• Normalleşiyor muyuz (!) ne?!!

    Gündem değişiyor. Her şey eski moduna dönüyor, döndürülüyor. Ekonomi düşünülüyor. Mağazalar, cafe'ler, bar'lar açılıyor. Sanki çok lazımmış ya da insan hayatından değerliymiş gibi. Vak'a sayısı azalmıyor. İnsanlar ölmeye devam ediyor. Ben şahsen daha da artacağını düşünüyorum. Kendi muhitimde yürüyüşe çıktığımda (ki iyi eğitimli tiplerin oturduğu, sosyo-kültürel olarak da iyi diyebileceğimiz bir ...

Engelsiz Filmler Festivali başlıyor

Bayan Arıza tarafından 23 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.
Türkiye'de görme, işitme ve ortopedik engellilerin erişebildiği  ilk film festivali olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali 24-29 Mayıs 2016 tarihleri arasında dördüncü kez perdelerini açıyor.

 

24 Mayıs Salı akşamı saat 20:00'de Opera Sahnesi'nde düzenlenecek Açılış Töreni ile sinemaseverlerle buluşacak Ankara Engelsiz Filmler Festivali, bu sene de Türkiye sinemasının en yenilerinden klasiklerine, dünya sinemasının ödüllü filmlerinden kısa filmlere, yönetmen ve oyuncuların katılımıyla yapılacak söyleşilerden atölye çalışmalarına dopdolu bir programı seyircilerinin beğenisine sunacak.   

KÜLTÜREL YAŞAMA EŞİT KATILIM   

Engeli olan-olmayan herkesin bir arada film izleyebildiği Türkiye'deki tek film festivali olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, tüm filmlerini göremeyenler için sesli betimleme, duyamayanlar içinse işaret dili ve ayrıntılı altyazı eşliğinde gösteriyor. Festival’de yönetmen ve film ekipleriyle yapılan söyleşiler, atölye çalışmaları işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştiriliyor.  Açılış ve Ödül törenlerinin ise işaret dili çevirisinin yanı sıra sesli betimlemesi yapılıyor. Tüm Festival mekanları ortopedik engelli sinemaseverler için erişilebilir olanlardan seçiliyor.   

Festival, böylece "bir arada film izleme" deneyimini mümkün kılarak, tüm bireylerin kültürel yaşama eşit katılımına imkan veriyor.   

KİM NASIL İZLEYECEK?  

Festival'de görme engelli sinemaseverler, Festival stantlarından edinecekleri kulaklıklarla filmleri sesli betimlemeli olarak takip edebilecekler. İşitme engelli seyirciler ayrıntılı Türkçe altyazı ve filmin sağ alt köşesine yerleştirilen işaret dili çevirisi ile; engeli olmayanlar ise orijinal sesleri ile filmleri izleyebilecekler.   

Filmlerin erişilebilirlik uygulamaları, Sesli Betimleme Derneği tarafından hazırlanıyor.   

GÖSTERİMLER GOETHE-INSTİTUT ANKARA VE ULUCANLAR CEZAEVİ SİNEMA SALONU'NDA   

Bu sene Festival'e Goethe-Institut Ankara ile Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu ev sahipliği yapıyor. Her ikisi de ortopedik engelli sinemaseverlerin erişimine uygun olan mekanlardan Goethe-Institut Ankara, yenilenmiş binasını Nisan ayı başında açtı. Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu ise 81 yıl boyunca cezaevi olarak kullanıldıktan sonra 2011'de müze ve kültür sanat merkezine dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi Müzesi içinde yer alıyor.    

YANA NOVİKOVA İLK KEZ TÜRKİYE'DE!  

Ankara Engelsiz Filmler Festivali bu sene çok özel bir konuğu misafir ediyor. Cannes Film Festivali'nde Eleştirmenler Haftası Büyük Ödülü'nü alan ve Cannes’da başlayan macerasını, uğradığı her festivalde el üstünde tutularak devam ettiren Kabile The Tribe filminin başrol oyuncularından Yana Novikova, filmin Festival'deki gösterimi sonrasında seyircilerin sorularını yanıtlamak üzere Ankara'da olacak. Tamamı işaret dili ile çekilen ilk film olan ve aşk, nefret ve şiddeti anlatmak için konuşmaya ve sese ihtiyacımız olmadığını kanıtlayan Kabile The Tribe filminin 23 yaşındaki genç oyuncusu, filmin diğer oyuncuları gibi işitme engelli. Novikova, beyazperdedeki ilk oyunculuk deneyimi olmasına rağmen zor bir rolün altından başarıyla kalkmış, filmdeki rolü ile uzun süre hafızalardan çıkmayacak etkileyici bir performansa imza atmıştı.   

