• Montreal çıkışlı indie rock grubu The Dears, “Garanti BBVA Konserleri” kapsamında 11 Nisan’da Babylon’a konuk oluyor!

    1995’te bir araya gelen Kanadalı grup The Dears, “orkestral pop-noire” olarak tanımladıkları sound’larıyla çıkış albümleri “End of Hollywood Bedtime Story”i 2000’de yayımladı. 2000’lerin başında Kanada’nın indie rock rönesansı olarak bilinen sahnenin önemli temsilcileri arasında yer alan The Dears, 2001’de “Orchestral Pop Noir Romantique” ve 2002’de “Protest” kısaçalarlarını paylaştı. Serge Gainsbourg’u ...

  • 31 Ocak: Dorock XL Kadıköy Konserleri >Noah Gundersen

    Amerika’lı şarkıcı ve söz yazarı Noah Gundersen, ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşuyor. ‘First Defeat’, 'Family', ‘Bad Desire’ gibi hitlerinin yanı sıra Sons of Anarchy dizisine hazırladığı şarkılarla bilinen sanatçı 31 Ocak akşamı Dorock XL sahnesinde. Kaynak: Biletix

  • Günümüzün en iyi progresif post-rock temsilcilerinden Russian Circles, 18 Nisan’da Türkiye’deki ilk konserleriyle %100 Studio’da fırtınalı iki geceye imza atacak!

    İlk albümleri “Enter”ı 2006 yılında yayınlayan ve isminin aksine Şikago’da kurulan grup Russian Circles, 2019 yılında post rock’ı arşa taşıyan isimlerden biri olmayı başarıyor. 2019 Ağustos’unda piyasaya sürülen, müziğin en güzel köşelerine dokunan albümleri Blood Years ile yaratıcı süreçlerini sorgulamamıza sebep olan topluluk; oldukça aktif bir müzik kariyerine sahiptir. Kapı Açılış 20:00 Etkinlik ...

  • 10-15 Aralık: Efsane müzikal Fame, 75. Yılını Kutlayan Yapı Kredi Ana Sponsorluğunda ilk defa Türkiye’de…

    Popüler kültür tarihinin efsaneleri arasında yer alan Fame Müzikali, 75. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda hayallerinin peşinden koşan herkese ilham vermek için orijinal kadrosuyla Londra’nın dünyaca ünlü müzikal sahnesi West End’den İstanbul’a geliyor! 30. yıl turnesinde, dansın tüm coşkusunu yaşatacak 80’lerin unutulmaz ikonu müzikal, 10-15 Aralık 2019 tarihleri arasında ...

  • 15 Şubat-> Tindersticks

    Kendine özgü tarzı, orkestralı müziği ve harika şarkı sözleri ile yıllardır türün öncüsü Tindersticks, Fransız yönetmen Claire Denisortaklığında çıkardığı “Trouble Every Day” ve “Nénette Et Boni” ile hem müzik hem de sinema dünyasına damga vurdu. Yönetmenin son filmi “High Life”ın soundtrackini besteleyen Tindersticks, Nottingham’ın dokusundan çıkan şarkılarıyla İş Kuleleri Salonu’nda.

  • 20 Şubat->Kurt Cobain Doğum Günü Kutlaması: Nirvana Tribute Band

    Dünyanın en başarılı Nirvana tribute grubu olarak kabul edilen Nirvana Tribute Band, Kurt Cobain’i ve Nirvana’yı anmak için bu sene de 20 Şubat’ta %100 Studio’da buluşuyoruz! Alternatif müzik efsanesi Nirvana’yı yaşatmak için kurulan Nirvana Tribute Band, bugün Amerika, Avrupa ve Asya kıtalarını gezerek Kurt Cobain ve Nirvana’nın hikayesini anlatıyor. Birçok eleştirmen ...

Dark Side of the Moon Tasarımcısı Storm Thorgerson Hayatını Kaybetti

Bayan Arıza tarafından 19 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Pink Floyd’un Dark Side of the Moon albüm kapağının tasarım babası Storm Thorgerson hayatını kaybetti.

Pink Floyd tayfasının “işlerimizin ayrılmaz bir parçası” olarak tanımladığı Thorgerson grubun yayınlanan 15 albümüne de tasarım yapmıştı.

Thorgerson, Roger Waters ve Syd Barrett’le ortaokul, David Gilmour’la da çocukluk arkadaşıydı.

Sürreal yorumlarıyla tanınan Thorgerson 69 yaşındaydı.

Thorgerson’un yaptığı işler arasında;

Cranberries – Bury the Hatchet

Audioslave – Audioslave

Muse – Absolution

The Wombats – This Modern Glitch

Pink Floyd – Dark Side Of The Moon

Pink Floyd – Wish You Were Here

Pink Floyd – Animals

Pink Floyd – Ummagumma

Led Zeppelin – Houses of the Holy

İstanbul Caz Festivali programı açıklandı!

Bayan Arıza tarafından 17 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, 16 yıldan bu yana Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali, bu sene 20. yaşını kutluyor.

Cazın merkezini İstanbul’a taşıyacak İstanbul Caz Festivali, 2–18 Temmuz tarihleri arasında, modern cazdan rock’a, dünya müziği ve folka uzanan geniş yelpazedeki konserleri kentin kültürel ve doğal dokusunu yansıtan birbirinden etkileyici mekânlarda izleyiciyle buluşturacak.

İstanbul Caz Festivali, 14 farklı mekânda 400’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçının katılımıyla gerçekleştirilecek 40’ı aşkın konserle, Temmuz ayında cazın yıldızlarını yirminci defa müzikseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.

20. İstanbul Caz Festivali’nin programı Salon İKSV’de yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in açılış konuşmasının ardından Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere bir konuşma yaptı. Nafiz Karadere “İnançla, tutkuyla ve sabırla sürdürülen İstanbul Caz Festivali bu sene 20. yaşını kutluyor. Biz de Garanti Bankası olarak 16 yıldır İKSV ile birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bundan sonra da ‘Garanti Caz Yeşili’ markamızla, caz kültürünün Türkiye’de gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynayan festivali gönülden desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Toplantıda daha sonra söz alan İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin, festivalin programında yer alan konserler ve 20. yıla özel projelerle ilgili bilgi verdi. Caz dünyasından da önemli isimlerin katıldığı toplantı, X Restaurant & Bar’daki davetle devam etti.

Davetin ardından konuklar, Salon İKSV’de, Branford Marsalis ve Joey Calderazzo ikilisinin, festivalin 20. yılı kapsamında verdiği konseri izlediler. Caz dünyasının önemli saksafoncuları arasında gösterilen Branford Marsalis ve 90’ların başında tanışarak uzun yıllardır birlikte müzik yaptığı piyanist Joey Calderazzo, İstanbul Caz Festivali’nin yirminci yıl konseri için Salon İKSV’de ilk kez İstanbul’da müzikseverlerle buluştu.

FESTİVALİN 20. YIL AFİŞİNDE ORHAN PAMUK VE BÜLENT ERKMEN İMZASI

2013 yılında düzenlenecek İstanbul Festivalleri’nin afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimlerinin yapıtları, desenleri ve el yazıları, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen tasarımlarıyla bir araya geliyor.

20. İstanbul Caz Festivali’nin afiş görseli bu yıl Orhan Pamuk tarafından oluşturuldu. Orhan Pamuk’un resim ve desenlerinde yer alan Martı ve yazarın el yazısı, Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştürüldü. Basın toplantısında, Bülent Erkmen’in festival afişiyle ilgili hazırladığı özel video mesajı da salondaki katılımcılarla ekrandan paylaşıldı. Bülent Erkmen, yaptığı seçimle ilgili olarak “Orhan Pamuk yazarlığından önce resimle ilgilenmiş, yazarlığı sırasında da resimle ilgisini koparmamış bir yazar. Romanlarını yazdığı defterlerde aralara sızmış desenler, yaptığı resimlerin içine sızmış yazılar var. Resimlerinde ve desenlerinde İstanbul’la birlikte karga ve martılara ağırlık vermiş. Martı’yı, varlığıyla İstanbul’u simgelemesi, sesiyle de cazla kurduğum kişisel bağlantı nedeniyle seçtim. Seçtiğim resmin Martı ayrıntısını resmin bütününden kopardım. Böylece afişin beyaz boşluğu üstünde bütün hızıyla uçan Martı, çırptığı kanatları, attığı çığlıkları ve aralarına sızmış Orhan Pamuk’un uçuşan el yazısı ile İstanbul’u peşinden sürüklüyor” dedi.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NDEN 20. YILA ÖZEL YAYINLAR

İstanbul Caz Festivali bu yıl 20. yılına özel bir yayınla müzikseverlerle buluşuyor. Festivalin bu yılki programına dair bilgilerin bulunacağı dergide ayrıca, Türkiyeli sanatçılardan yazılar ve görüşler de yer alacak. Dergi, Haziran ayında müzikseverlere sunulacak.

