Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: Nine ½ Weeks

Bayan Arıza tarafından 13 - Nisan - 2013 tarihinde yazıldı.

Gerçek Aşkın içinde Erotizmi Göstermek

Bazı  tutkulu sevişmelerin bünyede bıraktığı etki zaman fark etmeksizin kayıplara yol açar. Bu kayıpla birlikte kendi mezarınızı kazarsınız.“Aşk, erotizmin biçimidir, erotizm de aşkın bir biçimidir” diyen şair de buna atıfta bulunmuştu bir dönem. "Nine ½ Weeks" adlı film de böyle bir yapım. 80’lerde adından epey söz ettiren filminde göz alıcı unsurlar dikkatimizi çekiyor.
 
Kostümler, mekân seçimi, dönemin müzikleri gibi unsurlarla film 80’ler atmosferini yansıtıyor. Kim Basinger’a defalarca aşık olmamız da bizi şaşırtmıyor. Gençliğinde şahane güzelliğiyle, kusursuz fiziğiyle dikkat çeken Kim Basinger başarılı performansıyla dikkat çekiyor. Sevişme sahneleri olmasaydı film izlenir miydi? İzlenirdi. Çünkü film hüzün ile izleyiciyi karşı karşıya getiriyor.
 
Filmi özet geçecek olursak; New York’ta sanat galerisinde  çalışan Elizabeth hakkında az şey bildiği Borsacı John tarafından baştan çıkarılır. İlk başta karşı karşıya geldiklerinde bakışmaları ve sonrasında gelişen tanışmaları, John’un hatunu takip etmesiyle devam eder.
 
Elizabeth’in beğendiği bir şeyi fazla pahalı olması nedeniyle alamaması nedeniyle John o beğendiği şeyi alarak Elizabeth’e sürpriz yapar. Boşanmış, gerçek aşkın peşinden koşan güzel Elizabeth aşka yelken açmıştır. John’un her istediğini yapmaktadır. Bu ilişki aynı zamanda gerçek aşkı hissettirmekle birlikte s.ks oyunları üzerine kuruludur.
 
Erotizm sahnelerini çoğu yerde görüyoruz. Tanışma sahnelerinde John’un Elizabeth’i yatağa atacağını çoğu kişi düşünmüştür, ben de izlediğimde bunu düşündüm. Delicesine, arzulu bir kadın olan Elizabeth’in güzelliği karşısında büyülenmemek elde değil.
 
Filmde en muhteşem sahnelerden biri de bir kadının teninde gözlerin kapanıp buzun başrol oynadığı gece, buzdolabı önündeki striptizci gibi dans edip filmde çoğu erkeğin başını döndürmesi kimseyi şaşırtmayacaktır.
 
John’un Elizabeth’in karşısına farklı fantezilerle çıkması sonucunda film daha da ilgi çekiçi hale geliyor, adeta erotizm sınırları yükseliyor.John ve Elizabeth ikilisi maceralı yollardan geçiyorlar. John’un Elizabeth’in hiçbir arkadaşıyla tanışmak istememesi, “seni ben yıkayacağım, seni ben soyacağım, seni ben giydireceğim, seni ben yedireceğim” sözleri de atlanmaması gereken detaylar arasında.
 
John, Elizabeth’e karşı farklı rollere bürünse de John burada aslında erotizme önem veren bir erkek rolünde. Daha doğrusu erotizm noktasında birleşen bir aşkı paylaşıyorlar. Muhteşem müzikleri ve Billy Holiday’ın sesini duymak müzikal bir şölen olarak da değerlendirilebilir.
 
Elizabeth'; "Bu adamı çözemiyorum. Ama bazen anlamak çok kolay. Belki de taktığı kravattan, okuduğu ya da okumadığı kitaplardan. Ama bilirsin; neyin ilişkiyi bitireceğini. O yüzden boyun eğer ve beklersin. Bu, durumu katlanılır kılar. Ama bu adam. Belki gerçek aşktır. Belki."
 
Elizabeth’in her gün John’u düşünmesi ama John’un bu ilişkiyi çok fazla iplemediği gerçeği önümüzde duruyor.
 
Elizabeth’in erkek rolüne bürünmesi filmde rollerin  değiştiğini seyirciye gösteriyor. Sonrasında başları belaya giriyor, bir adamın kıçına doğru Elizabeth bıçağı saplıyor. O sahneden sonra yağmur yağarken tutkulu s.vişme sahnesi izlenmeye değer.
 
Gerçek aşkın içinde erotizmin saklı olduğunu yönetmen bizlere gösteriyor. John karakteri aslında filmde görüldüğü gibi erotizme düşkün ve mazoşist bir yapıya sahip, Elizabeth karakteri de bunların hepsini uygulayan ama sonrasında bu gibi uygulamadan sıkılan bir tip.

Filmde ayrıntılar oldukça var ancak gözden kaçan detaylar olabilir. Filmin sonlarına doğru her filmde olduğu gibi bir son belirir. Elizabeth bu dayanılmaz durumlar karşısında artık pes eder. Dokuz buçuk haftalık ilişki sona erer.

John’un, Elizabeth'e; "Gidiyor musun? Kalmayacak mısın?" sorusu karşısında yanıt alamaması, sonrasında geçmişini anlatması da işe yaramaz. Kapıyı vurur çıkar Elizabeth. Filmde en etkili repliklerden biri John’un söylediği sözler;

John: “Bak, bir şeyi bilmeni istiyorum. Daha önce bir sürü sevgilim, kadınım oldu. Ama inan bana hiç böyle bir şey hissetmedim. Sen sadece kollarımdayken o duyguyu hissettim. Bu beklemediğim bir şeydi. seni böyle seveceğimi aklımdan bile geçirmemiştim."
 
Elizabeth; "Birimiz dur deyince sona ereceğini biliyordum. Ama sen söylemedin. Çok uzun süre bekledim. Eşyalarım için birini gönderirim"
 
John: “Lütfen gelir misin, 50’ye kadar sayacağım."
 
Artık iş işten geçmiştir. Elizabeth monoton yaşantısına geri dönmüştür. 3 yıl beraber olduğu ve boşandığı kocası şirkette çalıştığı arkadaşıyla beraberdir.
 
Erotik film kategorisinde gösterilen bu filmde ateşli sevişmelerin aşk için önemli olduğunu göstermekle birlikte hüznü de içinde barındırıyor. Kadın teninde buz gezdirme, bal sahneleri vb. sahneler erotizm adına görülmesi gereken sahnelerdendir. Aynı zamanda 80’ler atmosferini filmin iyi yansıttığını söylemekte yarar var.