Konser’ kategorisi için Arşiv

Dream Theater

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Melih Sancar'dan Dream Theater

Dun aksam bir yandan Rock Republic festivali kapsaminda Doro ve In Flames Sariyer'de caliyorken Parkorman'da Dream Theater sahne aldi. Iste konserden bazi notlar;

– Disarida yaklasik olarak 1.5 saat yilan gibi kivrila kivrila ilerleyen bir kuyruktan sonra 20.45 gibi iceriye girebildim. Ve hemen Petrucci'nin calacagi yere mumkun olabildigince yakin bir yere konuslandim 🙂

– Hic ihtimal vermezken grup 21.15 gibi neredeyse hic gecikme olmadan sahneye cikti. Cikar cikmaz As I Am'i caliyorlardi.

– Baslarda hic hiz kesmeden Fortune in Lies, Panic Attack gibi tempolu sarkilar ile devam ettiler.

– John Petrucci, konser boyunca gitar ile yapilabilecek her turlu saklabanligi yapti diyebilirim. Fretboard'u ustten tutup calmaktan tutun da Myung'un basina sulanmaya kadar 🙂 Bir ara Jordan Rudess'in piyanosu esliginde kisa bir solo atti.

– John Myung her zamanki gibi "Gozlerimi kaparim, vazifemi yaparim" seklinde takiliyordu. Adamin konser boyunca Bass'in fretbourd'u disinda bir yere baktigini gormedim desem yalan olmaz herhalde…

– Mike Portnoy muhtesemdi. Tam anlamiyla costu ve costurdu. Zaman zaman davulu ayakta caliyordu. Bagetleri ile surekli olarak bizleri gaza getirdi. Hatta bazen bir eliyle sarkiyi calmaya devam ederken, diger eliyle bagetini havada sallayarak bizleri bir maestro gibi yonetiyordu. Rock tarihinde seyirci ile bu kadar etkilesime giren kac tane davulcu vardir bilemiyorum. Adam her haliyle bir gun once izledigimiz Dave Lombardo'nun tam tersiydi.

– Jordan Rudes konsere yeni oyuncaklari ile gelmisti. Ozellikle Sacrified Sons'da bol bol kullandi. Bir ara cesitli klasik eserlerden derleme yaptigi (hatta arada "Daha dun Annemizin…" sarkisini da caldi) bir piyano solosu yapti.

– James LaBrie bence bircok konserde oldugundan daha hareketli ve coskuluydu. Bircok konserde oldugu gibi sarkilarin vokal partisyonlarinin disinda hep kulise gitti. Konser sonunda "gelecek sefer geldigimizde gorusuruz" diyerek tum milleti gaza getirdi.

– Hatirladigim kadariyla As I Am, Fortune In Lies, Panic Attack, Endless Sacrifice, Learning to Live, Sacrified Sons, The Root of All Evil (Bu sarkinin bir bolumu This Dying Soul'a mi benziyor?), In the name of God, Just Let me Breathe, The Spirit Carries On, Solitary Shell'i caldilar.

Bir kere bis yaptilar ve o zaman da Metropolis Pt. 1'i caldilar.

– Konserin ortasinda bir 15 dakikalik mola verdiler.

– Zaman zaman sololari Petrucci ve Rudes'in ayni anda simultane calmasi tam bir virtuozite gosterisiydi.

– Endless Sacrifice'in sonunda Portnoy sarkiyi saglam bir soloyla bitirdi.

– John Petrucci, hemen her sarkida gitarini degistirdi. Solitary Shell'i ise cift fretboard'lu bir 12 telli ile caldi.

– Izleyici kitlesi cok farkli yas gruplarindan olusuyordu. Grup genel olarak gosterilen ilgiden fazlasiyla memnun gorunuyordu.

– Portnoy, konser boyunca saga solu tukurup durdu. John Petrucci'nin neden Mesa Boogie'lerinin ustunu seffaf bir pleksiglas ile orttugu boylece daha net anlasildi 🙂

– Grup yeni albumden Sacrified Sons'u kesinlikle orijinalden daha iyi caldiler. Bir an once o sarkinin konser versiyonunu edinmek lazim.

– Ses duzeni kesinlikle kusursuzdu. Hemen hemen her notayi duydum diyebilirim.

Benden bu kadar. Unuttugum, akladigim ya da yanlis yazdigim birseyler varsa konsere katilan arkadaslar beni duzeltebilirlerse sevinirim.

