Ex-Misafir Defteri’nden Enstantaneler “Daymon’ın Paylaşımları”

Bayan Arıza tarafından 27 - Nisan - 2011 tarihinde yazıldı.

'Kendi kendine eziyet eden ruh, içindeki düşmanı, yani efendisini ve kaderini yok etmek için, kendisini yok etmek zorundadır. O sürekli yakınlarda bir yerlerde bir uçurumun varlığını hisseder. Fakat bilmez ki uçurum onun içindedir, bu yüzden ondan kaçamaz. Yanında gölgesi gibi taşır onu.

Kabuğu fazla sertti de ondan ileri geliyordu bu. Her şeyi içinde kapalı olarak taşıdı. Tutkuları gözlerine kadar yansımazdı. Tutkuları daha ilk sözden önce dudaklarında dağılırdı. Azkonuşurdu, belki dili ağır ve tutuk işlediği için utandığından, belki de duygunun bir tutsaklığından, güçlü bir kapalılıktan… Onun pek çok tutkusu vardı, duygunun ölçüsüz, dizginsiz, başını alıp giden mübalağalığa düşkün bir tutkusu; bu tutku durmadan çizgiyi aşmayı zorlardı, ama hiç bir zaman da ne söze ne eyleme dökülebilirdi. Sürekli gerilim ve tıkanıklık hali, ağzını kilitli tutarken ruhça coşmanın bu çekilmez azabı.'

Bu yazıyı Stefan ZWEİG'in bir kitabından aldım.Adam üç arızalının biyografisini yazmış.(Kleist, Hölderlin ve Nietzsche) Yukardaki satırlar benim kitaptaki favorim Kleist için yazılmış. Tavsiye ederim. (Dünya fikir adamları- Stefan ZWEİG)