• Normalleşiyor muyuz (!) ne?!!

    Gündem değişiyor. Her şey eski moduna dönüyor, döndürülüyor. Ekonomi düşünülüyor. Mağazalar, cafe'ler, bar'lar açılıyor. Sanki çok lazımmış ya da insan hayatından değerliymiş gibi. Vak'a sayısı azalmıyor. İnsanlar ölmeye devam ediyor. Ben şahsen daha da artacağını düşünüyorum. Kendi muhitimde yürüyüşe çıktığımda (ki iyi eğitimli tiplerin oturduğu, sosyo-kültürel olarak da iyi diyebileceğimiz bir ...

Jimmy Chamberlin, The Smashing Pumpkins’e geri dönüyor

Bayan Arıza tarafından 26 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

The Smashing Pumpkins'in "Gish" (1991), "Siamese Dream" (1993), "Mellon Collie and the Infinite Sadness" (1995), "Machina/The Machines of God" (2000), "Machina II/The Friends & Enemies of Modern Music" (2000) ve "Zeitgeist" (2007) albümlerinde görev alan ve 2009 senesinde gruptan ayrılan Jimmy Chamberlain, Billy Corgan önderliğindeki eski grubuna bu yaz gerçekleştirilecek turne için geri dönüyor. 

7 Temmuz'da California'da başlayacak olan turneyi Marilyn Manson ile birlikte gerçekleştirecek olan The Smashing Pumpkins, turneyi 8 Ağustos tarihinde Cincinnati'de sonlandıracak. 

Kaynak: Radyo Eksen

Courtney Love Paris’teki eylemlerin arasında kaldı

Bayan Arıza tarafından 26 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

Fransa'da taksi sürücüleri, internet üzerinden taksi hizmeti sunan Uber'in ülkede hizmet vermesini protesto etmek amacıyla Paris'te daha çok havaalanlarına ulaşımın sağlandığı yollar ile bazı tren istasyonlarında eylemler gerçekleştirdi. Perşembe günü gerçekleşen olayların arasında kalan Courtney Love, durumunu Twitter üzerinden duyurdu.

Uber'in hizmetini kullanan Courtney Love, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda arabalarının durdurulduğunu, şoförün taksiciler tarafından rehin alındığını ve arabalara metal sopalarla vurulduğunu belirtti. Kendileri zor durumdayken, polisin olayları görmesine rağmen hiçbir müdahalede bulunmadığını dile getiren Cobain, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'a seslenerek, "Halkının misafirlere saldırması yasal mı?" ifadelerini kullandı.

Uber'in Fransa'daki hizmetlerini arttırması nedeniyle taksiciler şirketin kendi çalışma alanlarına girdiğini ve haksız rekabete neden olduğunu öne sürerek pek çok kez daha küçük çaplı eylemler yapmıştı. UberPOP protestoların ardından Ocak'ta yasaklandı. Ancak uygulamadaki zorluklar nedeniyle yasağa rağmen UberPOP hizmet vermeye devam ediyor. Uber, Fransa'da 400,000 kullanıcısının olduğunu söylüyor. UberPOP'e çalışan sürücüler vergi ödemiyor. Bu sürücler, Fransız taksiciler gibi 250 saatlik eğitim görmek zorunda da değiller.

Kaynak: Radyo Eksen

Tarihte Temmuz ayı

Bayan Arıza tarafından 26 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

* 1 Temmuz 1946: Debbie Harry (Blondie) doğdu.

* 2 Temmuz 2005: G8 zirvesine katılan politik liderlerin dikkatini Afrika'daki açlık ve yoksulluğa çekmek isteyen konserler serisi "Live 8" başladı.

* 2 Temmuz 1973: Brian Eno, Roxy Music'ten ayrıldığını açıkladı.

* 2 Temmuz 1991: Guns'n'Roses'ın solisti Axl Rose konser sırasında grubu videoya çeken hayranının üzerine atladı. Çıkan kargaşada 60 kişi yaralandı ve konser alanı hasar gördü.

* 3 Temmuz 1969: The Rolling Stone elemanlarından gitarist Brian Jones, gece yarısı yüzmek için girdiği havuzda keyif verici maddeler ve alkolün etkisindeyken boğularak 27 yaşında hayatını kaybetti (Ne varsa şu 27'de? Tüm iyi adamlar 27'de gidiyor).