TÜRKİYE VE DÜNYA SİNEMASININ EN İYİLERİ ERİŞİLEBİLİR OLARAK SEYİRCİLERLE BULUŞUYOR   

Festival'de bu sene uzun, kısa ve belgesel 27 film; "Engelsiz Yarışma", "Türkiye Sineması", "Dünyadan", "Engel Tanımayan Filmler", "Uzun Lafın Kısası", "Çocuklar İçin", "Sinema Tarihinden" ve "Otizm Dostu Gösterim" tematik başlıkları altında sinemaseverlerle buluşuyor.   

2015 yılının en çok ses getiren yerli yapımlarından oluşan Engelsiz Yarışma programında bu sene Emin Alper'in Abluka, Faruk Hacıhafızoğlu'nun Kar Korsanları, Deniz Gamze Ergüven'in Mustang, Emine Emel Balcı'nın Nefesim Kesilene Kadar ve Tolga Karaçelik'in Sarmaşık filmleri yer alıyor.    

Oyuncu Tansu Biçer, sinema yazarı Cüneyt Cebenoyan ve yazar, psikolog Gündüz Vassaf'tan oluşan Engelsiz Yarışma jürisi; En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerinin sahiplerini belirleyecek.   

Festival seyircileri ise yarışmada yer alan filmleri Braille alfabesi ile de basılacak pusulalar ile oylayarak Seyirci Özel Ödülü'nü belirleyecekler.   

Engelsiz Yarışma ödülleri 29 Mayıs Pazar günü saat 20:00'de Opera Sahnesi'nde gerçekleştirilecek Ödül Töreni'nde sahiplerini bulacak.   

Seyirciler, Ankara Engelsiz Filmler Festivali boyunca gerçekleştirilecek söyleşilerde, filmlerin yönetmen, oyuncu ve film ekipleriyle bir araya gelecekler. İşaret dili çevirmenleri eşliğinde yapılacak söyleşiler sırasında seyirciler film ekiplerine izledikleri filmlerle ilgili merak ettikleri soruları sorma fırsatı bulacaklar.    

TÜRKİYE SİNEMASI   

Türkiye sinemasının öne çıkan filmlerinden derlenen yarışma dışı Türkiye Sineması bölümünde bu sene Yüksel Aksu'nun İftarlık Gazoz ve Durul Taylan, Yağmur Taylan'ın Vavien filmleri seyircilerle buluşuyor.   

Başrolünde Cem Yılmaz'ın oynadığı, dramla güldürünün iç içe geçtiği İftarlık Gazoz, 70'ler Türkiye'sinden başlayarak darbe dönemine uzanan bir dönemi anlatırken, çekimlerinin yapıldığı Muğla’nın Ula ilçesinin sıcaklığını beyazperdeye taşıyor.   

Engin Günaydın, Binnur Kaya ve Settar Tanrıöğen’in başrolleri paylaştığı Vavien ise, bir taşra hikâyesini kara mizah ve suçla harmanlayarak şehir hayatının karanlığını, orta sınıf ikiyüzlülükleri ve ruhsal gelgitleri perdeye yansıtıyor.   

DÜNYADAN   

Dünya sinemasının son dönemdeki ödüllü filmlerinin yer aldığı Dünyadan bölümü, bu sene İngiltere, Yunanistan ve Fransa sinemasının üç önemli örneğini ağırlıyor. Başrolündeki Charlotte Rampling’in Oscar’lık performansı ve Andrew Haigh’in yönetmenlik becerisiyle öne çıkan 45 Yıl 45 Years (2015), 45. yıldönümlerini kutlamaya hazırlanan evli bir çiftin geçmişindeki muğlak sayfaların, şimdiki zamandaki yankıları üzerine odaklanıyor. Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos'un her türlü geleneksel ilişki kalıbını yerden yere vurarak unutulmaz bir kara mizaha imza attığı Istakoz The Lobster (2015), bekar olmanın yasadışı sayıldığı ve insanların kendilerine uygun bir eş seçmek için kamplara kapatıldığı distopik bir dünyayı anlatıyor. Albert Camus’un Misafir adlı hikayesinden uyarlanan İnsanlıktan Uzakta Far From Men (2014) filminde ise, Cezayirli isyancılar ile Fransız kuvvetlerinin arasındaki bağımsızlık savaşının ortasında "insan" kalabilmeye çalışan bir adamın öyküsünü izliyoruz.   

