Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: All Cops are Bastards (2012)

Bayan Arıza tarafından 18 - Haziran - 2012 tarihinde yazıldı.

A.C.A.B., 1940'larda Birleşik Krallık madencilerinin grevleri sırasında kullanıldı ilk kez. Kısaltma olarak kullanılan şifrenin anlamı sorulduğunda grevciler, Always Carry A Bible (Daima Kutsal Kitabı Taşı) olduğunu söylemişlerdir. Taraftarlar arasında A.C.A.B (All Cops Are Bastards) olarak çevriliyor, kimileri de "All cops are Beautiful" diye yapıyor açılımını.

Bu kelimeden dolayı kodese tıkılma olasılığınız yüksek. Ve Aynasızlar; onlar her yerdedir. Her yerde onlar tarafından göz önündeyizdir, cop ve biber gazı kullanma yetkileri vardır, aniden seni kodese götürme gibi yetkileri vardır. Soru sordurmazlar, cevap veremezsin, ağzını her zaman kapalı tutmak zorundasındır. Bu zorunluluk böyle gider. Ve şimdi 2012 yılında vizyona giren "A.C.A.B.: All Cops Are Bastards" filminden bahsedelim.

Filmde olaylar üç çevik kuvvet polisi etrafında dönüyor. Ve kendilerini şiddet dolu bir dünyaya orantılı/orantısız tepki verirken görüyoruz. Orantılı-orantısız güç kullanımlarından dem vuruyor film. Çevik kuvvetin bütün yetkilerini elinde bulundurduğunu, bir yoldaşı öldürdüklerinden ortalığı dağıtmaya kadar gideceklerini, ama bir taraftar öldüğünde ses çıkarmadıklarını ve aynı zamanda polise ifade etmek zorunda kaldığında mazeret bulmaya çalışmasını filmde çokça görüyoruz.

Her şey bir Napoli taraftarının bir polisi bıçaklaması ve polisin bir süre sonra topal kalmasıyla başlıyor. Yatağına bağlı kalan bir adam ne yapabilir ki bu durumda? Çocuğundan bir süredir haber alamaması onu endişelendirmiştir ve onu o ortamdan koparmak istese de bu işe yaramaz. O ortama girdiğinde oğlu ona "sen çevik kuvvetsin" diye seslenmiştir. Ve ortamda bulunanların hepsi de polis düşmanıdır, adamı kapı dışarı etmişlerdir.

Filmde her türlü karaktere rastlamak mümkün. Topal, deli, kafayı bozmuş psikopat..Bir polisin öldürülmesiyle ekip toplanır, polisi öldürenlerden hesap sorarlar, acımasızca coplarlar. Öldüresiye bir işkence şeklidir bu, orantısız güçtür.

Lazio taraftarının bir polis tarafından öldürülmesiyle her şey daha da kızışır. Taraftarlar ayaklanır, Romalılar ve Laziolular bir yerde toplanır ve polisler bunun haberini alır. Ve Topal Polisin oğlu 3 Arnavut’u öldürmekle suçlanır. Polis oğluna bunu yapmadığını söylettirmek ister oğlu zarar görmesin diye. Polisler, işler kendilerine geldiğinde nasıl da her şeyi saklar. Filmdeki o sahnelerden biri de trende geçmektedir.

Polis, taraftardan kimlik çıkarmasını ister, taraftar kimliği çıkarmaz ve polis sert bir şekilde taraftarı coplamaya başlar. Coplasa da bu sonradan unutulacaktır, çünkü yalan söylemeye başlamıştır polis amirleri. Konu, taraftar olunca polis onu kodese tıkmak için elinden geleni yapar, ama iş kendine geldiğinde mazeretler diz boyudur.

Polis gücünün orantılı-orantısız kullanıldığı, sadece taraftara değil, polisin herkese karşı şiddet uyguladığını anlatan bir film. Tavsiye edilir.

Yazan: Cem Kurtuluş


http://sallanyuvarlan.blogspot.com/2012/06/acab-all-cops-are-bastards-2012.html