a simple plan

Bayan Arıza tarafından 6 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

a simple plan
 

Kara film deyince aklınıza ne gelir bilemem ancak bir filmi kara film olarak tabir etmek istiyorsak; basit bir olayın üzerinden yürütülen planlar silsilesinin kaçınılmaz sonucu olarak tarif etmek hiç de zor olmasa gerek. 

Pek de çok bu tür film yapılmıyor veya çok az yapılıyor ve veya kalitelisini bulmak gerçekten zor.Ama kaliteli bir kara film izlemek  istiyorsak – ki bu siteyi ziyaret edenler için ideal bir film bu – biçilmiş kaftanın ta kendisidir A Simple Plan…
 
Yapılırsa böyle yapılır cinsinden olan filmimiz 1998 ABD Yapımı ve 121 Dakika.Yönetmenimiz Sam Raimi (filmlerini saymak gerekirse ; Spider Man 1 ve 2,3.sünü yönetecek,The Gift,For Love Of The Game,Evil Dead I ve II,The Quick And The Death, Darkman,Army Of The Darkness,The Hudsucker Proxy.) Aslında yönetmenin çektiği filmlere bakılırsa pek de bu türün özelliklerini başaracak gibi görünmüyor çünkü hep farklı tarzlarda filmlerle haşır neşir olmuş.Sadece bir film türü üzerinde yoğunlaşıp uzmanlaşmaya çalışmamış.Örneğin Quantin Tarantino gerilim,aksiyon ve bol kanlı filmlerin aranılan yönetmenidir çünkü bu tür filmlerle çok ilgilenmiş ve hatta kendine bir tarz oluşturacak kadar uzmanlaşmıştır.Bir filmin Tarantino'nun elinden çıkıp çıkmadığının tespiti için kamera açılarına,ışığa,mizansene,aksiyona ve kanlı sahneleri bakılması yeterde artar.Çünkü film kendini otomatikman izleyiciye kendini kimin nasıl yaptığını anlatıyor Tarantino filmlerinde.Oysa Sam Raimi hani tabiri yerindeyse her ipte oynamış o yüzden bu tür kara filmleri kotarır mı diye bi soru aklımın bir yerinden geçti ancak filmi izleyince e kadar yanıldığımı anladım.Demek ki önyargılı davranmayıp objektif yaklaşmak her zaman iyidir gibi bir anlam çıkarmak – kendim için – hiç de yabana atılmayacak bir erdemlik ifadesi.
 
Başrollerinde Bill Paxton (Bazı filmleri; U-571,Titanik,Twister,Alien II,Apollo 13 vs.)Bridget Fonda (Bazı filmleri; Kiss The Dragon,Lake Placid,Jackie Brown,The Godfather III vs.)Billy Bob Thorton (Bazı filmleri; Bandits,Monster's Ball,The Man Who Was't There,Armegeddon,U Turn vs.) Görüldüğü üzere adı sanı duyulmuş oyuncuların ortaya çıkardığı muhteşem bir kara film şöleniki izlenmeyi gerçekten hakediyor.
 
Filmimizin konusuna gelince;

 
Olaylar bir yılbaşı öncesinde Minnesota’daki küçük bir kasabasında geçer.Bu kasabada yaşamını sürdüren Hank'in güzel bir karısı ve yöredeki hububat değirmeninde iyi sayılabilecek bir işi vardır.Bir gün Hank'in çalıştığı firmaya Hank’in ahmak kardeşi Jacob davetsiz misafir olarak çıkagelir.Yanında zenci düşmanı arkadaşı Lou da vardır.Arabayla yolda giderken yakınlarda bir uçak kazası meydana gelir ve düşen uçağın enkazını görmeye giden Hank,Jacob ve Lou,çürümüş bir cesedin yanında bir çanta bulurlar.Bu çantanın içerisinde 4 milyon dolar vardır.Basit bir plan yapılır ancak planlar pek de sanıldığı kadar yolunda gitmeyecektir…
 
Dediğim gibi basit bir plan ve sonunu bir türlü kestiremeyeceğimiz bir kara film örgüsü.Tüm oyuncular gerçekten insan üstü çaba sarfetmişler film boyunca.Üç tiplemenin de ne kadar gerçekçi oyunculuk kurgusu içerisinde bulunduğu seyretmeden tarif etmek güç.Bu yüzden filmi hem konusal olarak hemde oyunculuk olarak üst seviyeyi çıkarmak gerektiği inancındayım.Üstelik olayların ne kadar tarifsiz bir biçimde ilerlediğini görmek seyirciyi bir sonraki sahnede neler olup biteceğini anlamakda zorluyor.Mantıksal bir sonuca varıyorsunuz aslında olay kurgusunda,bir sonraki sahnede,ancak filmi sürpriz yapan tarafı olayları hiç de düşünmediğiniz -mantıksal olarak- bir yola sokuyor ve daha da film karmaşıklaştırıyor,ve daha da sürpriz tarafı oyuncuların bu karışıklığı ve kaosu yüzünüze bir şamar gibi vuran oyunculukla ifade edebilmeleri.Özellikle filmin iki erkek oyuncusu o kadar şaşkınlar ki film boyunca sizde ağzınız açık onların ne yapacaklarını bekliyorsunuz çünkü ne yapacakları konusunda herhangi bir izlenim alamıyorsunuz oyunculardan.Herşey olup bitince "vay be" diyor insan.Benim aklıma hiç gelmemişti diyorsunuz.Bu yüzden enteresan bir film bu.
 
Çoğu kara film türünde görüldüğü üzere özensiz ve başarılamamış planlar,gizlenen paralar,mücevherler,plan sahiplerinin birbirine attığı kazıklar,parayla beraber değişen davranışlar,beklenmeyen olaylar,boş yere yok olan hayatlar bu filmde de ön planda.Paranın nasıl insanları dost iken düşman yapabildiğini gözümüzün ta içine kadar sokuyor bu film.Parayla sorunu olanlar için ideal aslında.

Filmin ilginç yanlarında biri de -daha doğrusu manidar-başta parayı kabul etmem diyen Fonda'nın planların ve olanların asıl sorumlusu olmasıydı.

Ve aklıma şu soru takıldı filmin sonunda;

Lidyalılar parayı icat ederek iyi mi yaptılar kötü mü yaptılar?

Galiba cevabı bu filmde saklı…

EsKaTaLoGyA