Melih Sancar  

Dream Theater

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

4 Temmuz 2009 Dream Theater Istanbul Konseri

Gectigimiz Cumartesi Dream Theater konserini izlemek icin Macka Kucukciftlikpark'daydik. Mekan komik bir yer. Sanki donme dolaplari, carpisan arabaları arkaya ve yanlara itip bir bosluk acmislar ve orasi sahne olmus gibi:) Arkadasimla Besiktas'la bulusup 8 gibi alana geldigimizde Cynic sahnedeydi. Cok fani oldugum bir grup degil ama gayet iyi caldilar. Bu arada biz de bol bol bira tuketip havaya girmeye basladik.

Hava kararinca kalp atislarimiz dogal olarak hizlandi. One ilerlemeye calistik ama nafile sahneye 25 metre kala tikandik. Adamlar In The Presence of Enemies ile girdiler olaya. Tam mallasmisken ustune Beyond this life ve misunderstood, son albümden A nigtmare to remember vs dagildik. Bu arada onumdeki mal cifti yakmak istedim cunku 1.dakkada sirta cikip konser seyredelim moduna girip gorus acimi mahvettiler. Hos bakislarimla ittirerek yana gectim kibarca:) Bu arada egim berbat. Ayrica sahnenin yan tarafinda ekranlar olmadigi icin bir cok kisi icin konseri seyretmek eziyet oldu.Ses sistemi de iyi degildi bence ama adamlar cok iyi kardesim.

Hollow years calinca millet ask moduna girdi hatta cakmak yaktik Scorpions ortami olsun diye:) Dakikalar geciyordu ve hala As I am calmadi icin deli olmaya baslamistim. Awake albumunden brkac parca caldiktan sonra sevdigim parcalarindan olan Solitary Shell'e gectiler. Ustune gecenin Metallica ambiyanslı dakikalarına gectik:A rite of Passage ve Pull Me Under. Pull Me Under bir nevi Sad But True etkisi yaratti ortamda. Seyircinin(ve benim de) en costugu sarki bu oldu. Metropolis'e girdikleirnde hayatla bagimiz kopar gibi oldu, bu adamlar gercekten iyi dedim. The Crimson Sunset ile olay bitti. Gitaristleri Petrucci icin kelime bulamiyorum, karizmanin dorugunda. Forumlara baktigimda kimleri sikayetci ama butun elemanlar iyiydi bence. Bazen o kadar kotu performanslar izliyoruz ki ufak tefek seylere takilmamak lazim bence.

Sonucta, ustunden 2 gun gecti ama hissettigim su ki;bu adamlar her turlu ovguyu hak ediyor.

*Mekanda tuvaletler parasiz ve hatta temiz sayilirdi, sasirdim:) Kitle de iyiydi. Herhalde bir cogunu Deep Purple konserinde de gorurum.

İlker Yıldırım

 

Deftones

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Berivan'dan Deftones

ben bu konsere kritik yapamam heralde. pek objektif olmaz. konser hatiralari diyebilirim en fazla (:  

katatonia basladiginda girdik konser alanina, vip bolumunde demirlerle cevrilmis alanda beklemeye basladik. ister katatonia caldi etti, seyirciler delirdi, cok eglendiler. ben fazla bilmedigim icin kendilerini bi kenarda onleri fanlara birakarak dinledim.

saat 10 gibi sahnede hazirliklar basladi. vip bolumu de sikis tepis olmaya basladi bu arada. onde az kisiyiz diye uzuluyordum meger herkes deftones baslayinca alickmis ondeki yerini. neyse efendim arada calinan shakiralar j.lo'lar lambadalar sayesinde gobek atarak bekledik.

saat oldu 1o kusur. isiklar sondu. herkes bagiriyor, gergin, bayilmaya an kaldi. o sirada sagdan cikan chi'yi gorup ben "allah noluyo" derken chino kosarak geldi, ortadaki monitorun ustune cikti ve saaak diye passengarla konser acildi. ben tam arkadaslarima donup "aaabi noluyoo" diye bakarken herkesin ayri bi dunyaya gittigini gordum. sonra tam olarak ne oldu ne ben, ne diger izleyiciler hatirliyor galiba. ilk 3 sarkida falan "oha aklimda tutayim setlisti hmhm" derken sonrasinda tek hatirlayabildigim demirlerin onunde chino'yu ellemeye calismamiz, en onnndeeen ama gercekten ennn onden deftones izlemis olmak, chi'nin bize bakip bakip gulmeleri, chino'nun super hareketleri, sarki soylemek ve bagirmaktan kisilan ses, yenilen tekmeler dirsekler oldu. benimle konsere giden insanlarin en yakindigi sey fazla hareket etmeden, minimum dansla muzik dinlemem oldu surekli burda beni gorseler gozlerinden bir yas suzulurdu heralde. mosh pit'in gobeginde kocaman abilerle ziplayip carpisirken buldum bi ara kendimi.

