Aradan ne kadar da zaman geçmiş. Eskiden her konserden en geç 1 gün sonra kritik yazarken bu kez bir türlü fırsat yaratamadım. Aslında konserin etkisi de birkaç gün devam etti.
Evet efendim kulaklarımızın pasını silen, uzun zamandır izlediğimiz en güzel en leziz konserdi. İsveç death metalinin en sevdiğim gruplarının başında gelen vokalist güzel insan Mikael Stanne ve tayfasından mütevellit Dark Tranquility’yi 2. kez canlı kanlı izledim. Yaş ortalaması 35 ve üstü idi. Gençler de vardı elbette ama grup eski olunca bizim eski tayfa da İstanbul Beşiktaş IF’te yerini almıştı.
Mekân doluydu. Konserin neredeyse yarısını önlere yakın bir yerden izledik. Sigara molasından sonra bir daha aynı yere varamadık arkalardan devam ettik izlemeye. Şahaneydi. Yenilerden eskilerden derken hareketli, coşturucu, pogolu, headbang’li bir konser oldu bize.
Mikael zaten öyle sempatik öyle içten bir herif ki sanki aileden biri gibi ya da 40 yıllık dostmuşuz gibi…Diğer elemanlar da harikaydı tabii. Grubun kendi içindeki uyumu da güzel. Ses sistemi süper hiper olmasa da adamları canlı izlemek bizi oldukça mutlu etti.
Konser biletine o kadar parayı nasıl verdim diye düşünürken hiç mi hiç pişman olmadığım gibi yine olsa yine gideriz dediğim bir konser oldu.
Aklıma gelenler: the dark unbroken, Lethe, therein, phantom days, the last imagination, identical to none, misery’s crown.
İşte marş halinde söylediğimiz “Lethe”:
Bu da çok sevdiklerimden:
Not: Konser görüntülerini youtube’da paylaşan arkadaşa çok teşekkürler.