Charles Bukowski “Sevimli Bir Aşk Hikayesi”

Bayan Arıza tarafından Ekim - 1 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Sahile götürdüm onu o gün. Yaz henüz başlamamıştı, hafta sonuydu, tenhaydı sahil. Harikuladeydi. Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı. Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı. Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar. Yetmişlik-seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı. Her şeye rağmen huzur vardı havada. Denize doğru yürüdük. Çok az konuşarak. Mutluyduk birlikte. İki sandviç, biraz cips ve içecek bir şeyler aldım. Kuma uzanıp atıştırdık. Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre. Sevişmekten bile güzeldi sanki. Gerilimsiz bir birlikte akış. Uyandıktan bir süre sonra eve döndük. Yemek pişirdim. Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim. Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana. Sonra yumuşak bir sesle, "Olmaz," dedi. Onu bara bıraktım, çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum. Bir ambalaj fabrikasında iş buldum. Hafta öyle geçti.

(Sevimli Bir Aşk Hikayesi, Charles Bukowski, Çeviri; Avi Pardo, 224 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Charles Bukowski “DÜNYEVİ ŞİİRLERİN SON GECESİ”

Bayan Arıza tarafından Eylül - 11 - 2011 zamanında yazılmıştır.

GÜLÜN GÖLGESİNDE (2. Cilt) KAPALI BİR KAPIDIR CEHENNEM (1. Cilt)

Charles Bukowski, edebiyat dünyasına esas girişini şiirle yapmış, bu nedenle şiirlerini düzyazılarından ayrı bir yere koyuyor ve daha çok önemsiyor. Parantez Yayınları'ndan Türkçe'de yeni çıkan kitabı "Kapalı Bir Kapıdır Cehennem" Bukowski'nin son şiirlerinden oluşuyor.

24 yaşındayken ilk kısa öyküleri yayınlanan Bukowski, bir yıllık yazarlık deneyiminden sonra, yazdıklarının çoğunun edebiyat dergilerince yayınlanmaya değer bulunmamasından etkilenmiş olsa gerek hem yazmaya, hem de dünyaya küsmüş. 10 yıl boyunca sürekli içki içmiş, bir "barfly" olarak yaşamış.

Aşırı alkol aldığı bir gün öldü endişesiyle hastaneye kaldırılana kadar bu bar kelebeği hayatını sürdürmüş. Hayata dönüp hastaneden taburcu olduktan sonra bir daktilo satın almış ve tekrar yazmaya başlamış. Bu dönemde ilk yazdığı edebiyat ürünleri şiirleri.

Edebiyat dünyasına bu ikinci, belki de gerçek girişi de dergilerde şiirlerinin yayınlanması ile oluyor. Bukowski'nin yayınlanmış eserlerinin arasında da çoğunluğu şiir kitapları oluşturuyor.

Bukowski'nin hayattayken yayınlanmış 45 kitabı var. Yazarın ölümünden sonra da geride kalan dosyalar, mektupları ve günlüğü de yayına hazır oldukça kitaplaştırılıyor. Bukowski'nin edebi mirasında da şiirlerin ağırlıklı olarak yer aldığı görülüyor.

"Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi", Charles Bukowski'nin hayattayken yayınlanmamış şiirlerinden oluşan bir dosya. Bukowski bu şiir dosyasını yayınlamak üzere hazırlamasına rağmen sağlığında kitaplaştığını görememiş.

(Kapalı Bir Kapıdır Cehennem, Charles Bukowski, Çeviri; Avi Pardo, 200 sayfa)

(Gülün Gölgesinde, Charles Bukowski, Çeviri; Avi Pardo, 200 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Charles Bukowski “Pis Moruğun Notları”

Bayan Arıza tarafından Eylül - 11 - 2011 zamanında yazılmıştır.

…bir hafta kalıp içtim, kiranın bitmesini bekleyerek, sonra da Village'in dışında bir oda tuttum. derli toplu büyükçe bir odaydı ve çok ucuzdu, nedenini anlayamamıştım. köşede bir bar buldum, bütün gün oturup bira içtim. param hızla tükeniyordu, ama her zamanki gibi nefret ediyordum iş aramaktan. sarhoş ve aç geçirdiğim her dakikanın benim için özel bir anlamı vardı. o gece iki şişe porto şarabı alıp odama çıktım. soyundum, bir bardak bulup ilk şarabı koydum ve karanlıkta yatağa uzandım. işte o zaman anladım odanın neden bu kadar ucuz olduğunu. "L" treni pencerenin önünden geçiyordu. durak pencerenin önündeydi. tam önümde. odanın tamamı trenin ışığı ile aydınlanıyordu. ve bir tren dolusu yüz geçiyordu önümden. korkunç yüzler: fahişeler, orangutanlar, deyyuslar, kaçıklar, katiller, efendilerim. sonra tren yavaşça hareket ediyordu ve oda bir kez daha karanlığa gömülüyordu bir sonraki tren dolusu yüzlere kadar, ki her seferinde beklediğimden çabuk geliyordu. iki şişe şarap almakla ne iyi etmiştim.

(Pis Moruğun Notları, Charles Bukowski, Çeviri: Avi Pardo, 176 sayfa )

Charles Bukowski “Postane”

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 19 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Yine akşamdan kalmaydım ve sıcak dayanılır gibi değildi kırk derecelik bir hafta. Her gece içmeye devam ediyor, sabahları taş ve her şeyin olanaksızlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyordum.

