Cem Kurtuluş’tan Buk Paylaşımı

Bayan Arıza tarafından 3 - Haziran - 2012 tarihinde yazıldı.

Külot

Kaç yaşındaydım bilmiyorum, yedi belki
Lila yan komşunun kızıydı
O da altı yaşındaydı belki, bir gün bahçesinde duruyordu
Ve bana baktı
Eteğini kaldırıp külotunu gösterdi
Hoşuma gitti külotunu görmek, gözlerimi dikip baktım,
sonra eteğini indirip uzaklaştı
‘’Lila’’ diye seslendim, ‘’geri dön!’’
Dönmedi
Ama ondan sonra her gün
Beni gördüğünde
Eteğini kaldırıp
Bana külotunu gösteriyordu
Temiz, beyaz ve kıçını saran külotlar giyiyordu sonra eteğini indirip uzaklaşıyordu
Bir gün arka bahçedeydim, daha önce görmediğim üç çocuk koşarak gelip bana yumruklarını salladılar
Onlara başarılı bir şekilde karşılık vererek şaşırttım kendimi
Hatta iki tanesinin burnunu kanattım, kaçtılar.
Ama aralarında en irileri kaldı ve dövüşmeye devam ettik
Yavaşça beni alt etmeye başladı
Sırtımı tel örgüye dayamıştım
Ve her attığım yumruğa karşılık üç yumruk yiyordum
Elleri benimkilerden daha büyüktü
Çok güçlü bir çocuktu
Sonra küt diye bir ses duyuldu
Biri başına bir şey indirmişti
Büyük bir şişe.
Lila’ydı
Şişeyle başına bir kez daha vurdu
ve çocuk başını tutup inleyerek kaçtı bahçeden
‘’teşekkür ederim, Lila,’’ dedim
‘’bana külotunu göster’’
‘’hayır‘’ dedi
Evine yürüyüp içeri girdi
Ondan sonra birçok kez bahçede gördüm onu
‘’bana külotunu göster, Lila’’
diyordum her gördüğümde ama her seferinde "hayır" diyordu
Sonra ailesi evi sattı, taşındılar
Ne anlama geldiğini hiçbir zaman tam olarak bilemedim
Hala da bilmiyorum.

Charles Bukowski (İlham Perisine Oynamak, syf 25-26)