Yıllara meydan okuyanlar İstanbul Film Festivali’nde!

Bayan Arıza tarafından 26 - Mart - 2013 tarihinde yazıldı.

İKSV tarafından 30 Mart – 14 Nisan 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 32. İstanbul Film Festivali kapsamında; hala formda, hala dünya sinemasına yön vermeyi sürdüren, yıllara meydan okuyan, ödüle doymayan 14 yönetmenin en son filmleri, Jameson Irish Whiskey sponsorluğunda festival seyircisiyle buluşuyor…

Uzun yıllardan bu yana Dublin ve New York Tribeca film festivallerinin sponsorluğunu üstlenen, 2008 yılından beri ise Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin Tema sponsoru olan Jameson Irısh Whiskey, bir kere daha İstanbul Film Festivali’nde de yerini aldı.

 Olivier Assayas / “Aşk Kokusu” (Something in the Air), Marco Bellocchio / “Uyuyan Güzel” (Dormant Beauty), Manoel De Oliveira / “Gebo ve Gölge” (Gebo and the Shadow), Raymond Depardon & Claudine Nougaret / “Fransa Günlüğü” (Journal De France ), Jacques Doillon / “Güreş ve Aşk” (Love Battles), Mike Figgis / “Gördüğüne İnan” (Suspension of Disbelief) ve “Çok Yaşa Aşk” (Love Live Long), Chen Kaige /“İftira Ağı” (Caught in the Web), Goran Paskaljevic / “Gün Doğarken” (When Day Breaks), Alain Resnais / “Henüz Bir Şey Görmediniz” (You Ain’t Seen Nothin’ Yet), Carlos Sorin / “Balığa Gidiyorum” (Gone Fishing), Paul Verhoeven / “İhanet Oyunları” (Steekspel / Tricked), ve Margarethe Von Trotta / “Hannah Arendt”, Jameson’un desteği ile festivalde yerini alıyor…
 
32. İstanbul Film Festivali biletleri, 16 Mart Cumartesi gününden itibaren Biletix satış noktaları, Biletix çağrı merkezi (0216 556 98 00), Biletix web sitesi (www.biletix.com) ve Atlas, Beyoğlu ve Rexx sinemalarında açılacak ana gişelerden alınabilecek.
 
Apple-tab-span" style="white-space:pre"> Aşk Kokusu / Après Mai / Something in the Air / Olivier Assayas
31 Mart Pazar – Atlas – 13.30
1 Nisan PazartesiNişantaşı City’s – 13.30
3 Nisan Çarşamba – Rexx – 19.00
70’lerin başı, Paris… Genç lise öğrencisi Gilles dönemin siyasal ve yaratıcı akımlarına kendini kaptırır. Arkadaşlarının çoğu gibi o da radikal düşünceleri ile kişisel tutkuları arasında gidip gelmektedir. Romantik karşılaşmalar ve sanatsal keşiflerle dolu bir yolculuk, dönemin çalkantıları içinde ait oldukları yeri bulmak isteyen Gilles ve arkadaşlarını önce İtalya’ya, oradan da Londra’ya sürükleyecektir. Yönetmen Olivier Assayas’ın 1994 tarihli L’eau froide’ının devamı olmasa da uzantısı niteliğindeki film, “şiir hissini, tamamen şimdiye adanmış bir gençliği, 1970’lerin yeraltı kültürünü” yeniden yakalamaya çalışıyor. Film, geçen sene Venedik Film Festivali’nde En İyi Senaryo, Mimmo Rotella Ödülü’nün yanı sıra Ghent’te En İyi Müzik Ödülü’nü kazandı.
 
Uyuyan Güzel / Bella Addormentata / Dormant Beauty / Marco Bellocchio
1 Nisan Pazartesi – Feriye – 11.00
2 Nisan Salı – Nişantaşı City’s – 19.00
4 Nisan Perşembe – Nişantaşı City’s 2 – 19.00
Fist in the Pocket / Cepteki Yumruklar, Good Morning Night / Günaydın Gece ve Vincere / Yenmek’in usta yönetmeni İtalyan Marco Bellocchio, son filmi Dormant Beauty / Uyuyan Güzel ile izleyiciyi ötanazi konusunda çok yönlü bir keşfe çıkarıyor. Uyuyan Güzel, 2012 Sao Paulo Eleştirmen Ödülü’nü ve filmin oyuncusu Fabrio Falco 2012 Venedik En İyi Yeni Genç Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı. Bir trajedi, hayatın anlamına yönelik düşünceleri etkileyerek dört kişinin hayatını değiştirir. On yedi yıllık bitkisel hayatın ardından Eluana Englaro’nun hayatının artık sonlandırılmasına karar verilir. Bu karar üzerine bir senatör, vicdanı ile siyasal sadakati arasında kalır. Senatörün kürtaj karşıtı aktivist kızı, karşı gruptaki protestoculardan Roberto’ya âşık olur. Bu sırada ünlü bir aktris, kızının komadan çıkacağı umuduyla mucizelere ve inanca sığınmıştır. Umutsuzluk içinde kaybolmuş ve ölmeye kararlı güzel Rossa ise genç doktor Pallido tarafından kurtarılır.
 