İstanbul Caz Festivali ve EMI Türkiye işbirliğiyle hazırlanacak festival CD’si ise festivale gelecek yıldızların seçme çalışmalarını içerecek. Sanatçıların da görüşleri alınarak seçilecek eserlerden oluşacak 20. İstanbul Caz Festivali CD’si, müzik marketlerde yerini Haziran ayında alacak. Festival takipçilerinin koleksiyonlarında önemli bir yer edinen İstanbul Caz Festivali CD’si, katılacak sanatçıları festival öncesinde tanımak ve festival heyecanının hatırasını yaşatmak için ideal!

Festivalin 20. yılında bir diğer önemli yayın da, festivalin başından bu yana çeşitli konser fotoğrafları ve kayıtlarını da içeren özel bir fotoğraf albümü ve DVD projesi olacak. Sınırlı sayıda üretilecek bu özel set, yıl sonunda yayımlanacak.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ 14 FARKLI MEKANLA TÜM ŞEHRE YAYILIYOR Programında sunduğu çeşitliliğin yanı sıra kullandığı konser mekanlarıyla da izleyiciler için yeni keşif olanakları sağlayan İstanbul Caz Festivali, her yıl olduğu gibi bu yıl da konser mekânı olarak görmeye alışık olmadığımız, farklı mekanlara yayılarak müzikseverlere ilkler yaşatmaya devam edecek.

Bu yıl festivale ev sahipliği yapacak Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi, Haliç Kongre Merkezi, İstanbul Modern, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ve Salon İKSV gibi festival mekânlarına Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı, Avusturya Başkonsolosluğu / Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Feriye Lokantası, İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi, KüçükÇiftlik Park, Rahmi M. Koç Müzesi ve Yıldız Sarayı Hasbahçe gibi farklı mekânlar da eklenecek.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ 20. YILINDA “ULUSLARARASI CAZ GÜNÜ”NÜN YEREL ORTAĞI

UNESCO ile Thelonious Monk Caz Enstitüsü (Thelonious Monk Institute of Jazz) tarafından, geçen yıl tüm dünyada ilk defa düzenlenmeye başlayan 30 Nisan “Uluslararası Caz Günü” kutlamalarının bu yılki merkezi İstanbul olacak. 30 Nisan Salı günü gerçekleştirilecek “Uluslararası Caz Günü” kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti işbirliği ve İstanbul Caz Festivali’nin yerel ortaklığı ile İstanbul’da düzenlenecek. Etkinliğin sponsorları arasında, İstanbul Caz Festivali’nin sponsoru Garanti Bankası da yer alıyor.

“Uluslararası Caz Günü” kutlamaları kapsamında 30 Nisan Salı akşamı Aya İrini Müzesi’nde düzenlenecek gala konserinin yanı sıra gün boyu farklı mekanlarda konferanslar, yuvarlak masa söyleşileri, ustalık dersleri, caz vokal atölyeleri, film gösterimleri ve çeşitli konserler de düzenlenecek. Konser, UNESCO, ABD Dışişleri Bakanlığı ve “Uluslararası Caz Günü”nün resmî internet sitelerinden canlı yayımlanacak. Bu unutulmayacak konser ayrıca dünyanın dört bir yanındaki televizyonlarda yayımlanmak üzere kaydedilecek.

20. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ DURUL GENCE VE HASAN KOCAMAZ’A TAKDİM EDİLİYOR

İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü, caz müzisyeni ve orkestra şefi Durul Gence ile Türkiye’nin ilk caz kulübünü açan müzisyeni, ağız armonikacısı Hasan Kocamaz’a takdim edilecek. Durul Gence ve Hasan Kocamaz, ödüllerini festivalin 1 Temmuz Pazartesi akşamı Avusturya Başkonsolosluğu / Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde gerçekleştirilecek açılış töreninde alacaklar.

Durul Gence, müzik hayatına 1954 yılında girdiği Deniz Harp Okulu’nda davul çalmaya başlayarak atıldı. 1970 yılında yaptığı Şeyh Şamil plağı ile ünlenen Gence, “İstanbul Express” ve “Asia Minor Mission” gibi topluluklarla çalıştı. Ajda Pekkan, Rüçhan Çamay, Gönül Yazar, Alpay, Tanju Okan, Ertan Anapa gibi sanatçılara eşlik eden Gence’nin yurt dışında birlikte çalıştığı müzisyenler arasında Herb Geller, Sonny Sharock, Bertice Reading, Four Pennies, Lili Ivanova, Mads Vinding, Peter Bastian, Anders Koppel, Herbie Mann gibi isimler yer alıyor. ODTÜ ve Hacettepe üniversitelerinde insan, müzik ve caz üzerine dersler veren Gence’nin, “DG-4” adında bir topluluğu bulunuyor.

1928 yılında İstanbul’da doğan Hasan Kocamaz, caz müziğiyle Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimi sırasında tanıştı. Ağız armonikası ile müziğe başlayan Kocamaz, 1959 yılında Paris’te yapılan ağız armonikası yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Ayrıca, 1950’li yılların sonunda Cüneyt Sermet’in de desteğiyle trompet çalmaya başladı. Kocamaz, Yavuz Özışık, Tülay German, Erol Büyükburç, Necdet Karar gibi dönemin ünlü caz müzisyenleriyle çalıştı. Swing müziğinin Türkiye’de gelişimine büyük katkılarda bulunan armonika ustası Kocamaz, aynı zamanda İstanbul Bebek’te Türkiye’nin ilk caz kulübünü de açtı.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NİN AÇILIŞ KONSERİ’NDE FESTİVALİN 20 YILINDAN OLUŞTURULAN ÖZEL BİR REPERTUAR

20. İstanbul Caz Festivali, 1 Temmuz Pazartesi akşamı gerçekleştirilecek açılış töreninin ardından özel bir konserle başlıyor. Konserde, Türkiye’nin caz alanındaki genç yıldızlarının bir araya gelmesiyle 2007’de kurulan Four in the Pocket, festivalin 20 yılından sanatçıların eserlerine yer veren özel bir repertuarla cazseverlerle buluşacak.

Vokalde Elif Çağlar, klavyede Çağrı Sertel, bas gitarda Alp Ersönmez, davulda Mert Önal ve saksofonda Toygun Sözen ile sahnede olacak Four in the Pocket, bu gece için, festivalde bugüne kadar sahne almış popüler sanatçıların en sevilen parçalarının da yer aldığı özel bir repertuar oluşturuyor.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NİN DESTEKÇİLERİ

20. İstanbul Caz Festivali bu yıl Festival Sponsoru Garanti Bankası’nın yanı sıra 10’un üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleştiriliyor.

• Garanti Bankası (Alicia Keys konserinin gösteri sponsoru)

• Matraş (John Legend konserinin gösteri sponsoru)

• Merck İlaç Ecza ve Kimya (Deutsche Philharmonie Merck konserinin gösteri sponsoru)

• Amplio Emlak Yatırım (Esbjörn Svensson Trio konserinin gösteri sponsoru)

• Sompo Japan Sigorta (Sevinç Tevs “Türkiye’de Cazın İlk Sesi Sevinç Tevs Anısına” konserinin gösteri sponsoru)

• Pirelli (Stefano Bollani & Hamilton De Holanda Duo konserinin gösteri sponsoru)

• DHL Express (Lopez – Nussa Family Project konserinin gösteri sponsoru)

• Vodafone Istanbul Calling (Avrupa Caz Kulübü konserlerinin gösteri sponsoru)

• Coca-Cola (Tünel Şenliği eş-sponsoru)

• Vodafone Freezone (Tünel Şenliği eş-sponsoru)

Festival kapsamındaki çeşitli konserler, Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Fransız Kültür Merkezi, Norveç Kraliyeti Büyükelçiliği, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu’nun katkılarıyla gerçekleşiyor. Tünel Şenliği ise Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle yapılıyor.

Festivalin konaklama sponsorluğunu Martı İstanbul Hotel üstleniyor.

20. İstanbul Caz Festivali, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi tarafından da destekleniyor.

İKSV’nin tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı Holding, Resmi Havayolu Türk Hava Yolları, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL Express ile Servis Sponsoru GFK da destek veriyor.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ 20. YILINDA CAZIN MERKEZİNİ İSTANBUL’A TAŞIYACAK

GÜNÜMÜZÜN EN İYİ KADIN VOKALLERİNDEN ALICIA KEYS 2 TEMMUZ’DA İLK KEZ TÜRKİYE’DE

İstanbul Caz Festivali 20. yılında, R&B ve soul müziğin dünyaca ünlü sesi Alicia Keys’i ağırlıyor.

14 Grammy ödüllü Amerikalı şarkıcı, söz yazarı ve besteci Alicia Keys, Garanti Bankası sponsorluğunda

2 Temmuz Salı akşamı saat 21.00’de KüçükÇiftlik Park’ta Türkiye’deki ilk konserini verecek.

Güçlü vokalinin yanı sıra söz ve şarkı yazarlığıyla da tanınan Alicia Keys, “Falling”, “No One”, “If I Ain’t Got You” gibi şarkıları onlarca ülkede bir numara olan 14 Grammy ödüllü Amerikalı şarkıcı, 40 milyonun üzerindeki albüm satışıyla son dönemin en başarılı kadın müzisyenlerinden. Müziğinde klasik piyanoyu caz, R&B ve soul ile harmanlayan Keys, Mayıs 2012’de yayımlanan beşinci albümü Girl On Fire ile yine müzik gündeminde yerini aldı. Maxwell ve Nicki Minaj gibi isimlerle yaptığı düetlerin yer aldığı bu albüm çıktığı hafta listelere 1 numaradan giriş yaptı. Blackberry’nin global turne sponsorluğunda gerçekleşen “Set The World On Fire” turnesi kapsamında Avrupa’yı dolaşacak olan Alicia Keys, Londra, Paris, Viyana, Monaco, Münih gibi şehirlerdeki konserlerinden sonra İstanbul Caz Festivali kapsamında 2 Temmuz’da Türkiyeli hayranlarıyla buluşacak.