my own summer, around the fur, feiticeira, change, passenger, 7 words, bored, hexagram, head up, if only tonight we could sleep, be quiet & drive simdi aklima gelenler. heralde bi yerden bi setlist bulurum da ne calmislar goruruz. benim icin 90 dakikalik hic birini ayird edemeden dinledigim biseydi. sey diyorum, sarki degil, konser degil, neydi ya of.

konser arasinda bi arkadasim sayesinde chi, stephen ve abe'nin imzaladigi adrenaline kapagim sayesinde zaten elim ayagim dolanikti. bi de boyle super caldilar, super diyalog kurdular. iyice ne oldugumuzu sasirdik. bu arada diyalog derken, oturup konusmak degilmis seyirciyle olan iliski, bakisin durusun jestlerin ve mimiklerinmis esas olay. tek tek hepsi canavar gibiydi, allah razi olsun tum organizatorlerden ve sahne onunde arkasinda azan seyircilerden.

bundan sonra benim dogumgunum 24 haziran olsun.

 

Candlemass

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

İstanbul'dan Candlemass geçti

Ortaokul zamanlarimdan (yani Epicus albumunden beri) araliksiz dinledigim isvecli Doom metal grubu Candlemass gectigimiz Pazar gunu Istanbul Yeni Melek'te bir konser verdi. Zamaninda (internet vs. yokken) resimlerini bile goremeden dinledigimiz bu muthis grubu canli dinlemek (ve hatta birsuru fotograflarini cekmek) cok cok buyuk bir zevkti benim icin. Konsere gidemeyenler icin konserden kisa kisa notlar:

-Salon kapisinda birkac saat bekletildik. Bekleme sirasinda icilen biralarin etkisi ile ahali, kapinin acilis saatine yakin saatlerde yerlere oturma-yatma egilimindeydi

-Calacak gruplar Candlemass, Destruction gibi bir miktar eskinin gruplari oldugu icin izleyici kitlesinin yas ortalamasi yaz ortasinda duzenlenen festivallere oranla cok daha yuksekti.

-Genel olarak katilim cok dusuktu. Toplam birkac yuz kisi ancak vardi. Gerci ben bu duruma cok sevindim cunku Candlemass'i en onden rahatca izleyebildim.

-Saat 20:30 gibi kapilar acildi. Sahne Candlemass icin hazirlanmisti. Ilk olarak on gruplarin cikmasini beklerken Candlemass'in sahne duzeni ile karsilasinca ilk onlarin cikacagini anlayarak daha da bir sevindik.

-Soundcheck sirasinda Lars ortalarda dolasip elindeki SG ile takiliyordu.

-Saat 21:00 gibi isiklar karardi ve Leif, Lars, Mats ve Jan sahnedeki yerlerini aldilar.

-Grup sahne alirken arka planda banttan Marche Funebre caliyordu.

-Hemen ardindan Messiah sahneye geldi ve grup konsere Mirror Mirror ile basladi.

-Daha cok eskilerden caldilar. Siralamasi tam olarak aklimda degil ama setlist asagi yukari soyleydi: Mirror Mirror, Solitude, The Well of Souls, Demon's Gate, Black Dwarf, The Man who fell from the sky, Copernicus, Ancient Dreams, Crystal Ball

-Izleyici kitlesinin bircogu Candlemass'i Epicus, Doomicus albumu ile tanidigi icin bu albumden calinan parcalarda kitle halinde gaza gelindi.

-Cok beklememe ragmen Edge of Heaven'i dinleyememek kotu oldu.

-Messiah'in bu hareketlilik ile nasil bu kadar kilolu oldugu da ayrica bir panel konusu tabii.. Adam seyirci ile surekli kontakt halindeydi. Surekli elini bizlere uzatti. Biz de geri cevirmeyip kendi elimizi ona uzattik abi :))

– Mats ve Leif hallerinden memnun gorunuyorlardi. Izleyici sayisi cok dusuk olsa da ilgi onlari memnun etmis gibi gorunuyordu.

– Grup yaklasik 1.5 saat kadar caldiktan sonra sahneden ayrildi.

-Ben konserin hemen hemen yarisini yanimdaki iki tane dijital fotograf makinesinin vizoru ve LCD ekranindan bakarak gecirdim.

