TiananMenian “Bazıları gerçekten yaşar.”

Bayan Arıza tarafından 10 - Mart - 2011 tarihinde yazıldı.

"Bazıları gerçekten yaşar."
Charles Bukowski

Sırtımızda bize ait olmayan ama üzerimize yapışıp kalan ve bir daha
hiçbir yere gitmeyen mahur ve melankolik bir hüzün paltosuyla
dolaşıyoruz biz Türkler. Gittiğimiz her yere ve tanıştığımız herkese
sunuyoruz onu ve bu hüznün pazarlanma işi bizi epeyce meşgul ediyor.
Eski yıllarda kamyonlara asılan "ağlayan çocuk" kartpostalı gibi yerel
ve yaygın. Menşei Türk değil ancak o denli içselleştirilmiş ki
seksenli yıllar onunla anılıyor nostalji niyetine. İstanbul'da
dolaşıyorum ve omzumda bir adam oturuyormuş gibi yürüyorum yollarda.
Adam her nedense git gide ağırlaşıyor ve en sonunda akşamüstü evime
dönmek için herhangi bir vesaite genellikle de otobüs ya da minibüse
bindiğimde omuzum çöküyor üzerime, uyukluyorum ya da anlamsızca yola
bakıp gözlerime yapışan her türlü ışıktan sakınıyorum. Para babaları
dolu etraf sanki ve otobüsün dışındaki her araç beni fakirliğimle
aşağılıyor. Yağmur yağıyor ıslanıyorum, kar yağıyor üşüyorum, güneş
çıkıyor kavruluyorum ve bu pastadan bana düşen payın neden bu kadar az
olduğuna bir türlü akıl sır erdiremiyorum. Sonra Acıbadem sokaklarında
geceleri çöp toplayan çingeneler, Merter de yol üzerinde müşteri
kovalayan travestiler ve sur dibinde kağıt mendil satan çocuklar
aklıma geliyor ve ben şükretmem gerektiğine karar veriyorum yeniden.
Oysa biliyorum ki sadece üç gece üst üste Kadıköy'den evime taksiyle
gelmeye kalksam kişisel bütçem o denli sarsılır ki tekrar eski
düzenini alması dört aylık kemer sıkma politikası sonucu ancak mümkün
olabilir.

Off ulan off! Yüreğim yağmur ormanları benziyor biliyor musun? Hiçbir
müdahale söndüremez bu yangını. Sefilin tekiyim ben, aptal, aptal,
aptal… Geberene kadar içmek ve kaybolmak zamanı şimdi.

Ben arızalıyım, güne kara çalarım, tanıdığım herkese felaket taşırım, "
"Lanetli Yahudi" gibi gittiğim her yere bela taşırım, asla iflah
olmam, asla durulmam, yararlarımı kaşır dururum. Allah beni affetsin,
ya da yok yok, affetmesin!