Bugün Sakin konseri var Studio Live'da ama öncesinde The Notwist'ten biraz bahsetmek istiyorum. H2003'te en önden ağzım bir karış izlediğim ve o dönem gelen gruplar içinde en çok beğendiğim gruptu The Notwist. 1989 yılında Weilheim (Almanya)'da kuruldu. Neon Golden'ın CD'si vardı bende ve bir tek onu biliyordum. O sene en…
Döküntü’ kategorisi için Arşiv
Esbjörn Svensson Trio'dan "Winter In Venice" i dinlemek… Güzel İsveç'li Esbjörn Svensson ve tayfasını yurdumda izleme şansı edinmiş biri olarak kendimi şanslı adlediyorum. Esbjörn Svensson'a "Rest in Peace" diyorum. Mükemmel bir jazz piyanisti, bir dahiydi. Ayrıca, grubun muhteşem müziğinin ötesinde benim için bir artısı da var ki, jazz davuluna merak…
The Smashing Pumkins – Siamese Dream Bir grunge sever olarak bugünün albümünü "Siamese Dream" seçtim. Çünkü Smashing Pumkins'in ilk aldığım albümüdür, hatta kaseti diyelim:) Sene 1995 çünkü. CD'ler henüz çok yaygın değil. The Smashing Pumpkins için kurulduğu yıla yani 1988'e ve Chicago'ya gidelim. Billy Corgan, James iha, D'arcy'nin, O'nun yerine…
Konsere sayılı günler kala sizler icin hazırladım: Björk Björk, 1965 Reykjavik doğumlu, 21 Kasım, Akrep kadını. Adı ve soyadı, Björk Guğmundsdóttir (tipik bir İzlanda'lı adı-soyadı). İlk kez "Debut" ile duydum O'nu. "Kim bu?" dedim büyük bir heyecanla. Saçlarını iki yanından toplamış "Big Time Sensuality" i söylüyordu. İzlanda'dan çıkmış en güzel…
Uzun zamandır günlük işini ihmal ettim, farkındayım. Kimi zaman bilinçli olarak yaptım bunu. Zaten tuttuğum bir günlüğüm var. Elbette tüm hayatımı afişe edemem burada. Benim de acılarım, hüzünlerim ve küçük mutluluklarım var herkes gibi. Bu bölümde daha çok tavsiyelerim yer alıyor, çok derine inmiyorum. İstanbul'dan uzaktayım. Bu muhteşem bir şey.…
Dün Alkım'dan birkaç kitap aldım, bir de Pinhani'nin ikinci albümünü. Albümün adı "Zaman Beklemez". Albümün çıkışından haberim yoktu, sürpriz oldu, eh artık bunu da imzalatır, yüzyüze tebrik ederim Sinan'ı ve Zeynep'i. İkinci albüm de birincisi gibi yumuşak başlı, içten ve sevgi dolu. Zaten konserlerinde birkaç şarkıyı çalmışlıkları vardı. Türk gruplarına…
Silverchair 'Avustralya'nın en grunge grubu!' Gitarda ve vokalde müthiş herif Daniel Johns, bassta Chris Joannou ve davulda Ben Gillies'den mütevellit Silverchair, 1992'de Avusturalya Newcastle'da kuruldu. Uzun yıllar boyunca Avustralya'nın Nirvana'sı olarak anıldılar. İlk albümleri Frogstomp'u çıkardıkları zaman yaş ortalamaları oldukça küçüktü. Birçok grupla turne şansını bu yüzden yitirdiler. Ancak müzikleri…
Bir ay daha geçip gitti, ne çabuk geçiyor şu zaman mefhumu, yetişmek mümkün değil, 20'li yaşlar çabucak akıp giderken daha da çok koyuyor insana. Çünkü daha yapacak bir sürü şey var, izlenecek filmler, dinlenecek albümler, okunacak kitaplar, görülecek yerler ve gidilecek konserler. Nasıl hepsine yetişeceğim? Biliyorum, mümkün değil! Elimden geleni…
Saat 12:01. Dışarda süper bir güneş var. Birazdan kendimi Kadıköy'e atıcam, oradan Eminönü'e, fotoğraf çekmeliyim bugün. Sonra oradan Galata, Tünel ve Taksim. Asmaaltı'nda arkadaşlarla buluşacağız. Akşam zaten Peyote'deyim, malum bugün Jeff Buckley'i anacağız. Gerçi 29'unda yapmak daha mantıklıydı ama o güne ayarlayamamışlar. 21.00'den sonra Peyote'de olacağım.
Mimar Sinan'ın şenlikleri müthişti. Özellikle Baba Zula'da ve Trockya Blues'da aralıksız üç saat göbek attım. Ne varsa 9/8'lerde var:) Bu sene ki Efes Pilsen One Love'a gitmek farz. Özellikle pazar günü kaçmaz!!