-Konser bittikten sonra Destruction ve diger gruplarin konserini izemeye kalmadim. Candlemass'tan sonra ne dinlesem bos gelecekti cunku. Umarim bu adamlar bir daha gelebilirler Turkiye'ye.

Melih Sancar  

Barışa Rock (Sakin)

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

BarışaRock (9 Ağustos'08)

Caner Aydın'dan Sakin'le dolu bir kritik…

Evet, biraz kişisel ama içinde çok done var, buyrun buradan yakın….

Aslında festival ve konserler hakkında pek anlatılacak birşey yoktu barışarock'ta..İlk defa gittiğim festival'i açıkçası beğenmedim..Hatta 2. gün benim için artık bir bunalma ve eve kaçış macerasına dönüştü..

Neyse gelelim ilk güne..Kamil ve Behlül'le planladığımız gibi Akm önünde 17:00'de buluşalım demiştik.Behlül 16:00'da gitmiş garibim bizi bekliyomuş..Ben plana uyarak tam 17:00'da (evet tam 00'da bende şaşırdım normalde randevulara 5 dk da olsa geç kalırdım ama sözkonusu bir sakinfan buluşması olunca =P) ordaydım..Sonra biraz oturduk canca007 ve sari_ yani Can ve Çağrı geldi..Ve Kamil beyi beklemeye başladık…10 dk 20 dk falan derken saat oldu 17:50 falan Kamil beyimiz (: ancak teşrif edebildiler..Neymiş ? Komşusu buna taze fasülye yapmışta bu da çok severmişmişte..dayanamamış yemiş..falan filan..Bunu bir de geldi bize rahatça anlattı herif.Neyse Kamil'i sevdiğimizden pek hasar vermedik otobüslere doğru yöneldik.. (: Bi ara servisle mi gitsek otobüsle mi karmaşasından sonra bir de baktık daha önce bizi görüpte yanımıza gelmeye çekinen sitede eski ama aramızda yepyeni bir sakinfan..Nirvanaer Erman..Tanışma faslını geçtikten sonra ki zaten hepimizi tanıyormuş otobüse bindik..Binerken gördüğümüz acayip ve festivalle hatta barışla falan alakası olmayan tipleri görünce orada neler görebileceğimizi tahmin ettik zaten..Otobüste hepimiz ayaktaydık ve uzun yok güzel muhabbetimiz eşliğinde hiç sıkmadan geçti bitti..Kamil'i beklerkende Can ve Çağrı önderliğinde baya güldük eğlendik..Ben ilk kez buluşmada bulunan Behlül'ü de araya karıştırdım kaynadı direk..Gerçi kendisinin çok kolay kaynaşabilme özelliği var ama onları şimdi karıştırmayım..Hikayenin sonunda geri döneceğim bu konuya Behlül'cüm merak etme (: Yol bitti alana geldik rozetlerimizi aldık derken grup halinde içeri girdik..İçeride demirbaş kadrodan Gülru ve İnanç her zamanki gibi oradaydı.. (: Onları bulduk..Daha doğrusu yaptıkları güzel Sakin köyünü bulduk..İlk defa buluşmalara gelen Yuki'yle de tanıştık bu arada..Anlatıldığı kadar da usluymuş valla hiç havladığını falanda görmedim.. (: Biraz oturduk köyümüzde..Bu arada yepyeni bir sakinfanımız olan Gülru'nun babasıda oradaydı onu da es geçmeyelim burdan selamımızı saygılarımızı gönderelim..Can ve Çağrı bu arada kendi arkadaşlarını aramaya gitmişlerdi..Ki Çağrı yani sari_ burdan herkese yayıyorum..Bir hain sakinfan olarak Sakin konseri sırasında ben Gevende'yi izleyeceğim banane diye tutturdu..Tüm uyarılarıma rağmen Gevende'yi izledi (: Neyse Allah'tan neşe kaynaklarımızdan biri oldun da seni sakinfan adına affediyorum (: Ufak bir hatırlatma yapıyım..Aynı saatte denk gelmeselerdi bende Gevende'yi çok izlemek isterdim..Gerçekten kaliteli bir grup ve canlı performanslarını çok merak ediyorum..ki 2 saat 20 dk'lık bir performans sergilemişler…Daha sonra karınlar acıktı bi an toplu bi şekilde yemek yemeye gidiliyordu ki…dedik bir elemanların yanına uğrayalım yahu gözükelim bir..Sahne arkadasında kısa bir bekleyişten sonra Cenker ve Özdemir'i içeri girerlerken yakaladık..Onlarla kısa bir selamlaşmadan sonra içeriden Onur ve Soner'i çağırdılar..Onlar geldi ve ikisiyle ayaküstü topluca baya koyu bir muhabbet başladı..Hatta bir ara cevval sakinfanımız imge (: bile yine telefonla Onur'a bağlantı yaptı..Artık ne konuştuysa adamı 5 dk falan alıkoydu (: Onur'un Zeytinli'ye kimler geliyor sorusu üzerine neşeli çocuklar gibi ben! ben! ben! diye parmak kaldırdım (: Sonra ondan Pazar günü hepberaber bir kahvaltı yapalım orda lafını duyunca bir sevindim tabi.."Vaay güzel olur tamam ayarlarız abi ben orda da örgütlerim toplarım herkesi" dedim (: Soner'de orda güzel gözleme yapan bir yer vardı falan dedi hatta bir ara (: Tabi ben hemen Lütfi'ye bir mesaj attım. "Bak böyle böyle git araştır olum hemen" diye (: Benim "yaa acaba caddebostan konserini izlesemde öyle mi gitsek acaba" dememe karşılık "yaa boşver sakin'i ya gidin yüzün ya eğlenin manyakmısınız" diye espriyle karşılık vermesi..Sonra yandığım için karanlıkta beni görememesi falan güzel enstantenelerdi..(yahu yaz yaz bitmiyor daha konser faslına gelemedim) Muhabbet sohbet fotoğraflar derken gittik konser alanına..Hee fotoğraf demişken Behlül'e teşekkür ederiz katkıları için..o da aradan çıksın (:

Konserler…

İlk başta Gren'i izleyelim de en azından Sakin'de öne geçelim diye grup halinde gittik..Arada yemek faslı falan derken ben kocaman bir eşşeklik yaparak yerleşme telaşıyla Yasemin'i (Bayanariza) aramayı unuttum.Daha önceden içeride buluşuruz diye haberleşmiştik üstelik..Neyse alabildiğim kadar aldım gönlünü ve hemen o da çığ gibi büyüyen sakinfan grubumuza dahil oldu..Gren'i ilk defa baştan sonra kadar izledim ama konserden çok arkamızda pogo yapan ilginç tipler ve kendi çapında deli danalar gibi kopan kel herifi dikkatlerimizi çekti..Genel aksamadan dolayı sahneye çıkış saati 23:00 olan Sakin 23:30 gibi sahneye çıktı..Onur'un günün anlam ve önemini belirten sloganıyla ve değişik bi şekilde Sentetik Sezar'la başlayan konser yine beklenmedik bir şekilde Bizim Değil isimli yeni şarkılarıyla devam etti..Sırasını karıştırıp eksik yazabilirim ama çalınan şarkılar Denek Hayatım,Küçük Prens,Edepsiz Komedya,Laleler Beyaz,Kırmızı Oda,İkarus Başarsa ve Kor Bir Ay idi.. Tabi ki bizi doyurmadı bu..Behlül'ün "abii Yağmur Güncesi'ni söylemediler yaa" feryadı… Benim "ulan tamam Küçük Prens'i söylemeleri güzel oldu ama keşke Bu Defa'yı es geçmeselerdi" yakarışım..Kamil'in "abi çok kısaydı ya" sızlanışı havada kaldı..Sanırım en önde olduğumuz için ses düzeni bize çok kötü geliyordu..Çünkü arkadan izleyenler sesin gayet güzel geldiğini söylediler..Bu arada konser sırasında yanımızda Cem ve hemen arkamızda olan ama bizim sonradan farkettiğimiz tsigani'de vardı..Sonuç olarak doyurmasada aç bırakmadı ama eğlenceli bir sakin konseri oldu..Tabi bu birazda 26 Temmuz konserini izleyenler için geçerli sanırım..Daha sonra mor ve ötesi sahneye çıktı..önceden çok izlememe rağmen baya bir zaman olmuştu mor ve ötesini doya doya izlemeyeli..derken yine doya doya izleyemedik..Harun oldukça neşeli gözüktü ama çalınan parçalar son iki albümden ve yine kısa süresinden dolayı o da pek tatmin etmedi..ve bitti konserler herkes dağıldı o ara bizde birbirmizi kaybettik..