20. YIL ÖZEL KONSERİ:

MÜZİK DÜNYASININ YILDIZ İSİMLERİ TÜRKİYE’DE CAZIN İLK SESİ SEVİNÇ TEVS ANISINA AYNI SAHNEDE BULUŞACAK

İstanbul Caz Festivali, 20. yılında Türkiye’nin ilk caz yorumcusu Sevinç Tevs anısına çok özel bir konser düzenliyor. Proje yönetmeni Hülya Tunçağ ve müzik direktörü Aycan Teztel’in birlikte kurguladıkları ve Sevinç Tevs’in kızı, ünlü şarkı yazarı Şehrazat’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek “Türkiye’de Cazın İlk Sesi Sevinç Tevs Anısına” başlıklı gece, 11 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.30’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde yapılacak.

Sompo Japan Sigorta sponsorluğunda gerçekleştirilecek konserde, Şehrazat, Fatih Erkoç, Sibel Köse, Ayşe Gencer ve Elif Çağlar gibi ünlü solistlere Aycan Teztel yönetimindeki İstanbul Superband eşlik edecek. Türkiye’nin ilk caz yorumcusu unvanına sahip dünyaca ünlü ses sanatçısı Sevinç Tevs, 1930 yılında Ankara’da doğdu. Tevs, Ankara Devlet Konservatuarı Şan ve Tiyatro bölümünden mezun olduktan sonra, Türkiye’nin yanı sıra İtalya, İsviçre, Yunanistan, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, Fransa gibi birçok ülkede konserler verdi. Aynı zamanda BBC’ye ve Almanya-Berlin televizyonuna Türkiye’den çıkan ilk şarkıcı olan Tevs, 1950’lerde daha da ünlenerek, uzun bir süre ABD ve Birleşik Krallık’ta çalıştı.

FESTİVALİN 20. YILINA ÖZEL SENFONİK DÜZENLEMELERLE E.S.T. SYMPHONY KONSERİ

20. İstanbul Caz Festivali, Esbjörn Svensson Trio (E.S.T) bestelerinin senfonik düzenlemelerini içeren eşsiz bir program sunuyor. “2000’li yılların en iyi üçlüsü” olarak değerlendirilen, öncü ve yenilikçi yaklaşımıyla caz müziğine yeni bir yön veren E.S.T.,Türkiyeli izleyici ile ilk kez İstanbul Caz Festivali’nde tanışmış, 2001, 2002 ve 2003 yıllarında verdikleri konserlerle festivalin gözde ekipleri arasına yerleşmişti.

İstanbul Caz Festivali’nin öncülüğünde gerçekleşen bu özel projede İsveçli orkestra şefi ve besteci Hans Ek, 2008 yılında hayatını kaybeden Esbjörn Svensson’un 2003 yılındaki aranjmanları üzerine kurguladığı yeni bir senfonik düzenleme sunuyor. Filarmonia İstanbul tarafından seslendirilecek eserde, orkestraya solist olarak E.S.T.’nin basçısı Dan Berglund ve davulcusu Magnus Öström, piyanoda Jacky Terrasson ve Michael Wollny, saksofonda Marius Neset ile gitarda Sarp Maden katılıyor. E.S.T. Symphony konseri Amplio Emlak Yatırım sponsorluğunda 10 Temmuz Çarşamba akşamı saat 21.30’da Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak.

FESTİVALİN VAZGEÇİLMEZ MEKÂNI AÇIKHAVA SAHNESİ EFSANE İSİMLERİ AĞIRLIYOR

USTA MÜZİSYEN BRYAN FERRY YENİ PROJESİ İLE FESTİVAL’DE

70’lerin en ünlü rock gruplarından Roxy Music’in vokalisti ve şarkı yazarı Bryan Ferry, yeni albümünü takiben İstanbul Caz Festivali’nin konuğu oluyor. Popüler müzik sahnesinin en üretken ve pırıltılı isimlerinden Bryan Ferry, geçtiğimiz yıl yayımlanan ve “Slave to Love,” “Love is the Drug” ve “Don’t Stop the Dance” gibi en sevilen şarkılarının 20’li yılların caz tarzında yeniden yorumlandığı Jazz Age albümünün ardından, 8 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

Bryan Ferry, Roxy Music sonrası solo kariyerinde çok sayıda liste başı albüme imza atarak, kusursuz sesi ile olduğu kadar şarkılarındaki duygu yoğunluğu ile de dinleyenleri etkilemeyi başardı. Kendi bestelerinin yanı sıra başka ünlü isimlerin eserlerini yorumlamadaki başarısı ile de tanınan Ferry, 2007 yılında 14. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak Açıkhava Sahnesi’nde unutulmaz bir konser vermişti.

POPÜLER CAZIN EFSANEVİ İSİMLERİ BOB JAMES, DAVID SANBORN, STEVE GADD VE JAMES GENUS AÇIKHAVA SAHNESİ’NDE BULUŞUYOR

İstanbul Caz Festivali, 20. yılında, caz dünyasının dört efsane ismini aynı sahnede buluşturuyor: Eserleri ile güncel müzik sahnesine de ilham veren, besteleri hip hop müzisyenleri tarafından defalarca kullanılan, 58 albüm ve sayısız ödül sahibi tuşlu çalgılar üstadı Bob James, tüm zamanların en başarılı ve ilham verici saksofon virtüözlerinden David Sanborn, neredeyse bütün türlerde önemli müzisyenlerle çalışmış usta bir davulcu Steve Gadd ve Herbie Hancock, Lee Konitz gibi ünlü ustalarla çalışmış, Saturday Night Live Band’in de basçısı olan James Genus. Bu dört efsane isim, 9 Temmuz Salı akşamı saat 21.30’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde festival seyircisinin karşısına çıkacak.

1986’daki Double Vision ortaklığından sonra ilk defa bir araya gelen Bob James ve David Sanborn, bu yıl Steve Gadd ve James Genus ile birlikte kaydettikleri Quartette Humaine albümünün turnesi kapsamında İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olacak. James ve Sanborn’un 1986 yılındaki ortak çalışmaları Double Vision, dünya çapında büyük bir başarı kazanmış, milyonlara ulaşan satış rakamı ile 63 hafta boyunca listelerde üst sıralarda yer almış ve ikiliye bir de Grammy ödülü getirmişti. Günümüzde hala popüler cazın en önemli albümlerinden biri olarak gösterilen bu albümden neredeyse 30 yıl sonra tekrar bir araya gelen Bob James ve David Sanborn, bu sefer yanlarına Steve Gadd ve James Genus’u da katarak caz dünyası tarafından merakla beklenen akustik albüm Quartette Humaine’i hazırladılar. Mayıs ayında piyasaya çıkacak albüm müzikseverler ve eleştirmenler tarafından da merakla bekleniyor.

FESTİVALİN HEYECANLA BEKLENEN İSMİ ŞARKICI VE SÖZ YAZARI JOHN LEGEND 29 TEMMUZ’DA İSTANBUL’DA

Soul ve R&B’de kendi neslinin en iyi söz yazarı ve şarkıcılarından John Legend, Matraş sponsorluğunda

29 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.30’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

Legend, kazandığı 9 Grammy’nin yanı sıra konserleriyle göz dolduran, yalnızca müzisyenliğiyle değil, aktivizmiyle de tanınan bir müzisyen. Kanye West, Jay-z, Alicia Keys, Fort Minor, T.I., Mariah Carey, Lil Wayne gibi pek çok sanatçıyla da çalışan Legend’in, “Ordinary People”, “Save Room”, “Everybody Knows”, “Used to Love U” gibi hit şarkıları bulunuyor. Sanatçı 2009 yılında Time dergisinin “Dünyaya Yön Veren 100 Kişi” listesinde de yer almıştı. En son Quentin Tarantino’nun yönettiği “Django Unchained” filminde de “Who Did That To You” isimli şarkısı ile yer alan John Legend, yeni albümü Love In the Future’un dünya turnesi kapsamında İstanbul’da olacak.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ 20. YILINDA YENİ MEKANLARLA ŞEHRİN FARKLI KÖŞELERİNE YAYILIYOR

DÜNYACA ÜNLÜ CAZ SOLİSTİ DEE DEE BRIDGEWATER, USTA PİYANİST VE BESTECİ RAMSEY LEWIS İLE YILDIZ SARAYI HASBAHÇE’DE

Günümüzün en iyi caz vokalistlerinden Dee Dee Bridgewater, usta caz piyanisti ve besteci Ramsey Lewis ile aynı sahneyi paylaşacağı konserini 3 Temmuz Çarşamba akşamı saat 21.00’de Yıldız Sarayı Hasbahçe’de verecek.