* 7 Temmuz 2006: Pink Floyd'un efsane üyelerinden Syd Barrett yaşama veda etti. Cambridge'deki evinde, pankreas kanseri sonucu 60 yaşındayken hayatını kaybeden müzisyen, 1965 yılında Pink Floyd'a katılmış ve üç sene sonra da gruptan ayrılmıştı. 15 yaşındayken babasının hayatını kaybetmesinin de etkisiyle zor dönemler geçiren müzisyen, bir süre sonra keyif verici madde bağımlısı olmuş ve Pink Floyd'la çalıştığı son dönemlerde artık tanınmaz hale gelmişti. Bu değişimden oldukça etkilenen grup arkadaşları da Barrett için "Wish You Were Here" adındaki şarkılarını bestelemişlerdi. Barrett'in hayatını kaybettiği ev, belli bir süre hayranlarının ziyaretine açık kaldıktan sonra, sanatçıyı tanımayan Fransız bir çifte satılmıştı.

* 7 Temmuz 1927: İlk İngiliz DJ, Christopher Stone, Savoy Hall'daki BBC Stüdyoları'nda ilk programına başladı.

* 7 Temmuz 1968: Yardbirds dağıldı.

* 8 Temmuz 1969: Çekimleri Avustralya'da gerçekleşen Ned Kelly'nin setinde intihara teşebbüs eden Marianne Faithfull filmdeki rolünü kaybetti.

* 8 Temmuz 1980: Jello Biafra, San Francisco Belediye Başkanlığı için yapılan seçimlerde 4. oldu.

* 9 Temmuz 1975: Jack White yani gerçek adıyla John Anthony Gills, Detroit'te dünyaya geldi.

* 11 Temmuz 1979: Neil Young filmi "Rust Never Sleeps"in ilk gösterimi gerçekleşti.

* 12 Temmuz 1996: Jonathan Melvoin öldü (Smashing Pumpkins).

* 12 Temmuz 2008: The Rolling Stones elemanlarından 61 yaşında, 4 çocuk babası olan Ron Wood, 23 yıllık eşini terk ederek, 18 yaşındaki Rus sevgilisinin yanına taşındı.

* 12 Temmuz 1970: Janis Joplin yeni grubu "Full Tilt Boogie Band"le ilk konserini Luisville'de verdi.

* 18 Temmuz 1988: Alman şarkıcı, söz yazarı, aktris ve manken Christa Paffgen yani bildiğimiz adıyla Nico hayatını kaybetti.

* 24 Temmuz 1958: Japan elemanlarından Mick Karn doğdu.

* 28 Temmuz 1995: Jimi Hendrix'in babası James Al Hendrix, oğlunun tüm haklarını aldı.

Kaynak: Çeşitli tarihlere ait Cnbc-e Dergiler

Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: Laleli’de Dönen Pislikler: Laleli’de Bir Azize (1999)

Bayan Arıza tarafından 26 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

Sokaklarda dönen üç kağıtçılar, dalavereler, kaldırım kenarında müşterisini bekleyen fahişeler, arka cebinde çakısını taşıyıp haraç kesenler ve pisliklere batmış Laleli sokakları..  

"Laleli'de Bir Azize" yeraltı olaylarını konu alan, Gemide filminin devamı niteliğinde 90'ların sonuna doğru piyasaya düşen o dönem ki pislikleri usta oyunculuklarla anlatan bir film. Gemide filminde anlatılanın aksine bu filmde anlatılanlar karada geçiyor. Filmin başlarında Gemide filminden bir sahne gösteriliyor ve sonra bu sahne filmin ilerleyen zamanlarında daha net görüyoruz.

Filmin konusu ise şu şekilde geçiyor; üç kafadar patronlarından habersiz bir iş yapıp köşeyi dönmek için planlar yapıyor ama işler yolunda gitmiyor. Bakire bir hayat kadınını anlaşma yaptıkları iş adamına götürürken karşılarına dört adam çıkıyor, hem kızı hem parayı kaptırıyorlar.   Hatunu götürecekleri adam Kürt mafyası tiplemesinde belalı biri çıkması sonucu adamların başları belaya giriyor.

Gemide filmiyle benzerlik taşımasının yanında;  Küfürler, karanlık atmosfer, teknik aksaklıklar haricinde  pornografik görüntüler, samimiyet, her şey filmin içinde yerini alıyor.  Düşük bütçeli film olmasına rağmen Türk Sinemasının klas film olma özelliğini de taşıyor " Laleli'de Bir Azize "   Klas film olma özelliğini taşısa da Gemide filminin devamı yakalayamıyor kurgu olarak. Film adına bir şeyler eksik kalıyor, bu işi yönetmen olarak Kudret Sabancı'nın ele alması sonucu ortada eksiklik adına bir sürü şey yer var.

