• 20 Kasım 2021-> İsveçli melodik death metal tanrıları Dark Tranquillity uzun bir aradan sonra Epifoni Events organizasyonu ile ülkemizde!

    Dark Tranquillity'in temelleri 1989 yılının başlarında vokalist Anders Friden (In Flames), gitarist Niklas Sundin, ritim gitarist Mikael Stanne, bas gitarist MartinHenriksson ve baterist Anders Jivarp bir araya gelip "Septic Broiler" adıyla atıldı. Bu isim adı altında 2 demo çalışması yayınlayan grup daha sonra Dark Tranquillity ismini alarak Göteborg okulunda adından ilk ...

  • 22 Ocak 2022-> Gecikmiş bir randevu! Fin melodik death metal grubu Insomnium ilk kez Türkiye’de!

    Finlandiya folk müzik ezgilerini, hüzünlü sözler ve melodik riff’lerle birleştiren Insomnium, 22 Ocak 2022 Istanbul - Dorock XL ve 23 Ocak 2022 Ankara - Jolly Joker’de! Winter’s Gate isimli konsept albümleriyle, dinleyicilerine alışılmamış bir çalışma sunan Insomnium bu albümde; "yaklaşan tehlikeli kışa rağmen İrlanda'nın batısında efsanevi bir ada bulmak için yola ...

  • 16 Ocak 2022-> Harakiri For The Sky (Special Guest: Moribund Oblivion)

    Post Black Metal - BlackGaze tarzının en önemli gruplarından Harakiri For The Sky, 16 Ocak 2022'de Duality Productions organizasyonuyla Kadıköy Sahne'de! Grup 2011 yılında Avusturya'nın Viyana kentinde eski Bifröst elemanı Matthias "MS" Sollak ve Vokal/Söz Yazarı Michael "JJ" V. Wahntraum tarafından stüdyo projesi olarak başlayıp , daha sonrasında günümüzdeki canlı kadrosunu ...

  • Tatbikat Sahnesi’nin yeni yapımı, distopik edebiyatın başyapıtlarından Fahrenheit 451, Erdal Beşikçioğlu rejisiyle online gösterimde seyircisiyle buluşuyor.

    Arzulanan ve hayal edilen ütopik toplum modelinin anti-tezi niteliğindeki “distopya” kavramı; gelecekte ya da kurgusal bir evrende geçen, özgürlüğün reddedildiği, bunaltıcı ve baskıcı bir ideolojinin düzen adına yol açtığı korkuyu, acıyı, güvensizliği ve mutsuzluğu anlatır. İnsan psikolojisinden başlayarak toplum düzenine yayılan bu denetlenemez kâbusta, kurtuluş mümkün olsa bile onu gerçekleştirmek her ...

  • 30 Kasım 2021-> An Epic Symphony – Hayko Cepkin

    Turkcell Platinum Istanbul Night Flight konserler serisi başlıyor. "Turkcell Platinum Istanbul Night Flight" konserler serisi artık Avrupa’nın en iyi event ödülleriyle 4. sezonunda dinleyicisiyle. Volkswagen Arena,İstanbul Kaynak: Biletix

  • Normalleşiyor muyuz (!) ne?!!

    Gündem değişiyor. Her şey eski moduna dönüyor, döndürülüyor. Ekonomi düşünülüyor. Mağazalar, cafe'ler, bar'lar açılıyor. Sanki çok lazımmış ya da insan hayatından değerliymiş gibi. Vak'a sayısı azalmıyor. İnsanlar ölmeye devam ediyor. Ben şahsen daha da artacağını düşünüyorum. Kendi muhitimde yürüyüşe çıktığımda (ki iyi eğitimli tiplerin oturduğu, sosyo-kültürel olarak da iyi diyebileceğimiz bir ...

Yaşar Kemal’e Norveç’ten ‘Bjornson Ödülü’

Bayan Arıza tarafından 18 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Norveç Edebiyat ve İfade Özgürlüğü Akademisi, ‘Bjornson Ödülü’ne bu sene yazar Yaşar Kemal’i layık gördü.

Norveç Edebiyat ve İfade Özgürlüğü Akademisi’nin, milli şair Bjornstjerne Bjornson adına verdiği “Bjornson Ödülü”, bu sene Yaşar Kemal’e verildi.

Norveç’te düzenlenen ödül töreninde Yaşar Kemal’e ödülünü, Akademi Başkanı Knut Odegard sundu.

Odegard, törende yaptığı konuşmada “Sizin sanatınız hem gelenekseli çağdaşa taşıdı hem de yeniledi. Siz her zaman dayanışmanın şairisiniz ve her zaman zayıfların, baskı altındakilerin yanında oldunuz” ifadelerini kullandı.