  Gebo ve Gölge / O gebo e a sombra / Gebo and the Shadow / Manoel De Oliveira
31 Mart Pazar – Beyoğlu – 13.30
1 Nisan Pazartesi – Beyoğlu – 16.00
2 Nisan Salı – Nişantaşı City’s 2 – 16.00
Dünyanın en yaşlı sinemacı, 103 yaşındaki Manoel de Oliveira’nın, Portekizli modernist Raul Brandão’nun 1923 tarihli oyunundan uyarladığı 59. Filmi Gebo And The Shadow / Gebo ve Gölge’nin başrollerinde
Claudia Cardinale, Jeanne Moreau, Leonor Silveira, Oliveira’nın torunu Ricardo Trepa ve
Michael Lonsdale yer alıyor. İlk gösterimi Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirilen, Abu Dabi Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan film, 19. yüzyıl sonlarında başına buyruk oğlunu korumak için kendini feda eden bir adamın hikâyesini anlatıyor.
 
Fransa Günlüğü / Journal De France / Raymond Depardon & Claudine Nougaret
 
30 Mart Cumartesi – Nişantaşı City’s 2 – 16.00
1 Nisan Pazartesi – Feriye – 13.30
Efsanevi belgeselci ve fotoğrafçı Raymond Depardon, altı yılını doğduğu ülkeyi geniş format kamerayla fotoğraflayarak geçirdi ve uzun yıllar birlikte çalıştığı Claudine Nougaret ile alışılmışın dışında bir seyahat güncesi hazırladı. Journal De France / Fransa Günlüğü benzersiz bir Fransa portresi çizerken sıradışı bir kariyerin ve sanat fotoğrafçılığının etkileyici özetini de sunuyor. Yolculuk, Depardon’un muhabirlik yaptığı zamanlardan Çad, Venedik, Cannes, Bokassa gibi mekânlara ve Jean-Luc Godard gibi isimlere uzanıyor.
 
Güreş ve Aşk / Mes séances de lutte / Love Battles / Jacques Doillon
 
30 Mart Cumartesi – Nişantaşı City’s 2 – 11.00
1 Nisan Pazartesi – Nişantaşı City’s – 19.00
3 Nisan Çarşamba – Feriye – 13.30
Genç bir kadın hem babasının cenazesine katılmak, hem de bir doğa adamı olarak tanıdığı çekici komşusuyla ilişkisinin adını koymak üzere taşraya döner. Adamla yakınlaşırlarken kavga edip çarpışırlar; birbirlerini görmezden gelmeden geri çekilirler; savaşları fiziksel hale gelir, erotik, bir oyun gibi, dövüşerek, güreşerek, bir tören gibi… Bu mücadeleyi aşka dönüştürmek için geçmişten uzaklaşmaları gerekmektedir. Kafka´dan ve Cézanne´ın Bacchanal (Aşk Savaşları) adlı tablosundan esinlenen Jacques Doillon´un "kalbi, zihni ve cinselliği birleştiren" bu son dramı, ilk kez şubatta Berlin´de izleyici karşısına çıktı.
 
Gördüğüne İnan / Suspension of Disbelief / Mike Figgis
 
2 Nisan Salı – Atlas – 19.00 (YÖNETMENİN KATILIMIYLA)
3 Nisan Çarşamba – Rexx – 11.00
4 Nisan Perşembe – Feriye – 13.30
Usta yönetmen Mike Figgis’in son filmi Suspension of Disbelief / Gördüğüne İnan, festivalin merakla beklenenlerinden. Gerçeklikle hayal arasında geçişlerle örülü, senaryoyla gerçek hayatın birbirine karıştığı bu psikolojik gerilim, Mulholland Dr. / Mulholland Çıkmazı ve Black Swan / Siyah Kuğu gibi modern klasiklerle kıyaslanan postmodern bir cinayet filmi. Dünyaca tanınmış bir akademisyen, gizemli Fransız güzeli Angelique´in ölümü vakasına karışır. Yetenekli bir senaryo yazarı ve romancı olan Martin kariyerinin zorlu bir dönemindedir. Angelique´in ölümü ve kadının ikiz kız kardeşinin gelişiyle birlikte, bu gizemli cinayet ile karısının on beş yıl önce ortadan kayboluşu arasındaki benzerlikleri fark eder.
 