Film,  yurt dışından gelen kadınların fuhuş patronları ve bunların aracıları (pezevenkler) tarafından nasıl pazarlandığını, iş adamlarına nasıl peşkeş çekildiğinin resmini seyirciye sunuyor.  Aynı zamanda hatunun da  ne gibi acı durumlara düştüğünü  resmediyor. Cengiz Küçükayvaz, " Laleli'de Bir Azize' de oyunculuğunu konuşturuyor, bu filmden sonra yer aldığı filmlerde kendini komedi filmlerine vererek gidişatının iyi olmadığını sinema severlere göstermiştir. Film başlarından itibaren şu diyaloga tanıklık ediyoruz.

Maço tip: ben üzerinde başkasının tepindiği kızla sevişmem * doktor : o zaman sen de nikahlı karını s.kersin hıhıhı..

Filmdeki oyuncuların  dönemine göre para almadığı söylense de  , bu ne kadar doğru bilmiyorum ama böyle bir şey olma olasılığı dönemine göre yüksek . Kısıtlı bir bütçeyle çekildiği filmin her halinden  belli. Filmdeki sahneler genellikle karanlık yerlerde geçiyor. Seyirci bu yönden dertli ama  bu filmi daha da anlamlı bir hale getirmiş.Geçmişteki İstanbul  sokaklarına, sokaklarda dönen pisliklere ve kadın ticaretine  dem vuruluyor. Filmin kadın ticaretine ışık tutması ve sağlam eleştiriler olması, karanlık atmosferin Uğur Yücel'in notalarıyla iyileştirilmesi  filmi tamamlayan diğer bir unsur.

Hangi işe imza atsa filmde karanlık temalar, İstanbul dönen pislikleri dalavereleri anlatan biri olan Serdar Akar bu filmde de bundan geri kalmıyor.

 "Gemide" filminde konuyu iyi işleyen bir Serdar Akar varken, bu filmde bu Kudret Sabancı'nın eline geçiyor. Aynı zamanda Serdar Akar senaryo'ya katkıda bulunuyor.  Gemide filmiyle aynı hikaye üzerinden gidilse de Gemide'yi ilk başta izlemeniz mevzuları anlamanız için yararlı olacaktır. " Laleli'de Bir Azize" de o kadar ayrıntıya girilmiyor, mevzular kestirme yoldan gidiyor.  Bu da seyircinin gözünde kurgu bozuk mu sorularına neden oluyor."Laleli'de bir Azize" 80'lerde Tecavüzcü Coşkun , (Coşkun Göğen), Nuri Alço gibi kötü karakterleri de bizlere hatırlatıyor, ama film de ışık kullanımının düşük olup karanlık bir atmosferde ilerlemesi filmi daha gerçekçi yaptığını da vurgulamak gerekir.Filmde birkaç defa aynı sahnelerin gösterilmesi de yer yer sıkıyor izleyeni.  Argo dili, diyaloglar (Oyunculuklar iyi olsa da yeterli olmuyor) Gemide'ye göre karşılaştırınca bu da zayıf kalıyor.

Sonuç olarak; Pezevenk, Mafya,Kıyak kafalar, Kadın Ticaretleri,döneminde Laleli'de yapılan dalavereler hakkında  mesajları barındıran " Lalelide Bir Azize" İstanbul ve Laleli sokaklarında  dönen pislikleri anlamanız için kıyak bir film, ama Gemide ile karşılaştırıldığında sönük bir film kalıyor.

Cem Kurtuluş,2011

“Bu sokaklar elinden kız kaptıran pezo görmedi daha“

 

Kazım Koyuncu anısına yeryüzüne şarkılar

Bayan Arıza tarafından 25 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

Halkevleri tarafından "Yaşamı ve Doğayı Savunmak için Yeryüzüne Şarkılar" başlığıyla ve Kazım Koyuncu anısına düzenlenen etkinlik, 26 Haziran'da İstanbul Maçka'daki Küçükçiftlik Park'ta yapılacak.