Törende akademi üyeleri Aase Gjerdrum ve Thorvald Steen da birer konuşma yaptı.

Gjerdrum, Yaşar Kemal’in “Yer Demir Gök Bakır” kitabı üzerinden, Kemal’in romanlarındaki çağdaşlık ve zaman ötesi nitelikleri anlattı.

Steen ise “Anadolu’nun Gizli Tarihi” başlıklı konuşmasında, “Anadolu’nun katmanlı tarihinin Batı’nın kendi geçmişini de anlaması için hala gizli kalmış bir hazine olduğunu ve Yaşar Kemal’in bu gizli anahtarı elinde bulundurduğunu” aktardı.

Yazar Yaşar Kemal, törende yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullandı:

“Hiç kimse aklından çıkartmamalı, her savaş bir ölüm fermanıdır. Yenenler de yenilenler de, savaşların dışında kalanlar da aynı yıkımdan kurtulamazlar. Sanat insanların dünyaya bağlılığının, sevincinin büyük türküsüdür. Gerçek sanat, yalanın, tüketici oburluğunun, zulmün, şiddetin, bitip tükenmeyen anlamsız savaşların, bütün kötülüklerin karşısındadır. O, her çağdaki çarpıklıklara karşı savaşım vermiştir. Çünkü, ne olursa olsun, her biçim sanatın birinci işi başkaldırıdır. Biliyoruz, bu karşı çıkma hiç de kolay değil. Bütün değerleri aşındıran, tüketen yaşayış önce sanata vuracak, gerçek sanatı boy hedefi yapacaktır. Sanatsal karşı çıkmalar, sivil örgütlenmelerden güç aldıkça daha sağlıklı ve etkilidir. Bağımsız, ilkeli sivil örgütlenmelere, forumlara her zamandan fazla ihtiyaç vardır. Adında edebiyat ve ifade özgürlüğünü birlikte taşıyan Norveç Akademisi gibi kuruluşlar hiç yılmadan insan onurunu savunmayı sürdürdüğü, insanlığın tek çiçeğe, tek renge, tek kokuya, dünyanın tek dile kalmaması için mücadele ettiği müddetçe, insanı insan yapan değerleri yok etmeye hiç kimsenin gücü yetmez.”

Kaynak: ntvmsnbc

Nobel ödüllü yazar Lessing öldü

Bayan Arıza tarafından 18 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Nobel ödüllü İngiliz yazar Doris Lessing 94 yaşında hayata veda etti.

HarperCollins yayınevinden yapılan açıklamada, Doris Lessing’in bugün erken saatlerde yaşamını yitirdiği belirtildi. Lessing, 2007’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştü.

Ekim 1919’da ailesinin yaşadığı İran’da dünyaya gelen Lessing, şu anda Zimbabve olarak bilinen Güney Rodezya’da büyüdü. Rodezya’da okula başlayan ve eğitimi 14 yaşında sona eren Lessing, santral memurluğu, hemşirelik, gazetecilik gibi çeşitli işler yaptı.

Beyaz bir kadın ile zenci uşağı arasındaki ilişkiyi anlatan “Türkü Söylüyor Otlar” adlı romanını 1950’de yayımlayan Lessing için kadın hareketi açısından önem taşıyan 1962’deki “Altın Defter” adlı eseri dönüm noktası oldu. Yazarın diğer önemli kitapları arasında “Terörist”, “Siyah Madonna”, “Beşinci Çocuk”, “Cehenneme İniş”, “Mara ile Dann” bulunuyor.

Kadın, ırkçılık, aile, toplum, çevre gibi birçok konuyu içeren roman, kısa öykü ve denemeleriyle İngiltere’nin savaş sonrası en önemli yazarlarından biri olan Lessing’in, Güney Afrika’ya yönelik eleştirileri nedeniyle uzun yıllar bu ülkeye girişi yasaklanmıştı.

Lessing, sağlık sorunları nedeniyle Nobel ödül törenine katılamamıştı.

Kaynak: ntvmsnbc

Pirselimoğlu’na Roma’da ‘En İyi Senaryo Ödülü’

Bayan Arıza tarafından 18 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

İtalya’da bu yıl 8’incisi düzenlenen “Roma Uluslararası Film Festivali”nin yarışma dalında izleyicilerle buluşan yönetmen Tayfun Pirselimoğlu’nun son filmi “Ben O Değilim”, “En İyi Senaryo Ödülü”nün sahibi oldu.

