Dizi: Firefly Lane (Ateşböceği Yolu)

Bayan Arıza tarafından 3 - Şubat - 2022 tarihinde yazıldı.

Uzun zamandır izlediğim en iyi dizi. Samimi, komik, eğlenceli, sıcak, duygusal. 2021 Netflix dizilerinden, şimdilik tek sezon ve 10 bölüm. Umarım devamını çekerler. Dizi, Kristin Hannah’ın aynı adlı romanından uyarlandı.

Firefly Lane, Netflix için Maggie Friedman tarafından oluşturulan bir Amerikan drama yayın yapan televizyon dizisidir.  Dizi, 3 Şubat 2021’de gösterime girdi ve 1970’lerde iki genç kızın hayatını 2000’lerin başındaki yetişkinlik dönemlerine kadar anlatıyor.

İki yakın arkadaş -hatta birbirinin en iyi arkadaşı- olan Tully Hart’ın ve Kate Mularkey’in hayatlarından kesitler, zaman zaman flashback’ler ile onları tanımış oluyoruz.

Annesi bir hippie olan Tully ile daha normal bir aileye sahip olan Kate karşı evlerde yaşıyor, yani kapı komşuları. Dizimiz, bu iki kızın Lisede başlayan dostluklarını orta yaşa dek anlatıyor.

Oyunculuklar harika. Katherine Heigl’ı ezelden beri severim zaten. Çok doğal ve samimi bir oyunculuğu var. Girdiği her rolü sevdiriyor.

Scrubs’tan tanıdığımız Sarah Chalke de harika bir Kate olmuş. Gençliklerini canlandıran Alissa Skovbye ile kocaman gözlükleri ile Roan Curtis de çok sevimliler.

Avustralya’lı oyuncu Ben Lawson Kate’in kocası Johnny Ryan’ı canlandırıyor. Romantik koca Max Brody’i ise Jon Ecker oynuyor. Onları da sevdim.

Dönem dizisi olduğundan kimi zaman 70’li yıllara, kimi zaman 90’lı yıllara, kimi zaman da 2000’li yıllardaki yetişkin dönemlerine gidip geliyoruz. Olayları bu şekilde izliyorsunuz, keyifle, ilgiyle, yüzünüzde tatlı bir gülümseme ile.

Hayatlarında yaşanan iyi-kötü olaylar, onları nasıl etkiledikleri pek güzel işlenmiş. Ağladığım, güldüğüm bölümler, kendimden bir şeyler bulduğum kısımlar da çok oldu.

Cidden 10 bölümü de izlemek çok iyi geldi. Gerçek öyküleri seviyorum. Bol diyaloğu olan; insanı anlatan hikâyeleri seviyorum.

Bilim kurgu, uzay ya da fazla kurgusal şeyler bana sahte geliyor. Bu söylediklerim tamamen şahsi. Çok fazla science-fiction’cı ve fantastikçi arkadaşım var. Kimse yanlış anlaşılmasın. Bu benim fikrim. Ama ben hiç izleyemiyorum. Ya da okuyamıyorum.

Gerçek roman ya da yaşanmış hikâyeler hep bana daha içten geliyor. Bu sebeple bu diziyi çok sevdim.