Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Ayşe Ülker SAYGAN'dan Latife Tekin "Ormanda ölüm yokmuş" * Herhalde ruzgarda yirtilmasinlar diye yapraklarin sapi var… *" Yasemin, kendimize ihanet etmeden bu acidan kurtulmamiz zor," diye fisildiyordu. *- orumceklerden niye korktugumuzu anladin mi simdi? – bunu tukurukleriyle yapiyorlarmis. – incecik ormusler. – kalin oremezler ki zaten. -ondan demiyorum. – ne…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Kinyas Katre'nin Hakan Günday Seçkileri "sorarlarsa, ''ne is yaptin bu dünyada?'' diye, rahatça verebilirim yanitimi:''yalniz kalabildim! alti milyarin arasinda dogdum. ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarindan…'' ne ölüm ne de hayat! hiçbiri kovalamıyor beni rüyalarımda. hiçbirinin eli bana değmiyor. çünkü ellerim ceplerimde hiç olmadıkları kadar. varlığıma nedensizlikten delirdim ben. hiçbir nedeni…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
fc.Tyler Durden, Chuck Palahniuk'un "Görünmez Canavarlar" ını okuduğunu ve kritiğini de Arızalılar Kulübü okuyucularıyla paylaşmak istediğini söyledi. Elimde bilimum sayıda "öss için bizi seçin!" sloganlı test kitabı ve cebimde bir miktar paramla kitabevine aylık taksiti yatırmaya gittim. Sonra e madem geldik, "yeraltı edebiyatı"na da bi göz atalım dedik… Irvine Welsh…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
İlker Yıldırım, Elif Şafak'ın "Araf"ını bitirdikten romanda bahsi geçen müzisyen ve şarkıları bir listeye dökmeye karar veriyor ve aşağıdaki yazıyla birlikte bana iletiyor. ELİF ŞAFAK: ARAF Özgün adı: The Saint of Incipient Insanities İlk Basım: Nisan 2004 (Metis Yayınları) “Yalnızlık, yabancılık, dil ve zaman üzerine bir roman… Kim gerçek yabancı…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Charles Bukowski "Ekmek Arası" Charles Bukowski'nin en iyi romanlarındandır. Yazar 1920 den doğuşundan başlayarak çocukluğuna ailesine ve lise yıllarına dair anılarını yazar. Charles Bukowski 1994' de öldü. Aşağıda bir kaç bölümü aktarıyorum. BÖLÜM 42. Önümde uzanan yolu görebiliyordum. Yoksuldum ve yoksul kalacaktım. Para değildi özellikle istediğim. Bilmiyordum ne istediğimi. Hayır…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
kremtluin'den Bukowski paylaşımı Stirkoff Otur Stirkoff. sağolun, efendim. ayaklarını uzatabilirsin. çok lütufkarsınız, efendim. Stirkoff, anladığım kadarı ile adalet ve eşitlik gibi konuları irdeleyen yazılar yazıyorsun; coşku ve kurtuluş hakkı üzerine de. doğru mu bu, Stirkoff? evet, efendim. dünyada geniş anlamda adalet sağlanabilir mi sence? hiç sanmam, efendim. öyleyse bu boktan…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Bana Aşkını Getir’in Buk'tan Seçtiği Mertebeli Şiirler… Arabalar 'Ne Olurdu Acaba' Diyen İnsanlarla Dolu At yarışlarından dönerken yeşiller içinde bir kadın gördüm her tarafı yok ve meme–karşıdan karşıya geçen baygın bir ruh sarhoş ve yeşil bir antilop kadar seksi kaldırıma gelince ayağı takıldı ve yere düştü öylece pisliğin içinde oturdu…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Charles Bukowski "Kötü Trip" LSD ile renkli televizyonun tüketime üç aşağı beş yukarı aynı zamanda girdiği dikatinizi çekti mi?Birden patlayıcı bir renk cümbüşü ile karşı karşıyayız ve ne yapıyoruz?Birini yasaklıyor ,öbürünün içine ediyoruz.Televizyon şimdiki ellerde yararsız.Bunda tartışılacak fazla bir şey yok ve geçenlerde yapılan bir baskında LSD yapımcısının narkotik ajanlarından…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Bana Aşkını Getir'den Charles Bukowski'ye selam olsun! BARLAR ÜZERİNE: Barlara pek gitmiyorum artık. Sistemimden çıkardım onları. Şimdi bir bara girdiğimde öğürüyorum, O kadar çok bar gördüm ki, yetti bana -gençken yapılacak iştir bara gitmek, biliyor musun, bir hatun kaldırmaya çalışmak, birileriyle dövüşmek filan, bütün o maço saçmalık – benim yaşımda…
Bayan Arıza tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde yazıldı.
Silver Metal Box'tan Bukowski Alıntıları “Acı çekmekten, dehşetten ve insanlığın içinde bulunduğu sefaletten söz ediyordu Camus, ama bunu öylesine rahat ve süslü bir dille yapıyordu ki olup bitenlerden insan olarak da, yazar olarak da etkilenmediği izlenimi uyanıyordu okurda, başka bir deyişle, herşey güllük gülistanlıktı sanki. Koca bir biftek, salata ve…