Dizi Kritiği: Unchosen

Bayan Arıza tarafından 7 - Mayıs - 2026 tarihinde yazıldı.

Unchosen, Netflix’te en son izlediğim dizi oldu. Zaten 6 bölümlük mini dizi, üstelik bir de İngiliz dizisi olunca bir hamlede bitiriliyor. Dizi “bugün hala Birleşik Krallık’ta 2000’den fazla tarikat var” diyerek başlıyor. Bu modern çağda insanların hâlâ birilerine inanmalarına şaşıp kalıyorum. Hadi bazıları bağlandı, inandı, beyni yıkandı filan hiç mi aklı başında biri çıkmıyor aralarından “biz n’apıyoruz böyle?” demiyor.

Unchosen, Julie Gearey tarafından yaratılmış bir dizi. Tür olarak psikolojik ve gerilim diyor, aslında doğru.

Katı kuralları olan bir tarikatın içerisinde yaşayan esas kızımız Rosie’nin hikayesini izliyoruz. Rosie rolünde Molly Windsor var, çok da güzel oynuyor.  İki kez Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü’ne, iki kez Saturn Ödülü’ne ve üç kez de Genç Sanatçı Ödülü’ne aday gösterilen Asa Bopp Farr Butterfield (ki Sex Education’tan severim) ise Rosie’nin kocası “Adam” rolünde.  Kuzey İrlandalı oyuncu ve şarkıcı olan Francis Martin “Fra” Fee ise “Sam” rolünde karşımıza çıkıyor.  Kendisini de Tom Hooper’ın 2012 yapımı Sefiller film uyarlamasında “Courfeyrac” rolü ve Marvel Sinematik Evreni’nde geçen Disney+ dizisi Hawkeye’da “Kazi” rolüyle tanıyoruz.

Evet dizimizde tüm olay dini bir tarikatın içinde dönüyor. Başta bir lider, ona inanan bir grup insan…Dünyadan, teknolojiden, her şeyden uzakta yaşayan bu insanların yaşadığı yere bir gün hapisten kaçan Sam geliyor. Sam ve Rosie arasında bir yakınlaşma ile başlıyor her şey. Sonra ise olaylar tam bir muamma. Çünkü, Rosie bu tuhaf tarikattan kaçabilmenin yolunu Sam’de ararken, Sam de tuhaf bir biçimde buraya sığınıyor. Ama Sam göründüğü gibi biri de değil.

Kaçma, kovalamaca, yalanlar, aşk, korku hepsi var.  Çok sürükleyici, etkileyici bir dizi. Ben bir solukta izledim,  siz de bir şans verin.