Kaybettik biz, mutsuzuz!!

Bayan Arıza tarafından 7 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Uyumsuz Penguen'den "Kaybettik biz, mutsuzuz!!"

Kurallar koydular ve daha biz doğmadan hayatımız üzerinde söz sahibi oldular. Onların kurallarına göre yaşayacaktık. Onların dersanelerine gidip, onların sınavlarına girecektik.onların okullarında okuyup, onların mesleklerini seçecektik. Onların mesaî saatlerinde çalışıp, onların dizilerini seyredecektik. Bu tekdüze parodi bittiğinde de sevenlerimiz bizi ‘rahmetle’ anacaklardı.  Onların o sıkıcı hayatlarına mahkumduk. Düşünme yetimizi kullanamayacağımız bir hayat tasarlamışlardı. Onların sınırlarının dışına çıkarsak düşünce suçlusu olacaktık, kurallarına uymazsak kaybeden…

Peki biz ne yapacaktık? Düşüncelerimizden emin olmak için bizi destekleyen birilerine veya bir topluluğun korumasına ihtiyacımız olmadığı için ‘azınlık’ bile olamadık. Bunaltıcı yalnızlığımız içinde hayallerimiz tek dostumuz kalmıştı.

Örümcek beyinlilerin düzeninin saçmalığını anladık. Ne bu dünya düzenini ne de mutsuz hayatlarımızı değiştirmeye gücümüz yok. Geriye çözümünü bulmamız gereken bir ikilem kaldı : En acısız yoldan biyolojik varlığımıza son vermek en iyi çözüm olabilir mi?


Ne olduk biz? ya da neydik ki zaten…

Güneşin yeniden doğacak olması bizim için bir mutluluk değil, sıkıntı kaynağı olmuştu. Çünkü her yeni gün rutin döngünün sürekliliği demekti. Yani bu korkunç dünyaya katlanmak zorunda kalacağımız bir gün daha. Bizi anlamayacakları, umursamayacakları 24 saat daha.. Bu döngüden her kurtulmak istediğimizde bir şekilde ikna edilip yaşantılarımıza geri döndürülüyorduk. Hayata karşı tahammülümüzü kaybedip krizler geçirdiğimizde, anlık korkaklığımız bitirmemize engel oluyordu.
Dünyalıların zayıflık olarak adlandırdığı farklılığımız ve farkındalığımız onların yarışında hep geride kalmamıza neden oluyordu. Onların düşünme sistemlerini reddettiğimiz için aptal oluyorduk. Özgür olmak istediğimiz için haindik.

Bizden nefret etmelerine rağmen başlangıçta sevmiştik onları. Bize bu kadar işkence çektirmeselerdi hala da sevebilirdik. Eğer dünya yüzyıllar önce sandıkları gibi tepsi şeklinde olsaydı; kenarından aşağı, sonsuz boşluğa atlardık. Böylece bizi görmek zorunda kalmazlardı. Ama hala burdayız ve onlarla yaşamak zorundayız. Ya da onlar bizler…