Caz standartlarından, soul ve Motown klasiklerine cazın ruhunu tam anlamıyla yaşatacak bu konserde, üç Grammy ödülü ve yedi altın plak sahibi Lewis’in kusursuz melodileri, ipeksi sesi ve incelikli yorumuyla caz standartlarına taze bir yaklaşım getiren Bridgewater’a eşlik edecek. Dinah Washington ve Sarah Vaughan gibi efsanelerin halefi olarak görülen Dee Dee Bridgewater sahnedeki enerjisi ile caz tarihinin izlemesi en keyifli müzisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

“USTALARLA BULUŞMALAR”:

LENA CHAMAMYAN, GÖKSEL BAKTAGİR, ÖZER ARKUN & TULUĞ TIRPAN TRIO

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam ediyor.

18 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.30’da Yıldız Sarayı Hasbahçe’de gerçekleştirilecek konserde, bu yıl caz ve klasik Ermeni müziğinin bileşenlerini müziğine yansıtan Suriye’nin en önemli sanatçılarından şarkıcı Lena Chamamyan yer alacak. Lena Chamamyan’a sahnede, geleneksel icra biçimlerindeki ustalığının yanı sıra caz etkilerini de müziğine katan kanun virtüözü Göksel Baktagir, Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi çellistlerinden biri olan Özer Arkun ve Balkan şarkıları ile klasik Türk müziği eserlerine getirdiği benzersiz düzenleme ve doğaçlamalarla tanınan piyanist Tuluğ Tırpan eşlik edecek. Toplulukta basta Türkiye’nin önde gelen caz sanatçılarından Volkan Hürsever ve yetenekli genç davulcu Ediz Hafızoğlu da bulunuyor.

KLASİK MÜZİĞİN CAZLA EŞSİZ BİRLEŞİMİ “TEATIME AT THE SAVOY”: DEUTSCHE PHILHARMONIE MERCK VE KEREM GÖRSEV

Almanya’nın en özgün orkestralarından, şef, besteci, piyanist, aranjör Wolfgang Heinzel yönetimindeki Deutsche Philharmonie Merck, “Teatime at the Savoy” adlı projeleriyle klasik müzik ve cazın birleşiminin en güzel örneklerini sunacaklar. Merck İlaç Ecza ve Kimya sponsorluğunda, 16 Temmuz Salı akşamı saat 21.30’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek bu konserde Deutsche Philharmonie Merck, kendine has müzik tarzıyla dikkat çeken Opera Swing Quartet ve Türkiye’nin öncü cazcılarından, piyanist ve besteci Kerem Görsev’le birlikte caz festivali dinleyicilerini türler arası heyecan verici bir yolculuğa çıkaracak. BOĞAZ’DA LOPEZ-NUSSA AİLESİ İLE

LATİN CAZLA DOLU BİR GECE

Küba’nın en önemli piyanistlerinden Ernàn Lòpez-Nussa ve müzisyen ailesi, DHL Express sponsorluğunda

3 Temmuz Çarşamba gecesi saat 22.00’de Ortaköy’deki Feriye Lokantası’nda cazseverlere farklı bir gece yaşatacak. Küba cazının en sevilen piyanistlerinden Ernàn Lòpez-Nussa, davulda Ruy Lòpez-Nussa ile oğulları, 2005 yılında Montreux Caz Solo Piyano Yarışması birincisi, piyanist ve besteci Harold Lòpez-Nussa ile kardeşi Ruy Lòpez-Nussa aynı sahnede buluşacak. Konserlerinde dinamik performanslarıyla ilgi çeken Lopez-Nussa Family Project, caz ve Latin müziğinin yanı sıra işbirliği yaptıkları sanatçılarla da müzikal skalalarını genişletiyor.

FESTİVALİN YENİ MEKANI AVUSTURYA KÜLTÜR OFİSİ BAHÇESİ’NDE CAZIN YENİ YILDIZI ANTHONY STRONG

İngiltere cazının yeni yıldızı, şarkıcı, piyanist ve söz yazarı Anthony Strong, cazın yanı sıra blues, pop ve soul türlerinden izler taşıyan iyimser müziği ve canlı ritimleri ile 4 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de, festivalin bu yılki yeni mekânlarından Avusturya Başkonsolosluğu / Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde gerçekleştirilecek konserde festival izleyicileri ile buluşacak.

2011’de çıkardığı Delovely adlı kısaçalar albümüyle İngiltere caz listelerinin bir numarasına yükselen Londralı piyanist-şarkıcı Anthony Strong, “Cheek to Cheek” ve “For Once In My Life” adlı single’larıyla da uluslararası alanda bir hayran kitlesi edindi. Sıcak ve romantik vokali ve harikulade piyano tekniğiyle İngiliz cazının yükselen yıldızları arasında gösterilen Strong, caz eğitimine devam ettiği yıllarda Michael Bolton, Jocelyn Brown ve Marti Pellow gibi isimlere eşlik ederek Londra caz sahnesinde adını duyurdu. 2009 yılında ilk albümü Guaranteed! ile büyük beğeni toplayan sanatçı, bu albümü ile BBC radyosunun da en sık çalınan caz albümlerinden biri oldu.

ÇOK ÖZEL BİR MEKÂNDA ÇOK ÖZEL BİR SES: SICAK VE YALIN YORUMUYLA MELODY GARDOT ALMANYA SEFARETİ TARABYA YAZLIK REZİDANSI’NDA Duruluğu ve büyüsüyle zamanı ve mekânı unutturan bir ses, vokalist, şarkı yazarı, müzisyen Melody Gardot,

5 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı’nda festival izleyicisiyle buluşacak.

1985 yılında Amerika’da doğan genç sanatçı Melody Gardot, doğal bir müzikaliteye ve çok yönlü bir sese sahip. Caz ve blues’un yanı sıra country ve folk etkileri de taşıyan, farklı müzikal renklerin karışımı bir sese sahip Gardot, çıkardığı üç albüm ve “Baby I’m A Fool,” “Your Heart Is As Black As Night,” “If the Stars Were Mine” gibi şarkılarındaki eşsiz yorumuyla geniş bir dinleyici kitlesine sahip. Bestelerinde ve yorumlarında Brezilyalı efsanelerden esinlenen Gardot, vokal performansının yanı sıra güzelliğiyle de büyük bir hayran kitlesi edinmiş durumda.

THE SANLIKOL HYBRID JAZZ ORCHESTRA VE PERDESİZ GİTAR VİRTÜÖZÜ ERKAN OĞUR İLE GELENEKSEL MÜZİĞİ CAZLA BULUŞTURAN BİR GECE

Besteci Mehmet Ali Sanlıkol’un liderliğindeki değerli müzisyenlerden oluşan Sanlıkol Caz Orkestrası’nın konseri,

5 Temmuz Cuma akşamı saat 20.00’de İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi’nde gerçekleştirilecek. Mehmet Ali Sanlıkol, Temmuz ayında yayımlayacağı yeni albümden parçaları Türkiye’nin en önemli bestecilerinden, perdesiz gitar virtüözü Erkan Oğur ile birlikte seslendirecek. Kaba zurna, ney, kös ve nekkare gibi farklı enstrümanları bünyesinde barındıran Sanlıkol Caz Orkestrası’nın çok sesli müziği ve Erkan Oğur’un ustalığını birlikte sunan bu gecede cazseverler, Mehmet Ali Sanlıkol’un modern caz müziği ile mehter müziğinden etkilenmiş çalışmalarını dinleme fırsatı yakalayacaklar.

R&B VE BLUES ŞARKICISI CHINA MOSES İLE KLARNET VE SAKSOFON VİRTÜÖZÜ ANAT COHEN, SAKIP SABANCI MÜZESİ’NDE

Olağanüstü yetenekli R&B ve blues şarkıcısı China Moses, 20. İstanbul Caz Festivali kapsamında 13 Temmuz Cumartesi akşamı Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde olacak. Kendi özgün şarkılarının yanı sıra sıcak ve karizmatik sesiyle blues ve soul klasiklerini zenginleştirerek yorumlayan, prodüktörlük ve şarkı yazarlığı da yapan China Moses, Crazy Blues ve This One’s For Dinah adlı albümleriyle de caz sahnesinde yerini sağlamlaştırdı. Aynı zamanda festivalin bir diğer önemli konuğu, Dee Dee Bridgewater’ın kızı olan China Moses’a bu konserde ünlü caz piyanisti Raphaël Lemonnier de eşlik edecek. Moses’ın öncesinde ise müziğinde yalnızca caz değil, Latin ve Güney Amerika ezgilerini de harmanlayan, klarnet ve saksofon virtüözü Anat Cohen’in dörtlüsü sahnede olacak. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin eşsiz atmosferinde gerçekleşecek olan bu konser, saat 21.15’te başlayacak.

