• Normalleşiyor muyuz (!) ne?!!

    Gündem değişiyor. Her şey eski moduna dönüyor, döndürülüyor. Ekonomi düşünülüyor. Mağazalar, cafe'ler, bar'lar açılıyor. Sanki çok lazımmış ya da insan hayatından değerliymiş gibi. Vak'a sayısı azalmıyor. İnsanlar ölmeye devam ediyor. Ben şahsen daha da artacağını düşünüyorum. Kendi muhitimde yürüyüşe çıktığımda (ki iyi eğitimli tiplerin oturduğu, sosyo-kültürel olarak da iyi diyebileceğimiz bir ...

Gelmiş geçmiş en güçlü şarkı ‘Imagine’

Bayan Arıza tarafından 3 Ekim 2014 tarihinde yazıldı.

Pearl Jam’in solisti Eddie Vedder, İsrail ve Filistin arasındaki barışı teşvik etmek amacı yayın yapan Heartbeat.fm adlı organizasyona destek olmak için, John Lenon’nun efsanevi şarkısı ‘Imagine’ ‘ı yorumladı. Vedder’a göre Imagine şimdiye kadar yazılmış en güçlü şarkı. Temmuz ayında Portekiz’de gerçekleşen bir şov sırasında sahnede ‘Size yemin ederim ki birileri orada birbirini öldürmek için bahane arıyor. Sınırı geçip kendilerine ait olmayan topraklarda adam öldürebilmek için sebep arıyorlar. Bence bir an evvel oradan çıkıp kendi işlerine bakmalılar.’ demişti.

Kaynak: Radyo Eksen

Cem Kurtuluş’tan bu kez albüm kritiği: Accept “Stalingrad”

Bayan Arıza tarafından 3 Ekim 2014 tarihinde yazıldı.

Bazı albümler hakkında ne kadar yazarsanız yazın eksik bir şeyler mutlaka vardır. Müzikten ziyade içinde barındırdığı anlamlar albüm bütünlüğü açısından önemlidir. Heavy metal tarihi boyunca önemli mevzulara değinen heavy metal grupları hep oldu, hep de olacaktır.  

“Blood Of The Nations” albümüyle etrafı kana bulayan, UDO’nun yerine Mark Tornillo takviyesi yapan Accept grubu dünya için mesaj vermeye devam ediyor. Bu mesajı da tarihin en kanlı savaşlarından biri olan Stalingrad savaşını anlatarak ele alıyor. Albüme ismini veren “Stalingrad” üstünde konuşulması gereken bir albüm.

Blood Of The Nations ile iyi bir geri dönüş yapan Accept, Mark Tornillo abimizin öncülüğünde iyi işler çıkarmaya devam ediyor. Sound olarak melodik bir albümle karşı karşıya olduğunuz “Hung, Drawn and Quartered” ile açığa çıkıyor. Savaşın her türlüsünü çarpıcı şekilde anlatan şarkılar olsa da “Stalingrad” sözleriyle öne çıkıyor, ama  müzikal olarak sınıfta kalıyor. Onuru için savaşanlar, donan ve verilen emirleri uygulamakta olan askerler, parçalanmış cesetler, ölümler ve  Stalingrad savaşının getirileri..

"Hellfire" ile yangın devam ediyor. Gün ışığında güzelliği gören insanların birden bir küle döndüğünü anlatıyor. “Blood Of The Nations” albümündeki şarkılara göre benzerlik gösteriyor. Şarkının bitimine 2 dakika kala gelen sololar savaş psikolojisini halini yansıtıyor.

Bombardıman “Flash To Bang Time” ile devam ediyor. Albümdeki favorilerimden. Güçlü sesiyle yeri göğü inletmeyi başarıyor Mark Tornillo abimiz. Girişiyle eski Accept albümlerine selam çakıyor. Bilmeyenler için şarkının isminin askeri anlamda şöyle bir ifadesi var; “Ateş etmekte olan bir silah alevinin gözle görülmesi ile aynı silahtan çıkan patlama sesinin duyulması arasında geçen zaman”. Sololar albümün ilk şarkılarına göre vasat şekilde değil, çok da sırıtmıyor.

“Blood Of The Nations “ albümünde ballad koymayı unutmayan Accept, bu albümde de “Shadow Soldiers” ile selamlıyor bizi. Duygu yüklü girişle açılıyor şarkı, özgürlüğü için savaşan askerler asıl tema şarkıda.  Wolf abimiz gitarda döktürüyor yine.  Wolf Hoffman bu şarkının yazılma nedenini bir röportajında şöyle açıklamıştır; "but “stalingrad” is not a concept album; the band tackles numerous topics, such as … the price paid by soldiers who died for rest in places like arlington national cemetery (“shadow soldiers”)".