ENGEL TANIMAYAN FİLMLER   

Festival'in Engel Tanımayan Filmler bölümü, her sene olduğu gibi bu sene de bizleri engellilik ile bildiklerimizi sorgulamaya ve bilmediklerimizi keşfetmeye davet ediyor. Bu özel seçkinin görülmeye değer filmlerinin başında, festivallerde yarattığı tartışmalarla geçen senenin en çok konuşulan filmlerinden biri olan Kabile The Tribe yer alıyor. Tamamı işaret dilinde çekilmiş, hiçbir konuşma ve altyazı içermeyen film, Ukrayna’daki bir sağır ve dilsiz okulundaki hiyerarşik ilişkileri anlatıyor. Giderek artan psikolojik ve fiziksel şiddet dozuyla izleyiciyi çarpan film, aldığı tüm riskleri cesur bir sinema anlayışıyla aşarak bir sinema mucizesi haline gelmeyi başarıyor.   

Engel Tanımayan Filmler seçkisindeki iki belgesel, İsveç ve Türkiye'de yaşayan engelli bireylerin portrelerine daha yakından bakmamızı sağlıyor. Seni Görüyorum I See You (2014) filminde İsveç'te yaşayan görme engelli Rena Yass'ın hikayesini, Yüzde 12.29 (2014) filminde ise İstanbul'daki bedensel engelli bir grup tiyatrocunun hikayelerini dinliyoruz. Seçkideki kısa filmler Hediye The Present ve Salyangoz Adımı Snail's Pace ise, engellerin çocukların dünyasında nasıl yankı bulduğunu gösteriyor.   

UZUN LAFIN KISASI  

Kısa film severleri bu sene Türkiye'de üretilmiş kısa filmlerden renkli bir seçki bekliyor. Gökalp Gönen'in Altın Vuruş, Derya Durmaz’ın Gri Bölge, Selcen Yılmazoğlu'nun Hurşit, Süleyman Arslan'ın Hüvelbaki, Ulaş Karaoğlu'nun Karadeniz, Onur Saylak ve Doğu Yaşar Akal'ın Orman ve Ziya Demirel'in Salı filmleri Uzun Lafın Kısası bölümünde kısa film meraklıları ile buluşacak.   

SİNEMA TARİHİNDEN   

Ankara Engelsiz Filmler Festivali'nin Türkiye ve dünya sinemasının klasiklerini görme ve işitme engelli sinemaseverlerin erişimine uygun olarak sunduğu Sinema Tarihinden bölümü, bu sene Amerikan sinemasının kült komedilerinden Cephede Eğlence M*A*S*H filmini seyircilerin beğenisine sunuyor. Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan bir grup cerrahın hikayesini anlatan film, tek bir çarpışma sahnesine yer vermemesine rağmen sinema tarihinin en iyi savaş karşıtı filmlerinden biri sayılıyor.   

ÇOCUKLAR İÇİN FİLMLER   

Festival'in küçük takipçilerine özel Çocuklar İçin seçkisinde bu sene de birbirinden renkli karakterlerle dolu zengin bir seçki çocukları bekliyor. Seçkideki filmlerden stop-motion tekniğiyle çekilen Kuzular Firarda Shaun the Sheep Movie kara mizah soslu anlatımıyla yetişkinlere de hitap edebilecek eğlenceli bir animasyon.  Her yaştan insanı hayatının belli bir döneminde etkilemiş Küçük Prens kitabının sinema uyarlaması Küçük Prens The Little Prince; öksüz, yuvasını hiç terketmemiş, sakar bir kuş olan Gus'un kimlik arayışını anlatan Minik Kuş Yellowbird ve kanatları olmasına rağmen uçamayan bir ejderha ile arkadaşlarının maceralarına tanıklık edeceğimiz Sevimli Ejderha: Kokonat Coconut: The Little Dragon bu bölümde küçük sinemaseverlere başka dünyaların kapılarını aralayacak.   

