Konser: Nirvana Tribute Band (20.02.2020-Zorlu PSM)

Bayan Arıza tarafından 21 - Şubat - 2020 tarihinde yazıldı.

Yine bir anlığına zaman durdu ve 90’lı yıllara gittik. Ya da zaman makinesine bindik ve üzerimizde Nirvana/Pearl Jam/Alice in Chains t-shirtlerimiz, oduncu gömleklerimiz ve grunge hırkalarımızla grunge dinlediğimiz o yıllara ışınlandık. Geçen yıl da aynı yerde, aynı zamanda izlemiş olduğum Nirvana Tribute grubunu bir kez daha canlı izledim ve bağıra çağıra Nirvana şarkıları söyledik mekândaki Nirvana severlerle. Tam da Kurt Cobain’in doğum gününde.

Konseri ön, önün bir arka sırası gibi bir yerden izledim. Yanımdakiler de benim jenerasyondan idi. O yüzden 90’lar muhabbeti, eski mekânlar, eski konserler ve hatta Pearl Jam Türkiye konseri muhabbeti yapabildik. Ortam şöyleydi efenim, ya +40 yaş ya da +15 yaş idi:) Anne ve babasıyla gelmiş küçük Nirvana fan’ları ile, anne baba olmuş büyük Nirvana fan’ları vardı:)

Jon ve tayfası yine sıcakkanlıydı. O gitar yine kırıldı. Geçen yıl kapmış olduğum gitarın büyük bir parçasını bu yıl teenage’lere kaptırdım:) Olsun, zaten bu yıl kırılan gitar fazla tuzla buz oldu. Geçen yıl ki güzel yerden kırılmıştı zira gitarın kafası ve akort burgusu komple bende. Hatta perde kısmından da bir parça var:) Evde kütüphanemin nadide bir köşesinde duruyor. Jon “getir mutlaka imzalayayım” demişti, ama çantasız/paltosuz konser izledim bu kez. Onun rahatlığı bir başkaydı.

In Utero’dan, Bleach’ten, Nevermind’dan bolca şarkılar dinledik. “In Bloom”da yine çalındı. David Bowie’ye selam çakıldı. 21.30 gibi sahne aldılar. 2 saate yakın sahnede kaldılar. Neler mi çaldılar? Dumb, all apologies, pennyroyal tea, polly, lithium, heart shaped box, smells like teen spirit, in bloom, come as you are, you know you’re right, the man who sold the world, negative creep, drain you, love buzz, rape me, serve the servants, very ape, tourette’s, milk it, scentless apprentice, breed, on a plain ilk aklıma gelenler.

Böyle anlarda o kadar mutlu hissediyorum ki. Ben tekrar eski ben olmuşum gibi. Evet vücudum bas bas bağırıyor, çok yorgunsun, git evine dinlen, ama ruhum diyor ki “tam da olman gereken yerdesin”.

Jon sahneden inerken “seneye görüşürüz” dedi, umarım seneye de izlemek mümkün olur.

Grunge is not dead.