Dizi: Ratched

Bayan Arıza tarafından 29 - Eylül - 2020 tarihinde yazıldı.

Guguk Kuşu’ndaki hemşire karakterinden esinlenerek bu diziyi yaratmışlar. Sarah Paulson’u zaten pek severim. Netflix’te O’nun dizisi olduğunu görünce hemen bir bakmak istedim, nitekim bir çırpıda izledim. Oyunculuklara doydum resmen, hepsi şahane oynuyor. Tabii ki Ryan Murphy yaratmış. Evan Romansky ile beraber.

Hemşire Mildred Ratched rolünde bir sürü ödülü olan American Horror Story’den beri sevdiğim Sarah Paulson var. Üvey kardeşi Edmund Tolleson rolünde ise yine çok iyi Finn Wittrock var. Kendisini muhteşem oyunculuğu ile American Horror Story Freak Show’dan hatırlarsınız.

Yine bildiğimiz oyuncular Judy Davis var ki kendisi hemşire Betsy rolünde. Cynthia Nixon ise valinin basın sözcüsü ve Mildred’ın sevgilisi “Gwendolyn” rolünde. Doktor Richard Hanover’ı ise Filipinli aktör Jon Jon Briones pek güzel canlandırıyor.

Amanda Plummer ise otel işletmecisi Loise rolünde. Bundan başka, Weeds’ten tanıdığımız Hunter Parrish var dizide. Sharon Stone de oynuyor, Corey Stoll’u da hatırlarsınız (The Strain). Sophie Okenedo ise bize rol nasıl yapılır onu göstermiş sanki, çoklu kişilik bozukluğu olan birinin rolünü adeta yaşayarak.

Baştan sonra merakla ve ilgiyle izledim.

Efenim dizimizde Hemşire Mildred ve Edmund isimli üvey kardeşler, koruyucu aile yanında büyümüş, büyütüldükleri aileler tarafından kötü muamele görmüşler, en son verildiği aile tarafından fena halde tacize uğramışlar. Başlarına gelmedik kalmamış. Çocuklukları bir şekilde beraber geçmiş. Mildred kaçıp kurtulmuş. Edmund ise o aileyi katletmiş filan.

Edmund 4 tane rahibi öldürüyor ve dizi böyle başlıyor (hatta bir rahip kurtuluyor ‘Hunter Parrish’). Edmund’u yakalayıp akıl hastanesine getiriyorlar. Bu hastanenin yönetimi de Doktor Richard Hanover da. Bu arada mevzular 1947 yılında geçiyor.

Mildred da bir şekilde kendini hastaneye aldırıyor.  Çünkü amacı kardeşine ulaşmak. Hastanede baş hemşiremiz Betsy başlangıçta Mildred’ı sevmiyor. Zaman geçtikte olaylar farklılaşıyor, Betsy’nin hikayesini duyunca yanında oluyor.

Richard Hanover’ın amacı hastalarını iyileştirmek, bunu yaparken de bir sürü tuhaf yöntem deniyor, lobotomi uyguluyorlar, hidroterapi var, LSD var.

Mildred ise kardeşini kurtarmak istiyor. Bu yolda savaşıyor.

Bir de California valisi var ki kendisi idam cezası istiyor Edmund için. Basın sözcüsü olan Gwendolyn ise sözde evlilik yapmış olan bir lezbiyen. O da Mildred’a vuruluyor.

Bir sürü farklı mevzu var. Devamını çok fazla anlatıp spoiler vermek istemiyorum.

Güzel bir gerilim dizisi olmuş yine. Dizinin renkleri, kullanılan alanlar, seçilen mekanlar, arabalar her şey çok güzel. Merakla izledim, bittiğine de üzüldüm. Umarım devamı gelir.