Charles Bukowski “Kötü Trip”

Bayan Arıza tarafından 6 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Charles Bukowski "Kötü Trip"

LSD ile renkli televizyonun tüketime üç aşağı beş yukarı aynı zamanda girdiği dikatinizi çekti mi?Birden patlayıcı bir renk cümbüşü ile karşı karşıyayız ve ne yapıyoruz?Birini yasaklıyor ,öbürünün içine ediyoruz.Televizyon şimdiki ellerde yararsız.Bunda tartışılacak fazla bir şey yok ve geçenlerde yapılan bir baskında LSD yapımcısının narkotik ajanlarından birinin yüzüne bir kavonoz dolusu asit fırlattığını duydum. bu da yazık. LSD. dmt ve stp'yi yasaklamak için bazı sağlam nedenler var gerçi – insanı daimi olarak delirtebiliyorlar – ama şeker pancarı toplamak ya da General Motor için somun sıkmak ya da bulaşık yıkamak ya da yerel üniversitelerden birinde İngilizce I dersi vermek de insanı daimi olarak delirtebilir. insanı delirtebilecek herşeyi yasaklamaya kalksak toplumun yapısı alt üst olurdu – evlilik, savaş, otobüs servisi,mezbahalar,arıcılık, cerrahi, aklınıza ne gelirse. herşey insanı delirtebilir çünkü toplum çürük tahtadan bacaklar üstüne oturtulmuş. temeli yıkılıp baştan yapmazsak, akıl hastaneleri tıka basa dolu olacak. ve sevgili valimizin akıl hastanelerine ayırılan bütçeye attığı makasları ben dolaylı olarak toplum tarafından delirtilenlerin toplum tarafından desteklenmeyi ve tedavi edilmeyi haketmedikleri şeklinde algılıyorum.Özellikle de enflasyonu yüksek, vergisi bol bir çağda.Bu para daha iyi yollar inşaa etmede ve evlerimizi yakmalarının önüne geçmek için hafifçe zencilerin üstüne serpilmekte kullanılıyor.Benim dahiyane bir fikrim var: neden akıl hastalarını kurşuna dizmiyoruz?Paradan ne kadar tasarruf edeceğimizi bir düşünün?Bir delinin bile yemek yemeye ve barınmaya ihtiyacı var, üstelik iğrençtir orospu çocukları- bağırıp çağırırlar, boklarını duvarlara sürerler. bize kararları verecek bir doktorlar kurulu ve bu doktorları boş zamanlarında meşgul edecek taş gibi iki hemşire gerek(kadın ya da erkek).

Pekala, LSD ye dönelim.Keşif içeren her tür güçlük- resim yapmak, şiir yazmak, banka soymak diktatörlük filan- insanı tehlike ile mucizenin siyam ikizleri gibi yapışık oluğu bir yere götürür.Rahat bir yaşam tarzı değildir bu, ama sürdüğü müddetçe hayli ilginçtir.Başka bi adamın karısı ile yatmak güzeldir ama bir gün yakalanacağının da bilincinde olacaksın.Hem bu zevki arttırır.Günahlarımız, onlarsız yapamadığımız anlaşılan kendi cehennemlerimizi yaratabilmemiz için cennette biçilirler.Herhangi bir dalda yeterince sivrildiğin anda düşman kazanırsın.Şampiyonlar kıçlarını her zaman kollamak zorundadırlar; halk onların kıç üstü kendi bok çukurlarına düştüklerini görmeye can atar.Salakların suikaste kurban gittikleri görülmemiştir, bir lider posta siparişi ile edinilmiş bir tüfekle öldürülebilir(bize anlatılan masal öyle en azından) ya da Ketchum gibi bir kasabada kendi silahı ile.Ya da Berlin' in bağırsakları patlarken tariherinin son sayfasında Adolph ve fahişesi gibi.

LSD insanı bombardımana tutar çünkü sadık sevkiyat memuruna göre bir alan değildir.Tamam, kötü asit kötü fahişe gibidir, insanı bitirir. Küvet cini, kaçak viski günlerini de yaşadı bu dünya.Yasalar zehirli karaborsalarda kendi hastalıklarını yaratır.Ama, temel olarak, kötü triplerin çoğu bizatihi toplumun eğitip zehirlediği bireyin eseridir.Kira, vardiya, araba taksiti, çocukların eğitimi, kız arkadaşa ısmarlanacak 12 dolarlık yemek, komşunun fikri, bayrağa saygı duruşu gibi endişeler taşıyorsa bir LSD tableti muhtemelen onu delirtecektir, çünkü bir anlamda zaten delirmiştir.İyi bir trip henüz kafese girmemiş, toplumu güdümleyen büyük Korku ile düzülmemiş bir birey gerektirir.Malesef, insanların çoğu temel ve özgür bir birey olarak kendi değerlerini abartırlar, otuz yaşını geçkin kimseye güvenme felsefesi de hipi kuşağının bir hatasıdır.Çoğumuz yedi, hadi bilemedin sekiz yaşına bastığımızda kafeslenmişizdir zaten.Gençlerin çoğu özgür GÖRÜNÜR ama bu tamamen beden kimyası ve enerji ile ilgilidir, ruhani yanı yoktur.En tuhaf yerlerde ve HER yaşta özgür insanlar tanıdım ben hayatımda- kapıcı, araba hırsızı, araba yıkayıcısı vb, bir kaç da kadın- daha çok hemşire ve garson, ve HER yaşta.Özgür ruh ender rastlanan bir şeydir, ama gördüğünüzde bilirsiniz- çünkü onlara yakın ya da onlarla birlikte iken kendinizi iyi, çok iyi hissedersiniz.

