Quadrophenia

Bayan Arıza tarafından 5 - Kasım - 2010 tarihinde yazıldı.

Quadrophenia"ruhları kabuklarının içinde"

Bazı filmleri izlersin ve film biter. Sonra yerinden kıpırdayamaz, koltuğa mıhlanıp kalırsın. Bir süre geçer ama bacakların uyuşmustur, başka bi dünyadasındır, hareket edemezsin, konuşmak istemezsin. Konuşmak için kendini zorlarsın ama kelimeler çık(a)maz.

Quadrophenia, benim için böyle bir filmdi. 16 Ocak 2002 Çarşamba günü Bilgi Üniversitesi'nde izledim.

Kişisel olarak şunu söyleyebilirim ki, eğer ben 1979 yılında şu yaşımda olsaydım yine ada müziğini seviyor olacaktım. Bu adamlar kesinlikle bu dünyaya ait değiller.

Filmi izlerken aldığım lezzet bambaşkaydı. Jim'in (basrol) hissettiklerini kendi ruh dünyam ile özdeşleştirdim ve bu hiç zor olmadı. Ekstra bir çaba sarfetmedim ve o adamı anladım. Radiohead dinleyen adam da, The Who dinleyen adam da aynı ruh halinde sanki. Ada'lı olmanın ezikliğini, depresifliğini müziklerine fena halde yansıtmışlar.

Bir arkadaşımın da dediği gibi "ruhları kabuklarının içinde".