ÇOCUKLAR İÇİN OTİZM DOSTU GÖSTERİM   

Ankara Engelsiz Filmler Festivali, ilk kez geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği Otizm Dostu Gösterim ile otizm spektrum bozukluğu yaşayan çocuk ve gençler için de erişilebilir olmaya devam ediyor. Bu özel gösterim kapsamında Küçük Prens The Little Prince adlı canlandırma film, loş bir salonda, ses seviyesi düşük tutularak gösterilecek. Seans öncesi herhangi bir tanıtım filmi ya da reklam gösterilmeyecek; seyirciler gösterim sırasında salonda yiyecek ve içecek bulundurabilecekler ve salonda diledikleri gibi hareket edebilecekler. Böylece öğrenme güçlüğü ya da duyusal problemler yaşayan çocuklar ve yakınları bu gösterim sırasında birlikte film izleyebilecekler.   

HER YAŞTAN SİNEMASEVER İÇİN SİNEMA ATÖLYELERİ   

Engeli olan sinemaseverlerin sinema alanında bilgi ve becerilerini geliştirmek ve sinemasal üretimlerini teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen atölye çalışmaları bu sene de devam ediyor. Duygular Canlanıyor! Animasyon Atölyesi'nde 9-12 yaş grubundan çocuklar stop-motion tekniği ile animasyon film yapımını öğrenecekler. British Council işbirliği ile gerçekleştirilen Herkes İçin Senaryo Atölyesi'nde ise 15- 45 yaş grubundan katılımcılar, fikir aşamasından başlayarak senaryo yazım pratiklerini nasıl geliştirebilecekleri konusunda temel senaryo eğitimi alacaklar.   

ERİŞİYORSAM VARIM! FOTOĞRAF SERGİSİ   

Ankara Engelsiz Filmler Festivali bu sene yan etkinliklerine bir yenisini ekliyor. Türkiye ve İsveç'ten farklı yaş ve engel gruplarındaki toplam 22 bireyin portrelerine ve hikayelerine yer veren Erişiyorsam Varım! Fotoğraf Sergisi, 23-30 Mayıs 2016 tarihleri arasında Goethe-Institut Ankara'da ziyaret edilebilecek. Dileyen ziyaretçiler, sergi alanında dağıtılacak kulaklıklar aracılığıyla sergiyi sesli betimlemeli olarak gezebilecekler.   

İsveç Enstitüsü, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği (RUSİHAK), Engelli Kadın Derneği (ENGKAD) ve İsveç Konsolosluğu Kültür İşleri Bölümü’nün birlikte organize ettiği bir proje olan Erişiyorsam Varım! Sergisi, ziyaretçilerine, engelli bireylerin toplum içinde eşit ve onurlu bir yaşama sahip olmaları için taleplerinin neler olduğunu öğrenme fırsatı verecek.   

FESTİVAL'İ MÜMKÜN KILAN DESTEKÇİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDERİZ   

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla gerçekleştirilen Ankara Engelsiz Filmler Festivali'nin bu seneki ana destekçisi Açık Toplum Vakfı.   

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, ABD Büyükelçiliği, British Council, Fransız Kültür Merkezi, Goethe-Institut Ankara, İsveç Başkonsolosluğu ve Swedish Institute Festival destekçileri arasında yer alıyor.   

Festival'in engelsiz mekanlarını Altındağ Belediyesi ve Goethe-Institut Ankara sağlıyor.  

Outbox, Portline, Ströer-Kentvizyon ve Üniversite Medya Festival'in tanıtım sponsorluğunu yapıyorlar.   

26-45 Yapım, Interpress, Ka Atölye, MNG Kargo, Moiré Productions, Notte Otel ve Sesli Betimleme Derneği Festival sponsorları arasında bulunuyor.   

NTV, Star TV, Agos, Akşam, Birgün, Evrensel, Solfasol, Ankara Life, Arkadaş Kültür Sanat, Gaia Dergi, Kültür Sanat Haritası, MAG, Ab-ilan.com, Bianet.org, Eksisinema.com, Filmhafizasi.org, Medyascope.tv, Populersinema.com, Sadibey.com, Joy Türk, Karnaval.com, Radyo Bilkent ve Radyo Vizyon Festival'in medya sponsorluğunu üstleniyor.       

