NEM (1 Nisan 2006 – Balans)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

NEM (1 Nisan 2006 – Balans)

Uzun süredir Nem'in "Güneşte Yalnız" albümünü dinliyordum ve tüm insanlara bahsediyordum.

Sevgili Murat Beşer'le Nem hakkında konuşurken, ilk İstanbul konserlerinin 1 Nisan'da Balans'ta gerçekleşeceğini öğrendim.

Nem, davulda Emre Koylu, bas gitarda Levent Kutlutürk, vokal, gitar ve piyanoda Hakan Özlücan, gitarda Kıvanç Bosuter'den mütevellit Ankara menşeili bir grup. Grup üyelerinin ikisi Ankara'da, ikisi de İstanbul'da ikamet ediyor. Güneşte Yalnız, ilk albümleri.

İlk klibi "Yarım kalan hayaller yaşındayız" a çektiler. Enteresan olan şu ki, kendilerine de söyledim bunu, albümü bir bütün olarak çok sevmeme rağmen sıralama yapacak olursam en az sevdiğim şarkı bu. Ancak albümde hiç kof şarkı yer almadığı gibi tek kelimeyle şahane ve ruha cuk oturan bir albüm olmuş. Satışların da fena gitmediği ancak bu konuda plakçılarına pek de soru sormadıklarını öğrendim. Bu kadar bilgiyi konser öncesinde sevgili Murat Beşer'in sayesinde kulise giderek ve onlarla tanışarak/konuşarak edindim. Sağolsunlar, elimde imzalı bir CD var.

Saat 00.10 gibi sahne aldılar. Balans'ta ses oldukça iyiydi. Piyano, vokal ve diğer enstrümanları çok rahat duyabildik. Albümdeki tüm şarkıları çaldılar. İki tane albümde yer almayan şarkılarından, bir tane de Mahir Günşıray'la ortak bir projede yer alacak olan şarkılarını çaldılar. Hakan, hasta olduğunu söylemesine rağmen sesi çok güzeldi. Konseri en önden ve tüm şarkılara eşlik ederek izledim ve çok keyif aldım.

Setlist şöyle sıralanıyor:

Bir Zamanlar Güneşte Yalnız Kuş Evi Sarıldım Kendime Güneşe Bakarken Nükleer Kış Kırılana Dek Gezegen Hakkettim mi Melekler Düşerken Yıldızlara Mer. Yaz Çanları Sabah Işıltısı Yarım Kalan Hayaller Yaşındayız Siyah Martılar

Tek şikâyetim, grup sahnedeyken arkadan gelen uğultuydu. Bu beni oldukça rahatsız etti. Hani bir ara sahneye fırlayıp nutuk çekmeyi bile düşündüm. Umarım sahneye dek ulaşmamıştır o uğultu. Zira ne NEM ne de başka bir grup bunu hakediyor.

Konser bittikten sonra bis yapıp "Nükleer Kış" ı ve "Melekler Düşerken" i çalarak bize harika bir müzik ziyafeti çektirdiler. Umarım onları bir kez daha izlemek mümkün olur.

Güneşte Yalnız'da yer alan şarkılar da şöyle sıralanıyor:

1.güneşte yalnız 2.melekler düşerken 3.nükleer kış 4.kırılana dek büküldüm 5.bir zamanlar 6.kuş evi 7.yarım kalan hayaller yaşındayız 8.sarıldım kendime 9.güneşe bakarken 10.hakettim mi 11.siyah martılar 12.sabah ışıltısı

Efes Pilsen One Love Festival, 2.gün (10 Haziran 2006 – Park Orman)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Efes Pilsen One Love Festival, 2.gün (10 Haziran 2006 – Park Orman) Mor ve Ötesi

Mekâna vardığımızda Çilekeş konseri henüz bitmişti. Mor ve Ötesi'ni hayranlıkla izledim tabii ki, her MVÖ konserinden sonra olduğu gibi yine kendime gelemedim: darbe, ayıp olmaz mı, beyaz, gül kendine, daha mutlu olamam, şirket, kördüğüm, cambaz, bir derdim var, aşk içinde, re, uyan ilk aklıma gelenler. "23" diye bağırdım her zamanki gibi ama en az onun kadar sevdiğim "beyaz" ı çaldılar. Ben onları çok seviyorum, her zaman sevdim ve her zaman seveceğim.