Wolf abimiz kaldığı yerden devam ediyor “Revolution” ile. Ekonomik olaylardan tut açlık mevzusuna kadar geniş yelpazede değiniyor. Nakarat her şeyi özetliyor; “What's wrong, with this picture , The poor get poorer and the rich get richer“.  Saldırı “Against The World" ile devam ediyor. Tornillo abimiz başta olmak üzere Accept tayfası üzerine düşeni yapıyor. 

Ballad değeri taşıyan duygusal noktalara taşıyan “Twist Of Fate” ile beraber yola devam ediyoruz. Vokalin iniş-çıkışları yerinde, Accept’in 1980 dönemlerine selam çakmasının yönünde adeta hard rock kokuyor. 

Mevzuyu uzatmadan albüm hakkında söyleyebileceğim “Blood Of The Nations” albümüyle karşılaştırılmaması olur. “Her albümü yeni bir tat" önerisiyle albümü dinlemeye davet ediyorum sizi.

Thom Yorke yine algılarımızla oynadı

Bayan Arıza tarafından 29 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

Son birkaç haftadır twitter hesabından esrarengiz görseller paylaşarak bizi bin türlü meraka düşüren Thom Yorke yapacağını yaptı ve bir ilke imza atarak Torrent’ten ikinci solo albümünü yayınladı.

Cuma akşamı, bir anda BitTorrent’ten 6 Dolar karşılığında satışa sunulan ‘Tomorrow’s Modern Boxes’ ilk haftasını doldurmadan 116,000 civarı download rakamına ulaştı.

BitTorrent ortaklığını bir “deney” olarak yorumlayan Thom Yorke’a bu deneyiminde eşlik eden isim ise pek tabii Radiohead’in vazgeçilmez prodüktörü Nigel Godrich oldu.

Müzik dünyasını karıştıran ve aynı zamanda birçok dinamiğin algısını kurcalayan Thom Yorke’un bu atılımı ne gibi sonuçlar getirecek, yakın zamanda göreceğiz….

8 kayıttan oluşan Thom Yorke’un ikinci solo albümü Tomorrow’s Modern Boxes’ın kapak tasarımı ise uzun zamandır birlikte çalıştıkları Stanley Donwood’a ait.

01 A Brain in a Bottle

02 Guess Again!

03 Interference

04 The Mother Lode

05 Truth Ray

06 There Is No Ice (For My Drink)

07 Pink Section

08 Nose Grows Some

 

Tomorrow’s Modern Boxes’ı bu adreste bulabilirsiniz.

Kaynak: Radyo Eksen

Röyksopp’un final albümü: The Inevitable End

Bayan Arıza tarafından 29 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

2000’lere henüz giriş yaptığımız zamanlarda ufuk açıcı ilk albümleri ‘Melody A.M.’ ile bizi şaşkına çeviren Norveçli elektronik müzik ikilisi Röyksopp’tan; bir üzücü, bir de sevindirci haber var.

Üzücü haber; Kasım’da final albümlerini yayınlayacaklarını duyurdular. Sevindirici haber ise; farklı platformlarda yeni müzikler paylaşmaya devam edecekler.

En son 2010’da dördüncü albüm Senior’ı yayınlayan Röyksopp’un son albümü ‘The Inevitable End’ ise 11 Kasım’da Cherrytree/Interscope aracılığıyla satışa sunulacak.

Bu sene piyasaya sürdükleri ‘Do It Again’ EP’sinde birlikte çalıştıkları İsveçli şarkıcı Robyn, yeni uzunçalarda da ikiliye katıldı ve iki şarkının sesi oldu.

The Inevitable End:

01 Skulls 02 Monument ft. Robyn (T.I.E. Version) 03 Sordid Affair ft. Ryan James of Man Without Country 04 You Know I Have To Go ft. Jamie McDermott of the Irrepressibles 05 Save Me ft. Susanne Sundfør 06 I Had This Thing ft. Jamie McDermott of the Irrepressibles 07 Rong ft. Robyn 08 Here She Comes Again ft. Jamie McDermott of the Irrepressibles 09 Running to the Sea ft. Susanne Sundfør 10 Compulsion ft. Jamie McDermott of the Irrepressibles 11 Coup de Grace 12 Thank You

Do It Again EP’sinde yer alan ‘Monument’, yeni düzenlemesiyle The Inevitable End’de yer buldu.

Kaynak: Radyo Eksen

Morrissey’in yeni provakatif hediyelikleri

Bayan Arıza tarafından 28 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

Morrissey, dünya turnesinin iptali ardından, hediyeliklerini satmak için kendine yeni bir site kurdu. Bunlar arasında en dikkat çeken şüphesiz, iki renk seçeneğiyle “Be Kind To Animals Or I’ll Kill You” yazan t-shirt’ler oldu. Bunun dışında “Shoplifters Of The World Unite” yazan bez çanta, kendi fotografının basılı olduğu kaydırmaz banyo paspası, ve boks eldivenleri de yer alıyor.

