nida the strange'den "Oasis"
oasis dinlerken böyle isin içinden çikamama durumlari var hep içimde… hani radiohead dinlerken biliyorum ki ; biseyler senin kontrolundan çikabilir..aglarsin bagirirsin… thom yorke un o muhtesem sesi adami kendinden geçirir..enstrumanlar ise "ya hala var iyi çalan adamlar "dedirtir adama..

blur dinlerken neselenirsin asik deilsen eger ;asiksan blur dinleme zaten zirzir dolanirsin ortalarda…"park life park life" esliginde aglayip "abi sevgilimle el ele bu sarkilari dinlerdik böhüüü" diyen adamlar dolu ortalik simdi…
ama oasis kesinlikle farkli…
yani asikken ya da gayet bekarken dinleyince oasis i degisen tek sey nefret duyma dürtüsü ya da sevme dürtüsü oluyor…
bir kere adamlarin sesi o kadar iyi ki ( her ikisininde ) yani "allah belani versin lan sevgili " diyebilirsin de" seni özledim lan allahin belasi " da diyebilirsin..
hani oasis tam parabol grubu… müzikleri de öyle…. dans ederken bi anda yerine çöküp kalabilirsin… hani "beatles feomeni" kesinlikle adi geçmesi gereken bir grup varsa o da beatles tir oasis ten bahsederken su konumda…
müzik çok kaliteli ne olursa olsun…sözler insani eglendirebilir düsündürebilir…tek bir amaca hizmet yok…hersey konu olabilir..
ilk albümden bu yana bu böyle..
"brit rock / alternative rock dinleyenler ölsünnnn bööööö" diyen arkadaslara ise bu müzik (onlarin iddia ettigi gibi)piyasa olmadan çok önce kendi dinledikleri zartlarin ve zurtlarin yeterince piyasa oldugunu ve müzigin genelde ana çikis noktasinin britanyanin o güzel buram buram yesil delicesine ask ve ihtiras kokan topraklari oldugunu hatirlatirim…
sex pistols da ingilizdi ozzy osbourne de sonuçta…
ya da elton john=)
oasis insanin limitlerini zorlayan bir müzik yapiyor kesinlikle… yani kahve içerken ve bira içerken dinlenebilir bi grup sevilesi özlenesi bir grup…
neyse son albüm geldi de özlem dindi biraz…"lyla " her ne kadar çogu oasis fanina "çok vasat" gelsede bence oasis için muhtelem bir geri dönüs parçasi idi… müzigi güzel vokali güzel sözleri tam oasis in yaz sarkilarina göre filan felan…
ama daha önemli birsey var ki kesinlikle " the importance of being idle…" aileniz dahil herseyin yalan oldugunu anlatiyor…sevgiliniz dostlar vsvsvs…. hani gerçek olanlarin acimasizligi belkide ama hayat yeterince acimasiz zaten..aksini iddia eden gitsin green day filan dinlesin derim ben hani teenage "sevgilim bana pas vermiyooooorrr" gruplari =)
emo kidler homo kidler filan hani 😛
neyse sarkiya dönersek müzigiyle sözleri ve "oscar wilde "vari göndermeleri ile… ve unutmadan harika "siyah-beyaz" klibi ile (klip oasis in bugüne dek çektigi en iyi klip bence "wonderwall " la birlikte )…. böyle hayati sorgulamak isteyen arkadaslara nacizane tavsiyem sarkinin sözleri ile birlikte oasis in klibini izlemeleri… ne de olsa kocaman adamlar olduk ve artik herseyin bir sevimlilik noktasi var 🙂 hayati çok sevimli göstermiyen bir klip ama ayni zamanda mizahi açidan ele alinirsa en sevimsiz sey bile çok sevimli olabilir … aysel gürel in kimi insanlara sevimli gelmesi gibi 🙂
oasis in "go let it out "sarkisi hakkinda dedigi gibi..
"is it any wonder why princes & kings
are clowns that caper in their sawdust rings
and ordinary people that are like you and me
we're the keepers of their destiny "
bir de "Radiohead" demiş Nida, bakalım ne demiş?
herşeyin sebebi..
başlangıç noktası…
pop art…
kesişen kümeler..
birleşimler..
ayrılıklar..
anlamsızlıklar..
anlamlar…
sırat köprüsü..
ömür törpüsü…
yaşanmışlıklar..
özlenenler..
kavuşulamayanlar..
tanri olma becerisi..
tanrıdan kaçma becerisi..
gerçekler ..
yalanlar..
deyimsizlikler..
öznelerin anlam yitirişi..
güzelliğe haksızca bir serzeniş..
uzaklaşmak isteği..
sarılma isteği..
sonsuzlukta yer aramak..
çevir sesi…