Morrissey

Moz, söylenilen saatte sahne aldı. Üzerinde çok şık bir smokin:) Önce "merhaba" dedi, sonra "Zeki Müren" 🙂 Büyülü sesiyle bizi mest etti adeta. Çok güzeldi konser. Morrissey'den dinlemeyi hayal ettiğim 2 şarkı vardı. Biri "Girlfriend in a coma" idi, diğeri de "you haved killed me", sağolsun söyledi, mutlu etti bizi. Başka neler söyledi peki? Elbette Let me kiss you, life is a pigsty, how soon is now, at last i am born, the youngest was the most loved, irish blood english heart aklımdakiler.

Her şey iyi güzeldi, ortam kalabalıktı, boş kalabalık ya da kuru kalabalık da sayılmazdı. Bir kaç yeni nesil tip hariç, Morrissey'den bihaber oldukları ve oraya başka sebeplerle geldikleri aşikârdı. Zaten bunu her konserde yaşıyoruz.

Bence negatif olan tek şey konserin çok kısa sürmesiydi, daha ne olduğunu anlamadan bitiverdi. Zamanında başladı, 23.05'te 2.şarkıdaydı ama çok erken bitti, sadece bir bis yetmedi, kesinlikle yetmedi.  

Esbjörn Svensson Trio (10 Aralık 2005 – İş Sanat)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Esbjörn Svensson Trio (10 Aralık 2005 – İş Sanat)

Kulaklarımın pası silindi. Tek kelimeyle konserin özeti bu. İsveç'in bağrından çıkıp geldi Esbjörn Svensson Üçlüsü. Son albümleri "Viaticum" un turnesi kapsamında yine İstanbul'daydılar.

Davul nasıl çalınır onu da görmüş olduk. Seneler boyunca uğraşmam lazım öyle davul çalabilmek için. Adam adeta davulla konuştu, davulu konuşturdu. Kontrbass zaman zaman elektro gitar oldu. Esbjörn parmaklarıyla harikalar yarattı.

Bir kez bis yaptılar. Hiç gitmelerini istemedik, üzülerek ayrıldık mekândan.

Esbjörn Svensson bizim harika seyirciler olduğunu da belirtti, her zaman ki çok samimi ve sıcakkanlıydılar.

Yeri gelmişken bir de diskografi vereyim sizlere:

· 1995 – mr and mrs handkerchief · 1995 – when everyone has gone · 1996 – est plays monk · 1997 – winter in venice · 1999 – from gagarin's point of view · 2000 – good morning susie soho · 2002 – strange place for snow · 2003 – seven days of falling · 2005 – viaticum

Not: Rest in Peace Esbjörn Svensson.  

Sonic Youth (30 Mayıs 2005 – Maslak Venue)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sonic Youth (30 Mayıs 2005 – Maslak Venue)

Grunge Forever!

Kim Gordon'u, mini eteğini ve gitar çalışını gördüm en önden, daha ne olsun? İlk kez kapıların erken açıldığını ve grupların zamanında çıktığına şahit oldum.

Ayyuka'yı izlemedik. Replikas'ın ortalarında son derece kıyak kafayla mekâna girip en öne çöreklendik. Kısa bir bekleyişten sonra çıktılar çaldılar..bizi darmaduman ettiler…Ankara konseri iptal olunca saat 16.00'da yola çıkıp konsere son 10 dakika kala yetişen arkadaşım closer ve kankası Faruk'la da konser çıkışında görüştük.