Daha fazlası için sitesini  ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: Radyo Eksen

The Who’nun dönüşü

Bayan Arıza tarafından 28 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

The Who bu sene kariyerlerinin 50. yılı olması sebebiyle arşivlik bir set piyasaya sürecek. Şüphesiz The Who Hits 50! adındaki setin en güzel yanı 8 yıl aradan sonra kaydedilen yeni The Who şarkısının da eklenecek olması.

Rolling Stone Dergisi’nde çıkan habere göre; Roger Daltrey ve Pete Townshend tarafından kaydedilen “Be Lucky”nin kayıtlarında Zak Starkey, basta Pino Pallodino, klavyede Mick Talbot ve prodüktör Dave Eringa yer aldı.

The Who’nun bu yeni şarkısını aşağıda bulabilirsiniz.

 

Kaynak: Radyo Eksen

Efsane grup AC/DC’nin merakla beklenen yeni albümü “Rock or Bust” 2 Aralık’ta Sony Music etiketiyle yayınlanacak. Grubun 6 yıl aradan sonra yayınladığı bu ilk albümde 11 yeni şarkı yer alacak.

AC/DC son olarak 2008 yılında “Black Ice” albümünü yayınlamış ve dünya çapında 8 milyona yaklaşan bir satış başarısına ulaşmıştı.

“Rock or Bust” grubun 41 yıllık müzikal kariyerindeki kurucu üye Malcom Young’ın yer almayacağı ilk albüm olacak. 2014 yılının ilk aylarında yayınlanan resmi bir bültenle Malcom Young’ın rahatsızlığından ötürü grup çalışmalarına ara verdiği açıklanmıştı. Müzisyenin devam eden sağlık durumu nedeniyle grup çalışmalarına geri dönemeyeceği netleşti.

2015 yılında dünya turnesine çıkacak olan AC/DC’ye; kurucu üyeler Angus ve Malcom Young’ın yeğeni ve “Rock or Bust” albümünde de gitar çalan Stevie Young eşlik edecek.

Kaynak: Radyo Eksen

PJ Harvey’den “Red Right Hand” yorumu

Bayan Arıza tarafından 28 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

BBC’nin yeni yayınlanacak Peaky Blinders dizisi için PJ Harvey, Nick Cave & The Bad Seeds’ ‘Red Right Hand’ şarkısını seslendirdi.

Şarkıyı; Ekim’de yayınlanacak BBC’nin tarihi dizisinin üçüncü bölümünde duyacağız. Arctic Monkeys, Johnny Cash de dizinin soundtrack’inde şarkılarıyla yer alacak.

Harvey’nin ‘Red Right Hand’ cover’ı, sanatçının geçen sene piyasaya sürdüğü protest şarkı ‘Shaker Aamer’ in ardından duyacağımız ilk kayıt olacak.

Kaynak: Radyo Eksen

 

Rollins Band’in ilk albümü “Life Time” yeniden basılıyor

Bayan Arıza tarafından 28 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

Henry Rollins grubu Rollins Band’in ilk albümü, 1987 tarihli Life Time’ı yeniden piyasaya süreceklerini duyurdu. 18 Kasım’da Dischord Records etiketiyle yayınlanacak albümün plak formatında yayınlanacak paketinde yeniden basım, güncellenmiş tasarım ve bonus dijital şarkılar yer alacak.

Albümün açılış şarkısı şöyleydi; “Burned Beyond Recognition”

  Kaynak: Radyo Eksen

Jack White Konseri 7 Kasım’da, Black Box İstanbul’da!

Bayan Arıza tarafından 23 Eylül 2014 tarihinde yazıldı.

Günümüzün en yetenekli müzisyen ve prodüktörlerinden, efsanevi The White Stripes kurucusu Jack White’ın ilk Türkiye konseri, 7 Kasım’da, Black Box Istanbul’da gerçekleşecek.

1999 yılında The White Stripes ile birlikte hayatımıza girip, “Hotel Yorba”, “Seven Nation Army”, “Fell In Love With a Girl”, “Icky Thump” gibi hitlere imza atan ve Meg White ile arkasında pek çok başarılı albüm bırakan Jack White, ilk solo albümü Blunderbuss’ı 2012’de yayınlamıştı.

The White Stripes’ın yanı sıra The Raconteurs ve The Dead Weather gibi projeleri de olan Jack White; Danger Mouse ve Daniele Luppi işbirliğiyle “Rome” adlı albümdeki üç şarkıya da vokal yapmıştı. Rolling Stone Dergisi tarafından gelmiş geçmiş en iyi gitaristlerden biri olarak gösterilen White’ın ikinci albümü Lazaretto, kendi plak şirketi Third Man Records etiketiyle yayınlandı ve son yirmi yılın en çok satan plağı oldu.

21. yüzyılın en yetenekli ve üretken isimlerinden Jack White’ın beklenen İstanbul konseri sonrasında ise Eksen Dj’leri, Radyo Eksen Partisi ile dinleyicileriyle buluşacak.

Jack White konseri biletleri, Biletix’te…

Kaynak: Radyo Eksen