Bayan Arıza tarafından 7 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
Otuz iki yaşındaki erken emekli bir genç olan Elling annesinin ölümünden sonra kendine oldukça sağlam bir hayat kurar: Bu hayatın merkezinde Norveç'in kadın başbakanı Gro Harlem Brundtland bulunmaktadır; Ellin onun hakkında gazetelerde çıkan her türlü haber, yazı ve resmi biriktirir. Ara sıra istemsiz de olsa ortaya çıkan cinsel fanteziler aslında…
Bayan Arıza tarafından 6 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
Türk sineması adına bugüne dek yapılmış en iyi işlerden biri Vavien. Filmin yönetmeni Yağmur ve Durul Taylan biraderler. Filmin senaryosu Engin Günaydın'a ait ve kendisi aynı zamanda Binnur Kaya ile başrolü paylaşıyor. 2009 yapımı bu lezzetli filmin türüne gelince, gerilim demek hiç yanlış olmaz sanırım. Aslında yer yer mizah öğelerini…
Bayan Arıza tarafından 4 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
seçimini zekice yapmak yarilamaktir zafere giden yolu; diger yarisi kayitsizlikla fethedilir. bir yanda istedigin her seyi söyleyebilirsin, öte yanda mecbur degilsin. ben bir sekilde ikisini de yapmayi becerdim. bu yüzden benimle bir sorununuz varsa size aittir. (En İyi Adamlar Yalnızken Güçlüdür. Charles Bukowski, 160 sayfa) Kaynak: Parantez Yayınları
Bayan Arıza tarafından 4 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
I Am Vertical By Sylvia Plath But I would rather be horizontal. I am not a tree with my root in the soil Sucking up minerals and motherly love So that each March I may gleam into leaf, Nor am I the beauty of a garden bed Attracting my share…
Bayan Arıza tarafından 4 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
Kımıldanır mahallemin daralan ruhu Basma perdelerimde gün batarken Atıp saatler süren uykusunu Odama uzanır akasyam pencereden Kırmızı uzak damlarda bir serinleme Uyanır gündüz uykusundan evler Kapılarda işleri ellerinde Kadınlar giyinip kocalarını bekler İyi insanların ruhudur yakınlaşır Takunya sesleri gelir evlerden Yalnız bu dem rahat bir dünya taşır Bin mihnet dolu…
Bayan Arıza tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
2 Mayıs 2011 Pazartesi akşamı Sokak Edebiyatı üzerinden yayın yapan radyomuzda 37.bölümü yayınlanan Güneşe Uzan'ı kaçıranlar aşağıdaki linklerden download edebilirler. Keyifli dinlemeler! Her türlü öneri, eleştiri, paylaşım için bayanariza@gmail.com'dan bana ulaşabilirsiniz. Her pazartesi 21.00-22.30 saatleri arasında "Grunge is not dead" ile dönüşümlü olarak yayınlanan "Güneşe Uzan" ı dinlemek için bu…
Bayan Arıza tarafından 2 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
Bukowski hayatla ilgili, kendi hayatıyla, sokaktaki insanların hayatları ve yapmaya zorlandıkları şeylerle ilgili kitaplar ararken rastlamış John Fante'ye ve onda aradığı yazarı bulmuş, hayran olmuş. "Fante benim tanrımdı." demiş. John Fante, Gençliğin Şarabı'nda çocukluktan ilk gençliğe uzanan yılları, aile ilişkilerini, anne sevgisini, arkadaşlıkları ve ilk aşkları tüm içtenliğiyle anlatıyor. (Gençliğin…
Bayan Arıza tarafından 2 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
YENİ YILI’M VE KARARIMIZ Bazı zamanlardır aslında aslolan, araya sıkıştırıp yaşadığımız. Hani milat olur hep o zamanlar, kendimizce kararlar alırız. Kimi zaman bir yılbaşıdır, kimi zaman bir yıl sonudur. Hatta kimi zaman da bir doğum günüdür ve çok önemli kararlar alınır. Kimisi sigarayı bırakır, kimisi evlenme teklif eder. Kimisi vardır,…
Bayan Arıza tarafından 1 Mayıs 2011 tarihinde yazıldı.
''Yalnız Gezgin'de, Birleşik Devletler'de güneyden başlayıp doğu kıyısına, oradan batı kıyısı ve uzak kuzeybatıya kadar süren bir yolculuğun yanısıra, Atlantik ve Pasifik okyanuslarında yaptığım gemi yolculuklarından, Meksika, Fas, Paris ve Londra'da tanıdığım ilginç insanlardan ve gördüğüm yerlerden bahsettim. Demiryolu işçiliği, denizcilik, mistisizm, orman gözcülüğü, şehvet düşkünlüğü, keyif çatma, boğa güreşleri,…
Bayan Arıza tarafından 29 Nisan 2011 tarihinde yazıldı.
On bir yıl önce Big Sur'u keşfettiğimde buradaki topluluğun yaşantısının beni hiç ilgilendirmediğini itiraf etmeliyim. Birkaç bin metre kareye yayılmış yüz kadar insandan oluşmuş bu topluluğun farkında bile değildim. Benim topluluğum köpeğim Pascal, (bir düşünürün kasvetli görünümüne sahip olduğu için verdim ona bu adı), birkaç ağaç, akbabalar ve zehirli meşe…