Evet Sonic Youth'u da izledik. Grunge'in ölmediğini Pearl Jam konserinden sonra bi kez daha gördük…

Aşağıda rumblefish'ten arakladığım Setlist var.

i love you golden blue stones pattern recognition unmade bed eric's trip schizophrenia white cross bull in the heather catholic block mote new hampshire rain on tin kool thing

-1.bis- the empty page drunken butterfly

-2.bis- teenage riot

Tori Amos (10 Temmuz 2005 – Harbiye Açıkhava)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Tori Amos (10 Temmuz 2005 – Harbiye Açıkhava)   Ah peri kızıydı sanki…Geldi, ağlattı ve gitti. Muhteşem sesi, piyanosu, şarkıları, sempatikliği, içtenliği ve turunculuğuyla…

Açıkhava'ya da çok yakıştı. Bir ara elektrik şoku yaşadı sonra kaldığı yerden devam etti. Imagine'i ve Famous Blue Raincoat'i coverladı. Me and a Gun'ı söylediğinde ağladım. 2 kez bis yaptı. Aslında 3 kez de yapabilirdi. O kadar alkışladık geri gelsin diye…Harika bir konserdi.

Konser öncesi Tori Amos Turk Hayranları mail grubu olarak Türkiye'nin değişik bölgelerinden Tori'cilerle bir araya geldik ve konser alanına beraber gittik. Bir kısmımız Tori'yle tanışmayı hatta O'na dokunmayı bile başardı.

Konserin set listi de şöyle:

Original Sinsuality Crucify Sweet The Sting Little Earthquakes Yes, Anastasia Seaside Barons Of Suburbia

Imagine (John Lennon) Famous Blue Raincoat (Leonard Cohen)

Blood Roses Liquid Diamonds Amber Waves Me And A Gun The Beekeeper

1st Encore

A Sorta Fairytale Cooling

2nd Encore

Ribbons Undone Silent All These Years

Megadeth – Rock İstanbul (19, 20, 21, 22 Haziran 2005 – Solar Beach)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Megadeth – Rock İstanbul (19, 20, 21, 22 Haziran 2005 – Solar Beach)

Sadece Megadeth ve Garbage'ın olduğu gün gittim. Megadeth'in Venue'deki konseri çok daha iyiydi. Ama ben yine de Megadeth'i izlemekten çok mutlu oldum. Garbage'a gelince, Shirley güzel bir hatun ve sahneleri de çok iyi. Ancak asıl gitme sebebim Megadeth'ti. Müthişlerdi.

İki kez izlediğim Megadeth'i bir kez daha izlemek mümkün olur umarım, doyamadım yine.

NILS PETTER MOLVæR (8 Ekim 2005 – Yeni Melek)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

NILS PETTER MOLVæR (8 Ekim 2005 – Yeni Melek)

NILS PETTER MOLVæR'i 15.Akbank Jazz Festivali kapsamında Yeni Melek'te izleme şansına eriştim.

Her nedense konser salonunda çok fazla insan sesi vardı. Konseri izlemeye gelenler sürekli konuşuyorlardı. Nasıl bir seyirci profiliydi anlayabilmiş değilim. En önde olmama rağmen insanların sesi sahnenin sesi bastırır duruma geldi bazen.

Nils Petter ve Uçan Kaz, tayfasıyla beraber geldi. Bize kuzey jazz'ı neymiş gösterdiler. Jazz demek de doğru değil aslında. Kendisi elekronik destekli bir müzik yapmakta, şaşırtıcı bir biçimde trompet çalmakta, hatta trompetine üflerken pedal kullanmakta…Elbette gruptaki diğer müzisyenleri de es geçmemeli.

Evet, her şeye rağmen konserden zevk aldım. Yer yer dans ettim, kimi zaman da öylece kalakaldım. Kulaklarımın pasını sildiler adeta sağolsunlar.  

Rock Republic (1, 2 ve 3 Temmuz 2005 – Mehmet Akif Ersoy Piknik Alanı)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Rock Republic (1, 2 ve 3 Temmuz 2005 – Mehmet Akif Ersoy Piknik Alanı )

Geçen sene ki Barışa Rock'ın mekanında, Mehmet Akif Ersoy Piknik Alanı'nda gerçekleşti akvite. Bendeniz sadece 1. güne ve 3. güne gittim. Overkill'dan ve elbette ki in Flames'den ziyadesiyle memnun kaldım. Açıkhavada izlenilen konserin tadı bir başka oluyor.