Kazım Koyuncu anısına: 'Yaşamı ve doğayı savunmak için yeryüzüne şarkılar'

 Genç yaşta kanser hastalığına yakalanarak aramızdan ayrılan ünlü müzisyen Kazım Koyuncu anısına İstanbul ’da anlamlı bir etkinlik düzenleniyor. Karadeniz müziğinin şarkılarının tüm yurtta sevilmesinde büyük payı olan ve aynı zamanda Karadeniz doğasına zarar verecek tüm girişimlere karşı yürüttüğü mücadeleyle de tanınan Kazım Koyuncu, Halkevleri tarafından İstanbul’da ‘çevre mücadeleleri’ temalı bir etkinlik ile anılacak. Etkinlikte, Kardeş Türküler, Bulutsuzluk Özlemi, İlkay Akkaya, Marsis gibi sanatçı ve gruplar da sahne alacak.

Halkevleri tarafından “Yaşamı ve Doğayı Savunmak için Yeryüzüne Şarkılar söylüyoruz, Kazım Koyuncu anısına” çağrısıyla düzenlenen etkinlik 26 Haziran Cuma akşamı saat 20.00'da Küçük Çiftlik Park’ta gerçekleştirilecek. Kazım Koyuncu anasına bir başka etkinlik ise 25 Haziran akşamı (bu akşam) Abbasağa Parkı'nda yapılıyor. Park içinde konserler, film gösterimi, forum, takas şenliği yapılacak, yeryüzü sofrasında iftar açılacak. Halkevleri tarafından 26 Haziran günü yapılacak konserle ilgili olarak yapılan açıklamada, etkinliğin, “HES’lere, nükleer santrallere, kentsel yıkım planlarına direnenlerle birlikte, bu mücadelenin de bir parçası olarak, kent ve doğa mücadelesine bir ses katmak” için yapıldığı belirtiliyor.

Açıklamada şöyle deniliyor:

“Karadeniz sahil yolu projesine, Artvin ve Bergama’da siyanürle altın aranmasına ve Fırtına Vadi’sinde HES yapılmasına karşı mücadelelerde, Çernobil’de yaşanan nükleer felaketin Karadeniz’e yönelik etkilerinin gündemleştirilmesi için çaba harcayan, her zaman halkın mücadelesinin bir parçası olan Kazım Koyuncu, aramızdan ayrılışının 10. Yılında, bu etkinlikler bir kez daha anılıyor.

Kardeş Türküler, Bulutsuzluk Özlemi, İlkay Akkaya, Marsis, Bayar Şahin, Pilli Bebek ve Burcu Yeşilbaş dayanışma göstererek sahne alacak.

Kaynak: Hürriyet

Indiana Jones, James Bond’u alt etti

Bayan Arıza tarafından 24 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.
Empire dergisinin 'en popüler film kahramanı' anketi sonuçlandı. Ankette "007" kod adlı İngiliz ajan James Bond'u tahtından eden Indiana Jones, 1'inci sırada yer aldı.

72 yaşındaki ABD'li oyuncu Harrison Ford canlandırdığı Indiana Jones karakteri ile en popüler film kahramanı oldu.

Empire dergisinin okurları tarafından verilen oylarla belirlenen sıralamada; Harrison Ford, Star Wars (Yıldız Savaşları) filminde canlandırdığı Han Solo karakteri ile de 3'üncü sırada yer aldı.

Serinin son filminde oynayan Daniel Craig, 4. kez James Bond oldu.

 

İlk 10'da yer alan isimler şöyle:

1 Indiana Jones 2 James Bond 3 Han Solo (Star Wars) 4 Batman 5 Ellen Ripley (Alien) 6 The Joker 7 John McClane (Die Hard) 8 Tyler Durden (Fight Club) 9 Darth Vader (Star Wars)  10 The Dude (The Big Lebowski)

George Lucas'ın yarattığı Han Solo ve Indiana Jones karakterleri ile ilk üçteki yerini alan Ford, bu rolleri sayesinde milyonlarca hayrana kavuşmuştu.

Zirveyi Indiana Jones'a kaptıran James Bond serisinin yeni filmi Spectre 6 Kasım 2015'te vizyona girecek.

 

Kaynak: NTV

Dünya edebiyatının bilinmeyen hastaları

Bayan Arıza tarafından 24 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.
Büyük yazarların inişli çıkışlı hayatları, düşkünlükleri ve hastalıkları ile ilgili bilinmeyenler bir kitapta toplandı.

Büyük yazarların hastalıkları ve tedavi süreçleri yapıtlarına nasıl yansıdı? Shakespeare frengiden mi mustaripti? Peki antibiyotiğin bilinmediği bir çağda nasıl tedavi ediliyordu?