Bir süre sonra çadır alanına döndüğümde herkes ayrı bir alemdeydi..Bi kısım sahne çıkışındayken Kamil ve Behlül sanrım bizi arıyorlarmış..Erman'da eve dönmüş bu arada..Bu arada sonradan duyduk ki Kulise benzeyen o yerde bizim elemanlardan yanlış bilmiyorsam eğer Özdemir ve Cenker'in çantaları çalınmış..ve onlarda haliyle sinirli bir şekilde alanı terk etmişler..Bunu da Barışarock gibi bir organizasyonda olabilecek doğal birşey olarak gördüğüm için pek şaşırmadım açıkçası..Saat 3 olmuştu ve üşüme zamanları yaklaşmıştı..Ben yine yanımda hiçbirşey götürmediğimden üşüdüğümü kimseye belli etmemeye çalışıyordum.. (: Neyse kendime Can'ın bir arkadaşından bir üst bulduktan sonra alan içinde takılmaya devam ettik..Neden ? Çünkü Kamil-Caner-Behlül sap üçlüsünün bir çadırı ve kalacak herhangi bir yeri yoktu.. (: Uykular gelmişti ancak belli edilmiyordu..Hadi çay içmeye gidelim!..Hadi kahve içelim!..Hadi fotoğraf çekelim! derken saati 4-5 ettik (: neyse ki yine benim çevrem sayesinde =P bizim veletlere kalacak yer buldum (: yanlız sağolsun cem'in uyarılarına rağmen iki kişilik çadıra sabah 6 gibi üç kişi girdik..ilk başta dümdüz mumyalanmış bi şekilde yatabildiğimiz için yana falan dönmemiz bi 5 dakikamızı alıyordu..tek ve sadece benim kafama yetebilecek yastığı Behlül'ün kafasının altından el çabukluğuyla çaldım (: bir ara artık niyetimi bozdu nedir Kamil ortada yatareken bana doğru dönerek yatmaya çalıştı..Sonra kaşık maşık diyince tırstım bir ara dedim "noluyo lan" (: "Kamil sana güveniyorum bak bende yan döneceğim" diyince Behlül gülme krizine girdi ardından hepimiz topluca ufacık çadırın içinde sabahın köründe bir gülme komasına girdik (: Arkadaş! O neydi yaa..sağa dön yok..sola dön yok..ya abi uyunmuyo! deli olduk..neyse 2-3 saat karambole uyumuşum sanırım..aslında keşke uyumaz olaydım bi kaltım ki heryerim ağrıyo..üstüne üstlük başağrım dahada depreşmiş..Heeee bi de sabah Cem bizim yatcağımızı tahmin edememiş veya beni ciddi zannetmemiş heralde ki bir ara çadırı açtı "aa bu ne lan bunlar uyumuş lan burda" dedi. (: bende uyandım ama hiç bozuntuya vermedim uyandırılıp ayılmayalım diye (: Sonra o an yanıma bir baktım ki maşallah Kamil banamısın demiyor dana gibi yatıyor afedersin (: Kalktık..ve içmeden sarhoş gibiydim..Bir an evvel oradan kurtulmalıydım..Behlül'de gitmek için sızlanmaya başlamıştı zaten (: Ama caddebostan konseri el ilanlarını dağıtma işine adadı kendini sonra..Tabi %90'ını kızlara veriyordu ilanların veee sonra bir hatunu gözüne kestirdi..Ama helal olsun gitti konuştu hatta hatun ondan büyük olmamış olsaydı belki tavlardı da ama hiç değilse msn adresini aldı (bak olum yazarım açıklarım demiştim benden günah gitti =p) (((: belki de şu an onunla konuştuğu için bizi hiç sallamıyordur (: Kamil ben ille de Mahşer'i Cümbüş'ü izleyeceğim..izlemeden gitmem diyince dayanamadık Behlül'le geri dönelim dedik..Milletle vedalaştık ve çile dolu geri dönüş yoluna koyulduk..Sağolsun İnanç'cığım bizi taaa çıkışa kadar yolculadı..Eve döndüm ve bir uyumuşum o yorgunluklaa…oof of..bir uyandım nerdeyse mevsim değişmiş (: o kadar değil tabi de =p 15 saat falan uyumuşum.. (:

Sonuç olarak ilk defa gittiğim Barışarock'u organizasyon olarak beğenmesemde eğlendik güldük Sakin'in dinledik onlarla muhabbet ettik..Peki bunlar için değermiydi ? Değerdi beee! değerdi anasını satıyım! sakinfan için canım feda! çocuğumu keserim be! ((:

Son bir not : Bu yazı her ne kadar yazılışı uzun sürmüş olsa da oldukça aceleye gelmiş ve içerisinde bir çok imla hatası kelime tekrarları barındırmaktadır..benden söylemesi..mod arkadaşlarımız bir ara darbe yaparlarsa sevinirim (:

Zeytinli SakinFan Kahvaltısı ve tüm ayrıntıları bu sefer daha özenli ve düzenli bir şekilde çok yakında sadece burada!!