Roma’daki Auditoryum Park’ta bir haftadır süren 8. Roma Uluslararası Film Festivali’nin, “Yarışan Filmler Kategorisi”nde ödüller sahiplerini buldu. Tayfun Pirselimoğlu’nun yazıp, yönettiği “Ben O Değilim” filmi “En İyi Senaryo” dalında ödül kazandı.

Başrollerinde Ercan Kesal ve Maryam Zaree’nin oynadığı, kimlik değiştirmeye çalışan bir adamın hikayesinin anlatıldığı “Ben O Değilim”, festivalin en çok ilgi gören filmlerinden biri olarak da dikkati çekti.

Festivalde büyük ödül olan “Marc’Aurelio Ödülü”nü ise Balkanlardan İtalya’ya gelen bir tır şoförünün hikayesinin belgesel ayarında anlatıldığı ve yönetmenliğini Alberto Fasulo’nun yaptığı “Tır” filmi kazandı.

“Sebunso Kodo (Seventh Code)” filmiyle Japon yönetmen Kiyoshi Kurosawa, festivalde “En İyi Yönetmen Ödülü”nün sahibi oldu.

“Dallas Buyers Club” filmindeki rolüyle ABD’li oyuncu Matthew McConaughey “En İyi Erkek Oyuncu”, “Her” filmindeki rolüyle bir başka ABD’li oyuncu Scarlett Johansson ise “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı.

“En İyi Teknik Katkı Ödülü”, “Sebunsu Kodo” filmiyle Koichi Takahashi’nin oldu.

Festivalde Jüri Özel Ödülü’ne ise “Quod Erat Demonstrandum” filmiyle Andrei Gruzsniczk layık görüldü.

Kaynak: ntvmsnbc

Jack White, Kendi Tribute Albümünü Yayınlıyor

Bayan Arıza tarafından 17 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Jack White yerinde duramıyor ve bu kez garip bir albüm haberi ile karşımızda.

Müzik dünyasında yer alan emektar müzisyenlerin ardından yayınlanan Tribute albümlerine yeni bir boyut getirmeye hazırlanan White, kendisi adına bir Tribute albüm yayınlamaya hazılanıyor. “Rockin’ Legends Pay Tribute to Jack White” adını taşıyacak albümün görseli de 70′lere gönderme yapıyor. Kasım ayının son haftasına doğru yayınanacak albümle ilgili detaylar ve hangi müzisyenlerin yer aldığı henüz açıklanmadı.

Kaynak: Radyo Eksen

Roger Waters 21 Yıllık Arayı Sonlandırıyor

Bayan Arıza tarafından 17 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Roger Waters, Rolling Stone’a verdiği röportajda yeni albümün demosunu tamamladığını duyurdu.

Bu yıl nasbimizi aldığımız The Wall turnesinin tamamlanmasının ardından Waters, stüdyoya girebileceğinin sinyallerini vermişti.

Son solo LPsi Amused to Death 1992 senesinde yayınlanan Waters, yeni albüm hakkında şöyle konuştu:

“Demoyu Salı gecesi tamamladım. 55 dakikalık albümde şarkılar ve tiyatro var. Herşeyi anlatmak niyetinde değilim ama bir radyo tiyatrosu gibi düşünebilirsiniz. Birbirleriyle konuşan karakterler ve bu karakterlerin bir görevi var.”

Kaynak: Radyo Eksen

‘Stars Wars’ için yeni tarih

Bayan Arıza tarafından 12 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Merakla beklenen yeni ‘Star Wars’ filminin vizyon tarihi ertelendi.

Disney tarafından yeniden beyazpereye dönmeye hazırlanan ‘Star War’s filminin vizyon tarihi ertelendi.

J.J. Abrams’ın yöneteceği yeni serinin bir türlü çekimlerine başlanamazken yapımcı şirketten erteleme haberi geldi. Serinin yedinci bölümünün 18 Aralık 2015’te vizyona gireceği açıklandı. Çekimlerin ise 2014 baharında başlaması bekleniyor.

Abrams, merakla beklenen yeni bölümü daha önce ‘The Empire Strikes Back’ ve ‘The Return of Jedi’ bölümlerini kaleme alan Lawrence Kasden ile birlikte yazıyor.

Kaynak: ntvmsnbc

Casusluk romanlarının babası öldü

Bayan Arıza tarafından 12 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Casusluk romanlarıyla ünlü Fransız yazar Gerard de Villiers 83 yaşında Paris’te yaşamını yitirdi.

Fransız yazar Gerard De Villiers 1960’lı yıllardan bu yana dünya çapında en çok okunan seri kitaplardan olan S.A.S. (Son Altesse Serennissime) romanlarının yazar ve yayıncısıydı.