Çocukların kimileri Afrika güneş kaskları ve gözlükleri giyiyorlardı; ama ben, hep aynıydım, yağmur ya da güneş, yırtık pırtık giysiler, çivileri ayaklarıma batan eski ayakkabılar. Mukavva parçaları koyuyordum ayakkabılarımın tabanlarına. Bir süre için iş görüyorlardı, ama çok geçmeden çiviler topuklarıma batmaya başlıyorlardı yine.

Viski ve bira, terliyordum koltuk altlarımdan ve sırtımda bir torbayla dolanıyordum çarmıh misali; torbadan dergiler çıkarıyor, binlerce mektup dağıtıyordum güneşin altında kavrulup sendeleyerek.

(Postane, Charles Bukowski, Çeviri: Avi Pardo, 168 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Rest in Peace Buk!

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 16 - 2011 zamanında yazılmıştır.
En çok sevdiğim adam! Doğum günün kutlu olsun!!!

Charles Bukowski “Kadınlar”

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 12 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Kadınlar, Bukowski'nin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.

Kadınlar, Bukowski'nin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş.

Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; "Bukowski'nin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. "Kadınlar" nihayet 1978 Aralık'ında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. "Kadınlar"ın, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı."

Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaski'yi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attırcak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez.

Kadınlar, Avi Pardo'nun Türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor.

(Kadınlar, Charles Bukowski, Çeviri; Avi Pardo, 320 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Charles Bukowski “Bir tek ben miyim böyle yaşayan?”

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 12 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Charles Bukowski, edebiyat dünyasına esas girişini şiirle yapmış, bu nedenle şiirlerini düzyazılarından ayrı bir yere koyuyor ve daha çok önemsiyor. Parantez Yayınları'ndan Türkçe'de yeni çıkan kitabı "Bir Tek Ben miyim Böyle Yaşayan?" Bukowski'nin son şiirlerinden oluşuyor.

24 yaşındayken ilk kısa öyküleri yayınlanan Bukowski, bir yıllık yazarlık deneyiminden sonra, yazdıklarının çoğunun edebiyat dergilerince yayınlanmaya değer bulunmamasından etkilenmiş olsa gerek hem yazmaya, hem de dünyaya küsmüş. 10 yıl boyunca sürekli içki içmiş, bir "barfly" olarak yaşamış.

Aşırı alkol aldığı bir gün öldü endişesiyle hastaneye kaldırılana kadar bu bar kelebeği hayatını sürdürmüş. Hayata dönüp hastaneden taburcu olduktan sonra bir daktilo satın almış ve tekrar yazmaya başlamış. Bu dönemde ilk yazdığı edebiyat ürünleri şiirleri.

Edebiyat dünyasına bu ikinci, belki de gerçek girişi de dergilerde şiirlerinin yayınlanması ile oluyor. Bukowski'nin yayınlanmış eserlerinin arasında da çoğunluğu şiir kitapları oluşturuyor. Bukowski'nin hayattayken yayınlanmış 45 kitabı var. Yazarın ölümünden sonra da geride kalan dosyalar, mektupları ve günlüğü de yayına hazır oldukça kitaplaştırılıyor. Bukowski'nin edebi mirasında da şiirlerin ağırlıklı olarak yer aldığı görülüyor.

"Bir Tek Ben miyim Böyle Yaşayan?" Charles Bukowski'nin hayattayken yayınlanmamış şiirlerinden oluşan bir dosya. Bukowski, 1970-1990 yılları arasında yazdığı şiirlerden derlemiş bu kitabı ve ölümünden sonra yayınlanmak üzere ayırmış.

(Bir Tek Ben miyim Böyle Yaşayan?, Charles Bukowski, Çeviri; Avi Pardo, 208 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Charles Bukowski “Sıcak Su Müziği”

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 6 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Amerika'nın her bir yanındaki sabahın üçü sarhoşları nihayet pes etmiş olarak duvarları seyrediyorlardı. Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin sendern yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.

Bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır. Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.

(Sıcak Su Müziği, Charles Bukowski, Çeviri; Avi Pardo, 160 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Charles Bukowski “Kimse Bilmez Ne Çektiğimi (2. Cilt)”

Bayan Arıza tarafından Ağustos - 6 - 2011 zamanında yazılmıştır.

ve aşk iki kez geldiğinde ve iki kez yalan söylediğinde bir daha asla sevmemeye karar verdik, böylesi adilaneydi, bize ve aşkın kendisine.

ne merhamet dileniriz ne de mucize; yaşayacağız, öleceğiz, sinek öldüreceğiz, boks maçlarına ve hipodromlara gideceğiz, hayatımızı sırf talih ve yetenekle sürdüreceğiz.

(Kimse Bilmez Ne Çektiğimi – Charles Bukowski , Çeviri: Avi Pardo, 208 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları

Charles Bukowski “En Kısa Andır Mucize”

Bayan Arıza tarafından Temmuz - 10 - 2011 zamanında yazılmıştır.

yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayatta.

(En Kısa Andır Mucize , 256 sayfa)

Kaynak: Parantez Yayınları