Fige Restoran, Kalender Zebra, Soul Pub ve Varuna Gezgin Festival'e mekan sponsoru olarak destek veriyorlar.    

Partner festivaller Bosifest ve Festival Inclús.  

TÜM GÖSTERİM VE ETKİNLİKLER ÜCRETSİZ    

Ankara Engelsiz Filmler Festivali her sene olduğu gibi bu sene de tüm gösterimlerini ve yan etkinliklerini ücretsiz olarak gerçekleştiriyor.  

Kaynak: NTV

3D baskı teknolojisiyle üretilen Alüminyum Gitar

Bayan Arıza tarafından 11 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.
3D baskı teknolojisi kullanılarak yapılmayacak hiçbir şey yok. Bunun en güzel örneği ise Olaf Diegel isimli bir girişimcinin kurduğu ODD Guitars'ın yeni projesi The Heavy Metal.

Heavy Metal, özellikle gitar tutkunlarını etkileyecek kadar mükemmel ve 3D baskı teknolojisi kullanılarak üretilmiş bir alüminyum gitar. Tasarımı itibarıyla gitaristleri etkileyeceğini düşündüğümüz bu gitar, 3D baskı teknolojisi ile metal ağırlıklı üretimin test edilmesi amacıyla tasarlanmış.

Olaf Diegel'in kendi elleriyle tasarladığı dünyanın ilk 3D baskı alüminyum gitarı, Telecaster tarzındaki gövdesi, tel örgülü tasarımı ve üzerindeki güllerle dikkati çekiyor. Alüminyum gitarın gövdesi ise tek parça basılmış.

3,7 kilogram ağırlığında olan gitar, standart Telecaster modellerinden biraz daha ağır. Olaf Diegel'in tasarlayarak 3D baskı teknolojisi ile ürettiği alüminyum gitarın farklı modelleri de bulunuyor.

Kaynak: Hürriyet

Pink Floyd tüm kataloğunu plak olarak basıyor

Bayan Arıza tarafından 9 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.

İngiliz grup, tüm kataloğunu plak formatında tekrar basacak

Efsane grup Pink Floyd, albümlerini plak formatında yeniden yayınlamaya başlıyor. En son albümleri ‘The Endless River’ı 2014 yılında yayınlayan Pink Floyd, sırasıyla bütün albümlerini plak formatında yeniden basma kararı aldı.   3 Haziran’da ilk dört Pink Floyd albümü plak formatında piyasaya çıkacak. Bu dört albüm 1967 tarihli ‘The Piper at the Gates of Dawn’, 1968 yılından ‘A Saucerful of Secrets’, 1969'da yayınlanan ‘More’ ve çift albüm ‘Ummagumma’ olarak sıralanıyor. 180 gr. olarak basılacak plakların albüm kapakları ve kılıfları da orijinal baskıların aynısı olacak.    Kaynak: Milliyet sanat

Fatih Akın’a Almanya’dan uyuma katkı ödülü

Bayan Arıza tarafından 7 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.
Türkiye kökenli Alman yönetmeni Fatih Akın uyuma katkılarından dolayı ödüle layık bulundu. Fatih Akın’a Norderney Adası'nın uyum ödülü verilecek.

Türkiye kökenli film yönetmeni, senarist ve prodüktör Fatih Akın, Almanya'nın Aşağı Saksonya Eyaleti'ne bağlı Doğu Frizon adalarından Norderney'in uyum ödülüne layık bulundu. 5 bin euro tutarındaki ödül Fatih Akın'a 4 Haziran'da 27. Uluslararası Emden-Norderney‘ Film Festivali'nde verilecek. Ödül konuşmasını Almanya'nın eski cumhurbaşkanlarından Christian Wulff yapacak.

Jüri, Fatih Akın'ın doğu ile batı arasında git-gel yaşayan insanları filmlerinin odak noktasına alması dolayısıyla bu ödüle layık bulunduğunu açıkladı. Akın'ın yeni bir topluma ayak uydurmanın ne kadar sancılı bir süreç olduğunu çok etkili bir biçimde beyaz perdeye yansıttığı da vurgulandı. Türkiye kökenli yönetmenin filmlerinde ayrıca hoşgörü ve merhamet duygularını da içeren insanî bir dünya görüşünün yansıtıldığının da altı çizildi.

