Steig Larsson'un "Ejderha Dövmeli Kız" ını iki günde bitirdikten ve çok etkilendikten sonra filmini izlemeye karar verdim. Film, Almanya, Danimarka, İsveç ortak yapımı ama dil İsveççe. Kulağı tırmalamadığı ve filme de çok yakıştığı ortada. Steig Larsson bunları hayal edemezdi belki çünkü filmi bırakın, kitaplarının dünyanın en çok satılan kitaplardan…
için Arşiv
"Bir rock grubu kurmak istiyorum, ismi de DOORS olacak. Bilinenle bilinmeyen arasındaki kapı ve ben bu kapı olmak istiyorum." jim morrison Tam Bağlantısızlar… Amerika da türeyen bir grup. Allah, din, iman, vicdan, insanlık, onur, haysiyet, vatan, millet, ırk, toprak, bayrak, felsefe, sanat, bilim, aile, klan, soy, etnik köken, ahlak, töre,…
En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur sırf uzaklaşmak için, ve geride kalanlar birinin onlardan uzaklaşmayı neden isteyebileceğini bir türlü tam olarak anlayamazlar.
Bir ay daha geçip gitti, ne çabuk geçiyor şu zaman mefhumu, yetişmek mümkün değil, 20'li yaşlar çabucak akıp giderken daha da çok koyuyor insana. Çünkü daha yapacak bir sürü şey var, izlenecek filmler, dinlenecek albümler, okunacak kitaplar, görülecek yerler ve gidilecek konserler. Nasıl hepsine yetişeceğim? Biliyorum, mümkün değil! Elimden geleni…
onu her nasılsa yazışma ya da şiir veya dergiler yoluyla tanıdım ve bana tecavüz ve şehvet konulu çok seksi şiirler yollamaya başladı, ve işin içine biraz da entellektüellik karışınca biraz kafam karıştı ve arabama atlayıp Kuzey'e sürdüm; uykusuz, akşamdan kalma, yeni boşanmış, işsiz, yaşlanmış, yorgun, beş on yıldır çoğunlukla uyumak…
Saat 12:01. Dışarda süper bir güneş var. Birazdan kendimi Kadıköy'e atıcam, oradan Eminönü'e, fotoğraf çekmeliyim bugün. Sonra oradan Galata, Tünel ve Taksim. Asmaaltı'nda arkadaşlarla buluşacağız. Akşam zaten Peyote'deyim, malum bugün Jeff Buckley'i anacağız. Gerçi 29'unda yapmak daha mantıklıydı ama o güne ayarlayamamışlar. 21.00'den sonra Peyote'de olacağım.
Gothic edebiyati seviyorum. Aslinda Gothic'le ilgili ne varsa hepsini seviyorum. Resim arsivi cok cok fazla ama simdilik bu kadarini gonderiyorum. Bir de HIM yeniden Turkiye'ye gelsin istiyorum!
Yillar once, slsk'da acid ile ilgili videoalar ararken denk geldigim resimler bunlar, Luke Brown isimli bir elemana ait…
Englar alheimsins (2000) Angels of the Universe 101 Reykjavik'ten sonra beni pek etkileyen Baltasar Kormákur'un bu kez oyuncu olarak içinde yer aldığı bir İzlandik film. Müzikler Sigur Ros'a ait. Filmde, aşk acısı sonrasında giderek kendine ve dünyaya yabancılaşan bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Esas oğlanımız bir hatuna aşık olur, hatunun ailesi…
ayağını kıran kazın etrafında beş-altı yüz tane salak birikmişti nöbetçi yaklaşıp silahını çektiğinde ne yapılacağına karar vermeye çalışıyorlardı ve konu kapandı kulübesinden çıkıp ev hayvanını öldürdüğünü iddia eden bir kadın dışında fakat nöbetçi kayışını ovuşturup kıçımı öp dedi kadına, gidip başkana şikayet et; kadın ağlıyordu ben de gözyaşlarına hiç dayanamam.…