Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: Tabutta Rövaşata

Bayan Arıza tarafından 9 - Ocak - 2012 tarihinde yazıldı.

Hayata tekme atamayanların, bir köşede kalanların, hayatın tekmesini yiyenlerin filmidir "Tabutta Rövaşata". Film boyunca "Mahsun" karakteri vardır. "Ah masum ah" diyerek kendimiz ondan alamıyoruz. Hayatın tüm olumsuzluklarına rağmen hayata küsmüyor, hayatına devam ediyor, dostlarını seviyor ve onlara kazık atmıyor, tek ihtiyacı geceleri başını sokacak bir yer, bulamadığında araba çalıyor çaldığı arabalarında içinde yatıyor ısınmak için.

Arkadaşı Sarı gibi ölmek istemiyor. Sarı öldükten sonra hayatı daha da değişiyor. İtfaiye, ambülans, İETT otobüsü ne varsa çalıyor Mahsun. Mahsun vicdanlı adamdır, bir köpeğe çarptı mı bile ona yardım eder. Arabayı kaçırdığında hız yaparak bir köpeğe çarpar bunun sonucunda onu hastaneye götürür. Sonra Mahsun ve arkadaşlarının bir de babası vardır onların "Reis" dedikleri. Bütün dertlerini onunla paylaşırlar.

Hepsi birlikte içer, birlikte ısınırlar çoğu zaman. Hatta "Mahsun"a kalacak bir yer bile ayarlamıştır. Mahsun’u artık ne karakollar kabul eder ne de başka yerler. Mahsun, Kalacak bir yer bulamamaktan araba çalmaya devam eder. Sonrasında Reis kahveciyi ikna eder Mahsun’a bir yer bulur. Mahsun  artık orada kalacaktır.

Mahsun iki işe birden bakar. Tuvalet temizler, tuvalet bekçiliği yapar. Mahsun para kazandığı günün birinde Reis ve yanındakilere birer şişe şarap alıp "Sarı"ya gidelim der. Onun mezarına gidip şarap içerler, mezarına şarap dökerler bunun öncesinde de bunu yapmışlardı.

Mahsun bütün bu koşuşturmalara rağmen aşk’a olan inancını kaybetmemiştir. Ama aşık olduğu kadın vücudunu erkeklere para karşılığı satıyordur ama Mahsun’un bundan haberi yoktur. Kadın, tuvalete uğrar her zaman uyuşturucu müptelasıdır. İzlerken "olma be adam" desek de bu nafiledir. İsmini bile bilmediği bir kadına evinin anahtarını veriyor, "bizim oraya gelip kalabilirsin" diyor. Mahsun bütün olanlara rağmen kadın’ın "hayat kadını" olduğunu sonradan anlıyor. Kadın bu kazandığı parayla eroin satın alıyor. "Mahsun beni Taksim'e götür n'olur" diye yalvarıyor kadın. Mahsun ne kadar kadına saydırıp "o.ospu" dese de kadını istediği yere götürüyor bunun sonrasında kadın halsiz, bitkin bir şekilde bırakmıştır Mahsun.

Sonrasında Tekne’yi kaçırıyor. Kısa bir gezintiye çıkıyorlar. Gezinti sonrasında tekne Mahsun, kadın’a sarılmışken sarsıntı geçiriyor. Kadın tehlikeyi atlatıyor neyseki ve tekne’nin sahibi Reis bunu öğrendiğinde Mahsun için hiç iyi şeyler olmaz. Mahsun, sopalarla dayak yiyor ve film bitmeden önce tavuskuşu çalar Mahsun eskiden çaldığı gibi. Cebinde beş kuruş yoktur, yatacak yeri yoktur tek seçeneği budur. Bunun sonucunda da yakalanıyor.

Filmde ne ararsan var. Hayata dair her şey filmin içinde var. Alkol, eroin, mast.rbasyon, sokaklarda donan kimsesizler, polislerin acımasızlığı, insanların hiçe sayılarak suçlanması ve birçok şey. Ve hayat çok acımasız…

Ahmet Uğurlu, şu ana kadar çok filmde oynadı. Oyunculuk konusunda da çok önemli bir isim ama bu filmde çok farklı bir oyunculuğu söz konusu.

Son olarak diyorum ki "Derviş Zaim’ler ölmesin!!".