The Lost Boys

Bayan Arıza tarafından 6 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Dorian Gray'den "The Lost Boys"

Sinema tarihinde kaç filmde Aerosmith & RunDMC düeti "Walk This Way" eşliğinde vampirlerin bir grup genci katlettiğini görebilirsiniz? Ya da içine kutsal su doldurulmuş su tabancaları? Ya da karakterlerin odasının duvarlarında "The Breakfast Club" ve Echo and the Bunnymen posterleri? Ya da müzik setine saplanarak ölen vampirler? Ya da bu sahneye eşlik eden diyalog gibi ("Stereo ölüm!) inanılmaz diyaloglar? Bu sorular çoğaltılabilir ama hepsinin yanıtı aynı: Tüm bunları bir tek filmde görebilirsiniz ve o film de "The Lost Boys" oluyor.

Son derece yavan ve gevşek bir senaryoya sahip olmasına karşın bunu hiç
takmayan, tüm amacı eğlenmek ve seyircisini eğlendirmek olan, kendini asla
ciddiye almayan, popüler kültüre ilişkin sayısız gönderme ve görsel
malzemeyle dolu, kötü adamlarına başrol verip onları neredeyse seyircinin
özdeşleşeceği bir şekilde sunan, nefis bir 80'ler soundtrack'ine sahip olan
ve "Bütün gün uyuyorsun. Bütün gece parti yapıyorsun. Hiç yaşlanmıyorsun.
Vampir olmak çok eğlenceli!" gibi (çevrilmesi gerektiğini düşündüğüm)
inanılmaz bir tanıtım cümlesiyle afişe edilen müthiş keyifli bir film.

Zaten sinema tarihinde baş tacı bir kült olarak kendisine çok özel bir yer
edinmiş durumda ve senede bir gün kalabalık bir arkadaş grubuyla tüketmek
boyun borcu.

Filmin Notu: 6
Gönül Notu: 10
Arıza Notu: 8

1987 ABD yapımı, 97 dakika