Çok Yaşa Aşk / Love Live Long / Mike Figgis
 
2 NİSAN SALI, PERA, 14.00 (YÖNETMENİN KATILIMIYLA)
Oscar adaylığı bulunan Mike Figgis, Londra’dan yola çıkan Gumball Rallisi’ni izlemek üzere İstanbul’a geldiğinde, hem iki yabancının cinsel karşılaşmasını hem de yarışın gerginliğini aynı anda işleyebileceği bir film çekti. Figgis, İstanbul’da yedi gün boyunca yaptığı çekimler sonucunda gerçeklikle hayalin sınırlarını zorlayan, sadakatsizlik, yalnızlık ve hızlı yaşamın tatsız sonuçları üzerine “vur-kaç” tarzında cesur bir film çıkardı ortaya.
 
 
İftira Ağı / Sou Suo / Caught in the Web / Chen Kaige
 
31 Mart Pazar – Nişantaşı City’s – 19.00
1 Nisan Pazartesi – Rexx – 16.00
3 Nisan Çarşmba – Nişantaşı City’s 2 – 19.00
İnternet çağında en önemsiz davranışlar bile büyük tartışmalara yol açabilir; birbirimize bağlanmamıza aracılık eden teknoloji bizi ayırabilir de… Ayaktaki yaşlı adama yerini vermeyi reddeden genç Ye´nin başına gelen de bu olur. Bu sahnenin videosu internette yayılınca, genç kızı bulup cezasını vermek isteyen halk harekete geçer ve Çin´deki tabiriyle "insan eti avı" başlar. Çin´de altı milyon izleyiciye ulaşan ve ilk uluslararası gösterimini Toronto´da gerçekleştiren Chen Kaige´nin bu en yeni filmi, yönetmenin dönem filmlerinin izinden ayrılarak "çağdaş Çin toplumuna ayna tutuyor.
 
 
Gün Doğarken / Kad svane dan / When Day Breaks / Goran Paskaljevic
31 Mart Pazar – Feriye – 16.00
1 Nisan Pazartesi – Nişantaşı City’s 2 – 19.00
3 Nisan Çarşamba – Feriye – 16.00
Usta yönetmen Goran Paskaljevic´in Sırbistan´ın Oscar adayı olan bu son filmi dokunaklı bir kendini keşfetme hikâyesi anlatıyor. Misha Brankov emekli bir müzik öğretmenidir. Bir sabah Belgrad´daki Yahudi Müzesi ile temasa geçmesini isteyen bir mektup alır. Burada, Belgrad´daki eski fuar alanında yapılan kanalizasyon kazıları sırasında demir bir kutu bulunduğunu öğrenir. Fuar alanı, İkinci Dünya Savaşı´nda Sırp Yahudiler ve Çingeneler için bir toplama kampı olarak kullanılmıştır. Kutunun içindekiler Misha´nın hayatını değiştirecektir…
 
Henüz Bir Şey Görmediniz / You Ain’t Seen Nothin’ Yet / Alain Resnais
 
31 Mart Pazar – Atlas – 11.00
4 Nisan Perşembe – Feriye – 19.00
5 Nisan Cuma – Nişantaşı City’s – 11.00
Fransız Yeni Dalga akımının önemli isimlerinden Alain Resnais’in son filmi You Ain’t Seen Nothin’ Yet / Henüz Bir Şey Görmediniz, “Ustalar” bölümünün iddialı yapımlarından. Alain Resnais, son filminde kurgu ile gerçeği, film ile tiyatroyu harmanlarken aşk, yaşam, ölüm gibi temaları irdeliyor. Hayata yakın zamanda veda eden ünlü oyun yazarı Antoine d´Anthac, ölümünden sonra iletilen bir mesajla yıllar boyunca yönettiği Eurydice adlı oyunda rol almış tüm arkadaşlarını bir araya toplar. Hepsi de kendini canlandıran bu saygıdeğer oyunculardan son arzusu, Eurydice´nin genç bir oyuncu kumpanyası olan La Compagnie de la Colombe uyarlamasını değerlendirmeleridir. Bu deneyimli oyuncular, genç aktörleri ekranda izlerken bir yandan kendileri de oyunu sahneleyeceklerdir.
 