CAZ DÜNYASININ ÖNEMLİ PİYANİSTİ STEFANO BOLLANI, BANDOLİM SANATÇISI HAMILTON DE HOLANDA İLE ARKEOLOJİ MÜZESİ’NDE

Caz dünyasında son dönemde ismi en çok geçen piyanistlerden Stefano Bollani, Hamilton de Holanda ile duo projesiyle Pirelli sponsorluğunda 15 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.30’da İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bir konser verecek. 15 yaşında başlayan müzik yaşamında klasik müzik ve cazdan, Brezilya müziği ile pop-rock’a kadar birçok farklı türde çalışan Bollani, Enrico Rava ile birçok ikili proje gerçekleştirdi. Bollani bu konserde, Brezilya mandolini olarak bilinen “bandolim”e getirdiği yeniliklerle tanınan ve ABD’de “bandolimin Jimi Hendrix’i” olarak bilinen Hamilton de Holanda ile sahnede olacak.

ARKEOLOJİ MÜZESİ’NDE CHANO DOMINGUEZ İLE FLAMENKO VE CAZ

Barselonalı piyanist Chano Dominguez müziğinde yakaladığı caz ve flamenkonun heyecan verici sentezini,

17 Temmuz Çarşamba akşamı saat 21.30’da İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde vereceği konserde müzikseverlerle paylaşacak. 2009 yılında ünlü plak şirketi Blue Note Records’dan çıkardığı Flamenco Sketches adlı albümünde Miles Davis’in caz tarihine geçen “Kind of Blue” kaydını flamenko perspektifinden yorumlayan Dominguez, İstanbul konserinde bir flamenko dansçısı ve vokalisti eşliğinde, büyük beğeni toplayan bu albümden parçalar çalacak.

ŞEHRİN SOKAKLARINDA “TÜNEL ŞENLİĞİ” Festival kapsamında bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilecek Tünel Şenliği müzikseverlere “festival içinde festival” sunmaya devam ediyor. Farklı mekânlarda ve açık hava sahnelerinde düzenlenecek birçok konser, etkinlik ve atölye çalışmasıyla müziğin coşkusunu kentin kültür-sanat yaşamının nabzının attığı Tünel Şişhane ve İstiklal Caddesi hattına yayan Tünel Şenliği, bu yıl da festivalin ilk hafta sonunda önde gelen sanatçı ve topluluklara ev sahipliği yapacak.

Coca Cola ve Vodafone Freezone eş sponsorluğunda, Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle 6 Temmuz Cumartesi günü saat 18.00’de başlayacak şenlik, Beyoğlu Tünel bölgesinde sokaklarda ve değişik mekanlarda konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler ve ikramlarla gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam edecek. Tünel Şenliği’nin ayrıntılı programı, etkinlik haritası üzerinden takip edilebilecek.

Tünel Şenliği için kurulacak iki ana sahnedeki ücretsiz konserlerle bütün bölgede bir festival atmosferi yaşanırken gece boyunca seyirciler değişik mekanlar ve sahneler arasında mekik dokuyarak, birbirinden farklı etkinliklere katılacaklar. Salon, Nardis, Babylon, Alt, Indigo, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi, Hollanda Konsolosluğu Bahçesi gibi Beyoğlu bölgesinin renkli mekanlarında gece boyunca sahne alacak sanatçılar arasında Roos Jonker, Timo Lassy, Bruut!, Ariya Asrabeat Arkestra, Ola Onabule, Salvatore Bonafede Trio, Tin Men and The Telephone, Matthias Eick, Maffy Falay Beşlisi, Baba Zula, Dilek Sert Erdoğan ve Birsen Tezer bulunuyor.

“CAZ İÇİN TUHAF BİR YER”

BU YIL RAHMİ M. KOÇ MÜZESİ KAIROS 4TET VE BOJAN Z’Yİ AĞIRLIYOR

Her yıl etkileyici programı ile olduğu kadar, sıra dışı mekan seçimleri ve farklı etkinlikleri ile gündeme gelen İstanbul Caz Festivali, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Strange Place for Jazz – Caz İçin Tuhaf Bir Yer” konserlerine yeni bir mekanda hayat veriyor. “Strange Place for Jazz – Caz için Tuhaf Bir Yer”, bu yıl 12 Temmuz Cuma gecesi Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

Saat 21.15’te başlayacak gecede, yenilikçi ve yaratıcı projeleri ile caz müziğine yeni ufuklar kazandıran dünyaca tanınmış iki grup arka arkaya sahne alacak. Gecenin açılışını İngiliz cazının son dönemde en çok konuşulan topluluklarından olan, cazın geleceğe bakan yüzüyle klasik köklerini kusursuz bir şekilde bir araya getiren Kairos 4tet yapacak. Kairos 4tet grubunda Türkiye’de de büyük beğeni toplayan Phronesis toğluluğunun piyanisti Ivo Neame ve basçısı Jasper Høiby de yer alıyor. Sonrasında ise Fransa’nın en önemli caz piyanistlerinden, aldığı birçok ödülün yanı sıra özgün yorumuyla caz dünyasında önemli bir yer edinen Bojan Z, üçlüsü ile beraber sahnede olacak.

SALON İKSV’DE AVRUPA CAZ KULÜBÜ GECELERİ

Türkiye caz sahnesinin başarılı isimlerini Avrupalı ustalarla özel projelerde buluşturan “European Jazz Club – Avrupa Caz Kulübü” serisi İstanbul Caz Festivali boyunca Salon’da devam edecek ve konserler saat 22.30’da başlayacak. “European Jazz Club – Avrupa Caz Kulübü” konserleri bu yıl Vodafone İstanbul Calling konserler serisi şemsiyesi altında gerçekleştirilecek.

“European Jazz Club – Avrupa Caz Kulübü” kapsamında 4 Temmuz Perşembe akşamı Uraz Kıvaner Quintet feat. Marco Tamburini, 10 Temmuz Çarşamba akşamı Evrim Demirel Ensemble feat. David Kweksilber, 11 Temmuz Perşembe akşamı Ozan Musluoğlu Trio feat. Ivo Neame, 12 Temmuz Cuma akşamı Şenay Lambaoğlu feat. Médéric Collignon, 15 Temmuz Pazartesi akşamı Lloyd Chisholm Sextet feat. Luigi Grasso ve Nicolas Dary ve 17 Temmuz Çarşamba akşamı Ece Göksu ‘Masal’ feat. Gregoire Maret konserleri yer alıyor.

“GENÇ CAZ” KONSERLERİ

İstanbul Caz Festivali kapsamında bu yıl 11. kez gerçekleştirilecek, genç müzisyen ve topluluklara festival programında yer alabilecekleri bir platform oluşturan “Genç Caz” Konserler Dizisi, bu yıl da devam ediyor.

Bu yıl Babajim Istanbul Studios & Mastering işbirliğiyle yapılan Genç Caz konserleri 6 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştirilecek Tünel Şenliği kapsamında ücretsiz olarak izlenebilecek. “Genç Caz” Konserler Dizisi’ne katılacak gruplar, Nardis’te yapılacak değerlendirme konseri ile belirlenecek. 26 Mayıs Pazar günü saat 13.00’de başlayacak ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Genç Caz Değerlendirme Konseri’ne tüm cazseverler davetli. 20. İstanbul Caz Festivali’nde yer alacak 4 ismi belirleyecek Genç Caz Seçici Kurulu’nda müzisyen Elif Çağlar, müzik yazarı Feridun Ertaşkan, müzisyen Ferit Odman, müzik yazarı ve yapımcı Hülya Tunçağ, müzisyen Kerem Görsev, müzik yazarı Murat Beşer, müzisyen Önder Focan, müzik yazarı Sevin Okyay ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin yer alıyor.

Genç Caz konserleri, geçen 10 yıl içerisinde 30’un üzerinde genç caz sanatçı ya da topluluğuna dünyaca ünlü caz sanatçılarıyla aynı festivalde yer alma imkânı sağladı. Genç Caz’a katılan birçok sanatçı, İstanbul Caz Festivali sonrasında hem başka festivallere katıldılar, hem de Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli caz kulüplerinde sahne alma fırsatı yakaladılar.

İSTANBUL MODERN’DE YAP: YENİ MİMARLIK PROGRAMI’NDA SÜRPRİZ ETKİNLİKLER

Festivalin sevilen mekanlarından İstanbul Modern, bu yıl da programda sürpriz bir etkinlikle yer alacak. İstanbul Modern’in YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında kurulacak geçici mekan uygulamasındaki sahnede gerçekleşecek bu etkinliklerin tam programı önümüzdeki dönemde açıklanacak.

TÜRKİYE’DE CAZ BELGESELİ İLK KEZ İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NDE GÖSTERİLECEK Türkiye’de caz müziğinin geçmişi üzerine kapsamlı bir çalışma ile hazırlanan ve yönetmenliğini Batu Akyol’un yaptığı “Türkiye’de Caz” belgeselinin galası, festival kapsamında gerçekleştirilecek. Belgesel Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda caz müzisyeni ile caz alanında yetkin isimlerle yapılan röportajlar ve arşiv görüntülerinden derlendi.

NARDIS JAZZ CLUB’DA FESTİVALE PARALEL KONSERLER

İstanbul’un sevilen caz kulüplerinden Nardis Jazz Club bu yıl da festival heyecanına, festivale paralel olarak düzenleyeceği konserlerle dahil olacak. Nardis’te festival süresince Türkiye caz sahnesinin önemli isimleri konser verecek.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ BİLETLERİ 26 NİSAN CUMA GÜNÜ SATIŞA ÇIKIYOR!

20. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri 26 Nisan Cuma günü saat 10.00’da satışa çıkıyor.

Festival biletleri,

• BİLETİX satış noktaları,

• BİLETİX çağrı merkezi (0216 556 98 00)

• www.biletix.com,

• Ana Gişe İKSV’den (saat 10.00-18.00, Pazar günü hariç) ve

• Garanti paramatiklerden (Sadece Alicia Keys konserinin biletleri için geçerli olacak) alınabilecek.

20. İstanbul Caz Festivali’nin bilet fiyatları 20 TL ile 400 TL arasında değişiyor. Bilet alımlarında kredi kartı geçerli olacak.

LALE ÜYELERİ İÇİN ÖNCELİKLİ VE İNDİRİMLİ SATIŞLAR 17 NİSAN’DA BAŞLIYOR

Lale üyeleri, İKSV’nin her etkinliğinde olduğu gibi festival boyunca %25’e varan indirimlerden yararlanabiliyor. Siyah ve Beyaz Lale üyeleri için öncelikli ve indirimli bilet satışı 17 ve 18 Nisan tarihlerinde, Kırmızı ve Sarı Lale üyeleri için ise 19-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Lale üyeliği ile ilgili ayrıntılı bilgi için lalekart.org

Kaynak: Milliyet

Vodafone İstanbul Calling’in ön grupları belli oluyor!

Bayan Arıza tarafından 17 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Pozitif Live tarafından gerçekleşecek olan Vodafone İstanbul Calling, İstanbul’un en uzun soluklu şehir festivali olmaya hazırlanıyor. Onlarca dünya starı, 20’ye yakın etkinlik, şehre yayılan pek çok önemli mekanda konser, panel, atölye çalışmaları, partiler ve daha pek çok fazlası bu sene festival bünyesinde şehri ele geçirecek. Vodafone ana sponsorluğu ve Garanti Bankası resmi sponsorluğunda dört aya yayılan ve farklı müzik türlerini bünyesinde barındıracak olan festival 2013 yazında Türkiye’nin kültür-sanat gündemine oturmaya hazırlanıyor.

İstanbul’da son yıllarda giderek yükselen “merak uyandıran şehir” imajını , müziğin gücü ile birleştiren bu festivalde BJK İnönü Stadyumu ve Parkorman gibi mekanların yanı sıra Babylon, Babylon Lounge, Salon İKSV, Milk Gallery, SAE, Maçka Parkı, Göztepe Parkı ve Pera Müzesi gibi mekanlar da yan etkinlikler için kullanılacak.

Alternative Park, The Maccabees & Thirty Second To Mars

23 Haziran’daki Vodafone İstanbul Calling’in indie müzik konser serisinin devamı niteliğindeki Alternative Park tek günlük festival, 30 Haziran Pazar gecesi Parkorman’da gerçekleşecek. Thirty Seconds To Mars ve The Maccabees öncesinde yabancı performansların açılışını yapacak isim de belli oldu, yeni nesil alternatif rock grubu !!! (chk, chk, chk) Parkorman’da izleyecilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Indie Park: Emiliana Torrini, Noah & The Whale & The National

23 Haziran’da, Emiliana Torrini Vodafone İstanbul Calling Festivali kapsamında gerçekleşen tek günlük festivali Indie Park’ın açılışını yapmaya hazırlanıyor. Yeni jenerasyon indie folk grubu Noah & The Whale da Torrini’nin performansından sonra sahne alacak.

Iron Maiden, Tiesto, Sigur Rós, Urban & Hip-Hop Day, Indie Park, Alternative Park, Dance Day ve Placebo Biletleri Satışı Devam Ediyor!

21 Temmuz’da Parkorman’da sahne alacak Kesha konserinin biletleri 19 Nisan Cuma günü Biletix’ten satışa sunulacak.

Zengin programı, İstanbul’un dört bir yanına dağılan mekanlarda gerçekleşecek etkinlikleri ile yüzbinlerle buluşmayı hedefleyen Vodafone İstanbul Calling’in görkemli programını takip etmek için www.istanbulcalling.com adresini takipte kalın!

Konser Biletleri ve Fırsatlar: Tüm konser biletleri Biletix ve Garanti Paramatiklerden temin edilebilinir.Ayrıca tüm konserlerde satışa sunulacak yiyecek ve içeceklerde Garanti kredi kartlarına %20 indirim sağlanacaktır.

VODAFONE İSTANBUL CALLING PROGRAMI:

ETKİNLİKLER RIHANNA 30 Mayıs 2013 Perşembe BJK İnönü Stadyumu

TIESTO 07 Haziran 2013 Cuma BJK İnönü Stadyumu

IRON MAIDEN, ANTHRAX & VOO DOO SIX 26 Temmuz 2013 Cuma BJK İnönü Stadyumu

INDIE PARK – Noah & The Whale, Emiliana Torrini, THE NATIONAL 23 Haziran 2013 Pazar Parkorman

SIGUR ROS 02 Temmuz 2013 Salı Parkorman

DANCE DAY – THE PRODIGY, BASEMENT JAXX & JAGUAR SKILLS 29 Haziran 2013 Cumartesi BJK İnönü Stadyumu

ALTERNATIVE PARK –!!!, The Maccabees, THIRTY SECONDS TO MARS 30 Haziran 2013 Pazar Parkorman

URBAN & HIP-HOP DAY: SNOOP DOGG, CEE LO GREEN & NAS 07 Temmuz 2013 Pazar BJK İnönü Stadyumu

PLACEBO 16 Ağustos 2013 Cuma Parkorman

KESHA 21 Temmuz 2013 Pazar Parkorman

YAN ETKİNLİKLER

Discovery @ Babylon: Brigitte, Skip & Die ve Lemonade, Stubborn Heart & Sohn, Birth of Joy 01- 04 Mayıs 2013 Babylon

Brooklyn Vapuru 15 Mayıs Çarşamba Babylon

Public Service Broadcasting 06 Haziran Perşembe Babylon

David Lynch Presents Chrysta Bell 12 Haziran Çarşamba Babylon

Derrick May & Jimmy Edgar 28 Haziran Cuma Babylon

Kaynak: Milliyet

Deftones Basçısı Chi Cheng Aramızdan Ayrıldı

Bayan Arıza tarafından 16 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Deftones basçısı Chi Cheng hayatını kaybetti.

Cheng, 2008 yılında geçirdiği bir trafik kazasından bu yana yarı bitkisel hayattaydı.

5 yıldır devam eden yaşam savaşını Cumartesi günü kaybeden Cheng 42 yaşındaydı.

Kaynak: Radyo Eksen 

Thom Yorke ve Nigel Godrich’le İlişkiler Üzerine

Bayan Arıza tarafından 13 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Thom Yorke ve Nigel Godrich’ten ilişki önerileri almak isteyenler buraya bakmalı.

Son dönemin her hareketi haber olan alçakgönüllü ikilisi Yorke ve Godrich bu defa set başında değil kamera karşısında Rookie dergisinin Ask a Grown Man konulu müthiş video serisinin konuğu olarak karşımıza çıkıyor.

Yorke’a sevgimizi pekiştiren, bizde niye yok dedirten videonun sonuna kadar izlemeli, Yorke’un kusurlar ile ilgili gelen soruya verdiği rahat ve olumlu yoruma tanık olmalısınız.

Ask a Grown Man: Thom Yorke and Nigel Godrich

https://vimeo.com/63626526

Kaynak: Radyo Eksen

Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: Nine ½ Weeks

Bayan Arıza tarafından 13 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Gerçek Aşkın içinde Erotizmi Göstermek

