Tea Party

Bayan Arıza tarafından 9 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Meb, "Tea Party" yi anlatıyor…

Daha önce bir videoklip çekimi için İstanbul'a gelen The Tea Party, Özellikle şarkı sözlerini önemseyen grup, 'The Interzone Mantras" adlı 6. albümlerinde, dindeki fanatizme değinirken dünyadan bihaber olmalarına karşın ahkâm kesen 'sanatçı dostları'nı iğneliyor.

Enstrüman zenginliği, Doğu'nun akortları ile Batı'nın akımlarından yaptıkları iyi karışımlar ile dikkat çeken Kanadalı alternatif metal grubu, 1991 yılında Jeff Martin, Stuart Chatwood ve Jeff Burrows tarafından kuruldu.

Grubun beyni Jeff Martin iki yıl önce aralık ayında 'The Interzone Mantras' albümünün şarkı sözlerini yazmak için Prag'a gitti. Orada bir apartman dairesi kiralayarak zamanını ressam ve şairlerle sohbet ederek, geceleri sokaklarda yürüyüş yaparak geçirmiş.

Martin ayrıca şarkı sözlerini yazarken edebiyattan da beslenmiş. Albümdeki 'The Master and Margarita' şarkı da Rus yazar Mihail Afanasiyeviç Bulgakov'un, 1920'lerde yazdığı ve Rusya'da çarlığın yerine gelen komünist rejimde de özgürlüğü kısıtlayıcı davranış ve tutumların devam ettiğini anlattığı aynı adlı eserinden esinlenmiş.

Sadece Bulgakov değil Beat kuşağının ünlü şairi William Burroughs da Martin'i, şarkı sözlerini kaleme alırken etkilemiş. Albümün ismi ve açılış şarkısı 'The Interzone', Burroughs'un aynı adlı romanından geliyor. Bu kitap Burroughs'un, 1940'larda bir New York gazetesi için muhabir olarak çalıştığı Cezayir'deki günlerinin yarı hayal ürünü
olan hikâyesini konu ediniyor.

Köktendincilik üzerine olan 'The Interzone'u kendisine kaynak olarak seçen Martin: "Din gibi özel bir bağı araç olarak kullanan ve başka amaçlar uğruna insanların inançlarını sömüren tehlikeli bir kesim olduğu açık. 11 Eylül'de Amerika'da pek çok masum insan yaşamını yitirdi." diyerek dindeki fanatizmin 'tehlikeli bir hastalık' olduğunun altını çiziyor.
'The Interzone Mantras'ın bir diğer şarkısı 'Must Must'ta ise Martin, Nusret Fatih Ali Han'ın 'Mustt Mustt' şarkısına gönderme yapıyor: "Bu, Sufizm'de 'Allah orada, sizinle, size ve etrafınızdakilere hayat veriyor, aydınlatıyor' anlamına geliyor. Bu, dindeki aşırılığın en pozitif ucu."

Daha önceki albümlerine nazaran stüdyo numaralarının ve Doğu ritimlerinin daha az olduğu 'The Interzone Mantras'daki 'Dust to Gold' şarkısında The Tea Party, 'sanatçı' geçinen meslektaşlarını iğneliyor: "Dünyadan bihaber olan bazı isimler şarkılarında atıp tutuyor, boş ve yanlış şeylerden bahsediyorlar. Milyonlarca genç beyin bu isimlere tapıyor, onları kendisine örnek alıyor" diyor. Daha önce 'Bazaar' adlı şarkısının videoklip çekimi için geldiği İstanbul'dan çok etkilenen The Tea Party, burada konser vermeyi çok istiyormuş.

07.01.2002 tarihli radikalden alıntıdır.

Bu güzel insanların en son 2001 yılında dinlediğimiz albümleri "The Interzone Mantras" tan sonra yeni albümleri "The Seven Circles" Mayıs ayı içerisinde sanırım piyasaya çıkacak…Hasretle bekliyoruz 7. albümlerini…Kanada'lı bu ünlü grubun çalamadığı enstruman var mıdır o da ayrı bir olay yani…Ahmet San'a söylesek de getirsin şu bebeleri bizim için..

Jeff Martin'in felsefe, bilim, din ve politika konularinda bayağı bi yol katetmiş, müzikler genelde doğu melodileri ile bezenmiş, sözler felsefe, mistizm vs. Her parça, her albüm farklı tatlar bırakıyor bende…Ehh artık hala dinlemeyen varsa bir zahmet dinleyiverin artık yani.