De Villiers serinin ilk bölümünü 1965 yılında “S.A.S. in Istanbul” adı altında yayımlamıştı. Serinin 2004 yılında yayımlanan 154’üncü bölümüne de “İstanbul Şebekesi” adını vermişti. Serinin 200’üncü ve son bölümü bu yıl “Kremlin’in İntikamı” adıyla satışa sunulmuştu.

S.A.S. serisinin 1965 yılından bu yana dünya genelinde 100 milyon adetten fazla sattığı belirtiliyor.

Seride Malko Linge adlı Avusturyalı bir prensin CIA adına dünyanın dört bir yanındaki taşeron faaliyetlerine yer veriliyor. De Villiers neden bir Avusturyalıyı “kahraman” seçtiğini “İngiliz olamazdı, onların Bond’u vardı. Fransız da olamazdı. Kimse ciddiye almazdı. Peynir ve şarap dışında yurtdışında saygınlığımız yok” şeklinde açıklamıştı.

Serinin adı, kolay okunması nedeniyle süpermarket ve tren garlarındaki kitapçılarda en çok satılan yayın olunca “gar romanı” olarak da ün yapmıştı.

Gerard de Villiers kendisini “anti-kominist, anti-İslamist, anti-sosyalist, liberal ve sağcı” olarak tanımlıyordu.

Kaynak: ntvmsnbc

MTV Avrupa Müzik Ödülleri sahiplerini buldu

Bayan Arıza tarafından 12 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Bu yıl Amsterdam’da düzenlenen MTV Avrupa Müzik Ödülleri görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Törene birçok sanatçı katılırken, Robin Thicke, Miley Cyrus, Redfoo, Katy Perry sahne performanslarıyla geceyi renklendirdi.

Ancak gecenin en çok konuşulan ismi yine Miley Cyrus oldu. En iyi video ödülünü almak için sahneye çıkan Cyrus, sahnede esrar içti.

İşte gecenin ödül kazanan isimleri En İyi Şarkı: Bruno Mars (Locked out of Heaven) En İyi Kadın Şarkıcı: Katy Perry En İyi Erkek Şarkıcı: Justin Bieber

En İyi Pop Şarkıcısı: One Direction En İyi Canlı Performans: Beyonce

En iyi Yeni Sanatçı: Macklemore&Ryan Lewis En İyi Hip Hop Şarkıcısı: Eminem

En İyi Rock: Green Day En İyi Görünüm: Harry Styles En Büyük Hayran Grubu: Tokio Hotel Küresel İkon: Eminem

Kaynak: ntvmsnbc

Fazıl Say şiir ve müziği buluşturuyor

Bayan Arıza tarafından 12 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

Ünlü besteci ve piyanist 20 yıl önce bestelediği şiir üstadlarının şiirlerini Serenad Bağcan yorumuyla bir albümde topladı.

Fazıl Say’ın yirmi yıl önce bestelediği ve Ömer Hayyam’dan Nazım Hikmet’e, Metin Altıok’tan Cemal Süreya’ya uzanan ünlü şairlerin şiirlerini bir araya getiren ‘İlk Şarkılar’ albümü Ada Müzik’ten çıktı.

Albümde yorumcu olarak yer alan Serenad Bağcan ile kayıtları gerçekleştiren Fazıl Say’ın ilk kez şarkılarının yer aldığı albüm Enka sponsorluğunda gerçekleştirildi.

‘İlk Şarkılar’ albümünde Nazım Hikmet’ten “Memleketim”, Orhan Veli’den “Efkarlanırım” ve “İstanbul’u Dinliyorum”, Can Yücel’den ‘Sardunyaya Ağıt’, Metin Altıok’tan ‘Düşerim ve Bu Kekre Dünyada’, Cemal Süreya’dan ‘Dört Mevsim’, Pir Sultan Abdal’dan ‘Sordum Sarı Çiğdeme’, Ömer Hayyam’dan ‘Akılla Bir Konuşma’ ve Muhyiddin Abdal’dan ‘İnsan İnsan’ şiirleri yer alıyor.

Fazıl Say besteleriyle buluşan bu değerli şiirler, şiir ve müziğin bir arada olduğu farklı bir çalışma olarak sanatçının kariyerinde özel bir yerde duruyor. Projenin devam albümlerini de gerçekleştirmek istediğini belirten Fazıl Say önsöz yazısıyla bu çalışmanın kendisi için taşıdığı özel anlamı dinleyicilerle paylaşıyor.