Fatih Akın 1973 yılında Hamburg kentinde Türk göçmen bir ana babanın çocuğu olarak dünayaya geldi. 2004'te çektiği „Gegen die Wand“ (Duvara Karşı) ya da 2007'de çektiği „Auf der anderen Seite“ (Yaşamın Kıyısında) ödüllü filmleri onu uluslararası üne kavuşturdu. Norderney'da 4 Haziran'daki ödül töreninin ardından Fatin Akın'ın 2009'da çektiği „Soul Kitchen“ (Aşka Ruhunu Kat) adlı filmi gösterilecek.

Kaynak: NTV

Fil’mlerle yola çıkmaya hazırlanın!

Bayan Arıza tarafından 7 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.
Fil’m Hafızası, 11 Mayıs Çarşamba akşamı Bronx Pi Sahne’de gerçekleştireceği “On the Road” isimli etkinlikte 'Yol' temalı kısa filmleri sanatseverlerle buluşturacak.

 

Türkiye’deki bağımsız sinema algısını güçlendirmek hedefiyle yola çıkan sosyal sinema platformu Fil’m Hafızası, her ay düzenlediği Tematik Gece etkinliklerine bir yenisini ekliyor.

Her seferinde farklı bir ünlü ismin ev sahipliğinde gerçekleşen Tematik Gece, bu kez tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ayça Damgacı’ya emanet. "Gitmek: My Marlon and Brando" ve "Yozgat Blues" gibi ödüllü yapımlardan tanıdığımız Ayça Damgacı pek çok film ve dizide oyunculuk yaptı.

Saat 20:00’da başlayacak etkinlik, sinemaseverlere yine özel bir seçki sunacak. Toplam 7 kısa filmin gösterileceği Tematik Gece’nin söyleşi kısmında Ayça Damgacı katılımcıların sorularını cevaplayarak geceye renk katacak.

Karanlık Kutu ve 40 Haramiler fotoğrafçılarından Benek Özmez’in en özel anları kamerasıyla ölümsüzleştirerek destek verdiği geceye dair özel süprizler de olacak. Artık bir Tematik Gece klasiği haline gelen Soundtrack Quiz sinefillerin hafızalarını yoklayacak.

Etkinliğin mekan sponsorluğunu Bronx Pi Sahne, medya sponsorluğunu Bugünbugece üstlenirken, Yazane ve SinePlus Akademi etkinliğe proje desteği sağlıyor.

“On the Road hosted by Ayça Damgacı” biletlerini Fil’m Hafızası web sitesinden temin edebilirsiniz.

KISA FİLM SEÇKİSİ

Hotel 22 ( 2015) Elizabeth Lo / A.B.D. / 8’ Silikon Vadisi’nin en önemli bölgelerinden biri olan 22. Bölge, her gece yoğun bir otobüs durağından, evsizler için bir sığınağa dönüşüyordu.

 

 

 

Patika (2013)

Onur Yağız / Fransa / 23’ Ellerindeki tek bisikleti dönüşümlü bir şekilde kullanan Yaşar ile babasının aynı patikayı birlikte gitme şansları olmaz ta ki Yaşar bu durumu değiştirene kadar…

 

 

 

Sevilla (2012)

Bram Schouw / Hollanda / 11' Sevilla'ya araba yolculuğu yapmak üzere yola çıkan 3 gencin hayatı, beklenmedik bir olayla değişecektir.

 

 

Somewhere Down The Line ( 2014)

Julien Regnard / İrlanda / 11’ Bir adamın yaşamı, kazandıkları ve kaybettikleri, arabasına aldığı yolcular aracılığıyla anlatılmaktadır.

 

Maybe Tomorrow (2012)

Floris Parlevliet / Hollanda / 12’ Hangi yöne gitmek istediğini bilmeyen Selina’ya bu yolda mistik yol göstericisi Sara yardımcı olacaktır.

 

Mont Blanc (2012)

Gilles Coulier / Belçika / 14’ Bir baba, bir oğul ve dile gelmemiş hislerden oluşan bir dağ. Dağ ayırır mı, birleştirir mi?

 

Semele (2015)

Myrsini Aristidou / Kanada / 13’ Semele’in okuldan aldığı bir not, uzun zamandır görüşmediği babasını görmek için sadece küçük bir bahaneydi.

Kaynak: NTV

Radiohead kendini internetten sildi!

