" gibi muhteşem albümlerin yaratıcı oldular. Albümlerinde kof şarkı neredeyse yok gibi. Özellikle bir dönem fena halde takıldığım " Get me away from here, i am dying" günde minumum 15 kez dinlenebilecek güzellikte bir şarkı.

Müzikleri melankolik olmasının yanısıra içinde huzur da barındırıyor. Grubun söz  yazarı Stuart Murdoch bu konuda bir dahi. Zira kendisi inanılmaz güzellikte şarkı sözü yazıyor.

Diskografilerine bakılınca sağlam işler çıkardıklarını görüyoruz.

2003 sonbaharında da son albümleri  "Dear Catastrophe Waitress" ile çıktılar müzikseverlerin karşısına.

2006'da ise çok güzel bir albümle "The Life Pirsuit" ile selamladılar bizleri. Ben çok seviyorum bu grubu ve naçizane tavsiye ediyorum sizlere. Referans olsun diye de aşağıda değişik albümlerinden en çok sevdiklerimi sıraladım.

2010 yılında "Write About Love" albümünü çıkaran grubun bazı albümlerinden favori şarkılarımı sıralıyorum:

* Tigermilk The State I Am In Expectations She's Losing It

* If You're Feeling Sinister Seeing Other People Like Dylan In The Movies The Fox In The Snow Get Me Away From Here, I'm Dying If You're Feeling Sinister

* The Boy With The Arab Strap Sleep The Clock Around A Summer Wasting Dirty Dream Number Two The Boy With The Arab Strap Simple Things

Grup Üyeleri

Stuart Murdoch, Stevie Jackson, Stuart David, Richard Colburn, Sarah Martin, Chris Geddes, Mick Cooke, Isobel Campbell

Diskografi

. / . The Life Pursuit . / . Dear Catastrophe Waitress . / . Storytelling . / . I'm Waking Up To Us . / . Jonathan David . / . Fold Your Hands Child, You Walk Like A Peasant . / . Legal Man . / . Lazy Line Painter Jane . / . This Is Just A Modern Rock Song . / . The Boy with the Arab Strap . / . 3.. 6.. 9.. Seconds Of Light . / . Lazy Line Painter Jane . / . Dog On Wheels . / . If You're Feeling Sinister . / . Tigermilk

* Dog On Wheels Dog On Wheels The State I Am In

* Lazy Line Painter Jane You Made Me Forget My Dreams A Century Of Elvis

* 3..6..9 Seconds Of Light A Century Of Fakers Put The Book Back On The Shelf

* This Is Just A Modern Rock Song This Is Just A Modern Rock Song I Know Where The Summer Goes    

Anathema

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

ANATHEMA

Adalı grup. Sokakta görsem "evet bu adamlar İngiliz" diyebileceğim kadar da Adalılar.

1990 yılında 'Pagan Angel' adı altında Liverpool'da kurulan ve ülkemizde defalarca konser veren müthiş grup Anathema'nın diskografisi şöyle sıralanıyor:  

Albümler: They Die (1992) The Crestfallen (1992) Serenades (1993) We Are the Bible (1994) In the Name of Satan (1994) Pentecost III (1995) The Silent Enigma (1995) Slatanic Slaughter 2 (1996) Eternity (1996) Alternative 4 (1998) Alternative Future (1998) Judgement (1999) Deep Promo Single (1999) Make It Right (1999) Resonance (2001) A Fine Day to Exit (2001) Resonance 2 (2002) A Natural Disaster (2003) Hindsight (2008) We're Here Because We're Here (2010)

 

   

Radiohead hakkında bilinmeyenler

Bayan Arıza tarafından Ekim - 10 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Radiohead hakkında bilinmeyenler

Radiohead ismi nereden geliyor? Talking Heads'in "True Stories" albümündeki bir şarkıdan.

Thom Yorke'un gözleri sorunlu mu? Evet, gözlerinde kaslarda bir sorun var. Buna tıpta "dewayness sendromu" diyorlar.

Paranoid Android single'ının kapağındaki Esparante dilinde yazılmış kelimeler ne anlama geliyor? Dangera najbar-ajo: Tehlikeli komşuluk Injektiklo: Şırınga Malamikigi: Kendine düşman yaratmak Malvenkemo: Yitirmek anlamına gelebildiği gibi bazen zafer anlamına da gelebiliyor. Mortigi tempo: Öldürme zamanı Airbag EP'sinin kapağındaki 1426148550 numarasını bir anlamı var mı peki? Eğer başına 44 eklerseniz (ingiltere'nin kodu) ve telefonu tuşlarsanız telefona Thom Yorke çıkıyor ve "Hello" diyip telesekretere bağlanıyor. Bazı sözcükler var şarkılarında, onlar ne anlama geliyor, bileniniz var mı? 🙂 Bakın, bir kaçı şöyle: The Bends: Derinlik sarhoşluğu Climbing up the Walls: Kaf Dağı'na tırmanmak How to disappear completely and never be found: Doug Richmond'ın aynı isimli kitabı.

Derleyen: Osman Kaytazoğlu