Albümde Fazıl Say ve Serenad Bağcan’a, Çağ Erçağ ( viyolonsel), Bülent Evcil (flüt), Pelin Halkacı Akın(keman), Aykut Köselerli (vurmalı sazlar), Hakan Güngör (Kanun) gibi önemli müzisyenler eşlik ediyor. Ayrıca Say’ın 2006 yılında kayıtlarını gerçekleştirdiği Muhyiddin Abdal’ın “İnsan İnsan” isimli şiirinde Cem Adrian, Güvenç Dağüstün, Burcu Uyar ve Selva Erdener albümde dikkat çeken solistler.

Fazıl Say’ın Önsözü: Türkiye’deki Sanatseverler ile, bir yorumcu olarak yüzlerce- binlerce kez buluştum, klasik müziğin en mühim bestecilerinin eserlerini tüm Türkiye’de seslendirdim, bunun yanında kendi bestelerim, gerek piyano için, gerek Oratoryolarım (Nazım ve Metin Altıok) ve gerekse Senfonilerim (İstanbul Senfonisi, Mezopotamya ve Universe) ile pek çok konserde yine kitlelerle buluştuk.

En büyük merakım şiir okumaktır. Ben şairlerin arasında büyüdüm. Cemal Süreya, Metin Altıok babamın çok yakın dostlarıydı, amcam kadar yakınlardı, onların o yıllarda Ankara’da Tavukçu lokantasında uzun sohbetlerine hep şahit oldum, vakit geç olunca beni sandalyelerin üzerinde uyuturlardı.1970’ler Ankara’sı… 7-8 yaşımdaydım.

Bu şairleri bestelemek benim için hep büyük bir zevk, büyük bir onur, büyük bir yaşam görevi olmuştur, şarkı albümlerim nice farklı şiir, nice farklı şairler ile devam edecektir.

Şunu söylemeliyim ki, yaklaşık 20 yıl önce bestelemiş olduğum bu şarkılarım ile Türk müzikseverlerinin karşısına çıkmak benim için “özel” bir durumdur. Bu gecikme için özür dilerim. Aynı şekilde; Bu şarkılarımın, ülkemizin en sevdiği müzik formu olan “şarkı” hususunda da, Türkiye’nin müziği açısından özel bir yere oturacağını ümit ediyorum.

Bu şarkılara uygun sesi – (yorumcuyu) bulmak çok uzun zaman aldı benim için. Çünkü sadece müziği değil, şiiri de mükemmel yorumlayabilen bir soliste ihtiyacım oldu, ve yıllarca aradığım sesi bulamadım.

1994 yılında şarkılarımı o yıllarda yaşadığım Berlin’de bestelemiştim, (birinci versiyonudur) o zamanlar Pınar Demirel ile şarkıları Almanya’da pek çok konserde seslendirmiştik. Pınar ile yolları ayırdıktan sonra, bu 20-30 şarkıdan Nazım Hikmet’e ait olanlar 2001’de NAZIM ORATORYOSU’nun, Metin Altıok’a ait olanlar ise 2003’de METİN ALTIOK AĞITI’nın temellerini oluşturdu.Şimdi 10 şarkı derledik, Serenad hanımı çok beğeneceğinizi ümit ediyorum.

İlk kez şarkılarımla sanatseverler ile buluşmaktan büyük mutluluk ve heyecan duyuyorum.

Kaynak: Sabah

Türk sinemasının 99’uncu yılı

Bayan Arıza tarafından 12 Kasım 2013 tarihinde yazıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, Türkiye sinemasının 99’uncu yaşını 12-17 Kasım’da düzenleyeceği bir dizi etkinlikle kutluyor.

Resmi tarihte Türk sinemasının başlangıcı olarak kabul edilen, Fuat Uzkınay’ın 14 Kasım 1914’te Ayastefanos’taki Rus abidesinin yıkılışını görüntülediği filmin 99’uncu yıldönümü kutlamalarına başlanıyor. Kutlamalar kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, FatihKültür Merkezi’nde 12 – 17 Kasım’da takip edilebilecek belgesel ve film gösterimleriyle panellerden oluşan bir program hazırladı. Muhsin Ertuğrul, Halit Refiğ, Metin Erksan, Erol Günaydın ve Giovanni Scognamillo için düzenlenecek saygı ve anma etkinlikleri de program kapsamında. Panel konuklarından bazıları Hülya Koçyiğit, Can Gürzap, Rasim Öztekin ve Emre Altuğ. Safa Önal ve Yılmaz Atadeniz’in belgesel gösterimlerinin de yer aldığı etkinliklerin hepsi ücretsiz.

Kaynak: Radikal