Balığa Gidiyorum / Días de pesca / Gone Fishing / Carlos Sorin
 
30 Mart Cumartesi – Rexx – 21.30
31 Mart Pazar – Feriye – 19.00
4 Nisan Perşembe – Nişantaşı City’s 2 – 16.00
Elli iki yaşında, alkolizmden paçasını kurtarmaya çalışan ve hayatının gidişatını değiştirmeye kararlı biri olsaydınız ne yapardınız? Gezici pazarlamacı Marco, alkol alışkanlığının yerine koyabileceği bir hobi edinmesini öneren danışmanını dinleyerek balıkçılığa heveslenir. Köpekbalığı avlama mevsiminde Buenos Aires´ten yola çıkarak, neredeyse dünyanın sonuna, Patagonya´nın el değmemiş sahillerine gelir. Yolculuğunun bir diğer nedeni de, yıllardır görmediği kızı Ana´yı bulmaktır. Carlos Sorin´in Bombon, Köpek ve Kaybolan Kedi´nin ardından çektiği bu yeni filmi, arayışlar, karşılaşmalar, kötü tesadüfler ve ikinci şanslar üzerine incelikli bir dram. Film, geçen yıl San Sebastian’da Signus Ödülü’nü kazandı.
 
İhanet Oyunları / Steekspel / Tricked / Paul Verhoeven
 
11 Nisan Perşembe – Nişantaşı City’s 2 – 11.00
13 Nisan Cumartesi – Atlas – 21.30
14 Nisan Pazar – Feriye – 11.00
Şimdiye kadar yapılmış en benzersiz, çığır acıcı film. İhanet Oyunları, kitle fonlaması yani crowdsourcing yöntemiyle doğrudan halk tarafından şekillendirilmiş ve yapım sürecinin tüm önemli aşamaları (senaryo yönetiminden konu örgüsündeki sürprizlere, jenerikten diyaloglara ve hatta müziğe kadar) halk tarafından belirlendiği uluslararası bir proje. Filmin ilk bölümü, bu benzersiz süreci röportajlar ve kısa çekimlerle ekrana aktarıyor. İkinci bölüm ise ortak yapılan filmin kendisi: Yalanlar ve ihanetle dolu heyecanlı bir gerilim-dram. Hikâye, emlak zengini zampara Remco karakteri üzerine odaklanıyor. Remco’nun debdebeli yaşamı, eşinin düzenlediği 50. doğumgünü partisi sırasında tersine dönüyor. İhanet Oyunları, Paul Verhoeven’ın Robocop, Total Recall / Gerçeğe Çağrı, Basic Instinct / Temel İçgüdü ve yakın zamandaki Black Book / Kara Kitap gibi uluslararası hitlerinden sonra çektiği ilk filmi.
 
Hannah Arendt / Margarethe Von Trotta
 
1 Nisan Pazartesi – Atlas – 19.00
8 nisan Pazartesi – Rexx – 19.00
9 Nisan Salı – Nişantaşı City’s – 11.00
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Hannah Arendt’in yaşamının bir bölümünü konu alan
Hannah Arendt, Berlin’den sonra 32. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Önceki çalışmalarında Rosa Luxemburg ve Hildegard von Bingen’in hayatlarını da beyazperdeye taşıyan yönetmen
Margarethe von Trotta’nın son filmi, kahramanını Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın 1960 yılında Kudüs’te yargılanışını izlerken resmediyor. Arendt, The New Yorker dergisine Eichmann hakkında hazırladığı yazı dizisinin ardından, 1961–1964 yıllarında tüm dünyadan gelen sert tepkilere direniyor. Filmde Arendt’i ünlü Alman oyuncu Barbara Sukowa canlandırıyor. “Düşünen bir kadının filmi”ni yaptığını belirten Margarethe Von Trotta, “kötülüğün sıradanlığı”nı keşfiyle dünyayı sarsan Arendt’in hikâyesini etkileyici bir biçimde anlatıyor.
 
İKSV tarafından Akbank sponsorluğunda düzenlenen ve her zaman olduğu gibi programındaki filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle öne çıkan 32. İstanbul Film Festivali, sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu iki hafta sunacak.
 
Kaynak: Milliyet