Bazı  tutkulu sevişmelerin bünyede bıraktığı etki zaman fark etmeksizin kayıplara yol açar. Bu kayıpla birlikte kendi mezarınızı kazarsınız.“Aşk, erotizmin biçimidir, erotizm de aşkın bir biçimidir” diyen şair de buna atıfta bulunmuştu bir dönem. "Nine ½ Weeks" adlı film de böyle bir yapım. 80’lerde adından epey söz ettiren filminde göz alıcı unsurlar dikkatimizi çekiyor.   Kostümler, mekân seçimi, dönemin müzikleri gibi unsurlarla film 80’ler atmosferini yansıtıyor. Kim Basinger’a defalarca aşık olmamız da bizi şaşırtmıyor. Gençliğinde şahane güzelliğiyle, kusursuz fiziğiyle dikkat çeken Kim Basinger başarılı performansıyla dikkat çekiyor. Sevişme sahneleri olmasaydı film izlenir miydi? İzlenirdi. Çünkü film hüzün ile izleyiciyi karşı karşıya getiriyor.   Filmi özet geçecek olursak; New York’ta sanat galerisinde  çalışan Elizabeth hakkında az şey bildiği Borsacı John tarafından baştan çıkarılır. İlk başta karşı karşıya geldiklerinde bakışmaları ve sonrasında gelişen tanışmaları, John’un hatunu takip etmesiyle devam eder.   Elizabeth’in beğendiği bir şeyi fazla pahalı olması nedeniyle alamaması nedeniyle John o beğendiği şeyi alarak Elizabeth’e sürpriz yapar. Boşanmış, gerçek aşkın peşinden koşan güzel Elizabeth aşka yelken açmıştır. John’un her istediğini yapmaktadır. Bu ilişki aynı zamanda gerçek aşkı hissettirmekle birlikte s.ks oyunları üzerine kuruludur.   Erotizm sahnelerini çoğu yerde görüyoruz. Tanışma sahnelerinde John’un Elizabeth’i yatağa atacağını çoğu kişi düşünmüştür, ben de izlediğimde bunu düşündüm. Delicesine, arzulu bir kadın olan Elizabeth’in güzelliği karşısında büyülenmemek elde değil.   Filmde en muhteşem sahnelerden biri de bir kadının teninde gözlerin kapanıp buzun başrol oynadığı gece, buzdolabı önündeki striptizci gibi dans edip filmde çoğu erkeğin başını döndürmesi kimseyi şaşırtmayacaktır.   John’un Elizabeth’in karşısına farklı fantezilerle çıkması sonucunda film daha da ilgi çekiçi hale geliyor, adeta erotizm sınırları yükseliyor.John ve Elizabeth ikilisi maceralı yollardan geçiyorlar. John’un Elizabeth’in hiçbir arkadaşıyla tanışmak istememesi, “seni ben yıkayacağım, seni ben soyacağım, seni ben giydireceğim, seni ben yedireceğim” sözleri de atlanmaması gereken detaylar arasında.   John, Elizabeth’e karşı farklı rollere bürünse de John burada aslında erotizme önem veren bir erkek rolünde. Daha doğrusu erotizm noktasında birleşen bir aşkı paylaşıyorlar. Muhteşem müzikleri ve Billy Holiday’ın sesini duymak müzikal bir şölen olarak da değerlendirilebilir.   Elizabeth'; "Bu adamı çözemiyorum. Ama bazen anlamak çok kolay. Belki de taktığı kravattan, okuduğu ya da okumadığı kitaplardan. Ama bilirsin; neyin ilişkiyi bitireceğini. O yüzden boyun eğer ve beklersin. Bu, durumu katlanılır kılar. Ama bu adam. Belki gerçek aşktır. Belki."   Elizabeth’in her gün John’u düşünmesi ama John’un bu ilişkiyi çok fazla iplemediği gerçeği önümüzde duruyor.   Elizabeth’in erkek rolüne bürünmesi filmde rollerin  değiştiğini seyirciye gösteriyor. Sonrasında başları belaya giriyor, bir adamın kıçına doğru Elizabeth bıçağı saplıyor. O sahneden sonra yağmur yağarken tutkulu s.vişme sahnesi izlenmeye değer.   Gerçek aşkın içinde erotizmin saklı olduğunu yönetmen bizlere gösteriyor. John karakteri aslında filmde görüldüğü gibi erotizme düşkün ve mazoşist bir yapıya sahip, Elizabeth karakteri de bunların hepsini uygulayan ama sonrasında bu gibi uygulamadan sıkılan bir tip.

Filmde ayrıntılar oldukça var ancak gözden kaçan detaylar olabilir. Filmin sonlarına doğru her filmde olduğu gibi bir son belirir. Elizabeth bu dayanılmaz durumlar karşısında artık pes eder. Dokuz buçuk haftalık ilişki sona erer.

John’un, Elizabeth'e; "Gidiyor musun? Kalmayacak mısın?" sorusu karşısında yanıt alamaması, sonrasında geçmişini anlatması da işe yaramaz. Kapıyı vurur çıkar Elizabeth. Filmde en etkili repliklerden biri John’un söylediği sözler;

John: “Bak, bir şeyi bilmeni istiyorum. Daha önce bir sürü sevgilim, kadınım oldu. Ama inan bana hiç böyle bir şey hissetmedim. Sen sadece kollarımdayken o duyguyu hissettim. Bu beklemediğim bir şeydi. seni böyle seveceğimi aklımdan bile geçirmemiştim."   Elizabeth; "Birimiz dur deyince sona ereceğini biliyordum. Ama sen söylemedin. Çok uzun süre bekledim. Eşyalarım için birini gönderirim"   John: “Lütfen gelir misin, 50’ye kadar sayacağım."   Artık iş işten geçmiştir. Elizabeth monoton yaşantısına geri dönmüştür. 3 yıl beraber olduğu ve boşandığı kocası şirkette çalıştığı arkadaşıyla beraberdir.   Erotik film kategorisinde gösterilen bu filmde ateşli sevişmelerin aşk için önemli olduğunu göstermekle birlikte hüznü de içinde barındırıyor. Kadın teninde buz gezdirme, bal sahneleri vb. sahneler erotizm adına görülmesi gereken sahnelerdendir. Aynı zamanda 80’ler atmosferini filmin iyi yansıttığını söylemekte yarar var.

Philm feat. Dave Lombardo

Bayan Arıza tarafından 12 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Metal dünyasının en önemli davulcularından Dave Lombardo yeni kurduğu grubu Philm ile 22 Nisan’da Roxy sahnesini titretecek.

Eski grubu Slayer ile daha önce iki kez Türkiye'ye gelen Dave Lombardo, en son 2010 yılında Sonisphere Festival'de Metallica'dan önce sahne aldı. Rock, metal, jazz, fusion gibi müzik türlerini harmanladığı kendine has stili ile adından söz ettiren Dave Lombardo dünyanın en büyük metal gruplarından biri olan Slayer'ın başta South Of Heaven, Reign In Blood ve Seasons In The Abyss olmak üzere 7 stüdyo albümünde davul çaldı.

 Slayer'dan ayrılan Dave Lombardo uzun süredir beklemede tuttuğu Philm adlı grubuna ağırlık verme kararı aldı. Gitar ve vokalde progressive metal grubu Civil Defiance'tan Gerry Nestler, basgitarda funk rock grubu War'dan Pancho Tomaselli ve davulda Dave Lombardo'dan kurulu Philm grubu, metal, jazz, klasik rock ve fusion tarzlarını bir arada kullanarak müzik yapıyor. İlk albümlerini 2012 yılında "Harmonic" adıyla yayınlayan grup, İstanbul'da verecekleri bu ilk konserde albümlerinden şarkıları ve bazı klasik rock-heavy metal şarkıları kendi tarzları ile yorumlayacaklar.   Adam Gibi Bira %100 Malt Tuborg Gold’un katkılarıyla 22 Nisan gecesi Roxy’de gerçekleşecek bu muhteşem konserde dünyaca ünlü davul virtüözü Dave Lombardo ilk kez Türkiyeli hayranlarına bu kadar yakın çalacak.   Tuborg Sunar : Philm feat. Dave Lombardo   Tarih : 22 Nisan 2013 Pazartesi Kapı açılışı : 21.30 Yer : Roxy-Sıraselviler Cad. Aslan yatağı sok. No:5 Beyoğlu / Taksim Biletler : 30 TL – 12 Nisan’dan sonra 40 TL – sosyotix.com   Kaynak: Biletix

Müslüm Baba’nın albümü çıkıyor

Bayan Arıza tarafından 11 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Geçirdiği kalp ameliyatının ardından 3 Mart 2013 tarihinde vefat eden Müslüm Gürses'in son albümü 15 Nisan'da çıkıyor.

Müslüm Gürses'in isteği üzerine albüm 15 Nisan 2013'te "Veda"adıyla raflarda yerini alacak

KAYITLAR, HASTANEYE YATMADAN ÖNCE TAMAMLANDI

“Veda”nın kayıtları Müslüm Gürses hastaneye yatmadan önce tamamlanmıştı. Ancak sanatçının ailesinin isteği üzerine albüm, sanatçının ölümünün 40. gününün ardından müzikseverler ile buluşuyor. "ÖLÜRSEM ALBÜMÜN ADINI VEDA KOYUN"

Ameliyata girmeden önce albüm için üç şarkı daha okuyan Müslüm Gürses’in tek vasiyeti buydu: “Ölürsem albümün adını ‘Veda’ koyun…Yeni ve lezzetli bir albüm bırakıyorum sevenlerime. Hakkınızı helal edin, dualarınızı esirgemeyin. Hayat bana zordu; ama güzeldi!…Hoşçakalın dostlarım…”

11 eserden oluşan Veda albümünde, Mahzuni Şerif, Aşık Daimi, Yavuz Top, Mehmet Ali Metin, Selahattin Çelik ve Abdülkadir Algın gibi değerli isimlerin eserleri ile birlikte Anonim eserler de yer alıyor. Yönetmenliğini Kemal Arapoğlu’nun yaptığı albümün aranjörü ise Hüseyin Arapoğlu.

Müslüm Gürses’in “Veda”sı, Kadırga Prodüksiyon etiketiyle 15 Nisan tarihinden itibaren tüm müzik marketlerde satışa sunulacak… 

Kaynak: Posta

Yeni albümler Salon’dan çıkıyor!

Bayan Arıza tarafından 10 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Salon, Nisan ayında birçok yeni albümün lansman konserine ev sahipliği yapacak.