 

Muse (7 Nisan 2002 – Maslak Venue)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

MUSE (7 Nisan 2002 – Maslak Venue)

Alt Grup: Suitcase

Biletler çıkar çıkmaz aldım. Bir tane kardeşime, bir tane kendime. Yıllardır sayısız konser izlediğimden hiç heyecanlanmadım bu kez. Ama bu adamlar Ada'dan geliyorlardı. Hani benim en sevdiğim müzisyenlerin yaşadığı yerden…

Açıkçası Muse'un ilk albümünü ne kadar çok beğendiysem, ikinci albümünü de o kadar tutmamıştım. Ama yurdumda fazla konser olmadığından ve ada mefhumundan dolayı konsere gitmeliydim. Konserlere açız zaten. Kaçırmamak gerekiyordu.

Söz konusu gün saat 18.00 gibi mekândaydım. Arkadaşlarımız önlere yakın bir yerde mevzilenmişti. Haliyle biz de hemen çöreklendik. Türlü bürokratik hadiselerden sonra boynumuzda yanıp-sönen o garip ışıklı kalemlerle ön sıralarda yerimizi aldık.

Birçok kez Bronx'ta ve Zoo'da izlediğimiz eşsiz cover'ları ile tanıyıp-sevdiğimiz Suitcase çıktı sahneye. Heyecanlı oldukları göze çarpıyordu. Çünkü ilk kez bu kadar çok insana çalıyorlardı ve Muse gibi bir grubun dinleyicileri vardı karşılarında. Türkçe bestelerini beğendim ben. Özellikle içlerinden birkaç tanesini çok çok beğendim.

Muse saat 10'a çeyrek kala gibi sahne aldı. Başarılı bir konserdi. Ne Uno'yu dinleyebildik, ne Unintended'i, ne Fillip'i, ne de Escape'i. İkinci albüm tanıtım kapsamında geldikleri için setlist ona göre hazırlanmıştı. Sahnede çok az kaldılar. 21.45 gibi başlayan konser 23.00'te bitmişti bile. Tadın damakta kalma hikâyesi bu olsa gerek. Adamlar hakkını verdi ama kalkmışlar kaç bin km. yol tepmişler, e çalın be kardeşim biraz daha fazla, bu bize yapılmaz ki:) PJ Harvey konserinde de aynı şeyi yaşamıştık. Tam ısınmaya başlamıştık ki hooop bitmişti konser. "İngilizlerin genel tavrı mı?" dicem ama yok diğer konserlerde böyle olmamıştı ki hiç.

New Born, Muscle Museum, Bliss, Feeling Good, Space Demantia, Micro Cuts, Plug in Baby ilk aklıma gelenler…

Yurdumdan bi Muse geçti. Umarım Radiohead'i de burada görmek mümkün olur. Yoksa ben yine onların peşinden vuracam kendimi yollara…  

Mor ve Ötesi (20 Mart 2002 – Babylon)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Mor ve Ötesi (20 Mart 2002 – Babylon)

Mor'ları bir kez daha izledim ve bir kez daha iddialarımda ne kadar haklı olduğumu gördüm. Şahsi fikrim, Mor ve Ötesi Türkiye'nin en iyi modern rock gruplarından biri olduğu ve olacağı yönünde.

20 Mart 2002'de Babylon konserindeydim. Sahneye yapışmış bir şekilde izledim konseri. Her defasında da "vay be, böyle adamlarla aynı havayı solumak bile muhteşem" dedim içimden. Onlarla gurur duyuyorum.

Performansları elbette iyiydi. Çok fazla şarkı çaldılar ki bu iyi bir şey. "Son Giden" le başladılar. "Pis" le bitirdiler.

Bis için geri döndüklerinde de "Uyan"ı çaldılar. Sıkı bir final oldu. Konserde yine en sevdiğim MVÖ şarkıları 23, Orda Durma, Beyaz, Pis gibi şarkıları da dinlemek çok iyiydi. Bundan sonra hiçbir konserini ıskalamayacağım. Kendi kuşağımdan adamların böyle şeyler yaratması beni çok mutlu kılıyor. iyi ki varlar, iyi ki!