Things to Do in Denver When You’re Dead

Bayan Arıza tarafından 6 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Dorian Gray yazdı…

Things to Do in Denver When You're Dead"

Yönetmen: Gary Fleder
Oyuncular: Andy Garcia (Jimmy the Saint), Christopher Lloyd (Pieces), William Forsythe (Franchise), Bill Nunn (Easy Wind), Treat Williams (Critical Bill Dooley), Gabrielle Anwar (Dagney), Don Cheadle (Rooster), Steve Buscemi (Bay Shhh), Christopher Walken (Man With The Plan)
1995 ABD yapımı, 114 dakika

90'lı yılların yenilediği kara film janrının ışıltılı bir nüvesi bu film. Bütün oyuncuları alabildiğine karizmatik ama filmin kendisi ısrarla alçakgönüllü olmaya çalışan bir tavır içinde. Hikâyenin gidişatını belirleyen dönüm noktaları son derece saçma olaylarla şekilleniyor ve kanımca gayet bilinçli bir tercih bu. Tıpkı Coen Kardeşlerin "Fargo" isimli emsalsiz başyapıtları gibi bu film de; tek istedikleri biraz daha fazla para, rahat ve huzur olan 10'dan fazla karakterin, hayatın yeknesaklığı ve sıradanlığı arasına sıkışmış ve tamamen ?insanî? merkezli hatalardan kaynaklanan kaçınılmaz sona ilerleyişini anlatıyor.

Şu öyküye bakınız: Patronun oğlu, Meg isimli kıza aşık ama onu bir başkasına kaptırmış. Ve öyle sapıtmış ki, gündüz gözüyle çoluk çocuğa sarkıntılık ediyor, o derece. Patron ise oğlunun kurtuluşunun tek yolu olarak kızın geri dönmesini görüyor. Meg'in yeni sevgilisini (ki evlenmek üzereler) tehdit ederek kızdan vazgeçirmeye çalışıyor. Ve sonuç: 20'ye yakın kişi bu abuk durum ve fikirlerin sonucunda telef oluyor ya da tarifsiz acılar çekiyor. Trajik değil mi?

Yönetmen Gary Fleder son derece dingin bir anlatımla her kareyi ve planı "sindirerek" çekmeye çalışmış. Bonus olarak ise birkaç müthiş fikir serpiştirmiş filme. Bunlardan en önemlisi, filmde sürekli araya giren ve ölümü yaklaşan insanların yakın çevrelerine son kelamlarını iletmesini sağlayan "ölüm sonrası servisi" isimli video görüntüleri. Bunlardan birinde Aziz, Jimmy'nin de olduğunu görünce (Jimmy?nin kim olduğunu filme bırakalım) seyircinin içinin cız etmemesi çok zor.

Bunun yanında barda oturan bilge bir şahsiyetin sürekli filmin karakterlerini tanıtıp, arada yaşamla ilgili olarak döktürdüğü inciler.. çok etkileyici. Ayrıca filmin üç parçalı ilgi çekici bir öyküleme tekniği var. Beslendiği asırlık kara film türüne kendi meşrebince getirmeye çalıştığı bir yenileme çabası.. takdire şayan.

Sonuçta özellikle kara film türünü sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye edilebilecek bir film bu. Sadece oyuncu kadrosu için bile görülebilir.

Filmin notu: 7
Gönül notu: 9
Arıza notu: 8