Büyük yazarların hastalıkları ve tedavi süreçlerini konu alan John J. Ross’un Shakespeare’nin Titremesi Orwell’in öksürüğü isimli kitabı Melville, Milton, Swift, Joyce, Orwell gibi yazarların biyografilerine ve yapıtlarına çağdaş tıp açısından yaklaşarak yer yer kurmaca, yer yer de gerçek karakterlerin çevresinde ördüğü öykülerden oluşuyor.

Kaynak: Sözcü

Ozzy Osbourne’dan tek seferlik süper-grup

Bayan Arıza tarafından 20 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

30 Ekim – 1 Kasım tarihlerinde New Orleans’ta düzenlenecek Voodoo Music Experiencefestivalinde sahneye çıkacak Ozzy Osbourne, bu etkinlik için özel bir ekip oluşturdu. Halloween’a denk gelen festivalde, Ozzy Osbourne’a; Black Sabbath üyesi Geezer Butler, Guns N' Roses’ın eski gitaristi Slash ve Rage Against The Machine'den Tom Morello eşlik edecek.

Ozzy ve süpergrubu 31 Ekim’de headliner olarak festivalde yerini alacak.

Florence + The Machine, Chance The Rapper, Giorgio Moroder, Santigold, The Joy Formidable, Frank Turner, Modest Mouse, Jane’s Addiction ve daha fazlası Voodoo Music Experience’da sahne alacak.

Kaynak: Radyo Eksen

Lisa Gardner “Anlatmak İçin Yaşa”

Bayan Arıza tarafından 5 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

Lisa Gardner'ın "Anlatmak İçin Yaşa" isimli kitabını geçen hafta bitirdim. Tahmin ettiğiniz üzere yine bir gerilim kitabı. Birçok insanın aksine gerilim, polisiye, korku kitapları beni çok mutlu eder. Ortada çözülmesi gereken bir cinayet, kafası karışık insanlar ve işlenen suçlar vardır. Her şeyden öte olayın psikolojik boyutu beni daha çok cezbeder. Yani bir insanı suça teşvik eden şeyler nelerdir, bunlar yıllar boyu bir şekilde saklanır ama tetikleyen bir olay olur ve her şey alt üst olur; o olay nedir mesela…

Öte yandan çok sürükleyici, merak uyandırıcı, dehşete düşürücü ve her hikâye kendi içinde benzersiz. 

Bu kadının okuduğum ilk romanıydı. Bu hafta hemen ikinci romanını aldım ve ona başladım dün. O da Epsilon Yayınevi'nden çıkan "Mükemmel Koca". 

Anlatmak İçin Yaşa, sadece akşamları yolda eve dönerken 3 günde okuyup bitirdiğim 536 sayfalık bir kitap. Danielle adında bir hemşirenin etrafında dönüyor tüm mevzular. Bir de sorunlu bir oğlu olan Victoria var. Romanda mevzu şu; Boston'da iki aile katlediliyor ve dedektif D.D. iki aile arasında bir bağlantı var mı onları araştırıyor. Derken mevzular başka yerlere akıp gidiyor. Çok sürükleyici ve soluk soluğa okuyacağınız bir kitap.

Bu da kitabın arka yüzü:

Bazen En Çarpıcı Suçlar, Evinize En Yakın Olanlardır…

Boston bölgesinde peşi sıra gerçekleştirilen iki ailenin esrarengiz katliamı, tecrübeli dedektif Warren'ı harekete geçirir. Aklında tek bir soru vardır: Aynı trajediyi paylaşan birbirinden bağımsız iki aile arasında ortak bir nokta olup olmadığı…

Danielle, yaklaşık yirmi beş yıl önce hayatını altüst eden aile faciasının izlerini hâlâ taşımaktadır. Üzerindeki psikolojik yükü hafifletmek adına kendini pediatrik psikiyatri servisindeki çocukların tedavisine adamıştır.

Victoria, normalliğin ne olduğunu hatırlamakta güçlük çeken özverili bir annedir. Sorunları olan oğluna her koşulda göz kulak olmakta kararlıdır; en büyük tehdit evin içinden geliyor olsa bile…

Kitapları tüm dünyada 20 milyondan fazla satan ödüllü yazar Lisa Gardner'ın akıllara durgunluk veren, gerilim yüklü bu romanında, üç kadının yaşadığı sıra dışı olaylar beklenmedik bir biçimde birbirine bağlanır ve geçmişten gelen günahlar sarsıcı bir şekilde su yüzüne çıkar.

