Filmin Yönetmeni: Krzysztof Kieslowski
Filmin Türü: Dram, Romantik
IMDB Puanı: 8.3
Yapım Yılı: 1988
Ülke: Polonya
Yayınlanan Tarih: 27 Aralık 1991
Senaryo yazarı: Krzysztof Kieslowski, Krzysztof Piesiewicz
Aşk mı daha kuvvetli cinsellik mi? Cinsellik yaşanmadan aşk olur mu? Aşk olmadan cinsellik yaşanır mı? Hisler mi daha önceliklidir yoksa cinsel tutkular mı? Film bunlara cevap aramaktadır.
Film, aşkı basit bir şekilde ele almamış ve dram yönü daha ağır basmaktadır. İzleyici içinse drama yönelmesi filme ayrı bir hava katmış.
Tomek, postanede çalışan kendi işinde gücünde çalışan genç bir memurdur. Sıradan görünen, derin, takıntılı bir ruh halinde yaşamaktadır. Karşı binasında yaşayan Magda’ya karşı büyük bir aşk beslemektedir. Magda’nın evini teleskopla izleyip, onunla ilgili olan her şeyi takip etmektedir. Magda’nın karşısına çıkacak cesareti bulamamıştır.
Onu görmek için her yolu denemiştir. Postanedeki işinden sonra onu görebilmek için süt dağıtımcılığı işine girip onun evine süt şişesi bırakmıştır. Ama Tomek en sonunda Magda’ya olan duygularını itiraf etmiştir. Bunun karşılığında "defol git" yanıtını aldıktan sonra da onu takip etmekten vazgeçmemiştir. Teleskopla izlemeye devam etmiştir. Magda evin içinde sevgilisiyle sevişen, seks manyağı gibi görünen bir kadındır.
Tomek, Magda’ya duygularını itiraf ettikten sonra, ne kadar süre kendisini takip ettiğinden itibaren her şeyi Magda’ya tek tek anlatmıştır ve bunların hepsini Magda’nı evine giderek anlatmıştır.
Magda cinsel yönden delirmiş bir kadın olsa da Tomek daha o olgunluğa erişememiş toy biridir. 19 yaşında olmasının yanında o güne kadar hiçbir kadınla hem cinsel anlamda hem duygusal anlamda birlikte olmamıştır. Tomek daha öncesinde Magda’nın elini tuttuğunda titremiştir, bunun aynısını Magda’nın evine gittiğinde onun bacaklarına dokunduğunda da yaşamıştır. O esnada Magda şöyle demiştir:
"Bir kadın, bir adamı arzulayınca içi ıpıslak olur".
Bundan sonra Tomek kapıyı vurup evden çıkmıştır.
Sonrasında hayatının alt üst olacağını Magda nerden bilebilirdi? Tomek masum aşkına karşılık bulamayınca bileklerini kesti, bu haberi duyan Magda o günden sonra Tomek'i önemsemeye başladı. Günlerce uyku uyuyamadı, telefonların başında bekledi, bir kapı sesinde o mu diye düşündü. Aynı Tomek'in ilk zamanlarda yaptığı gibi…
Film konusunda seçici olduğum için yönetmenin ismini bu film ile duydum. Polonyalı usta yönetmen Krzysztof Kieslowski için ne desek boş. Aşka farklı açıdan bakmıştır. Yönetmen olarak izleyenlere Zeki Demirkubuz’u da hatırlatacaktır.
Filmde çatışma da önemli bir unsur.
Erkeğin onca zaman kadını takip etmesi ve aşkına karşılık alamaması, kendi hayatına zarar vermesi, bunun sonucunda kadının adamın sevgisine inanması da filmi izlerken önemli noktalardandı.
Filmin artıları:
* Yönetmenin aşkı farklı açıdan ele alması,
* Filmdeki zeki Demirkubuz benzerliğinin göz önünde olması,
* Her şeyden önemlisi bağımsız olan bir aşk duygusu gerçekten var mı sorusuna cevap niteliğinde bu film.