Bayan Arıza ile Röportaj

Bayan Arıza tarafından 9 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

..::BAYAN ARIZA RÖPORTAJI::..

Röportaj: Gencer Yeşilyurt

arizalilarkulubu.com'un sahibi Bayan Ariza ile kisa bir soylesi yaptik.

Sitemizi nasıl buldun?
Böyle isimli bir sitenin varlığından geç haber almak beni çok üzdü. Geç olsun güç olmasın ama yine de değil mi? Sadece ismiyle bile kalbimi haddinden fazla çarpmasına vesile oldu barfly günlüğü. Daha çok edebiyat olsun, daha çok müzik, daha çok sinema. Her şeyin ötesinde de samimi olsun, çünkü benim için aslolan bu.

Nedir Arızalılar Kulübü'nün amacı ve neden Bukowski?
Arızalılar Kulübü, 1998’den beri var olan bir site. Başlangıçta “FREEdom” adıyla insanlarla bildiğim ne varsa paylaşabilmek için kurmuştum siteyi. 2000’de de “Arızalılar Kulübü” adını verdim. O gün bugün devam ediyor.

Amaç son derece basit. Sitede gördüğünüz gibi, müziğe, edebiyata, filmlere tutunmuş biriyim. Çıkınımda ne varsa paylaşmak istedim. Misal PJ Harvey hakkında Türkçe kaynak arayan ya da liriklerine ulaşmak isteyen insanlar için hazırladım diyebilirim, temelde bu var. Sitede gördüğünüz her şey benim en sevdiklerimden oluşuyor. Zamanla o kadar büyüdü ki site, herkes yazılarını göndermeye başladı, “şu film neden yok?” tan tutun da “biz şöyle bir grubuz, bu da şarkımız, dinleyip yorumunuzu söyler misiniz?” e kadar. Ya da “nerede kaldı konser kritiğiniz” lere kadar gitti hadise. Siteyle yatıp kalkan insanlar var, iş tahmin edemeyeceğiniz kadar büyüdü. Bir takım misyonlar yüklendi ve yüklenmeye de devam ediyor. Ben bundan hoşlanmıyorum. Bu site, ortak yaşantı alanına sahip insanların samimi bir sesi, hepsi bu.

“Neden Bukowski?” sorusunun cevabı da sitede var. 1994’de keşfettim O’nu. Kitaplarını okurken altını çizip, notlar aldığım yerler vardı. Bunları bilgisayar ortamında kendim için dosyalıyordum. Kendime saklamak istemediğim için, insanlar da bilsin böyle bir adamı düşüncesiyle siteye de eklemeye başladım. Ondan sonra olan oldu işte, fenomen oldu. İddia ediyorum ki, bu kadar büyük bir Bukowski çılgınlığı(!) varsa, yani biz O’nun filmlerini film festivallerinde izleyebiliyorsak en büyük pay bana ait. Tevazusuz öyle. İyi mi oldu kötü mü oldu kısmına hala verecek bir cevabım yok.

Bilgi içerikli gibi gözükse de daha çok iletişim sitesi diyebilir miyiz? Amaç bir kesim insanı aynı ortamda toplamak mı?

Yukarıda da anlatmaya çalıştığım gibi, Arızalılar Kulübü temelde içerik sitesi. Ama o kadar çok insan mail yazıyor ki. Adam mail atıyor mesela Malatya’dan ve diyor ki: “Bukowski’nin kitaplarına burada ulaşamıyorum”. Ben hemen istediği ne varsa satın alıp bu adama bir şekilde ulaştırıyorum. “Şu albüme ulaşamıyorum” diyor herifin biri, albümü çekip postalıyorum.

İletişim sitesi haline dönüştü web sitem. “Misafir Defteri” bölümü özelliğinden uzaklaştı mesela. Forum’a döndü. Forum’dan hoşlanmadığımın da altını çizeyim. İnsanlar burayı evi gibi görmeye başladılar. Bu oldukça güzel. Herşeylerini bana anlatır, bana danışır oldular. Hepsi sağolsunlar. Ve evet, aynı türe ait insanlar bir şekilde burada toplanmış oldular.

Bir de mail grubundan bahsetmek gerekiyor. 10.senemizi doldurduk. 1000’den fazla üye girip çıkmış durumda. Yine 2001’de kurduğum Radiohead’in Türk hayranlarının bir arada olduğu “Radiohead Turkish” var ve bir de Sigur Ros’la alakalı bir mail grubumuz var. Ancak trafik elbette Arızalılar Kulübü’ndeki kadar yoğun değil.

Nerden çıktı bu Bayan ARIZA?

David Bowie’den, isim babası kendisidir. Yani O’ndan esinlendim. Evet yine geçmişe gitmek gerekiyor bu sorunuza cevap verebilmek için. Zira 1998’den beri bu nicki kullanıyorum. David Bowie’yi TV’de görüp de “amma arıza adam” dedim ve bu “arıza” lafı acayip hoşuma gitti. E tabii “arıza” sözcüğü şimdiki gibi herkesin ağzında değildi. Arıza harbiden de “bozuk” veya “tamir edilmesi gereken” gibi bir anlam içeriyordu doğal olarak. Maalesef Bukowski olayında olduğu gibi bu da herkesin dilinde dolaşmaya başladı artık. Evet “arıza” sözcüğünün patenti varsa şayet, bana ait:)

İnternet dışında, neler yapar Bayan Arıza?
Davul çalıyorum. Konserlere gidiyorum bolca, müzik zaten yaşama sebebim sayılabilir. Okuyorum, yazıyorum, fotoğraf çekiyorum. Arkadaşlarla takılıyorum ve elbette çalışıyorum:(

Bir de Lull geçmişiniz var sanırım.
Evet, Lull iyi bir dergiydi aslında. Harbiden mainstream’ın dışında bir sürü grup hakkında yazıp çiziyorduk. Sağlam bir okuyucu kitlesi de vardı. Lull ekibinden Alkan web sitem yoluyla bana ulaşmıştı. Diğer yazarlarla da o şekilde tanıştık. Sonradan anladık ki, Alper’le 2000’de aynı yerde Radiohead’i izlemişiz. Mukadderat 🙂

Var mı başka fanzin çalışması?

Sokak Edebiyatı fanzinlerinde yer aldım ve yer almaya da devam edeceğim. Bir sürü web sitesinde yazmaya devam ediyorum. En son NME dergisinde çok sevdiğim insan Cenk Taner’le röportaj yapmıştım. Diğer yaptığım söyleşileri de kendi web sitem üzerinden duyuruyorum ve Arızalılar Kulübü müdavimleriyle paylaşmaya devam ediyorum ve edeceğim de.

Arıza bir kadın son olarak ne söyler?

“Arıza kadın” etiketinden hiç hoşlanmadığını söyler mesela. Ayrıca ben arıza kadın değilim, “Bayan Arıza” yım, ikisi farklı şeyler.

Bu güzel söyleşi için Gencer Yeşilyurt'a ve tabii ki Bayan Arıza'ya teşekkür ederiz.