"Lisa Gardner nefes kesen, gerilim yüklü bu olağanüstü romanıyla hayranlarını yanıltmayacak!" Harlan Coben

"Dedektif Warren, yeni ve heyecan verici bir gerilim hikâyesiyle geri dönüyor. Yazar, nasıl bir sonla karşılaşacağınızı kesinlikle sezdirmiyor. Tek kelimeyle 'kusursuz' bir roman!" Booklist

"Macera yüklü bir roman… Her an yeni bir aksiyonla karşılaşacağınız bu kitapta Gardner muhteşem bir iş çıkarmış." Kirkus Reviews

"Gardner'ın buram buram gerilim kokan yeni romanında üç kadının heyecan dolu yaşanmışlıklarına şahit olurken, kalp atışlarınızın hızına engel olamayacaksınız!" Romantic Times

Sayfa Sayısı: 536 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe Yayınevi: Martı Yayınları

Haziran ayına bi’bakalım…

Bayan Arıza tarafından 4 Haziran 2015 tarihinde yazıldı.

* 1 Haziran 1974: Alanis Morissette doğdu.

* 2 Haziran 1967: David Bowie'nin ilk albümü yayınlandı.

* 3 Haziran 1964: Rolling Stones, ABD'deki ilk TV şovuna "The Hollywood Palace"te Dean Martin'le çıktı.

* 5 Haziran 2002: The Ramones kurucularından Dee Dee Ramone, aşırı dozdan hayatını kaybetti.

* 6 Haziran 1992: Broadway müzikali Tommy, 5 Tony ödülü aldı. 

* 7 Haziran 1967: Dave Navarro doğdu.

* 8 Haziran 1974: Rick Wakeman solo kariyeri için grubu Yes'ten ayrıldı. 2 sene sonra geri döndü. 

* 9 Haziran 1972: David Bowie, "Rise and Fall of Ziggy Stardust" albümünü çıkardı.

* 10 Haziran 1966: Janis Joplin, San Francisco'da ilk konserini verdi.

* 11 Haziran 1965: The Pixies'ten Joey Santiago doğdu.

* 12 Haziran 1972: Creedence Clearwater Revival, "Mardi Gras" albümüyle altın plak aldı. 

* 12 Haziran 1982: Bruce Springsteen, Jackson Browne, James Taylor gibi sanatçılar Central Park'ta nükleer silahsızlanma için 450 bin kişiye konser verdi.

* 13 Haziran 1980: Meat Loaf'ın başrolde olduğu, Alan Rudolph'un yönettiği Roadie filminin prömiyeri gerçekleşti. Roy Orbison, Alice Cooper, Blondie filmde yer alan konuk oyunculardı.

* 15 Haziran 1965: Bob Dylan ilk kez elektrikli gitar kullanarak hit parçası "Like a Rolling Stone"u kaydetti. 

* 17 Haziran 1976: Ian Dury, Kilburn and the High Roads'la birlikte son konserini verdi. 

* 18 Haziran 1948: Nick Drake doğdu. 

* 18 Haziran 1942: Paul McCartney doğdu.

* 21 Haziran 1975: Ritchie Blackmore, Deep Purple'dan ayrılıp Rainbow'u kurdu. 

* 21 Haziran 1981: Steely Dan dağıldı. 

* 22 Haziran 1981: John Lennon'ı vuran Mark David Chapman, birinci dereceden suçlu bulundu.

* 23 Haziran 1981: Robert Fripp 7 yıl aradan sonra King Crimson'ın yeniden bir araya geldiğini açıkladı. 

* 23 Haziran 1962: Sonic Youth davulcusu Steve Shelley doğdu. 

* 24 Haziran 1965: John Lennon 2. kitabı "A Spainard in the Works"u yayımladı. 

* 24 Haziran 1990: Roger O'Donnell, The Cure'dan ayrıldı. 

* 25 Haziran 1995: Pearl Jam, çıktığı turneyi iptal etti. Grup elemanları bilet fiyatlarının gerektiğinden fazla olduğunu ve hayranlarının kandırıldığını açıkladı.

* 28 Haziran 1969: Jimi Hendrix, yeni bas gitaristinin eski silah arkadaşı Billy Cox olduğunu açıkladı.

* 28 Haziran 1997: Pink Floyd'un Dark Side of the Moon albümü, Billboard listesindeki 1056. haftasını doldurdu.

Cnbc-e Dergiler