bir LSD tripi hiçbir kuralın kapmsamadığı şeyleri gösterir insana. test kitaplarında olmayan, belediye encümenine şikayet edemeyeceğiniz şeyler. esrar mevcut dünyayı daha katlanılabilir kılar sadece; LSD ise kendi içinde bir toplumdur zaten. toplumla uyum içineyseniz LSD yi "sanrı verici madde" olarak sınıflandırırsınız muhtemelen, ki meseleyi rafa kaldırıp kurtulmanın kolay bir yoludur. ama sanrının tanıımı hangi kutuptan hareket ettiğinize bağlı olarak değişir. yaşanan herşey yaşandığı anda gerçektir – bu bir film, bir düş, cinsel ilişki, cinayet, öldürülmek ya da dondurma yemek olabilir. ama daha sonra üstüne yalanlar bindirilir; olan olmuştur. sanrı sanrı bir sözlük sözcüğü, toplumsal koltuk değneğidir. ölmekte olan bir insan için ölüm çok gerçektir, ama diğerleri için talihsizlik ya da bir an önce kurutulunması gereken bir durumdur. dünya BÜTÜN parçaların bütüne uyduğuna idrak ettiği zaman bir şansımız olabilir. insanın gördüğü herşey gerçektir. bir dış güç tarafından getirilmemiştir oraya, o doğmadan önce de oradadır.Onu şimdi gördüğü için; toplumun eğitimsel ve ruhani güçleri ona keşfetmenin asla bitmediğini söyleyecak kadar bilge olmadığı için; bize kendi a,b,c' lerimizle küçük bok kutularımıza hapsolmamız gerektiğini telkin etmeleri sonucunda aklını kaçırdığı için bireyi suçlamayın.LSD değildir kötü trpinizin nedeni- annenizdir, başbakanınızdır, komşunun küçük kızıdır, elleri kirli dondurmacıdır.Zorla gördüğünüz cebir ya da ispanyolca dersidir, 1926 yılında kokladığınız iğrenç heladır, size uzun burunların çirkin olduğu öğretilmişken gördüğünüz çok uzun burunlu bir adamdır; müshildir, Abraham Lincoln Tugayı'dır, Franklin D. Roosvelt'in yüzüdür, bir fabirkada on yıl çalıştıktan sonra beş dakika geç kaldığın için kovulmaktır, sana altıncı sınıfta tarih öğreten o yaşlı bok çuvalıdır, köpeğinin arabanın altında kalması ve kimsenin sana yolu doğru dürüst tarif edememesidir, otuz sayfa uzunluğunda ve üc kilometre yüksekliğinde bir listedir bu.

Kötü trip mi? bu ülkenin tamamı, bu dünyanın tamamı kötü tripte zaten dostlar.Ama bir tablet yuttuğu için tutuklarlar adamı.

Ben hala bira takılıyorum, çünkü 47 yaşımdayım ve bana sapladıkları kancaların haddi hesabı yok.Bütün ağlardan kaçtığımı sanacak kadar budala da değilim.Jeffers üç aşağı beş yukarı, tuzaklara dikkat, dostlar, sayıca çokturlar, rivayete göre Tanrı bile dünyaya indiğinde o tuzaklardan birine yakalanmış, dediğinde çok iyi söylemiş bence.Artık onun tanrı olduğundna çok da emin değiliz elbette; her kimdiyse, şapkasından çok tavşan çıkardı, ama çok da fazla konuştu.Herkes çok fazla konuşabilir.Ben bile…

soğuk bir cumartesi günü, güneş batmak üzere. ne yapılur bir gece ile? Liza olsaydım saçımı tarardım, ama Liza değilim. Bir Nationlal Geographic var önümde , sayfaları gerçekten bir şeyler oluyormuşçasına parlıyor. olmuyor, tabii ki. binanın bütün sakinleri sarhoş. sonu bekleyen bir sarhoşlar kovanı. kadınlar geçiyor penceremin önünden. ".iktir" gibi müşfik bir sözcük çıkıyor.hayır tıslıyor ağzımdan, sonra da kağıdı daktilodan çıkarıyorum artık sizin.

C.Bukowski (1967)
Çeviri : Avi Pardo
Daktilo: Kremt luin