Bayan Arıza tarafından 4 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.

Dünyaca ünlü alternatif rock grubu Radiohead, yakın zamanda yayınlanması beklenen dokuzuncu albümü öncesi ilginç bir hamle yaptı: kendini internetten sildi!

Dünyaca ünlü İngiltereli alternatif rock grubu Radiohead, bu yıl yayınlanması beklenen yeni albümleri öncesi yine ilginç bir yöntemle hayranlarının karşısında. Alışılmadık yöntemlerle albümlerini dinleyicilerine ulaştıran topluluk, hem resmi internet sitesinden hem de sosyal medya hesaplarından kendini sildi. 

 

 

1 Mayıs itibarıyla radiohead.com adresine giren fanlar büyük bir şaşkınlık yaşadılar, zira sayfada hiçbir şey bulunmuyor. Aynı şekilde, Radiohead'in resmi Facebooksayfasındaki 12 milyona yakın 'beğeni' tamamen boş bir sayfaya yapılmış görünüyor. Radiohead'in 1.58 milyon takipçisi bulunan resmi Twitter hesabı da 'Henüz yayınlanmış bir tweet yok' mesajıyla yine bomboş gözüküyor.

 

Radiohead'in resmi Facebook sayfası 

 

Radiohead'in resmi Twitter sayfası 

 

DAHA ÖNCE DE YAPMIŞLARDI

Radiohead'in internetten birdenbire yok olması, elbette yeni albümle ilgili yine ilginç bir dikkat çekme yöntemi olarak görülüyor. Zira ünlü topluluk, 2011 yılında yayınladıkları'King of Limbs' albümüyle eş zamanlı olarak bir gazete yayınlamıştı. Grubun bir önceki albümü 'In Flowers' ise, 'dilediğin kadar öde' yöntemiyle internetten indirilebilmişti.

Grubun menajeri Brian Message, yeni albümün haziran ayında yayınlanacağını duyurmuştu ancak Radiohead'in şimdiden 'ortadan yok olması', albümün sanıldığından da erken yayınlanacağına bir delalet gibi görülüyor. 

 

ŞİFRELİ MESAJ 

Grup geçtiğimiz cuma günü, e-mail ile fanlarına şifreli bir mesaj göndermişti. Mesajda 'Cadıyı yak, nerede yaşadığını biliyoruz' yazıyordu.

Kaynak: Hürriyet

Pearl Jam, South Carolina konserinde ‘Vs.’ albümünün tamamını çaldı

Bayan Arıza tarafından 21 Nisan 2016 tarihinde yazıldı.

Kuzey Amerika turnesinde olan Pearl Jam, South Carolina konserinde ‘Vs.’ albümünün tamamını çaldı. 

Kariyerinin 25. yıl turnesinde olan Pearl Jam, Cumartesi akşamı Greenville, South Carolina’daki Bon Secours Wellness Arena’da unutulmaz bir konser verdi. 33 şarkılık setlist’inde ‘Vs.’ albümünün tamamına yer verdi. 

Pearl Jam’in bu seneki konser duraklarına Manchester’da düzenlenen ‘Bonnaroo Music Festival’ da eklendi.

Setlist:  Corduroy Go  Animal  Daughter  Glorified G  Dissident  W.M.A.  Blood  Rearviewmirror  Rats (Tour debut)  Elderly Woman Behind the Counter in a Small Town  Leash (Tour debut)  Indifference  Mind Your Manners  Swallowed Whole  Sirens  Let the Records Play  Spin the Black Circle  Do the Evolution  Future Days (Tour debut)  Nothingman  Given to Fly  Present Tense  Comfortably Numb (Pink Floyd cover)  Lightning Bolt  Porch  Last Kiss (Wayne Cochran cover)  Breath (Tour debut)  Comatose  Better Man  Alive  Baba O’Riley (The Who cover)  Yellow Ledbetter

Kaynak: Radyo Eksen

Garbage, 10 Haziran’da yeni bir albümle dönüyor! ‘Strange Little Birds’ isimli altıncı Garbage albümü, Butch Vig’in Los Angeles’taki Red Razor Sounds stüdyosunda kaydedildi.