(bilmiyorum okuyanlar ne der ama aceleye geldi pek içime sinmedi..ama olsun:)  

Barışa Rock

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Barisa Rock, 24 Ağustos 2007, Arzu'dan 1.Güne dair izlenimler

Ben gittim bir arkadasimla. Gecen yila oranla epey guzel geldi. Hatta organizasyondan Hasan Tahsin ile gorusmustuk. Beklenenin ustunde bir program olmasini dilemistim. O da " Beklenenin altina dusmeyelim, baska bir sey istemem." demisti. Cuma aksamina boyle guzel bir katilim beklemiyordum dogrusu. Yas siniri gecen yillar gibi 18 ve alti degildi. Aksine kelli felli insanlar, oturmasini, kalkmasini, dinlemesini bilen insanlar vardi. Gevende ve Nev'i kacirdim ama Bulent Ortacgil ve Aylin Aslim-Yakup'u dinledim. Aylin gecen seneki gibi tozu dumana katmaktansa, slow 3 sarki soylemeyi tercih etti.

Yiyecek ve icecekler icin bilet sirasina girmek sacma geldi ve yorucu. Bunun sebebide sponsorlugu ustlenen firmanin parayi tek elde toplama istegi olabilir. Tuborg gecen sene festivalden istedigi geliri elde edemedigi icin bu yil ana destekci olmamis. Onun yerine Tunceli'den bir firma ustlenmis giderleri. Bu nedenle olsa gerek, Munzur sulari ve bilmem ne ayranlarini icme sansim oldu.

Gecen senelerde farketmemistim ama alanda disko daha once var miydi? Cadirlarin biraz ilerisinde, bir sahnede castir castir club muzigi caliyordu ve t-shirtlerini cikarip danseden tipler vardi.

Misirli grubu da begendim ayrica. Bir de gecen senelerde pek rastlamamistim ama bu yil turist katilimcilar da az degil. Hele upuzun rastali saclari ve tuhaf basliklariyla dunyalar guzeli iki adamla karsilasmak iyi oldu. Israil'den gelmisler.

Yarin aksam Iranli ve Irlandali gruplar icin de gitmek planim var. Gidersem yazarim.

 

Afrirampo

Bayan Arıza tarafından Ekim - 8 - 2010 zamanında yazılmıştır.

Ağzım açık kaldı!!!

Afrirampo adları. İki tane Osakalı Japon kız ve yaşları henüz 20. Zaten kendilerine göz benzerliğimizden dolayı baya bir -dinlemeden bile- sempati kurmuştum:) Konser Roxy' deydi ve 22.00 gibi başlayacaktı. Neyse bu iki Japon kızımız fazla abartmadan 23.00 'e yakın çıktılar sahneye. Tabi ne çıkış!!! Zaten biz Japon bir garage&punk grubu dinleyecek olmanın heyecanını ve şaşkınlığını taşırken, bu yaşıtım olan 2 hatun dakika bir gol bir dedirten bir şekilde sahneye dekoltesi bol giysileriyle çıktılar (ayrıntıya girmiyorum:p).hatunlar bizi kırmızılar içinde karşıladılar.

Ve konserleri:

Allah' ım!!! Japonca gibi rock müziğe bu kadar uymayan bir dili bile "cuk" diye oturttular.

İkinci şarkılarında zaten roxy ahalisi olarak hatunların sadece gürültü olmadıklarını destekler nitelikte baya bir coştuk. Ayrıca bu şarkıda sadece "do… do do do..do … do..do….." diye devam edip giden bir melodi vardı. Kudurttular. Bir ara, ortalara doğru, iyice uçtular!!! Gitarı ahaliye verdiler, dokunan dokundu, sonra aldılar, telleri öperek şarkı söyledi vokalist kızımız ve bizi bitirdi, gerçi zaten bitmiştik ama olsun, bir yaşa daha girdik açıkçası. Ve sona sakladığım davulcusu grubun:) Böyle davul çalan bir insan daha görmedim; çatır çatır o şarkıları nasıl çaldı, nasıl garip sesler çıkarıp tepindi, inanamazsınız. Bence o gece davul eğitimi alanların hepsi eve gidince kesin kendi çaplarında çalıştılar. Ve acayip bir enerjileri vardı ikisinin bunun sonucu bu bize de geçti. İlk çalmaya başladıklarında hepimizin ağzı açık kaldı. Konser bitti halen şoktaydık. Asla önceden tahmin edemeyeceğimiz, taa niye Japonya' dan geldiklerini idrak ettiğimiz baya hoş bir konser verdiler. Çok hoş oldu, kaçıranlar hayal bile edemedi, girenlerse çarpılıp çıktı!

