Dizi: 13 Reasons Why (4.Sezon Yorumu)

Bayan Arıza tarafından 12 - Haziran - 2020 tarihinde yazıldı.

13 Reasons Why’in 4. ve de muhtemelen son sezonunu izledim. Jay Asher’ın aynı adlı romanından Brian Yorkey tarafından Netflix için uyarlanan bu güzel dizi için “tek sezon olmalıydı” diye  düşünmüşümdür hep.

Hannah’ın (Katherine Longford) hikayesi olarak kalmalıydı dizi, 13 kasetle bitmeliydi tüm hikaye. Ancak dizi ve karakterler çok sevildi, herkes kendinden bir parça buldu sanırım. Netflix de sezonları uzattı.

İlk 2 sezon daha iyi olsa da bu sezonu da izledim çünkü merak ettim ne anlatacaklar diye. Özellikle esas oğlanımız Clay’in her geçen gün dibe inişi de çok etkileyici oldu. Stresli bir sezon yapmışlar. Çoğu sahne gereksiz uzatılmış; diyaloglar anlamsız olmuş, sanki zoraki bir sezon çekmişler. Teenage arkadaşlar için çıkarabilecek önemli dersler de var tabii.

Netflix, yine LGBTQ bireyler üzerinden gitmiş, geçen sezon da gay olduğunu bilmediğimiz tipler bu sezon gay ya da biseksüel oluverdiler nedense.

Yine geçen sezondan ölü olan arkadaşlar Monty (Timothy Granaderos) ve Bryce (Justin Prentice) bu sezonda bol bol hayalet olarak göründü; özellikle Clay’in ve Jess’in peşini bırakmadı. 2 sezondur anlamsızca diziye dahil olan ve pek sevemediğim Ani (Grace Saif) ise dizide yine vardı.

Bu sezonda baş karakterimiz Clay -deyim yerindeyse- kafayı yedi. Terapiste gitti. Dr. Robert Ellman rolünde ise Gary Sinise’ı gördük. Gördük görmesine de adamı kafamda yarattığı dedektif rolünden çıkaramadım bir türlü.

Clay, telefonla arayanlar tarafından tehdit edildi. Okul her yere kamera ve güvenlik koydu. Herkes farklı gitgeller yaşarken bir de mezuniyet ve üniversite telaşına düştüler.

Clay (Dylan Minnette) çok zor zamanlardan geçti, defalarca sinir krizi geçirdi, hastanelik oldu.

Jess (Alisha Boe) daldan dala coştu. Kendine yeni bir sevgili yaptı ama Justin’den de vazgeçemedi.

Tyler (Devin Druid) toparlanmaya çalıştı. Arkadaşları hep yanında oldu. Monty’nin kız kardeşi ile yakınlaştı.

Justin’in (Brandon Flynn) gidişi çok koydu, ağladım bile. İllaki bir melodrama bağlamak zorundalar mı bu senaristler?

Tony (Christian Navarro) güzel işler başardı, sevdiklerimden biri de Tony. Boks yapmaya devam etti. Sevgilisi ise hep yanındaydı, sürekli motive etti. Güzel bir üniversiteye kabul edildi. Babasının da isteğiyle tamirhaneyi sattı ve kendine bir gelecek kurmaya çalıştı.

Zach (Ross Butler) kendini alkole verdi, iyice dağıttı. Arkadaşları ve Koç Zach’in toparlanmasına yardım etti.

Alex (Miles Heizer) gay olduğuna karar verdi (ki gerçek hayatta da yönelimi bu şekilde). Bu sezon iki erkek peşinden koştu. Charlie’yi seçti.

Bu sezona yeni karakterler de dahil oldu. Ya da önceki sezonlarda pek fark edilmeyip bu sezonda daha çok rol verilenler gibi. Mesela Charlie (Tyler Barnhardt) bu sezonda Alex’in sevgilisi olarak yer aldı.

Bir şekilde hepsi mezun oldu. Çeşitli üniversitelere kabul edildiler. Dizi de final yaptı. İzledik mi evet. İlk sezon cidden en iyisiydi diyorum. Dizinin tüm sezonlarını izlemiş biri iseniz elbette bu sezonu da izlemeniz gerekiyor:) İyi seyirler!