Freedom Metal Festival Kritiği (5 Ağustos 2024, Maçka Küçükçiftlik Bahçe)

Bayan Arıza tarafından 6 - Ağustos - 2024 tarihinde yazıldı.

5 Nisan’da izlediğimiz Dark Tranquality’den bu yana 4 aydır hiçbir konsere gidememiştik. Bu sebeple bu festival ilaç gibi geldi. Resmen üniversite festivalleri gibi bir gün hatta old school tadında bir gün yaşandı. Eski güzel günleri hatırlattı.

Kapı açılışı ve 17.00 idi. Biz 18.20’de mekana giriş yaptığımızda müziğe çok büyük katkıları olan (taaa Antisilence zamanlarından beri) Erdem Çapar’ın grubu SÜLFÜR ENSEMBLE sahnede yardırıyordu. Güneş tepedeydi. Hava sıcaktı. Kimi zaman sahne önü, kimi zaman gölgelik olmak üzere grubu sevgiyle uğurladık.

Kısa bir bekleyiş sonrası hakkında hiçbir fikrimin olmadığı Yunanlı grup VILLAGERS OF IOANNINA CITY sahnedeydi. Tabii coğrafyalar yakın olduğundan ezgiler de biraz benziyordu. Tulum ve klarnet de kullanan grup biraz progressive, biraz doom, biraz folk, tam olarak ne olduğuna karar veremediğim(!) etnik bir müzik yaptı. Grup elemanları sempatikti. Tulum çalan abiyi de Volkan Konak’a benzettim:) Barış, kardeşlik mesajları verip durdular.

Biletix’te grupla ilgili yazan şu: Stoner Metal tarzını Yunan halk müziği motifleriye birleştiren grup klasik rock enstrümanları yanında klarnet, tulum gibi enstrümanları da kullanmasıyla ilgi çekiyor. VILLAGERS OF IOANNINA CITY 2022 yılında İstanbul’a gelmiş ve verdiği kapalı gişe konser ile hayranlarını büyülemişti.

Ardından merak ettiğimiz Myrath çıktı, o ne öyle, bangır bangır bir giriş yaptı Tunus’lu grup. Vokalist, klavye, gitar müthişti. Solistin sahneye hakimiyeti ve seyirci ile kurduğu yakın temas da güzeldi. Sahnelerini dansöz/dansçı ile renklendiren bu proggressive metal grubunu beğendim ben. Meğerse onlar da 10 yıl önce konser vermişler hatta aynı yerde.  Keşke bütün Araplar onlar gibi olsa:=) Ve keşke yine gelseler…

Ortam kalabalıklaşmaya başladı. Bu arada sevgili Erdem Çapar ile fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedik. Ve tam bira alırken bir de baktık ki Sinan Canan hocamız da gelmiş. Kendisi de bir rock/metal sevdalısı, grubu da var filan. Kitapları başucumda dururken ve kendisine saygı-sevgi beslerken yanına gidip konuştuk, sıcakkanlı da, O’nunla da fotoğraf çektirdik. İnanılmaz mutlu olduk O’nu orada görmekten.

Geldik beklenen ana. Konsere gitme sebebime:) Metal müzik dünyasını Ukrayna’dan selamlayan en iyi kadın brutal vokalistlerinden biri olan Tatiana’yı canlı görebilme hayaliyle sahneye doğru götüm götüm ilerledik. Tabii uzun boylu arkadaşlardan fırsat bulup da görmeyi başarabildiğimiz kadarına bile hayran olduk. Yani, diyorum ki net, “o kadınsa ben neyim?”. Muhteşem ses ve sahne performansı ile hepimizin ağzını açık bıraktı. Clean’dan brutal’e doğru pürüzsüz geçiş de bi’harika dostum.

Herkesin üzerinde Jinjer t-shirtleri vardı. Konser öncesi sorduk Kadıköy’de, bayaa da aramıştık aslında. “Konser zamanı satılır” demişti Hammer Müzik hatta. Nitekim bir de baktık t-shirt satışı var. Hayatımda en çok parayı bu t-shirt’e verdim sanırım çünkü üzerinde günebakan vardı t-shirtün. Ve benim özel ilgi alanım ayçiçekleridir. Muhtemelen konser sonrasında yarı fiyatına satacaklardır kalanları 🙂

Açıkhavada geçen bu güzel festivalden çok keyif aldım. Ne kadar az insan o kadar iyi…