Shirley Manson’ın cool sesini özleyenler; yeni şarkıya buyurun: ‘Empty’

‘Strange Little Birds’ şarkı listesi:  01. Sometimes  02. Empty  03. Blackout  04. If I Lost You  05. Night Drive Loneliness  06. Even Though Our Love Is Doomed  07. Magnetized  08. We Never Tell  09. So We Can Stay Alive  10. Teaching Little Fingers to Play  11. Amends

Kaynak: Radyo Eksen

Prince hayatını kaybetti

Bayan Arıza tarafından 21 Nisan 2016 tarihinde yazıldı.

Müzik tarihinin ikonik sanatçısı Prince, 57 yaşında hayatını kaybetti.

Chanhassen, Minnesota'daki evinde sabah saatlerinde yaşamnı yitiren sanatçının ölüm nedeni henüz açıklanmadı.

Kaynak: Radyo Eksen

‘Kurt Cobain’i kim öldürdü?’ çizgi romanı Ekim ayında piyasada

Bayan Arıza tarafından 13 Nisan 2016 tarihinde yazıldı.

90'lı yıllara damgasını vuran dünyaca ünlü grunge rock grubu Nirvana'nın vokalisti Kurt Cobain’in yaşam öyküsü çizgi romana aktarılıyor. Efsane müzisyen, 5 Nisan 1994 tarihinde 27 yaşındayken yaşama veda etmişti.

Seattle’da gerçekleşen Emerald City Comicon‘da IDW Publishing tarafından düzenlenen panelde merak uyandıran bir çizgi romandan detaylar paylaşıldı. Kurt Cobain’in hayat hikayesini çocukluğundaki hayali arkadaşı Boddah’ın gözünden anlatacak olan 'Who Killed Kurt Cobain? (Kurt Cobain'i Kim Öldürdü?)' adlı çizgiroman ekim ayında piyasada olacak.

 

 

Nicolas Otero tarafından hazırlanacak olan çizgi roman, Fransız yazar Heloise Guay de Bellissen’in Le Roman de Boddah isimli kitabından uyarlanacak. Panelde konuşan Otero, Kurt Cobain’i ilk olarak 17 yaşındayken Nirvana’nın Paris’te verdiği bir konserde gördüğünü ve her şeyden çok etkilendiğini dile getirdi. Boddah karakterinin Kurt Cobain’in hikayesini anlatmak için çok doğru bir seçim olduğunu düşündüğünü vurgulayan Nicolas Otero, çizgi romanı hazırlarken yeniden 17 yaşına döndüğünü söyledi.

 

 

'İNTİHAR DEĞİL CİNAYET' İDDİASI

Öte yandan, cobaincase.com adlı site, intihar ettiği kabul edilen Cobain'in aslında cinayete kurban gittiğini ortaya atmıştı. Site, ünlü solistin esrarengiz ölümünü madde madde şu şekilde mercek altına almıştı:

** Cobain, Seattle'dan tamamen ayrılmak üzereyken ölü bulundu. O sırada Courtney Love, ünlü bir boşanma avukatı tutmuştu. ** Cobain'in öldükten sonra, kayıp olduğu bilinen bir kredi kartı kullanıldı. Ancak cesedi bulunduktan sonra kartın kullanımı birdenbire durdu. ** Cobain'in kendini öldürdüğü düşünülen pompalı tüfeği, rehabilitasyon merkezinde tedavi görürken satın aldığı ortaya çıktı. Burada amacı yalnızca kendini korumaktı. Polisraporunda da tüfeğin üzerinde onun herhangi bir parmak izine rastlanmadı. ** Kurt Cobain'in ölümünün ardından bulunan not, bir intihar notu olarak değerlendirildi ancak bu notta kendini öldüreceğine dair bir ifade yoktu. Not, Cobain'in hayranları için kaleme alınmıştı ve ünlü solist müziğe artık devam edemeyeceğini yazıyordu. ** Courtney Love, o gün bulunan ikinci bir notu uzun süre sakladı. Daha sonra ortaya çıkardığı ikinci notta da Cobain, birincisi gibi Seattle'ı terk etmekten ve Courtney ile ayrılmaktan bahsediyordu. Kendini öldürme gibi bir planı yoktu.  ** Cobain'in kanında 1.52 mg eroine ve beyinde dengesizlik yaratan başka bir ilaca daha rastlandı. Bu durumdayken Cobain'in tüfeği eline alamaması ve tetiği çekememesi gerekiyor.

Kaynak: Hürriyet