Ozan

Golddust86@gmail.com

   

RocknCoke 2007

Bayan Arıza tarafından Ekim - 7 - 2010 zamanında yazılmıştır.

RocknCoke 2007 izlenimlerim…

Grunge kuşağı bunu kaçırmamalıydı!

Chris sanki aileden biri gibiydi. Biz grunge kuşağı elemanları için ulaşılamaz bir şeydi. Ama o gün sahnede sanki bizden birinden daha fazla bizimleydi. Ailemizin son bireyi gibi. O kadar sıcak ve içtendi ki. Hikayelerini anlattı. Eşi Vicky'i tanıştırdı. Söylediği şarkıyı ona yazdığını söyledi, yanına gitti. O kadar samimi, yapmacıksız, insan gibi insandı.

Ağırlığı solo albümlere verse de. O kadar bilinen şarkıların arasına güzel yedirdi bence..ve sanki…aile içinde olduğu için kişisel takılmak hoşuna gitti..ve solo albümlerinin hepsini şarkı şarkı bilmesemde…deli gibi alkışladığımı ve eşlik etmeye çalıştığımı hatırlıorum..ve buradan hoşnut olarak ayrıldığını düşünüyorum..

(Arkadaşlar, dream tv de sahne almadan önceki bir röportajına denk gelmişler…chris "her zaman değişik yerlere gitmek istediğini fakat gerek soundgarden gerekse audioslave döneminde grup arkadaşlarının evlerinden fazla uzaklaşmak istemediğinden" dem vuruyormuş.. ve en son küba konserinde değişik yerlere gitmesi gerektiğini hissetmiş..)

Smashing Pumpkins bence masturbasyon yaptı…zero, today, tonight tonight vee bullet with butterfly wings (bu şarkıda öyle bir zıplayıp "spine on my rage, I'm still rat in a cage" die bağırdım ki..yanımda konser izleyen ufak kızlar -herhal- üzerimize düşer filan diye öyle beni izlediler…eee olduk yine 105..:) haricinde adam fazla kişisel takıldı…yaa ilk kez geldiğin bir yere ..biraz aralara tıkıştır dimi ..(türkiye forması giyse de ..pek bişi ifade etmedi..yapmacık kaldı..) Ama o aralara iyilerden bikaç tıkıştırdı..:) Ama yine de kalan Smashing elemanlarını görmek güzeldi..Darcy ve James Iha olmasa da.. olsa herhal biz ölürdük..ve billy böyle çalmayabilirdi…(ama çalabilirdi de..siamese dream albümüydü galiba..her şeyin kaydı bitio..adam dio ki..benim içime sinmedi tümünü ben çalcam..al işte billy corgan modülü..:) James Iha artık prodüksiyon şirketi sahibi..ve Darcy den hiçbir haber yok…

Manic Street Preachers ise tam beklediğim gibiydi..beklediğim hemen hemen herşeyi çaldılar..basçıları nicky wire konser videolarında izlediğim gibi, sempatikti..önümdeki bir kız durmadan onu çekti ve o da bunu fark etti ve ona özel hareketler yaptı zıpladı bacaklarını açtı filan…James Dean konser videolarındaki kadar soğuk değildi…hatta neden siyah t-shirt giymesi konusunda bir espri yaptı ama…ben tam olarak anlamadım..:) (muhtemelen soğuk espri olabilir 🙂 seyircide pek bi tepki vermedi..en azından ben duymadım… ve izlediğim hiçbir konserde izleyiciyi alkışladığını görmediğim James Dean…kulise girmeden önce (ben öyle bir alkışladım ki) tekrar döndü ve alkışladı…onlar da böyle birşey beklemiyorlardı kanımca..onlarında hoşuna gittiğini düşünüyorum…

Ve naçizane bir görüş..bu ilk defa gelen gruplar (ve bir genellemeyle, türkiye'ye ilk gelen insanlar) nasıl bir potansyiel barındırdığımızı bilmiyorlar..çok şaşırıyorlar..ve bunun beni çok eğlendirdiğini söyleyebilirim :=)

Özgür "Beer_dir_bear" Zorlu