Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
RocknCoke 2007 izlenimlerim… Grunge kuşağı bunu kaçırmamalıydı! Chris sanki aileden biri gibiydi. Biz grunge kuşağı elemanları için ulaşılamaz bir şeydi. Ama o gün sahnede sanki bizden birinden daha fazla bizimleydi. Ailemizin son bireyi gibi. O kadar sıcak ve içtendi ki. Hikayelerini anlattı. Eşi Vicky'i tanıştırdı. Söylediği şarkıyı ona yazdığını söyledi,…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Raskolnikov'dan "UYKU" Uyuyamıyorum. Halbuki uyumam lazım. Sonuçta 42 saattir uykusuzum. Uyanık kalmayı gerektirmeyecek kadar da berbat bir hayatı devam ettirmekle meşgulüm. Düşler görmek istiyorum, iyimser, umursamaz, unutkan.. Ama olmuyor işte. Vücudum buz gibi. Hiçbir yaşam belirtisi yok. Bir an için öldüm mü diye düşünüyorum. Ama sigara almak için, buz gibi…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
ŞÜKÜR Soğuk bir gün. Kış. Normal. Evimdeyim. Sessiz ve huzurlu. Cam kenarı. Sıcak bir petek. Çay. Sıcacık. İçimi ısıtıyor. Ruhumu ısıtıyor. Yalnız değilim ve bu huzur verici. Esas yalnızlığı yaşamadım henüz. Şanslıyım. Çok sevdiğim insanları kaybettiğim nadir oldu. Şimdiyse buna hüzünlenecek zamanım yok. Boşa geçecek zaman. Sıcak bir zaman. Bana…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Tahsin T'den "Sibirya" Akşam çökerken İstanbul'un üzerine, İstanbul'un ona ne verdiğini düşünüyordu… O akşam, iplerin koptuğu, buz dağının çözüldüğü ya da binyıllardır bir dağın zirvesinde, neredeyse tarihe tanıklık etmiş en yaşlı kayanın aşağı yuvarlanıp yerlebir olduğu akşamdı… Bir şey olmamıştı aslında, hayatında maddi olarak bir değişiklik olmamıştı… Hatta, vücudunun herhangi…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Ölümün Metresi Bir bahçe, cennet olmalı, ufuk çizgisine kadar dümdüz, çimen ve papatya dolu… Güneş, güzel güneş, tenimi ısıtan ama gözlerimi kamaştırmayan… güneşi hiç sevmedim, hep aydınlıkta çatılan kaşlarım güneşin nasıl bu kadar fevkalade olabildiğine şaşırmış, kalkmış. Gülümsüyorum. Bir ağaç, hani insanın beyninin arka kısmında bir takım hormonlar salgılayan şu…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Ozan Güler'den "Oda" björk dinliyorum. Güya ışıklar açık ama içim köşesine kitaplar yığılmış ve loşluk barındıran havada. Raflar hayatımın bölümlenmiş plaklarıyla dolu; artik dinlediğimde ayni zevki alamadığım o anılarla dolu. Bir sürü plak! Dikkatimi çeken bir unsur ise plak renkleri; kırmızılar, gökyüzü mavileri ve fosforlu pembeler… Fakat kimisi istiflenmiş hüzünler,…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
13 Ağustos güncesi, örümcekleri, ruhaniliği için. MOR'a… kahve dolu bi küvette yasamak ve ardına zoraki sevişmeleri yığmak.. küçücük vakitlerde mutlu olmak denen manik depresif olguları yasamayı başlattım içimde. reçel dolu gözyaşlarım var. ve iğrenç derecede kokan, hattan boktan bile beter kokan şarap peyniri kokularına sahip Bir mutfakta Buzlu camın önündeki…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Raskolnikov'dan "KIZIL KANATLAR" Üstünde milyarlarca insanın yaşadığı bu dünyada, belki de çok daha fazlasının yaşadığı kainatta bir bireydi. İçine kapanık, kalın kalın tuğlalarla ördüğü çin seddi kıvamında savunma mekanizmalarıyla çevrili, hayata izole, yadırganan, acı çeken biriydi. Hayatına dair bir karar vermesinin zamanı geldiğini düşünüyordu. Hayatını düzene sokup bir işe girmek,…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Uyumsuz Penguen'den "Kaybettik biz, mutsuzuz!!" Kurallar koydular ve daha biz doğmadan hayatımız üzerinde söz sahibi oldular. Onların kurallarına göre yaşayacaktık. Onların dersanelerine gidip, onların sınavlarına girecektik.onların okullarında okuyup, onların mesleklerini seçecektik. Onların mesaî saatlerinde çalışıp, onların dizilerini seyredecektik. Bu tekdüze parodi bittiğinde de sevenlerimiz bizi ‘rahmetle’ anacaklardı. Onların o sıkıcı…
Bayan Arıza tarafından 7 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Raskolnikov'dan "ÇARPIŞMA" -Berbat görünüyorsun. -Hayır çok mutluyum -Mutlu musun? Neden? -Mutluyum işte. Hem neden böyle garipsiyorsun ki mutluluğumu? -Önce bana mutluluğunun nedenini söylemelisin. -Harika bir işim var, üstelik terfi de ettim, iyi para kazanıyorum, deniz manzaralı da bir ev aldım. -Peki kim olduğunu biliyor musun? -Anlamadım. Ne demek istiyorsun? -Kimsin…