Dizi: The Stranger

Bayan Arıza tarafından 11 - Şubat - 2020 tarihinde yazıldı.

Yine bir İngiliz polisiye, gerilim, gizem dizisi daha hatim ettim. İyi ki varsın Netflix. Sana ödediğimiz her kuruşa değersin! Sevdiğim yazarlardan Harlan Coben’in aynı adı taşıyan romanından uyarlanmış. 8 bölüm olduğundan İstanbul trafiğinde 2 günde bitti. Dizinin senaristi ise Danny Brocklehurst.

Dizimizin esas adamı Adam Price (Richard Armitage ki kendisini Hobbit’ten hatırlıyoruz), 2 çocuklu avukat bir baba. Eşi Corrine (Dervla Kirwan) de başarılı ve okulunda çok sevilen bir öğretmen. İki tane oğullları var Thomas (Jacob Dudman) ve Ryan (Misha Handley).

Adam bir gün barda otururken yanına gizemli bir yabancı kadın (Hannah John-Kamen) yaklaşıyor ve Adam’a diyor ki “abicim olay hiç de tahmin ettiğin gibi değil, karın seni kandırıyor, hani bir ara hamileydi ya, aslında seni kandırdı, fake hamilelik idi, inanmazsan banka dekontlarına bi bak” diye bir laf atıyor ortalığa ve kaçıp gidiyor. Adam tabii “sen kimsin, nerden uyduruyorsun bütün bunları?” filan diyor. Ama herifin içine bir kurt düşüyor. Araştırmaya başlıyor ve kadının dediğinin doğru olduğunu anlıyor. Hemen karısı ile yüzleşmek istiyor. Soruyor ve kadın “evet” diyor ama henüz konuşmaya hazır olmadığını ve olayların sandığından daha kötü olduğunu söylüyor. Adam, karısı Corinne’in kendisi ile konuşmasını ve bir açıklama yapmasını beklerken kadın bir not yazıp “çocuklara iyi bak, ben biraz yalnız kalmak istiyorum” diyerek ortadan kayboluyor. Adam, kimseye bir şey belli etmemeye çalışıyor, 2 oğulları var, çocuklar annelerini soruyor. Çünkü çok ilgili ve ailesine düşkün bir anne, neden ortadan kayboluyor? Olaylar bu kadar mı? Fazlası ile değişiyor her şey.

Bir de yan komşumuz var Doug. Adam’ın hem komşusu hem de can dostu olarak görüyoruz kendisini. O’nu da Misfits’ten hatırlıyoruz (Shaoun Dooley).

Tüm bunlar olurken bir kafası vücudundan ayrılmış bir alpaka sokak ortasında bulunuyor. Bunu araştıran polisimiz hatun kişi Johanna Griffin (Siobhan Finneran). Bu arada ormanda çıplak ve baygın halde teenage Dante Gunnarsson adında bir çocuk buluyor. Bu iki tuhaf olay arasında bir bağlantı var mı diye düşünürken, bizim gizemli yabancı başka sırları ifşa etmeye devam ediyor.

Bi de kötü polisimiz var Patrick Katz (Paul Kaye). Güya Adam’a yardım eden sözde iyi polisimiz de var Martin (Stephen Rea), ama O’nun da bi sırrı var.

Adam’ın babası Ed Price’ı da ünlü aktör Anthony Head canlandırıyor. O’nun da kırdığı cevizler mevcut tabii.

Dizi başından sonuna dek merak uyandırdı. Heyecan dozu hiç düşmedi. Hiçbir şeyi doğru tahmin edemedim. Fazlası ile karışık olaylar var ve çok sürükleyici, muhteşem İngiliz aksanlı ve Kesinlikle yalanıp yutulacak kıvamda bir dizi olmuş. Çok beğendim. Tam benlik!