Bora Çeliker, uzun süredir beklenen ve geçtiğimiz aylarda Equinox müzik etiketiyle yayımlanan albümü Borabook’un lansman konseriyle 12 Nisan Cuma akşamı saat 21.30’da Salon’da olacak.   Rock müziğin başarılı vokali ve şarkı yazarı Aylin Aslım, Zümrüdüanka isimli dördüncü solo albümünün ilk konserini Salon’da verecek. Üç yıllık sessizliğini Zümrüdüanka’yla bozan Aslım, 13 Nisan Cumartesi günü saat 22.30’da dinleyicileriyle buluşacak. Sibel Gürsoy ve Kutlu Özmakinacı tarafından kurulan SKEÇ, Okyanus isimli ilk albümlerinin lansman konseriyle 18 Nisan Perşembe akşamı saat 21.30’da Salon’da.   Bora Çeliker İlk Albümünün Lansman Konseriyle Salon’da   Bora Çeliker’in uzun süredir beklenen albümü Borabook geçtiğimiz aylarda Equinox müzik etiketiyle yayımlandı. Çeliker, İstanbul caz sahnesinin önemli müzisyenlerinin kendisine eşlik edeceği gecede, yeni albümünün lansman konseriyle 12 Nisan Cuma akşamı saat 21.30’da Salon’da olacak.   New York ve İstanbul caz sahnelerinin önemli müzisyenlerini bir araya getiren albümde, Çeliker’in müzikal geçmişinin Post Bop, Avant Garde, Psychedelic Rock ve Blues gibi farklı izlerine rastlamak mümkün. İstanbul ve Ankara’da sayısız müzisyenle gerçekleştirdiği yaratıcı projelerle tanınan Çeliker, bu ilk albümünde Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde yüksek lisans eğitimine başladığı 2003 yılından, İstanbul Caz Festivali konseri ve Nardis Genç Caz Gitaristi yarışması birinciliği gibi başarılarla dolu 2010 yılına kadar geçen süre zarfında yaptığı bestelerden bir seçkiye yer veriyor.   Klasik bir caz albümü olmanın ötesinde, farklı müzik türlerinden beslenen özgün bestelerin yer aldığı Borabook albümündeki şarkıların seslendirileceği gecede Çeliker’e, İmer Demirer (trompet), Burak Bedikyan (piyano), Volkan Hürsever (kontrbas) ve Ateş Tezer (davul) eşlik edecek.   Aylin Aslım, Yeni Albümü “Zümrüdüanka” İle Sessizliğini Bozuyor   Rock müziğin başarılı vokali ve şarkı yazarı Aylin Aslım, Zümrüdüanka isimli dördüncü solo albümünün ilk konseri ile 13 Nisan Cumartesi günü saat 22.30’da Salon’da.   Üç yıllık sessizliğini Zümrüdüanka’yla bozan Aylin Aslım, yeni albümünün çıkış şarkısı İki Zavallı Kuş ile kısa sürede müzikseverlerin beğenisini kazandı. Sözü Aylin Aslım'a, bestesi Aylin Aslım ve Övünç Dan’a ait olan şarkı, Aslım’ın Teoman ile gerçekleştirdiği bir düet çalışması. Aslım'ın içsel yolculuğunu dinleyicilere aktardığı albümde yer alan diğer düet ise Cem Adrian ile birlikte seslendirdiği Af isimli şarkı. Unutulmaz bir Atilla Özdemiroğlu ve Aysel Gürel çalışması olan Hasret ise sanatçının özgün yorumu ile albümdeki yerini alıyor. Aylin Aslım'ın otuz kuş ile birlikte çıktığı yolculuğu anlatan Zümdürüanka’daki tüm şarkıların ilk kez canlı olarak dinleyicilerle buluşacağı bu özel konserde sanatçı, diğer albümlerinde yer alan sevilen parçalarını da grubuyla birlikte seslendirecek.   Aylin Aslım on üç yıllık kariyerinde kendi şarkılarının yanı sıra, yaptığı düet ve cover çalışmalarındaki özgün ve sıra dışı yaklaşımı ile adından sıkça söz ettirdi. Elektronik müzikten rock müziğin coşkulu ve sert soundlarına uzanan geniş bir yelpazede müzik üreten Aylin Aslım 2003’te Gelgit, 2005’te Gülybani ve 2009’da Canını Seven Kaçsın isimli albümleri yayınladı. Aktivist kişiliğiyle de tanınan Aylin Aslım, Mor ve Ötesi, Athena, Bülent Ortaçgil, Vega, Feridun Düzağaç, Bulutsuzluk Özlemi, Koray Candemir, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin, Badem ve daha birçok isimle ortak çalışmalara imza attı.   Fatih Akın’ın Duvara Karşı filminde ilk albümünden Senin Gibi, Kutluğ Ataman’ın İki Genç Kız filminde Keşke adlı şarkısı yer alan Aylin Aslım, 2005’te Teoman’ın Balans ve Manevra filminde oynadı ve filmin soundtrack albümünde Teoman’ın Bazı Yalanlar isimli parçasını yorumladı.   SKEÇ, İlk Albümü “Okyanus”un Lansman Konseriyle Salon’a Konuk Oluyor   2010 yılında Sibel Gürsoy ve Kutlu Özmakinacı tarafından kurulan SKEÇ, Okyanus isimli ilk albümlerinin lansman konseriyle 18 Nisan Perşembe akşamı saat 21.30’da Salon’da. Okyanus, ikilinin etnik müziklerden, caz, rock, latin ve pop’a uzanan birikimini içeren ancak toplamda bu tarzların hiçbirisi olmayan yeni bir popüler müzik önerisi sunuyor. Gitarist, vokalist, aranjör Selçuk Sami Cingi'nin projeye dahil olmasıyla stüdyo çalışmalarına hız veren SKEÇ, 10 şarkıdan oluşan ilk albümü Okyanus’u Aralık 2012’de yayımladı. Kadrosunda gitarist Burak Gültekin ve tuşlu çalgılarda Halil İbrahim Işık’ın da bulunduğu grubun ismi Sibel, Kutlu ve Esas Çocuklar’ın kısaltılmasıyla SKEÇ olarak belirlenmiş.   Salon Etkinliklerinin Biletleri Nerede?   Salon etkinliklerinin biletleri Biletix satış kanalları ve Salon gişesinden temin edilebilir. Lale Kart sahipleri, biletlerini %25’e varan özel indirimlerle alabiliyor. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Salon gişesi Pazar günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ve etkinlik günlerinde etkinlik başlayana kadar açık.   Kaynak: Milliyet

Kultur Shock İstanbul konseri kesinleşti! Gel 24 Mayıs geeeeel:)

Bayan Arıza tarafından 7 Nisan 2013 tarihinde yazıldı.

Balkan müziği veya Çingene Punk'ı olarak nitelendirilen müzik akımının günümüzdeki en önemli iki temsilcisinden biri olarak kabul edilen KULTUR SHOCK, yeni albümlerini takiben " Grandpa Guru knows it all! " turnesi kapsamında İstanbul’a geliyor.

Bir grup düşününki hepsi birer dünya vatandaşı olan üyeleri ile birlikte Seattle'dan yola çıksın. Vokalistleri Gino, Amerikan müzik camiasına Joan Baez tarafından takdim edilsin. Stüdyo albumlerinde Nirvana'nın prodüktörü Jack Endino yer alsın. Gogol Bordello ile birlikte Balkan müziğinin günümüzdeki en önemli iki temsilcisinden biri sayılsın. Sahne performansları ve eşine ender rastlanır enerjileri ile New York Times başta olmak üzere önde gelen yayın organları tarafından en iyi canlı performans gruplarından biri olarak sıklıkla not edilsin. Dünyanın dört bir yanını onlarca defa turlasın ve efsanevi Dead Kennedys vokalisti Jello Biafra tarafından "Punk Rock'ın olması gereken hali" tanımıyla işaret edilsin.

Bu grup KULTUR SHOCK. Keza tanık olacagınız sahne performansının ertesi günü bütün gece dansetmekten bitap düşmüş, şarkıları hep bir ağızdan söylemekten sesiniz kısılmış, dakikalar boyunca bir an bile yavaşlamayan konser sonrası hala bir önceki geceyi düşünürken siz de bunu zihninizde haykırıyor olacaksınız. Biz de öncesinde, Kultur Shock için yaratılabilecek en uygun ortamı oluşturmanın sözünü size verip, gerçek bir canlı muzik performansına tanık olmak için sizinle beraber heyecanla geri sayacağız.

Grubun vokalisti Gino Yevdjevich'in sahnenin dört bir yanını dolduran enerjisi ve eşsiz sesi; Paris Hurley'in, ismini aldığı gece masallarını süsleyen şehri kıskandıran keman soloları; Guy Davis'in Amerika'yı arşınlayan arsız bas bukleleri; kimi zaman akordiyonu, kimi zaman saksafonu eline alan Amy Denio'nun üzerine gelen spot ışıklarına narin bir selam çakan tınıları bu performansın sadece ipuçları.

Tamamına 24 Mayıs Cuma akşamı, Adam Gibi Bira %100 Malt Tuborg Gold’ un katkılarıyla , VERA Muzik organizasyonuyla ROXY'nin sahnesinde tanık olacagız.

Önemli Uyarı: Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 24. Maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi gereğince bu organizasyonlara 24 yaş üstü kişiler katılabilir.

Bu da detaylar:

http://www.sosyotix.com/etkinlik/50/kultur-shock